Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Dikkat bir yere yöneldiğinde, gözün önündeki başka bir şey kaçabilir.
Aynı anda izlenebilen öğrenci sayısı sabit değildir; sayı arttıkça izlemenin niteliği kademeli olarak düşer.
Gözlem kapasitesi, tempoya, ışığa ve ders türüne göre değişir; öğretmen onu dersin koşullarıyla genişletebilir.
Kalabalıkta ilk kaybolan, küçük ve sessiz şeylerdir; öğrencilerin bunları göstermesi için bir yol açılır.
Dikkat kendiliğinden eşit dağılmaz; bir tarama rotası ve bir kayıt onu dengeler.
Açılış sahnesi
Bir öğretmen yıllardır on iki kişilik küçük bir salonda ders veriyor. Her öğrencinin adını biliyor, kimin dizinin hassas olduğunu, kimin nefesini tuttuğunu dersin ilk dakikasında görüyor. Bir gün büyük bir spor salonunda, otuz beş kişilik bir derse çağrılıyor.
Dersi aynı planla veriyor. Salonun önünde durup gösterim yapıyor, sonra sıraların arasında dolaşıyor. Ders bittiğinde salonun arka köşesinden gelen bir öğrenci dizinin ağrıdığını, bir duruşta ağrıyla kaldığını söylüyor. Öğretmen o öğrenciyi hiç görmemişti. Oysa ders boyunca salonun her yerine baktığını düşünüyordu; ön sıradaki birkaç öğrencinin duruşlarını tek tek düzeltmiş, arka sıradaki bir öğrencinin kolunu bile hatırlıyordu.
Öğretmenin gözü değişmemişti. Değişen, o gözün aynı anda izlemesi gereken insan sayısıydı; ve bu sayı büyüdükçe, gözün göremediği şeyler de sessizce çoğalmıştı.
Bu derste ne olacak
Bu ders grup yönetimi ve çevrim içi öğretim birimini açıyor. İlk soru basit görünüyor: tek bir çift göz, bir salonu ne kadar görebilir? Önce dikkatin bir yere yöneldiğinde, göz önündeki beklenmedik bir şeyi nasıl gözden kaçırabildiğini, dikkatsizlik körlüğü kavramıyla göreceğiz. Sonra aynı anda birden çok hareketli şeyi izleme yeteneğinin sınırlarını, çoklu nesne izleme araştırmalarıyla tartışacağız. Ardından bir öğretmenin gözlem kapasitesini tanımlayıp sınıf büyüdükçe neyin görünmez olduğuna bakacağız. En sonda bu sınırın bir dersin kurulumunu nasıl değiştirdiğini, tarama rotası ve gözlemin dağılımıyla konuşacağız.
Sıfır noktası
Y5.48'de ders öncesi grup taramasını, gelen öğrencilerin sayısına ve yapısına bakmayı görmüştük. Y5.50'de hazırlıktan okumayı, özel hazırlığın provalarını bir gözlem penceresi olarak kullanmayı konuşmuştuk. İkisi de öğretmenin gözünün bir şey görebileceğini varsayıyordu.
Bu ders o varsayımın sınırını soruyor. Bir öğretmen on iki öğrenciye baktığında görebildiği şeylerin hepsini, otuz beş öğrenciye baktığında göremez. Açılış sahnesindeki öğretmen dikkatsiz değildi; yalnızca gözü, bir anda izleyebileceğinden fazla insanla karşılaşmıştı.
Mekanizma
Gözün önündekini görmemek
Dikkatsizlik körlüğü maddesi bu olguyu, bir kişinin dikkati başka bir yere odaklandığı için, görme bozukluğu olmadan, göz önündeki beklenmedik bir uyaranı algılayamaması olarak tanımlıyor. Madde, terimin Arien Mack ve Irvin Rock tarafından bin dokuz yüz doksan ikide seçildiğini ve bu olgunun bilişsel bir eksiklik olmadan herkeste görülebildiğini yazıyor.
Madde, olguyu gösteren en bilinen çalışmayı da aktarıyor: Daniel Simons ile Christopher Chabris'in, Ulric Neisser'in daha önceki çalışmalarının yeniden düzenlenmiş bir biçimi olarak yaptığı deney. Katılımcılardan, basketbol topunu birbirine atan iki grubu gösteren kısa bir video izlemeleri ve bir görev üzerine dikkatlerini toplamaları istendi; videonun ortasından goril kostümlü bir kişi geçti ve katılımcıların bir bölümü onu fark etmedi.
Açılış sahnesindeki öğretmen, ön sıradaki öğrencilerin duruşlarını tek tek düzeltirken dikkatini onlara yöneltmişti. Arka sıradaki öğrencinin ağrıyla kaldığı an, dikkatsizlik körlüğünün bir yoga salonundaki biçimiydi: gözün önündeydi, ama dikkatin dışındaydı.
Aynı anda kaç şey izlenir?
Bir öğretmen bir sınıfı izlerken, hareket eden pek çok insanı aynı anda izlemeye çalışır. Çoklu nesne izleme maddesi, bu yeteneği ve onu incelemek için kullanılan laboratuvar tekniklerini anlatıyor: bir ekranda birbirinin aynısı olan birkaç hareketli nesne gösterilir, bazıları hedef olarak işaretlenir ve katılımcılar bu hedeflerin değişen yerlerini izlemeye çalışır. Madde, Zenon Pylyshyn'in bin dokuz yüz seksen sekizde yayımlanan verilerinin, zihnin birden çok hareketli nesnenin değişen konumlarını izleyebildiğinin ilk biçimsel gösterimi olduğunu yazıyor.
