Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir insanı kadrajda nereye koyduğun onun hakkında söylediğin ilk cümledir; üçler kuralı bir başlangıç ayarı, bir yasa değildir.
Üç boşluk türü — baş, bakış ve hareket boşluğu — seyircinin bedeninde karşılığı olan ilişkilerdir; bilinçli bozulduklarında baskı üretirler.
Ön plan bedava bir derinlik aracıdır; kameranın önüne konan tek bir nesne seyirciyi izleyen olmaktan çıkarıp sahnede bulunan biri yapar.
En-boy oranı estetik bir tercih değil anlatım kararıdır: geniş oran mesafeyi, dar oran sıkışmayı ve yüksekliği öne çıkarır.
Kompozisyonu asıl kuran şey kamera değil bloklamadır; kamerayı hareket ettirmeye paran yoksa oyuncuyu hareket ettirirsin.
Açılış sahnesi
Bir kadın kadrajın tam ortasında duruyor. Etrafında bolca boşluk var.
Şimdi tek bir şey değiştiriyorum: kadını sola kaydırıyorum ve sağ tarafta kocaman bir boşluk bırakıyorum.
Bir şey oldu. O boşluk artık boş değil. Bir şey bekliyor. Belki biri gelecek, belki biri gitti, belki kadın oraya bakıyor.
Şimdi tersini yapıyorum: kadını sağa itiyorum, yüzü sağa dönük ve önünde hiç yer yok. Burnu neredeyse kadrajın kenarına değiyor.
Kadın sıkıştı. Nefes alamıyor.
Bir insanı kadrajda nereye koyduğun, onun hakkında söylediğin ilk cümledir.
Geçen ders planın parçalarını tanıdık: ölçek, açı, mesafe, hareket. Şimdi o parçaların dörtgenin içine nasıl yerleştirildiğine geçiyoruz.
Bu derste ne olacak
Önce üçler kuralını ve onun neden bir kural olmadığını konuşacağız. Sonra üç boşluk türünü öğreneceğiz: baş boşluğu, bakış boşluğu ve hareket boşluğu. Ardından derinliğe geçeceğiz — ön plan, orta plan, arka plan ve çerçeve içinde çerçeve. Sonra en-boy oranını çalışacağız; aynı sahne farklı oranda farklı sahnedir. Ardından kaç kişi olduğuna göre değişen kompozisyonu göreceğiz: tekli, ikili, grup. En sonda en önemlisine geleceğiz: kompozisyon sabit bir tablo değil, bloklamayla yaşayan bir ilişkidir. On sekiz filmden örneklerle bunları okuyacağız.
Sıfır noktası
Bir fotoğraf makinesi tutan herkese öğretilen ilk şey üçler kuralıdır: kadrajı yatay ve dikeyde üçe böl, önemli şeyi çizgilerin kesiştiği yere koy.
Bu bir kural değil, bir başlangıç ayarıdır.
İşe yaramasının sebebi basit: göz, tam ortadaki bir şeyi hemen okur ve işini bitirir. Merkezden kaydırılmış bir şeyde ise göz gezinir ve gezinirken kadrajın geri kalanını da okur. Yani üçler kuralı güzellik değil, dikkati kadrajın içinde tutma hilesidir.
Bu da hemen şu sonucu doğurur: dikkatin gezinmesini istemediğin yerde bu kuralı bozarsın. Bir karakteri tam ortaya koyup göz temasını doğrudan seyirciyle kurmak istiyorsan merkez doğru yerdir.
Şimdi benzetmenin kırıldığı yeri söyleyeyim. Fotoğrafta kompozisyon bir andır; sinemada süre taşır ve değişir. Kadraja biri girer, biri kalkar, kamera kayar ve az önce dengeli olan görüntü dengesini kaybeder. Bu yüzden sinemada iyi kompozisyon "iyi bir kare" değil, iyi bir kare dizisi ve o kareler arasındaki geçiştir.
Bu kadarı temel. Şimdi asıl mesele başlıyor.
Mekanizma
Üç boşluk
Kadrajdaki boşluğun üç türü vardır ve üçü de sette sürekli konuşulur.
