Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Postprodüksiyon bir tamamlama değil bir keşif dönemidir: elindeki malzemenin hangi filmi taşıdığını bulursun ve bu film çoğu zaman yazdığın film değildir.
Kurgucunun değeri çekimde ne yaşandığını bilmemesidir; niyet yönetmende, sonuç ekrandadır ve çatıştıklarında sonuç kazanır.
Kurguda aranacak şey kötü sahne değil, işlevi tekrarlanan sahnedir.
Müzik en sona bırakılır, sessizlik kurulur ve renkte ilk bakılacak yer ten tonlarıdır — hiçbir palet kararı bir oyuncunun yüzünü kaybetmeye değmez.
Film bitmez, bitirilir: değişiklikler ödünç almaya başladığında, sorunlar kurguyla çözülmez olduğunda ve merakın bittiğinde film bitmiştir.
Açılış sahnesi
Kurgucu kaba kurguyu gösteriyor. Yirmi dört dakika. Senaryo on beş dakikaydı.
İzliyorsun. İlk beş dakika iyi. Sonra bir şey oluyor — ilgin düşüyor. Nerede düştüğünü not ediyorsun: yedinci dakika, karakter arabaya biniyor.
Kurgucuya söylüyorsun. O diyor ki: "O sahne senaryoda vardı, çok uğraştık, güzel çekilmiş."
Doğru. Güzel çekilmiş. Üç saat sürmüş. Işık mükemmel.
Ve filme zarar veriyor.
Sahneyi çıkarıyorsunuz. Film on dokuz dakikaya iniyor ve birden akıyor.
Kurguda bir sahnenin ne kadar emek istediğinin hiçbir önemi yoktur. Tek soru şudur: film onsuz daha iyi mi?
Geçen ders çekimi bitirdik. Şimdi film ikinci kez yazılıyor.
Bu derste ne olacak
Önce postprodüksiyonun ne olduğunu ve yönetmenin oradaki işini kuracağız. Sonra kurgucuyla ilişkiyi çalışacağız — bu ilişki setteki hiçbir ilişkiye benzemez. Ardından kurgunun aşamalarını sırayla geçeceğiz. Sonra izleme ve geri bildirim alma yöntemini göreceğiz. Ardından ses tasarımını ve müziği ele alacağız. Sonra renk aşamasına geleceğiz. Ardından filmi bitirme kararını konuşacağız. En sonda teslim biçimlerini göreceğiz. On sekiz filmden örneklerle bunları okuyacağız.
Sıfır noktası
Bir yazı düşün. İlk taslak bitti.
İlk taslak yazmak bir iştir; ikinci taslak bambaşka bir iştir. Birincisinde üretirsin, ikincisinde seçersin.
Ve ikinci taslağın en zor kısmı, sevdiğin cümleleri silmektir. Çünkü o cümleler iyi olabilir — ama yazının işine yaramıyor olabilir.
Yönetmenin buradaki işi üç başlıkta toplanır: görmek — filmin ne olduğunu, ne olmasını istediğini değil; seçmek — hangi malzemenin kalacağına karar vermek; bitirmek — filmin tamamlandığı anı ilan etmek.
Şimdi benzetmenin kırıldığı yeri söyleyeyim. Yazıda silinen cümle yerine yenisi yazılabilir; kurguda yoktur. Elinde ne varsa odur. Bu yüzden postprodüksiyon bir tamamlama değil, bir keşif dönemidir: elindeki malzemenin hangi filmi taşıdığını bulmak zorundasın ve bu film çoğu zaman yazdığın film değildir.
Bu kadarı temel. Şimdi asıl mesele başlıyor.
Mekanizma
Kurgucuyla ilişki
Kurgucu, filmi ilk kez seyirci gözüyle gören kişidir. Değeri de tam olarak buradadır.
Kurgucu çekimde ne yaşandığını bilmez ve bilmemelidir. O sahnenin ne kadar zor çekildiğini, hangi oyuncunun o gün hasta olduğunu bilmemesi bir eksiklik değil, bir avantajdır. Ekranda ne varsa onu görür.
Yönetmen niyeti taşır, kurgucu sonucu taşır. Bu ikisi çatıştığında kural şudur: sonuç kazanır. Bir sahnenin ne yapması gerektiğini bilmek, onu yaptığı anlamına gelmez.
İlk kaba kurgu yönetmensiz yapılır. Bu, sektörde yaygın ve çok işe yarayan bir yöntemdir. Kurgucunun malzemeyle kendi başına kurduğu ilk yapı, yönetmenin göremeyeceği şeyleri gösterir.
Ve kurgu odasındaki en yararlı cümle şudur: "Nerede sıkıldın?" Kurgucu genellikle bilir ve söylemekten çekinir. Sorman gerekir.
Kurgunun aşamaları
Kurgu tek bir iş değil, sırayla yapılan birkaç iştir. Sırayı bozmak zaman kaybettirir.
Malzeme incelemesi: bütün çekilenlerin izlenmesi ve işaretlenmesi. Sıkıcıdır ve atlanamaz.
