İçeriğe geç

Y5.59·Grup yönetimi ve çevrim içi öğretim

Kamera açısı

sıfırdan ileri2.271 kelime15 uygulama örneği≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Çevrim içi bir derste izleme açısını öğretmenin ayakları değil, iki taraftaki kameralar seçer.

Bir hata, içinde gerçekleştiği düzleme dik bakan kamerada görünür: sagittal hatalar yandan, frontal hatalar önden.

Bir yoga dersi için ilk ölçü, bedenin tamamının, uzanmış kollar ve ayaklar dahil, çerçeveye girmesidir.

Arka ışık bir bedeni siluete çevirir ve görüntü sistemleri her tende aynı iyi çalışmaz; çözüm ışığın yönünü değiştirmektir.

Kendi görüntüsü penceresi kısa süreli bir ayna olarak işe yarar; ders boyunca açık kaldığında dikkati bedenden ekrana çeker.

Açılış sahnesi

Bir öğretmen ilk çevrim içi dersini evinin salonundan veriyor. Dizüstü bilgisayarını alçak bir sehpaya koymuş, minderini hemen önüne sermiş. Ekranında on dört küçük kare var. Karelerin çoğunda bir tavan köşesi, bir kitaplık ya da bir yüzün yalnızca alnı görünüyor; bir karede ise pencerenin önüne oturmuş bir öğrenci, parlak bir camın önünde kararmış bir siluet olarak duruyor.

Öğretmen savaşçı duruşunu gösteriyor, sonra öğrencilere bakıyor. Ön dizlerin ayak bileklerinin üstünde mi, yoksa ileri mi taştığını görmek istiyor. Göremiyor: öğrencilerin çoğu kameralarına yüzleri dönük duruyor ve dizin öne ne kadar gittiği, önden bakan bir kamerada neredeyse hiç görünmüyor.

Dersten sonra bir öğrenci yazıyor: öğretmenin ekranında sadece dizlerinden aşağısı görünmüş, kolların nereye gittiğini hiç anlayamamış. Alçak sehpadaki bilgisayar, öğretmenin kendi bedenini de kesmişti. Aynı ders, iki taraftaki kameraların nereye konduğuna göre, iki ayrı derse dönüşmüştü.

Bu derste ne olacak

Bu derste çevrim içi öğretimin en somut sorusunu ele alıyoruz: bir kamera nereye konursa bir duruşun neresi görünür? Önce bir kameranın görebildiği alanı, görüş alanı kavramıyla tanımlayacağız ve öğretmenin kadrajına bedenin tamamının nasıl sığdığına bakacağız. Sonra açının seçimini hareket düzlemleriyle eşleştireceğiz: bazı hatalar yalnızca yandan, bazıları yalnızca önden görünür. Ardından öğrencilerin kameralarına geçip ışığın, özellikle arkadan gelen ışığın, bir bedeni nasıl okunmaz kıldığını ve bunun farklı ten tonlarında nasıl farklı sonuçlar verdiğini tartışacağız. En sonda göz teması ile kişinin kendi görüntüsünü izlemesinin, bir yoga dersinde ne anlama geldiğine bakacağız.

Sıfır noktası

Y1.08'de hareket düzlemini, bir hareketin içinde gerçekleştiği hayali düz yüzeyi öğrendik. Y2.126'da izleme açısını gördük: bir hatanın görünür olduğu bakış doğrultusu, öğretmenin ya da kaydın durduğu yerin o seansta neyin fark edilebileceğini belirlemesi. Y5.18'de ise ayna gösterimini, sınıfa dönük öğretmenin ters tarafı kullanmasını konuşmuştuk.

Bir salonda öğretmen izleme açısını yürüyerek değiştirir: bir öğrencinin yanına geçer, arkasına dolanır, eğilip dizine bakar. Ekranın başındaki öğretmen bu yürüyüşü yapamaz. Açıyı kameralar belirler, kameraları da çoğu zaman öğrencilerin kendileri, ders başlamadan birkaç saniye önce, ellerinin altındaki bir yere koyarak yerleştirir.

Mekanizma

Kameranın görebildiği alan

Görüş alanı maddesi kavramı, bir optik aracın belirli bir anda görebildiği alan olarak ele alıyor ve açısal görüş alanının derece cinsinden verildiğini yazıyor. Madde, insan görmesinde benzer kavramın görme alanı olduğunu ve insanın yatay görme alanının, gözler sabitken, iki yüz on derecenin biraz üstünde olduğunu aktarıyor. Bir dizüstü bilgisayar kamerası bu genişliğe yaklaşmaz; öğretmenin salonda başını hiç çevirmeden fark edebildiği şeylerin çoğu, küçük bir kameranın çerçevesinin dışında kalır.

