Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Mikrofon kulak gibi seçemez; istenen sesi ayırmak fiziksel bir iştir ve yalnız mikrofonun yeri, yönü ve mesafesiyle yapılır.
Sette dört şey toplanır — diyalog, ortam kaydı, efektler ve yedek replikler — ve bunlara zaman ayrılmasını sağlamak yönetmenin işidir.
Boom doğal ve dolgun ses verir, yaka güvenlik ve serbestlik verir; ideal olan ikisini birlikte kaydetmektir.
Ortam kaydı olmayan sahnede replik araları ölü sessizliğe düşer; setteki en değerli otuz saniye herkesin sustuğu andır.
Sette kazanılan zaman postprodüksiyonda katlanarak geri alınır; kirli diyalog kaydı sonradan kurtarılamaz, yalnız yeniden yapılabilir.
Açılış sahnesi
Bir yönetmen adayının çektiği ilk kısa filmi izliyorsun.
Görüntü fena değil. Kadraj düzgün, ışık idare eder, oyuncular çalışmış.
Ama iki dakika sonra izlemeyi bırakıyorsun.
Neden? Diyalog anlaşılmıyor. Arkada bir klima uğulduyor. Bir sahnede kamera yakın, ses uzak. Diğerinde tam tersi. Bir yerde birinin telefonu titriyor.
Görüntüsü bozuk bir filmi seyirci izlemeye devam eder — buna "üslup" bile der. Sesi bozuk bir filmi izlemez.
Seyirci kötü görüntüyü affeder, kötü sesi affetmez. Çünkü kötü görüntü bir tercih olabilir; kötü ses her zaman bir beceriksizliktir.
Bu ders, ilk seviyedeki en pratik derstir. Burada öğreneceğin şeyler ilk çekim gününde işine yarayacak.
Bu derste ne olacak
Önce mikrofonun neyi duyduğunu anlayacağız — kulaktan çok farklı bir şey. Sonra sette kaydedilen katmanları sayacağız. Ardından mikrofon yerleşimini ve iki temel yöntemi göreceğiz. Sonra sette gürültüyle nasıl başa çıkıldığını konuşacağız. Ardından ses perspektifini kayda taşıyacağız. Sonra ortam kaydının neden setteki en kutsal an olduğunu göreceğiz. En sonda kurtarma yöntemlerine ve onların bedeline bakacağız. On yedi filmden örneklerle bunları okuyacağız.
Sıfır noktası
Kulağın kalabalık bir kafede tek bir masayı dinleyebilir. Beynin diğer sesleri bastırır, seçtiğin sesi öne çıkarır.
Mikrofon bunu yapamaz.
Mikrofon önüne gelen her şeyi eşit kaydeder. Konuşmayı, klimayı, uzaktaki inşaatı, senin ayakkabının gıcırtısını — hepsini aynı anda ve aynı ciddiyetle.
Bu tek fark, set ses işinin tamamını açıklar.
Ayırmanın üç yolu vardır ve üçü de fizikseldir: mikrofonu kaynağa yaklaştırmak, yönlü bir mikrofonla istenmeyen yönü dışarıda bırakmak ve gürültü kaynağını kapatmak.
Şimdi benzetmenin kırıldığı yeri söyleyeyim. "Mikrofonu yaklaştır" basit görünür ama kadraj vardır. Mikrofon görüntüye giremez. Yani set ses işi, sürekli bir pazarlıktır: en yakın nokta ile kadrajın kenarı arasındaki mesafe.
Bu kadarı temel. Şimdi asıl mesele başlıyor.
Mekanizma
Sette ne kaydedilir
Bir çekim gününde ses ekibi tek bir şey kaydetmez; en az dört ayrı şey toplar.
Diyalog: oyuncuların repliği. En öncelikli olan budur.
Ortam kaydı: sahne bittikten sonra, herkes sustuğunda kaydedilen o mekânın sessizliği. Buna neden ihtiyaç olduğunu birazdan göreceğiz.
Efektler: kapı, adım, nesne. Bazıları sahnede yakalanır, bazıları ayrı kaydedilir.
Yedek kayıtlar: gürültü yüzünden bozulmuş replikler için, çekimden hemen sonra aynı mekânda alınan temiz tekrarlar.
Bu dördünün toplanması ses ekibinin işidir; ama yönetmen olarak bunlara zaman ayrılmasını sağlamak senin işindir. Ses için otuz saniye beklemeyi reddeden bir set, kurgu odasında günler kaybeder.
İki yöntem
Diyalog kaydında iki temel yaklaşım vardır ve ikisi de aynı anda kullanılabilir.