Baş boşluğu: başın üstünde bırakılan alan. Az bırakılırsa karakter kadrajın tavanına bastırılmış hisseder; çok bırakılırsa yüzü aşağı düşer ve önemsizleşir. Bu, en sık yapılan ve en kolay düzeltilen hatadır.
Bakış boşluğu: karakter baktığı yöne doğru bırakılan alan. Yüz sağa dönükse sağda daha çok yer olmalıdır; yoksa bakışı duvara çarpar. Bunu bilinçli olarak bozmak, karaktere baskı hissi vermenin en hızlı yoludur.
Hareket boşluğu: yürüyen bir karakterin önünde bırakılan alan. Önü açıksa ilerliyordur; arkası açıksa geride bıraktığı şey öne çıkar.
Üçü de "kural" değil, seyircinin bedeninde karşılığı olan ilişkilerdir. Bir insanın önünü kapatırsan izleyici de sıkışır.
Derinlik ve katman
Bir kadraj düz bir yüzey değildir; içine girilebilen bir mekândır. Bunu kuran şey katmanlardır.
Ön plan: kameraya en yakın olan. Genellikle bulanıktır ve seyirciyi sahnenin içine yerleştirir — bir kapı kenarı, bir omuz, bir dal.
Orta plan: olayın geçtiği yer.
Arka plan: bağlam. Mekân, derinlik ve çoğu zaman ikinci bir bilgi katmanı.
Ön plan kullanmak bedava bir derinlik aracıdır. Kameranın önüne bir nesne koyduğunda görüntü hemen üç boyutlanır ve seyirci sahneyi izleyen değil, sahnede bulunan biri olur.
En-boy oranı
Geniş oranlar yatay ilişkileri öne çıkarır: manzara, mesafe, iki insan arasındaki uzaklık, grup içindeki konumlanma. Dar oranlar dikeyi öne çıkarır: boy, yalnızlık, sıkışma, portre.
Aynı sahne, geniş oranda iki insanın arasındaki boşluğu; dar oranda tek bir insanın yüksekliğini anlatır. Bu yüzden oran, filmin en başında verilen ve en sonuna kadar taşınan bir karardır — ya da bilinçli olarak film içinde değiştirilen bir araçtır.
Kaç kişi var
Kompozisyon, kadrajdaki insan sayısına göre tamamen değişir.
Tekli: tek karakter. Boşluk ve bakış yönü her şeyi taşır.
İkili: iki karakter aynı kadrajda. Aralarındaki mesafe ilişkiyi doğrudan söyler. İkisini aynı kadrajda tutmak "birlikteler" demektir; ayrı kadrajlara bölmek "ayrılar" demektir. Bu, sinemanın en ucuz ve en güvenilir aracıdır.
Omuz üstü: birinin omzundan diğerine bakmak. Konuşma sahnelerinin belkemiğidir ve kime ne kadar omuz verildiği bile bir karardır.
Grup ve ensemble: üç ve fazlası. Burada iş zorlaşır çünkü göz tek bir yere bakabilir. Çözüm herkesi eşit göstermek değil; her an kimin önemli olduğuna karar verip onu ışık, netlik, hareket veya konumla ayırmaktır.
Bloklama: kompozisyonun canlı hâli
İki insan konuşuyorsa ve biri ayağa kalkıyorsa, kompozisyon o an değişir ve güç el değiştirir. Kamera hiç kımıldamadan, yalnız oyuncu hareketiyle üç ayrı kompozisyon üretebilirsin.
Bu, düşük bütçeli üretimin en güçlü sırrıdır: karmaşık kamera hareketi pahalıdır, iyi bloklama bedavadır.
Kamerayı hareket ettirmeye paran yoksa oyuncuyu hareket ettir.
Ve son olarak: kadraj değişimi ilişki değişimidir. Bir sahne boyunca iki insanı hep birlikte gösterip son anda ayrı kadrajlara bölmek, aralarında bir şeyin koptuğunu tek kelime etmeden söyler.