Yapısal kurgu: sahnelerin sırasının, varlığının ve uzunluğunun sorgulandığı aşama. Filmin gerçekten burada bulunur. Sahne çıkarma, sıra değiştirme ve yeniden başlatma bu aşamada olur.
İnce kurgu: her kesmenin karesine kadar çalışıldığı aşama. Ritim burada oturur.
Ve bir uyarı: kilit kurgudan sonra görüntü değiştirmek, yapılmış bütün ses işini bozar. Bu yüzden kilit gerçekten kilittir.
İzlemek ve geri bildirim almak
Kendi filmini bir noktadan sonra göremez hâle gelirsin. Buna karşı üç yöntem vardır.
Ara ver. Bir hafta filme bakmamak, üç gün kurgu yapmaktan daha çok kazandırır.
Koşulu değiştir. Filmi başka bir ekranda, başka bir saatte, sesi kısarak ya da hızlandırarak izle. Alışkanlık kırıldığında sorunlar görünür.
Test izlemesi yap. Filmi görmemiş beş kişiye izlet. Ama nasıl izlettiğin önemlidir.
Test izlemesinin kuralları şunlardır. Hiçbir şey açıklama — filmi anlatarak başlarsan test bozulur. Yüzlerini izle, sözlerini değil; nerede kıpırdandıklarını, nerede telefona baktıklarını not al. Ve doğru soruyu sor: "beğendin mi" değil, "nerede kayboldun", "kimin tarafındaydın", "ne olmasını bekliyordun".
Ve geri bildirimi yorumlama kuralı: insanlar sorunu doğru yerde bulur, çözümü yanlış önerir. "Şu sahne uzun" doğru bir teşhis olabilir ama önerilen kesme yanlış olabilir. Teşhisi al, çözümü kendin bul.
Ses tasarımı
Ses, filmin yarısıdır ve postprodüksiyonda en çok ihmal edilen kısmıdır.
Sesin katmanları şunlardır: diyalog, ortam sesi, efekt, müzik. Dördü ayrı ayrı kurulur ve sonunda karıştırılır.
Yönetmenin ses ekibine söyleyeceği şey teknik değildir. Sahne sahne tek bir soru cevaplanır: burada seyirci neyi duymalı ve neyi duymamalı?
Ve ses hakkında en çok işe yarayan bilgi şudur: sessizlik bir ses tasarımı kararıdır. Hiçbir şey duyulmayan bir an, kendiliğinden oluşmaz; kurulur. Ve çoğu zaman bir filmin en güçlü anıdır.
Ayrıca erişilebilirlik burada başlar: diyalogun anlaşılırlığı bir estetik tercih değil, seyircinin filme erişimidir. Ağır müzik altında kaybolan replik, bir kısım seyirci için hiç var olmamış demektir.
Müzik
Müzik en hızlı etki eden ve en çok yanıltan araçtır.
Üç kural işe yarar.
Müziği en sona bırak. Kurgu müziksiz çalışmıyorsa, müzikle de çalışmıyordur; yalnız sorunu duymuyorsundur.
Geçici müziğe dikkat et. Kurgu sırasında konan hazır parçalara alışırsın ve besteciden onun kopyasını istemeye başlarsın. Bu, sektörün en bilinen tuzağıdır.
Müzik ne söylüyor? Müziğin görevi sahnedeki duyguyu tekrarlamak değildir. Tekrarlayan müzik seyirciyi dışarıda bırakır. En iyi müzik sahnenin söylemediği bir şeyi söyler.
Ve hak meselesi burada tekrar hatırlanır: kullanılan her parça için yazılı izin gerekir. İzinsiz müzik, filmi festivalden döndürür.
Renk
İki ayrı iş vardır ve karıştırılmamalıdır.
Eşitleme: farklı zamanlarda çekilmiş planların aynı sahnede aynı görünmesi. Bu bir zorunluluktur.
Yaratıcı derecelendirme: filmin paletinin kurulması. Bu bir yorum kararıdır ve seviye birde çalıştığımız renk dramaturjisinin son uygulanışıdır.
Yönetmenin renk oturumunda dikkat edeceği tek şey vardır ve genellikle atlanır: ten tonları. Bir palet kararı, kadrodaki her ten tonunda aynı sonucu vermez; bir tende zengin görünen bir düşürme başka bir tende yüzü griye çevirir. Renk oturumunda her karakterin yakın planına ayrı ayrı bakmak gerekir ve bu, oturumun sonunda değil başında yapılır.
Renk bir filtre değil, bir okuma biçimidir. Ama hiçbir okuma, bir oyuncunun yüzünü kaybetmeye değmez.
Filmi bitirme kararı
Bu, kimsenin öğretmediği ve herkesin zorlandığı andır.
Bir film "bitmez"; bitirilir. Bitirme kararı üç işaretle verilir.
Değişiklikler artık ödünç alıyor. Bir yeri iyileştirmek başka bir yeri bozuyorsa, film oturmuş demektir.
Sorunlar artık kurguyla çözülmüyor. Kalan kusurlar çekimden geliyorsa, kurguda çözülmez.