Kural şu: mümkünse boom, gerekiyorsa yaka, ideal olarak ikisi birden. Boom sahnenin doğal sesini verir; yaka güvenliktir. Kurguda ikisi arasında seçim yapılabilir.
Ve dikkat: yaka mikrofonu boom'un yerini tutmaz. Yaka her zaman biraz "göğüsten" duyulur ve iki oyuncudan biri yakalı, diğeri boom'lu kaydedilirse aynı odada duyulmazlar.
Gürültüyle savaş
Sette ses ekibinin en çok söylediği cümle şudur: "Şu ne?"
Gürültü kaynakları neredeyse hep aynıdır: klima ve havalandırma, buzdolabı, floresan lamba, jeneratör, trafik, uçak, inşaat, rüzgâr, kalabalık.
Çözümler basittir ama zaman ister: kapatmak, kaynağı uzaklaştırmak, mikrofonu yaklaştırmak, mekânı değiştirmek, sesin azaldığı bir zaman aralığını beklemek.
Burada yönetmenin vereceği kritik karar şudur: bir replik bozulduğunda tekrar mı alıyoruz, yoksa devam mı ediyoruz? Cevap her zaman "tekrar" değildir; çünkü zaman sınırlıdır. Ama şunu bil: sonradan düzeltilmesi en pahalı şey, kirli kaydedilmiş bir diyalogdur.
Kayıtta ses perspektifi
Bir önceki seviyede ses perspektifini anlatım açısından konuşmuştuk. Şimdi kayıt tarafına bakalım.
Geniş bir planda karakter uzaktaysa, sesi de biraz uzak duyulmalıdır. Yakın planda ise ses de yakınlaşmalıdır. Bütün planlarda mikrofon aynı mesafedeyse ses "yapışık" olur ve görüntüyle uyuşmaz.
Bunun pratik karşılığı şudur: ses ekibi mikrofon mesafesini plan ölçeğine göre ayarlar. Sen de kapsama planını verirken ölçek değişimlerini önceden söylersen bu iş kolaylaşır.
Ama bir uyarı: perspektif uyumu anlaşılırlığın önüne geçmez. Çok geniş bir planda replik kritikse, ses yakın kaydedilir ve kurguda uzaklaştırılır. Uzaklığı sonradan eklemek kolaydır; yakınlığı eklemek imkânsızdır.
Ortam kaydı neden kutsaldır
Bir sahnenin repliklerini kurguda yan yana getirdiğinde aralarında boşluklar kalır. O boşluklar tamamen sessiz olursa seyirci ses kesilmiş sanır.
Her mekân için ayrı ortam kaydı gerekir; her odanın sessizliği farklıdır. Bu yüzden setteki en değerli otuz saniye, herkesin sustuğu o andır — ve o an, yönetmen istemezse hiç gelmez.
Üst üste binen replikler
Gerçek hayatta insanlar birbirinin sözünü keser ve bu, sahneye canlılık verir. Ama sette bunun bir bedeli vardır ve bedeli kurgu öder.
İki oyuncu aynı anda konuşuyorsa ve ikisi tek bir mikrofonla kaydedildiyse, o iki replik kurguda ayrılamaz. Birini kısaltmak, birini atmak ya da araya kesme koymak imkânsız hâle gelir; çünkü ikisi aynı kayıtta iç içedir.
Çözüm yasaklamak değildir. Üç yol vardır: her oyuncuyu ayrı bir mikrofonla ayrı kanala kaydetmek, üst üste binen kısımları bir de temiz olarak tekrar aldırmak, ya da bindirmeyi sahnenin yalnız kurguda dokunulmayacağını bildiğin yerlerinde kullanmak.
Yönetmen olarak vereceğin karar şudur: bu sahnede doğallık mı, kurgu esnekliği mi daha değerli? İkisi aynı anda tam olarak elde edilemez ve kararı sette vermek zorundasın — kurgu odasında verilmiş sayılır.
Kurtarma ve bedeli
Kirli kaydedilmiş bir replik iki yolla kurtarılabilir ve ikisinin de bedeli vardır.
Yeniden seslendirme: oyuncu stüdyoda, görüntüye bakarak repliği tekrar söyler. Temiz bir kayıt elde edilir ama set enerjisi kaybolur; performans neredeyse her zaman ilkinden az inandırıcıdır. Ayrıca oyuncunun takvimini ve bütçeyi yeniden meşgul eder.