Filmlerden okuma
Boşluk ve denge
Derinlik ve çerçeve içinde çerçeve
Manzara, insan ve ölçek
İkili, grup ve bloklama
Usta katmanı
Buraya kadarki kısım kadrajın alfabesiydi. Şimdi ince tarafa gelelim.
Az önce boşluk kurallarını verdim. İşin aslı şu: kuralı bozmak ancak kural kurulmuşsa iş görür. Bir filmde baş boşluğunu sürekli az bırakırsan seyirci buna alışır ve baskı hissi kaybolur. Bozma anını değerli kılan şey, ondan önceki düzendir.
İkinci nüans: kompozisyon kararı çoğu zaman dekor kararıdır. Bir odada kapı nereye açılıyor, pencere hangi duvarda, masa nerede duruyor — bunlar kadrajın ne yapabileceğini baştan belirler. Bu yüzden mekân seçimi ve sanat yönetimiyle yapılan toplantı, kamera toplantısından önce gelir.
Üçüncü nüans, ve en pratik olanı: kadrajın kenarları da bir karardır. Bir kadrajın nerede bittiği, neyin dışarıda kaldığını belirler ve dışarıda kalan şey seyircinin zihninde durur. Kadrajı biraz daraltmak, sahneye bir ses eklemekten daha ucuz bir gerilim aracıdır.
Dördüncüsü: bugün çekilen her şey birden fazla ekranda izleniyor. Geniş bir kadraj telefonda okunmayabilir, dikey bir kadraj perdede sırıtır. Bu, üslubu bozmanı gerektirmez; ama önemli bilginin kadrajın güvenli merkezinde durmasını gerektirir.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Üçler kuralına uyarsan kompozisyon doğru olur."
Üçler kuralı bir başlangıç ayarıdır. Doğru kompozisyon, o sahnenin o anda neyi vurgulaması gerektiğine göre değişir.
Yaygın yanlış"Karakteri ortaya koymak amatörcedir."
Merkez, doğru gerekçeyle en güçlü konumdur: simetri, doğrudan bakış, tören, kontrol. Yanlış olan merkez değil, gerekçesiz merkezdir.
Yaygın yanlış"Kompozisyon kameranın işidir."
Kompozisyonu bloklama, dekor, kostüm ve ışık birlikte kurar. Kamera bunların sonucudur.
Yaygın yanlış"İki kişi konuşuyorsa omuz üstü planlarla çekilir."
Bu bir varsayılan, zorunluluk değil. İkisini aynı kadrajda tutmak çoğu zaman daha zor ve daha güçlüdür; kesme yoksa oyuncular gerçekten birbirine tepki vermek zorunda kalır.
Yaygın yanlış"Boş alan israftır, kadrajı doldurmak gerekir."
Dolu kadraj çoğu zaman okunmaz kadrajdır. Boşluk, seyircinin gözünün dinlendiği ve anlamın oluştuğu yerdir.
Uygulama
Kilit özet
Bir insanı kadrajda nereye koyduğun onun hakkında söylediğin ilk cümledir; üçler kuralı bir başlangıç ayarı, bir yasa değildir.
Üç boşluk türü — baş, bakış ve hareket boşluğu — seyircinin bedeninde karşılığı olan ilişkilerdir; bilinçli bozulduklarında baskı üretirler.
Ön plan bedava bir derinlik aracıdır; kameranın önüne konan tek bir nesne seyirciyi izleyen olmaktan çıkarıp sahnede bulunan biri yapar.
En-boy oranı estetik bir tercih değil anlatım kararıdır: geniş oran mesafeyi, dar oran sıkışmayı ve yüksekliği öne çıkarır.
Kompozisyonu asıl kuran şey kamera değil bloklamadır; kamerayı hareket ettirmeye paran yoksa oyuncuyu hareket ettirirsin.
Sonraki ders
Bu derste kadrajın içine yerleştirmeyi çalıştık. Şimdi o kadrajın nasıl oluştuğuna ineceğiz. Bir sonraki derste lensi, netliği ve optik anlatımı çalışacağız: odak uzaklığı, alan derinliği, perspektifin gerçekte neye bağlı olduğu ve netlik değişiminin dikkati nasıl taşıdığı.