Kamera açısı maddesi ise çekim boyutlarını sıralıyor: çok geniş çekim, geniş çekim, orta çekim, yakın çekim. Bir yoga dersi için ölçü basittir: bedenin tamamı, uzanmış kollar ve ayaklar dahil, çerçeveye girmelidir. Bir dizüstü bilgisayar kamerası için bu, çoğu zaman kişinin sandığından çok daha fazla uzaklık demektir.

Açı ve hareket düzlemi

Bir kameranın açısı, bir hareketin hangi yanının görüneceğini seçer. Sagittal düzlemdeki bir hareket, öne eğilme ya da dizin öne gitmesi, yandan bakan bir kamerada açık seçik görünür; önden bakan bir kamerada ise neredeyse düz bir çizgi gibi durur. Frontal düzlemdeki bir hareket, yana eğilme ya da dizin içe düşmesi, tam tersine önden görünür, yandan kaybolur.

Kamera açısı maddesi, kameranın yüksekliğini de ayrı bir değişken olarak anıyor: kişiye yukarıdan bakan yüksek açı, aşağıdan bakan alçak açı ve kişiyle aynı hizada duran göz hizası çekimi. Madde, göz hizası çekiminin izleyici üzerinde neredeyse hiç psikolojik etki bırakmadığını, yüksek açının kişiyi küçük ya da savunmasız, alçak açının ise güçlü gösterebildiğini yazıyor. Bir yoga dersinde bu etki bir yan konudur; asıl etkisi şudur: alçak bir sehpadaki kamera, ayakta duran bir öğretmenin kollarını keser, yerdeki duruşlarda ise dizleri büyütüp başı uzaklaştırır.

Öğrencinin kamerası: ışık ve ten

Arka ışık maddesi, ışık kaynağı ile izleyicinin karşı karşıya durduğu ve kişinin aralarında kaldığı durumu tanımlıyor: bu düzende kişinin kenarları parlar, geri kalanı ise daha karanlık kalır. Bir sahne tasarımında bu bir etki olarak kullanılır; bir yoga dersinde ise, penceresinin önüne oturmuş bir öğrencinin kamerasında, bedenin iç çizgilerini silen bir siluete dönüşür.

Açılış sahnesindeki siluet bunun bir örneğiydi. Bu sorun her tende aynı biçimde çalışmaz. Kameralar ve onları yöneten yazılımlar, ışığı bir yüzü ya da bedeni referans alarak ayarlar ve bu ayarın her tende aynı iyi çalıştığı söylenemez. Algoritmik yanlılık maddesi, iki bin on sekizde Joy Buolamwini ile Timnit Gebru'nun yaptığı bir çalışmanın, ticari yüz tanıma sistemlerinin koyu tenli kadınlarda açık tenli erkeklere göre çok daha yüksek hata oranları gösterdiğini bulduğunu ve bu farkların, sistemleri geliştirmede kullanılan veri kümelerinde koyu tenli katılımcıların az temsil edilmesine bağlandığını yazıyor.

Göz teması ve kendi görüntüsü

Görüntülü telefon maddesi, göz temasının konuşma sırasının alınıp verilmesinde, algılanan dikkatte ve niyetin okunmasında büyük bir rol oynadığını yazıyor. Madde, pek çok görüntülü görüşme sisteminin karşıdaki kişinin göz temasından kaçındığı yönünde yanlış bir izlenim verdiğini de aktarıyor: kişi ekrandaki yüze baktığında, kamerası o yüzün üstünde ya da yanında durduğu için bakışı karşı tarafa hafifçe kaymış görünür.

Aynı madde bir ikinci sorunu da anıyor: kamerada olmanın, üstelik görüntünün kaydedilmesinin, sesli bir görüşmede bulunmayan bir görünüm kaygısı yüklediğini. Zoom yorgunluğu maddesi ise bu yorgunluğu, yüz yüze konuşmalarda normalde bulunmayan sözsüz işaretlerin aşırı yüküne bağlıyor ve iki bin yirmi iki tarihli bir makalenin, görüntülü görüşmede kişinin kendi görüntüsünü izlemesi ile olumsuz tutumlar arasında bir bağ bulduğunu aktarıyor.