Gürültü temizleme: kayıt yazılımla işlenir. Az gürültü temizlenebilir; çok gürültü temizlendiğinde ses metalik ve boğuk çıkar. Seyirci neyin yanlış olduğunu bilmez ama tuhaflığı duyar.
Sonuç net: sette kazanılan otuz saniye, postprodüksiyonda günlere mal olur.
Filmlerden okuma
Sesin kendisi konu olduğunda
Sette kaydedilen gerçeklik
Ses tasarımı ve gerilim
Animasyonda ses
Usta katmanı
Buraya kadarki kısım ses kaydının alfabesiydi. Şimdi ince tarafa gelelim.
Az önce "ses ekibinin işi" dedim. İşin aslı şu: ses, yönetmenin sette koruması gereken tek departmandır. Görüntü ekibi kendi işini savunabilir; ışığın az olduğunu herkes görür. Sesin bozuk olduğunu ise yalnız kulaklık takan iki kişi duyar ve onların sözü çoğu zaman "sonra hallederiz" ile geçilir. O cümleye izin verip vermemek yönetmenin kararıdır.
İkinci nüans: mekân seçimi bir ses kararıdır. Bir mekânı yalnız görüntüsüne bakarak seçmek, en sık yapılan ve en pahalı hatadır. Havalimanına yakın, ana caddeye bakan ya da yankısı kontrol edilemeyen bir mekân, bütün diyalogları yeniden seslendirmeye mahkûm eder. Mekân gezisine ses ekibinden biri gitmelidir.
Üçüncü nüans: sessizlik, oyunculuğun bir parçasıdır. Bir oyuncunun repliği bitirdikten sonraki nefesi, kurguda kesmenin yerini belirler. "Kes" demeden önce iki saniye beklemek, kurgucuya bedava bir armağandır.
Dördüncüsü: seyirci sesin tutarlılığını duyar, kalitesini değil. Aynı sahnedeki iki repliğin farklı tonda olması, ikisinin birden vasat olmasından daha rahatsız edicidir. Bu yüzden bir sahnenin bütün planlarında aynı yöntemle ve aynı mesafeden kayıt yapmak, tek bir planı mükemmelleştirmekten önemlidir.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Sesi sonra hallederiz."
Ses postprodüksiyonda kurulur ama kurtarılmaz. Kirli bir diyalog kaydı ya yeniden seslendirilir ya da filmde kalır; üçüncü seçenek yoktur.
Yaygın yanlış"Kameranın mikrofonu yeter."
Kameranın üstündeki mikrofon, kameranın olduğu yerden duyar. Oyuncu üç metre ötedeyse ses üç metre ötedendir; oda sesi diyalogdan yüksek çıkar.
Yaygın yanlış"Yaka mikrofonu takarsak sorun kalmaz."
Yaka mesafeyi sabitler ama kumaş sürtünmesi, gizleme ve tonal fark getirir. Boom'un yerini tutmaz; onu tamamlar.
Yaygın yanlış"Ortam kaydı zaman kaybıdır."
Ortam kaydı olmayan sahnede replikler arasındaki boşluklar ölü sessizliğe düşer ve seyirci kesintiyi duyar. Otuz saniye burada, saatler kurguda kazandırır.
Yaygın yanlış"Gürültü yazılımla temizlenir."
Az gürültü temizlenir. Çok gürültü temizlendiğinde ses boğuklaşır ve seyirci nedenini bilmeden yapaylığı fark eder.
Uygulama
Kilit özet
Mikrofon kulak gibi seçemez; istenen sesi ayırmak fiziksel bir iştir ve yalnız mikrofonun yeri, yönü ve mesafesiyle yapılır.
Sette dört şey toplanır — diyalog, ortam kaydı, efektler ve yedek replikler — ve bunlara zaman ayrılmasını sağlamak yönetmenin işidir.
Boom doğal ve dolgun ses verir, yaka güvenlik ve serbestlik verir; ideal olan ikisini birlikte kaydetmektir.
Ortam kaydı olmayan sahnede replik araları ölü sessizliğe düşer; setteki en değerli otuz saniye herkesin sustuğu andır.
Sette kazanılan zaman postprodüksiyonda katlanarak geri alınır; kirli diyalog kaydı sonradan kurtarılamaz, yalnız yeniden yapılabilir.
Sonraki ders
Bu derste sesin sette nasıl toplandığını çalıştık. Şimdi setin kendisine geçiyoruz. Bir sonraki derste kamera ve set tekniğine giriş yapacağız: bir çekim gününün nasıl işlediği, kim ne yapar, güvenlik kuralları ve yönetmenin bu düzendeki yeri.