Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir filmin maliyeti bütçe tablosunda yazandan ibaret değildir; tabloda görünmeyen kalemler de birileri tarafından ödenir.
Etkinin sırası bellidir — ulaşım, enerji, malzeme, sonra gerisi; çabayı doğru yere koymak için bu sıra bilinir.
Sürdürülebilirliğin yarısı insandır: çalışma saatleri, dinlenme aralığı, ücret şeffaflığı ve süreklilik.
Sürdürülebilirlik kararlarının neredeyse tamamı aynı anda bütçe kararıdır — az mekân, toplu ulaşım ve ödünç dekor hem etkiyi hem maliyeti düşürür.
Bir setin ne kadar iyi yönetildiği, orada en az güce sahip kişinin nasıl çalıştığına bakılarak anlaşılır.
Açılış sahnesi
Çekim bitti. Ekip dağılıyor.
Geriye ne kaldı?
Bir film kaldı. Ve şunlar da kaldı: dört yüz plastik su şişesi, ikisi bir daha kullanılmayacak üç dekor parçası, iki hafta boyunca günde on dört saat çalışmış otuz kişi, bir mekânda kırılmış bir duvar, ve ekipten iki kişinin bir daha bu işi yapmak istememesi.
Bunların hiçbiri filmde görünmüyor.
Ama hepsi filmin bir parçası. Çünkü film sadece ekranda olan şey değil; onu üretmek için harcanan her şeydir.
Bir filmin maliyeti bütçe tablosunda yazandan ibaret değildir. Tabloda görünmeyen kalemler de birileri tarafından ödenir.
Geçen ders filmi herkes için görülebilir kıldık. Şimdi filmin arkasında bıraktığı ize bakıyoruz.
Bu derste ne olacak
Önce sürdürülebilir yapımın ne olduğunu kuracağız — ve bunun neden yalnız çevreyle ilgili olmadığını. Sonra çekimin çevresel etkisini kalem kalem göreceğiz. Ardından somut azaltma yöntemlerini çalışacağız. Sonra ekip refahını ele alacağız; bu, sürdürülebilirliğin en çok atlanan yarısıdır. Ardından çalışma saatleri ve güvenlik meselesine geleceğiz. Sonra mekâna ve topluluğa etkiyi göreceğiz. Ardından belgelemeyi ve ölçmeyi çalışacağız. En sonda küçük yapımlar için gerçekçi bir yaklaşım kuracağız. On yedi filmden örneklerle bunları okuyacağız.
Sıfır noktası
Bir ev inşaatı düşün.
Bina bitti, güzel oldu. Peki inşaat sırasında ne oldu?
Ne kadar malzeme boşa gitti? İşçiler kaç saat çalıştı ve güvenli miydi? Sokaktaki insanlar kaç ay tozla yaşadı? Kalan moloz nereye gitti?
Bir binanın kalitesi yalnız bitmiş hâliyle ölçülmez. Nasıl yapıldığı da binanın bir özelliğidir.
İki yarısı vardır ve ikisi ayrılmaz. Çevresel yarı: enerji, ulaşım, malzeme, atık. İnsani yarı: çalışma saatleri, güvenlik, ücret, süreklilik.
İkincisi genellikle unutulur. Oysa "sürdürülebilir" kelimesi tam olarak şunu sorar: bu üretim biçimi devam ettirilebilir mi? Ekibini tüketen bir çalışma düzeni, tanımı gereği sürdürülemezdir.
Şimdi benzetmenin kırıldığı yeri söyleyeyim. Bina bir kez yapılır ve durur; film bir kez yapılır ama üretim biçimi tekrarlanır. Bir sette kurduğun düzen, o ekipteki herkesin bir sonraki sette normal kabul edeceği düzendir. Bu yüzden yönetmenin buradaki kararları kendi filminden büyüktür.
Bu kadarı temel. Şimdi asıl mesele başlıyor.
Mekanizma
Çekimin çevresel etkisi nereden gelir
Etki sanıldığı yerden gelmez. Sırayla en büyükten en küçüğe.
Ulaşım en büyük kalemdir. Ekibin ve ekipmanın hareketi, çoğu yapımda toplam etkinin yarısından fazlasıdır. Uzak mekân, çok mekân ve dağınık ekip demek, doğrudan daha büyük etki demektir.
Enerji ikinci sıradadır. Aydınlatma, jeneratör, ısıtma ve soğutma. Jeneratörle çalışmak, şebekeden çalışmaya göre kat kat fazla etki üretir.
Malzeme ve dekor üçüncüdür. Bir kez kullanılıp atılan dekor, kostüm ve sarf malzeme.
Konaklama ve yemek dördüncüdür ve genellikle en çok atık üretilen yerdir.
Ve dijital, sanıldığı kadar masum değildir: yedekleme, aktarım ve işleme de enerji harcar.
Bu sıralamayı bilmek önemlidir çünkü çabayı doğru yere koydurur. Su şişesini kaldırıp yirmi kişilik ekibi ayrı ayrı arabalarla taşımak, iyi niyetin yanlış yere gitmesidir.
