İçeriğe geç

Y5.99·Etik ustalık ve bitirme projesi

Ahiṃsā’yı program tasarımına çevirmek

sıfırdan ileri2.398 kelime15 uygulama örneği≈ 16 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Ahiṃsā bir tutumda başlar, ama bir programda ancak kararlar olarak görünür: yoğunluk, seçenekler, durma kuralları, izleme.

Klasik ahiṃsā istisnasız bir ideal koyar; modern zarar vermeme ilkesi zararı yararla tartmayı ister.

Zarar haritası bir programın her öğesini kime, nasıl zarar verebileceği, nasıl azaltıldığı ve nasıl izlendiği sorularıyla tarar.

Zarar yalnızca bedende değildir; dil, vaat, görsel ve düzen de görünmeyen zararlar üretebilir.

Zarar vermemek yük bindirmemek değildir; özerklik, yarar ve adaletle birlikte tartılır ve haritanın "kim" sütunu farklı bedenlerin gözüyle doldurulur.

Açılış sahnesi

Bir öğretmen, bitirme projesi olarak sekiz haftalık bir "sırt ve omuz sağlığı" kursu hazırlıyor. Kurs tanıtımının ilk satırına şunu yazmış: "Bu program ahiṃsā ilkesine göre tasarlanmıştır." Değerlendirme kurulundaki eğitmen tanıtımı okuyor ve kısa bir soru soruyor: "Bu cümle programın neresinde görünüyor?"

Öğretmen önce şaşırıyor. Ahiṃsā'yı, zarar vermemeyi, kendi öğretmenliğinin temeli sayıyor; derslerinde nazik bir dil kullanıyor, kimseyi zorlamıyor. Ama eğitmen soruyu somutlaştırıyor: "Üçüncü haftada yoğunluk nasıl artıyor? Omuz ağrısı olan biri hangi hareketi atlıyor ve bunu nereden biliyor? Bir öğrenci ders sırasında kötü hissederse ne oluyor, bunu kim, nereye yazıyor? Kursa kimler gelemiyor?"

Öğretmen programına yeniden bakıyor. Nazik bir tutumun bir programın yapısına kendiliğinden dönüşmediğini, ahiṃsā'nın bir sıfat olarak değil, bir dizi karar olarak görünmesi gerektiğini fark ediyor.

Bu derste ne olacak

Bu ders yeni bir birimi, etik ustalık ve bitirme projesi birimini açıyor. Birimin sonunda kaynaklı, güvenli, kapsayıcı ve ölçülebilir bir mini kurs üretilecek; bu ders o kursun ilk taşını koyuyor: zarar vermeme ilkesini bir programın somut yapısına çevirmek. Önce ahiṃsā'nın klasik anlamını ve modern sağlık etiğindeki karşılığını, zarar vermeme ilkesini, yan yana koyacağız ve ikisinin nerede örtüşüp nerede ayrıştığını göreceğiz. Sonra bir programın her öğesini kim için ve nasıl zarar verebileceği sorusuyla tarayan bir araç kuracağız. Ardından bedenin ötesindeki zararlara, sözün, vaadin ve dışlamanın zararlarına geçeceğiz. En sonda zarar vermeme ile yarar sağlama arasındaki dengeye bakacağız; ten tonu burada, zarar haritasının "kim" sütununun kimleri görüp kimleri gözden kaçırdığını soracak.

Sıfır noktası

Ahiṃsā'yla bu seride birkaç kez karşılaştık. Vyāsa-bhāṣya dersinde, Y4.41'de, Vyāsa'nın ahiṃsā'yı öbür yamaların kökü saydığını ve yamalar çatıştığında önce onun gözetilmesi gerektiğini söylediğini okuduk. Yamalar dersinde, Y4.60'ta, büyük yemin kavramını, tür, yer, zaman ya da durum istisnası tanımayan yamaları gördük. Y5.24'te ise bir öğretmenin yardımcı araç kullanmayı ahiṃsā'nın bir biçimi olarak, iradenin bedenle savaşmasından kaçınmak olarak gördüğünü aktarmıştık.

O derslerde ahiṃsā bir metnin, bir yorumun ya da bir tutumun konusuydu. Bu derste bir tasarım kararına dönüşüyor. Bir kursun süresi, yoğunluğu, seçenekleri, dili, görselleri, kayıt formu ve durma kuralları, zarar vermeme ilkesinin gerçekten nerede uygulandığını gösteren yerlerdir.