Bu, Y5.40'ta konuştuğumuz görülme kaygısının çevrim içi biçimidir. Bir salonda öğrenci kendini ancak bir ayna varsa görür; çevrim içi bir derste ise kendi yüzü, ders boyunca ekranın bir köşesinde durabilir.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Bir salonda izleme açısı, öğretmenin ayaklarıyla seçilir. Çevrim içi bir derste açı, iki ayrı kişinin iki ayrı kamerayı nereye koyduğuyla belirlenir; ve öğretmen bunlardan yalnızca birini doğrudan ayarlayabilir. Bu yüzden usta bir çevrim içi öğretmen, ders başlamadan önce öğrencilerin kameralarını da bir ders içeriği gibi ele alır: onları bir ayar notuyla, bir açılış yönergesiyle ve her duruşun başındaki kısa bir "yanını dön" cümlesiyle yönlendirir.

Usta bir öğretmen, hangi hatanın hangi açıda görüneceğini bilir ve dersi buna göre kurar. Sagittal düzlemdeki bir hatayı izleyeceği duruşlarda öğrencileri yana, frontal düzlemdekinde öne döndürür. Göremeyeceği bir açıda durduğunu bildiği anlarda gözle değil, öğrencinin kendi bedeninden gelen bir yönergeyle çalışır.

Ve usta bir öğretmen, bir görüntü sisteminin her ten ve her ışık için aynı iyi çalıştığını varsaymaz. Bir öğrencinin görüntüsü karanlık, bulanık ya da parçalı geliyorsa bunu öğrencinin değil, ışığın ve yazılımın bir sınırı olarak okur; öğrenciye kamerayı açma zorunluluğu değil, görüntüyü düzeltmesi için seçenekler sunar.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışBir kamera açık olduğunda öğretmen öğrencinin duruşunu görür.
Doğrusu

Bir kamera yalnızca kendi açısındaki düzlemi gösterir; sagittal düzlemdeki bir hata önden bakan bir kamerada, frontal düzlemdeki bir hata yandan bakan bir kamerada neredeyse görünmez.

Yaygın yanlışKamera ne kadar yakınsa öğretmen o kadar iyi görür.
Doğrusu

Yakın bir kamera yüzü büyütür, ama elleri, ayakları ve bedenin çizgisini çerçevenin dışına iter; bir yoga dersinde çoğu zaman bedenin tamamını gösteren uzaklık, ayrıntıdan daha değerlidir.

Yaygın yanlışBir öğrencinin görüntüsü karanlık geliyorsa öğrencinin ortamı yetersizdir.
Doğrusu

Karanlık görüntünün sık bir nedeni arka ışıktır ve kameraların, yazılımların her tende aynı iyi çalıştığı varsayılamaz; çözüm öğrenciyi suçlamak değil, ışığın yönünü değiştirecek bir öneri sunmaktır.

Yaygın yanlışGöz teması kurmak için öğretmen ekrandaki öğrencilere bakmalıdır.
Doğrusu

Ekrandaki yüze bakan bir göz, kamera o yüzün üstünde ya da yanında durduğu için karşı tarafta hafifçe kaymış görünür; göz temasının izlenimi, merceğe bakınca oluşur.

Uygulama

Aklında kalsın

Çevrim içi bir derste izleme açısını öğretmenin ayakları değil, iki taraftaki kameralar seçer.

Bir hata, içinde gerçekleştiği düzleme dik bakan kamerada görünür: sagittal hatalar yandan, frontal hatalar önden.

Bir yoga dersi için ilk ölçü, bedenin tamamının, uzanmış kollar ve ayaklar dahil, çerçeveye girmesidir.

Arka ışık bir bedeni siluete çevirir ve görüntü sistemleri her tende aynı iyi çalışmaz; çözüm ışığın yönünü değiştirmektir.

Kendi görüntüsü penceresi kısa süreli bir ayna olarak işe yarar; ders boyunca açık kaldığında dikkati bedenden ekrana çeker.

Sonraki derse köprü

Bu derste kameranın nereye konduğuna göre bir duruşun hangi yanının görünür olduğunu gördük. Ama çevrim içi bir derste bir sorun daha var: öğretmen bir duruşu gösterirken kendi bedeni de hareket eder ve o sırada ekrana bakamaz.

Sıradaki dersin konusu tam bu an: öğretmenin gösterirken öğrenciyi görememesi.

Soru şu: gösterim sırasında gözü ekrandan ayrılan bir öğretmen, o dakikalarda öğrencilerinde olanı nasıl izler ve gösterimle gözlemi aynı derste nasıl sıraya koyar?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.