Somut azaltma yöntemleri
Bunlar teorik değil; küçük yapımlarda bugün uygulanabilir.
Mekânı yakın tut. Az sayıda ve birbirine yakın mekân, hem bütçeyi hem etkiyi aynı anda düşürür. Bu ders boyunca gördüğümüz gibi, iyi yapım kararları çoğu zaman aynı anda iyi çevre kararlarıdır.
Ortak ulaşım kur. Ekibi tek araçla taşımak, en büyük kalemi tek hamlede yarıya indirir.
Şebeke elektriği kullan. Mekân seçiminde elektrik erişimi bir kriter olsun; jeneratör son çare olsun.
Verimli aydınlatma seç. Düşük tüketimli ışık kaynakları hem enerji hem soğutma ihtiyacını düşürür. Bu bir estetik taviz değildir; ışığın niteliği kaynağın türüyle değil kullanımıyla belirlenir.
Dekoru ödünç al, kirala, iade et. Yapılan her dekor parçası için "bu, çekimden sonra nereye gidecek" sorusu baştan sorulur.
Kâğıdı azalt. Senaryo, çekim planı ve devamlılık dijital tutulabilir.
Tek kullanımlıkları kaldır. Su, tabak, çatal. Bu en görünür ve en küçük kalemdir; yine de yapılır çünkü ekibe bir düzen sinyali verir.
Ve artanı bağışla. Yemek, malzeme ve kostüm.
Ekip refahı: sürdürülebilirliğin diğer yarısı
Bir yapımın insani maliyeti dört yerde ölçülür.
Çalışma saatleri. On iki saati aşan günler, on altı saatlik günler ve arka arkaya gelen çekim günleri. Uzun gün ucuz görünür ama değildir: yorgun ekip hata yapar, hata çekim gerektirir, çekim para harcar.
Dinlenme aralığı. İki çekim günü arasındaki süre en az on saat olmalıdır. Bu bir konfor meselesi değil, ulaşımda güvenlik meselesidir; çekimden sonra araba kullanan yorgun insanlar gerçek bir risktir.
Ücret ve şeffaflık. Ne kadar, ne zaman ödeneceği baştan yazılır. Küçük yapımlarda ödeme yapılamıyorsa bu açıkça söylenir; belirsizlik en kötü seçenektir.
Süreklilik. İnsanlar bu işi otuz yıl yapacaklar mı? Sektörden ayrılmaların büyük kısmı yetenek eksikliğinden değil, tükenmeden olur.
Ve yönetmen için özel bir nokta: ekibin refahı yönetmenin sorumluluk alanındadır, çünkü çekim gününü uzatan kararların çoğunu yönetmen verir. "Bir tekrar daha" cümlesi bir yaratıcı karardır ve aynı zamanda bir çalışma saati kararıdır.
Güvenlik
Güvenlik sürdürülebilirliğin pazarlık edilemez kısmıdır ve bir önceki derste konuştuğumuz kuralın tekrarıdır: hiçbir plan hiçbir kimseyi riske değmez.
Somut olarak: yükseklik, su, ateş, elektrik, trafik, kalabalık, hayvan ve gece çekimlerinde ayrı bir güvenlik düzeni kurulur ve bunu kuracak yetkin bir kişi bulunur.
Ve psikolojik güvenlik de bir güvenlik meselesidir. Hassas sahnelerde çalışma düzeni, taciz ve ayrımcılık karşısında işleyen bir bildirim yolu, ve bir sorunun söylenebileceği bir kişi — bunlar büyük yapımların lüksü değil, her yapımın asgarisidir.
Bir setin ne kadar iyi yönetildiği, orada en az güce sahip kişinin nasıl çalıştığına bakılarak anlaşılır.
Mekân ve topluluğa etki
Çekim yapılan yer, çekimden sonra da orada durur.
Fiziksel iz: mekân çekimden önceki hâline döndürülür. Doğal alanlarda bu kural daha da katıdır — bitki örtüsü, yuvalar, kıyı.
Gündelik hayat: bir sokakta çekim yapmak orada yaşayanların gününü değiştirir. Önceden haber vermek, süreyi bildirmek ve geçişi kapatmamak bir nezaket değil, bir yükümlülüktür.
Yerel katılım: yerel ekip çalıştırmak ve yerelden alışveriş yapmak hem etkiyi hem maliyeti düşürür, hem de çekimin oraya bir karşılık bırakmasını sağlar.
Ve anlatılan topluluk: bir yeri ya da bir grubu anlatıyorsan, çekim sonrası onlarla ilişkin bitmez. Filmi onlara göstermek, bu ilişkinin doğal parçasıdır.
Ölçmek ve belgelemek
Ölçülmeyen şey iyileşmez.
Küçük bir yapım için basit bir kayıt yeter: kaç kilometre yol yapıldı, kaç litre yakıt harcandı, kaç saat jeneratör çalıştı, ne kadar atık çıktı, ekip toplam kaç saat çalıştı.