Mekanizma

Klasik ilke, modern ilke

Ahiṃsā maddesi, ahiṃsā'nın Patañjali'nin sekiz basamaklı yoga sisteminde ilk basamağın parçası ve beş yamanın, yani öz denetimlerin, ilki olduğunu yazıyor; Yoga Sūtra'nın ikinci bölümünün otuzuncu sūtrası üzerine yorumcuların ahiṃsā'yı beş yamanın en önemlisi ve temeli saydığını ve Vyāsa'nın onu hiçbir canlıya hiçbir zaman zarar vermekten kaçınmak olarak tanımladığını aktarıyor. Madde, Gandhi'nin düşüncesinde ahiṃsā'nın yalnızca bedensel bir zarar vermeyi değil, kötü düşünceler ve nefret gibi zihinsel durumları, sert sözler, dürüstlükten uzaklık ve yalan gibi davranışları da dışladığını ekliyor.

Modern sağlık etiğinde benzer bir ilke var. Primum non nocere maddesi, "önce zarar verme" anlamına gelen bu Latince sözden türeyen zarar vermeme ilkesinin, sağlık alanındaki bütün öğrencilere öğretilen biyoetiğin temel ilkelerinden biri olduğunu yazıyor ve onu şöyle açıklıyor: var olan bir sorun karşısında, yarardan çok zarar verme riskini almaktansa bir şey yapmamak ya da hiçbir şey yapmamak daha iyi olabilir. Madde, ilkenin özellikle açık bir zarar riski taşıyan ama yararı daha az kesin olan bir girişim tartışılırken anıldığını ekliyor.

İki ilke örtüşür, ama aynı değildir. Ahiṃsā bir yoga geleneğinin ve bir yaşam biçiminin ilkesidir; Vyāsa'nın tanımı, istisnasız bir ideal koyar. Zarar vermeme ilkesi ise bir meslek etiğidir; olası zararı olası yararla tartmayı ister. Bir öğretmen için ahiṃsā bir tutumu besler, zarar vermeme ilkesi ise bir programı sınamanın dilini verir.

Zarar haritası

Bir programın her öğesi, bir kimse için bir zarar kaynağı olabilir. Bunu görmenin bir yolu, programı bir tabloya dökmek ve her öğenin yanına üç soru yazmaktır: bu öğe kime zarar verebilir, nasıl zarar verebilir ve bu zararı azaltmak için ne yapılıyor? Tablonun bir sütunu da zararın fark edilip edilmediğini izlemeye ayrılır: Y5.85'teki olay yoklama yöntemi, bir zararın gerçekten olup olmadığını görmenin yoludur.

Görünmeyen zararlar

Bir programın zararları yalnızca bedende değildir. Gandhi'nin ahiṃsā anlayışının sert sözleri ve yalanı kapsaması, bir yoga programının dilini, vaatlerini ve kimleri dışarıda bıraktığını da bu ilkenin konusu yapar. Bir kursun tanıtımındaki abartılı bir sağlık vaadi, bir öğrenciyi tedavisinden uzaklaştırabilir; bir öğretmenin yargılayıcı bir cümlesi, bir öğrencinin derse bir daha gelmemesine yol açabilir; bir programın görselleri de bazı insanlara kapının kendileri için açılmadığını söyleyebilir.

Birimin bir önceki dersleri bu zararların örneklerini topladı: Y5.87'den Y5.98'e kadar zararlı pazarlama etiketi alan iddialar, bir öğrencinin tedavisini değiştirmesine ya da ertelemesine yol açabilecek cümlelerdi. Bir kursun tanıtımı, bu etiketi hak eden hiçbir cümle içermemelidir.

Zarar vermemek ve yarar sağlamak

Primum non nocere maddesi, zarar vermeme ilkesinin çoğu zaman tamamlayıcısı olan yarar sağlama ilkesiyle karşılaştırıldığını ve bazı yazarların, bir ahlak kuralına bağlı meslekler için genel olarak yarar sağlamanın zarar vermemenin önünde geldiğini savunduğunu yazıyor. İlkecilik maddesi ise Beauchamp ve Childress'in dört ilkesini aktarıyor: özerkliğe saygı, zarar vermeme, yarar sağlama ve adalet; bu ilkelerin tek bir etik kurama bağlı olmadan, gerçek hayattaki etik ikilemlere yaklaşmanın pratik bir yöntemi olarak önerildiğini yazıyor.

Bu çerçeve, ahiṃsā'yı bir programda tek başına bırakmamayı hatırlatır. Hiç yük bindirmeyen bir program zarar vermez, ama yarar da sağlamayabilir; öğrenciye hiçbir seçim bırakmayan bir program ise zararsız görünse bile özerkliğe saygı göstermez. Adalet ilkesi ise en zor soruyu sorar: bu programın yararı ve riski kimler arasında nasıl dağılıyor?