Ve ilgin bitmedi ama merakın bitti. Filmi hâlâ seviyorsun ama artık merak etmiyorsun. Bu, bitirme anıdır.
Bitmemiş film göstermenin bedeli ağırdır; ama sonsuza kadar bitmeyen film hiç gösterilmez. İkisi arasındaki denge deneyimle gelir ve ilk filmde çoğu zaman biraz erken bitirmek, çok geç bitirmekten daha iyidir.
Teslim
Film bittiğinde teslim edilir ve teslim bir teknik iştir.
Kopya biçimleri: gösterim için, festival için ve arşiv için farklı sürümler gerekir.
Altyazı: dil altyazısı ve işitme engelli seyirci için ayrıntılı altyazı ayrı işlerdir. İkisi de sonradan değil, planlanarak yapılır.
Sesli betimleme: görme engelli seyirci için hazırlanan anlatım. Bir sonraki derste ayrıntılandıracağız.
Jenerik: adların doğru yazılması bir nezaket değil, mesleki bir yükümlülüktür.
Arşiv: ham kayıtların ve proje dosyalarının saklanması. Beş yıl sonra filmin yeni bir sürümü gerektiğinde bunu ancak arşivi olan yapabilir.
Filmlerden okuma
Kurgu filmi yeniden yazar
Ritim ve süre
Ses ve müzik
Belgeselde ve animasyonda post
Usta katmanı
Buraya kadarki kısım postun alfabesiydi. Şimdi ince tarafa gelelim.
Az önce "sevdiğin sahneyi sil" dedim. İşin aslı biraz daha ince: silinecek sahne genellikle kötü olan değil, işlevi tekrarlanan sahnedir. Bir filmde aynı bilgiyi iki kez veren iki sahne varsa, ikincisi ne kadar iyi olursa olsun filmin hızını keser. Kurguda aranacak şey kötü sahne değil, tekrar eden işlevdir.
İkinci nüans: kurgu, çekimin hatalarını değil, senaryonun hatalarını ortaya çıkarır. Bir sahnenin kurguda çalışmamasının en sık sebebi kötü çekim değil, o sahnenin baştan gereksiz olmasıdır. Bu yüzden kurgu odası, bir sonraki senaryonu yazmayı öğreten yerdir.
Üçüncü nüans, ve ilk filmini bitirecekler için en pratiği: kısalt. Neredeyse her ilk film uzundur ve neredeyse her kısaltma işe yarar. Bir kısa filmi iki dakika kısaltmak, iki hafta renk çalışmasından daha çok kazandırır.
Dördüncüsü: kurgucuya güven ama filmin sahibi sensin. Kurgucu daha iyi bir sahne kurabilir; ama o sahnenin filmin ne olduğuna uyup uymadığına karar verecek kişi sensin. Yorum cümlesi, kurgu odasında en çok işe yarayan cümledir.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Zor çekilmiş sahne kurguda korunmalı."
Kurguda bir sahnenin ne kadar emek istediğinin hiçbir önemi yoktur. Tek soru, film onsuz daha iyi mi.
Yaygın yanlış"Kurgucu yönetmenin niyetini bilmeli."
Kurgucunun değeri, ekranda ne varsa onu görmesidir. Çekimde ne yaşandığını bilmemesi bir avantajdır.
Yaygın yanlış"Müzik kurguyu kurtarır."
Müziksiz çalışmayan kurgu müzikle de çalışmıyordur; yalnız sorunu duymuyorsundur. Müzik en sona bırakılır.
Yaygın yanlış"Test izleyicisinin önerisi uygulanır."
İnsanlar sorunu doğru yerde bulur, çözümü yanlış önerir. Teşhisi al, çözümü kendin bul.
Yaygın yanlış"Renk düzenleme bir filtre uygulamaktır."
Renk bir okuma biçimidir ve ilk bakılacak yer ten tonlarıdır; bir palet kararı her tende aynı sonucu vermez.
Uygulama
Kilit özet
Postprodüksiyon bir tamamlama değil bir keşif dönemidir: elindeki malzemenin hangi filmi taşıdığını bulursun ve bu film çoğu zaman yazdığın film değildir.
Kurgucunun değeri çekimde ne yaşandığını bilmemesidir; niyet yönetmende, sonuç ekrandadır ve çatıştıklarında sonuç kazanır.
Kurguda aranacak şey kötü sahne değil, işlevi tekrarlanan sahnedir.
Müzik en sona bırakılır, sessizlik kurulur ve renkte ilk bakılacak yer ten tonlarıdır — hiçbir palet kararı bir oyuncunun yüzünü kaybetmeye değmez.
Film bitmez, bitirilir: değişiklikler ödünç almaya başladığında, sorunlar kurguyla çözülmez olduğunda ve merakın bittiğinde film bitmiştir.
Sonraki ders
Bu derste filmi tamamladık. Şimdi onu seyirciye götürüyoruz. Bir sonraki derste seyirciyle buluşmayı çalışacağız: festival stratejisi, gösterim, soru cevap oturumları, eleştiriyi karşılamak ve filmin kendi hayatı.