Bu beş sayı, bir sonraki filmde nereyi iyileştireceğini söyler. Ve bir yan faydası vardır: birçok destek fonu artık bu bilgileri istemektedir.
Küçük yapımlar için gerçekçi yaklaşım
Bu ders bir suçluluk dersi değildir. Üç ilke işi görür.
Büyük kalemden başla. Ulaşım ve enerji. Diğerleri sonra.
Bir şeyi tam yap. On şeyi yarım yapmak yerine, ortak ulaşımı bu filmde gerçekten kur.
Ve yazılı hâle getir. Sözlü niyet uygulanmaz; ekibe dağıtılan yarım sayfalık bir not uygulanır.
Filmlerden okuma
Doğada çekim ve iz bırakmamak
Üretimin insani maliyeti
Anlatının kendisi çevreye baktığında
Yerel çalışma ve animasyonda ölçek
Usta katmanı
Buraya kadarki kısım sürdürülebilir yapımın alfabesiydi. Şimdi ince tarafa gelelim.
Az önce kalemleri sıraladım. İşin aslı şu: sürdürülebilirlik kararlarının neredeyse tamamı aynı anda bütçe kararıdır. Az mekân, toplu ulaşım, şebeke elektriği, ödünç dekor — bunların hepsi hem etkiyi hem maliyeti düşürür. Bu yüzden sürdürülebilirliği bir ek yük olarak sunmak, çoğu zaman yanlış bir çerçevedir. Yapımcıya "daha az mekân" demek, "daha çevreci ol" demekten daha hızlı sonuç verir ve aynı şeydir.
İkinci nüans, ve en çok direnç göreni: uzun çekim günü bir verimlilik değil, bir borçtur. On altı saat çalışan ekip ertesi gün yavaştır, on gün sonra hastadır ve bir sonraki projede yoktur. Ucuz görünen şey, ekip devri ve hata maliyeti olarak geri ödenir.
Üçüncü nüans: yönetmen bu konuda tek başına yetkili değildir ama tek başına engelleyici olabilir. Bir yönetmen "bu plan olmazsa olmaz" dediğinde takvim uzar, ekip kalır, jeneratör çalışır. Bu yüzden azaltmanın en büyük kaldıracı, yönetmenin neyin gerçekten zorunlu olduğunu bilmesidir. Bu, hazırlık dersindeki zorunlu plan listesinin ta kendisidir.
Dördüncüsü, ve en gerçeği: kimse mükemmel bir yapım yapmıyor. Bu ders bir sertifika değil bir yöndür. İlk filminde ortak ulaşım kurmak ve dekoru iade etmek, hiçbir şey yapmamaktan sonsuz kere iyidir ve bir sonraki filmde bir tane daha eklenir.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Sürdürülebilirlik büyük yapımların meselesidir."
En büyük kalem ulaşımdır ve küçük yapımlarda ekibi tek araçla taşımak bugün, bedelsiz uygulanabilir.
Yaygın yanlış"Sürdürülebilirlik çevreyle ilgilidir."
Yarısı çevredir, yarısı insandır. Ekibini tüketen bir çalışma düzeni tanımı gereği sürdürülemezdir.
Yaygın yanlış"Tek kullanımlık şişeleri kaldırınca iş biter."
Şişe en görünür ve en küçük kalemdir. Çabayı doğru yere koymak için sıra bilinmelidir: ulaşım, enerji, malzeme, sonra gerisi.
Yaygın yanlış"Uzun çekim günü bütçeyi kurtarır."
Uzun gün bir borçtur: yorgunluk hata üretir, hata çekim gerektirir ve ekip devri en pahalı kalemdir.
Yaygın yanlış"Bunlar yönetmenin işi değil."
Çekim gününü uzatan kararların çoğunu yönetmen verir. "Bir tekrar daha" hem yaratıcı hem çalışma saati kararıdır.
Uygulama
Kilit özet
Bir filmin maliyeti bütçe tablosunda yazandan ibaret değildir; tabloda görünmeyen kalemler de birileri tarafından ödenir.
Etkinin sırası bellidir — ulaşım, enerji, malzeme, sonra gerisi; çabayı doğru yere koymak için bu sıra bilinir.
Sürdürülebilirliğin yarısı insandır: çalışma saatleri, dinlenme aralığı, ücret şeffaflığı ve süreklilik.
Sürdürülebilirlik kararlarının neredeyse tamamı aynı anda bütçe kararıdır — az mekân, toplu ulaşım ve ödünç dekor hem etkiyi hem maliyeti düşürür.
Bir setin ne kadar iyi yönetildiği, orada en az güce sahip kişinin nasıl çalıştığına bakılarak anlaşılır.
Sonraki ders
Bu derste üretimin izine baktık. Şimdi seviyenin son dersine geliyoruz. Bir sonraki derste belgesel gerçeklik okuryazarlığını çalışacağız: gerçek insanla çalışmanın sorumluluğu, gözlem ile röportaj ile canlandırma arasındaki fark, rıza ve kurgunun gerçeği nasıl değiştirdiği.