Ten tonu burada, zarar haritasının "kim" sütununun kimleri görüp kimleri gözden kaçırdığını sorar. Bir öğretmen zarar haritasını kendi deneyimiyle doldurur; ama bu deneyim, kendi bedenine ve kendi derslerine gelen öğrencilere dayanır. Y5.85'te görünür renk işaretlerine dayanan bir olay formunun koyu tende olayları eksik kaydedebildiğini, NCCIH özetinin, yoga araştırmalarına katılanların kim olduğuna dair kendi uyarısını Y5.97'de, tanıtım görsellerinin kimi salona çağırıp kimi uzak tuttuğunu da Y5.46'da görmüştük. Bir zarar haritası, koyu tenli bir öğrencinin ısınma belirtisinin nasıl okunacağını, bir göçmen kadının kayıt formunu hangi dilde doldurabileceğini, tekerlekli sandalye kullanan birinin hangi hareketi nasıl yapacağını içermiyorsa, adalet ilkesini karşılamaz.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Ahiṃsā bir öğretmenin tutumunda başlar, ama bir programda ancak kararlar olarak görünür. Nazik bir dil, zorlamayan bir öğretmen, zarar vermeme ilkesinin önemli parçalarıdır; ama bir programın yoğunluk çizelgesi, seçenekleri, durma kuralları ve izleme yöntemi olmadan, bu ilke kurstan kursa ve öğretmenden öğretmene taşınamaz.

Usta öğretmen klasik ahiṃsā ile modern zarar vermeme ilkesini ayırır ve ikisinden de yararlanır: birinden bir tutumu, öbüründen bir sınama dilini alır. Zarar haritasıyla programının her öğesini tarar, bedenin ötesindeki zararları da haritaya yazar ve zarar vermemeyi yük bindirmemekle karıştırmaz.

Usta öğretmen zarar vermemeyi öbür ilkelerle birlikte tartar: öğrencinin seçim hakkını, programın yararını ve bu yararın ve riskin kimler arasında nasıl dağıldığını. Ve zarar haritasının "kim" sütununu yalnızca kendi bedeninin ve alışık olduğu öğrencilerinin deneyimiyle doldurmaz; farklı bedenlerden ve topluluklardan insanlara gösterir ve onların gördüğünü ekler.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışBir öğretmenin nazik olması, programının ahiṃsā'ya uygun olmasına yeter.
Doğrusu

Nazik bir tutum önemlidir, ama bir programın yoğunluk çizelgesi, seçenekleri ve durma kuralları olmadan zarar vermeme ilkesi kurstan kursa taşınamaz.

Yaygın yanlışZarar vermemek, öğrenciye hiç yük bindirmemektir.
Doğrusu

Hiç yük bindirmeyen bir program da güçlenmesi gereken bir öğrenciyi olduğu yerde bırakarak bir zarar taşıyabilir; ilkecilik zarar vermemeyi yarar sağlamayla birlikte tartmayı önerir.

Yaygın yanlışZarar yalnızca bedende olur.
Doğrusu

Ahiṃsā maddesinin aktardığı Gandhi okuması sert sözleri ve yalanı da kapsıyor; bir programın abartılı vaatleri, yargılayıcı dili ve dışlayıcı görselleri de zarar kaynaklarıdır.

Yaygın yanlışAhiṃsā ile modern zarar vermeme ilkesi aynı şeydir.
Doğrusu

Ahiṃsā bir yoga geleneğinin istisnasız bir ideal koyan ilkesidir; zarar vermeme ilkesi ise zararı yararla tartmayı isteyen bir meslek etiğidir; ikisi örtüşür ama birbirinin yerine geçmez.

Uygulama

Aklında kalsın

Ahiṃsā bir tutumda başlar, ama bir programda ancak kararlar olarak görünür: yoğunluk, seçenekler, durma kuralları, izleme.

Klasik ahiṃsā istisnasız bir ideal koyar; modern zarar vermeme ilkesi zararı yararla tartmayı ister.

Zarar haritası bir programın her öğesini kime, nasıl zarar verebileceği, nasıl azaltıldığı ve nasıl izlendiği sorularıyla tarar.

Zarar yalnızca bedende değildir; dil, vaat, görsel ve düzen de görünmeyen zararlar üretebilir.

Zarar vermemek yük bindirmemek değildir; özerklik, yarar ve adaletle birlikte tartılır ve haritanın "kim" sütunu farklı bedenlerin gözüyle doldurulur.

Sonraki derse köprü

Bu derste bir programın görünmeyen zararları arasında abartılı sağlık vaatlerini de saydık. Sıradaki ders, ikinci yamayı, doğruluğu, bu vaatlerin kurulduğu yere, bir yoga programının tanıtımına ve pazarlamasına taşıyor.

Sıradaki dersin konusu satya ve sağlık pazarlaması.

Soru şu: Vyāsa'nın doğruluk için koyduğu koşullar, sözün gerçeğe uyması, aldatıcı olmaması ve herkesin yararına kullanılması, bir kursun tanıtım metnine, sosyal medya paylaşımlarına ve öğrenci yorumlarına nasıl uygulanır, ve doğru ama yanıltıcı bir cümle nasıl fark edilir?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.