Madde bu yeteneğin sınırlarını da aktarıyor: nesnelerin hareketi, renk ve biçim gibi özelliklerin farkındalığını bozabilir. Madde ayrıca, insanların doğru biçimde izleyebildiği nesne sayısının, yaygın inancın aksine sabit dört ya da beş olmadığını, ekranın koşullarına göre büyük ölçüde değiştiğini ve belirgin bir sınır yerine hedef sayısı arttıkça performansın kademeli olarak düştüğünü yazıyor.
Bu, bir öğretmen için önemli bir düzeltmedir. Bir öğretmenin izleyebileceği öğrenci sayısında sabit bir eşik yoktur; ama her yeni öğrenci, izlemenin niteliğinden biraz daha alır. Açılış sahnesindeki öğretmen, otuz beş öğrencinin hepsine baktığını düşünüyordu; ama her birine düşen dikkat, on iki kişilik salondakinin çok altındaydı.
Gözlem kapasitesi
Gözlem kapasitesi, bir öğretmenin yeteneğinden çok, bir dersin koşullarına bağlıdır. Aynı öğretmen, yavaş bir derste ve iyi aydınlatılmış bir salonda daha çok öğrenciyi izleyebilir; hızlı bir akışta ya da loş bir salonda daha azını. Bu yüzden bir öğretmen, sınıfının büyüklüğünü değiştiremese bile, dersin temposunu, ışığı ve kendi dolaşma biçimini değiştirerek gözlem kapasitesini genişletebilir.
Sınıf büyüdükçe ilk görünmez olan şeyler genellikle küçük ve sessiz olanlardır: bir yüzdeki zorlanma, tutulan bir nefes, bir öğrencinin bir duruştan sessizce çıkması. Büyük ve gürültülü şeyler, bir düşüş ya da yüksek sesle sorulan bir soru, kalabalıkta da görülür.
Tarama rotası ve dikkatin dağılımı
Bir öğretmen dikkatini salonun her yerine eşit dağıttığını düşünür; ama dikkat kendiliğinden eşit dağılmaz. Ön sıralar, öğretmene yakın olanlar ve öğretmenin tanıdığı öğrenciler, dikkatin daha çok düştüğü yerlerdir.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Bir öğretmenin gözü sınırlıdır; ve bu sınır, sınıf büyüdükçe kademeli olarak daralır. Dikkatsizlik körlüğü, dikkatin bir yere yöneldiği anda gözün önündekinin kaçabileceğini gösterir; çoklu nesne izleme araştırmaları, izlenen sayı arttıkça izlemenin niteliğinin bir sınıra çarpmadan kademeli olarak düştüğünü.
Usta bir öğretmen kendi gözlem kapasitesini bilir ve onu dersin koşullarına göre okur. Kalabalık bir sınıfta tempoyu yavaşlatır, ellerle düzeltmeleri kısaltır, dikkatini tek bir öğrenciye uzun süre bağlamaz ve bir tarama rotasıyla salonun her bölgesine düzenli olarak bakar. Göremeyeceği şeyleri, öğrencilerin kendisine göstermesi için yollar açar.
Ve usta bir öğretmen, dikkatinin kendiliğinden eşit dağılmadığını bilir. Ön sıralara, tanıdık yüzlere ve kendisine benzeyen öğrencilere daha çok baktığını varsayar ve bunu bir kayıtla sınar. Gözlem, dağılımıyla birlikte düşünülen bir kaynaktır.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışDeneyimli bir öğretmen, salonundaki her şeyi görür.
Dikkatsizlik körlüğü maddesi, bu olgunun bilişsel bir eksiklik olmadan herkeste görülebildiğini yazıyor; dikkat bir öğrenciye odaklandığında, gözün önündeki başka bir şey kaçabilir.
Yaygın yanlışBir öğretmen en fazla dört ya da beş öğrenciyi aynı anda izleyebilir; bu sayının üstü görülemez.
Çoklu nesne izleme maddesi, izlenebilen sayının sabit olmadığını ve belirgin bir sınır yerine sayı arttıkça performansın kademeli olarak düştüğünü yazıyor.
Yaygın yanlışBir öğretmenin dikkati, salondaki her öğrenciye eşit dağılır.
Dikkat kendiliğinden ön sıralarda, öğretmene yakın olanlarda ve tanıdık öğrencilerde toplanabilir; bir tarama rotası ve bir kayıt, bu dağılımı dengeleyebilir.
Yaygın yanlışKatılımcı sınırı, salonun kaç minder aldığına göre belirlenir.
Bir salonun alabileceği öğrenci sayısı ile bir öğretmenin o salonda anlamlı biçimde izleyebileceği öğrenci sayısı aynı şey değildir; gözlem kapasitesi dersin temposuna, ışığa ve ders türüne göre değişir.
Uygulama
Aklında kalsın
Dikkat bir yere yöneldiğinde, gözün önündeki başka bir şey kaçabilir.
Aynı anda izlenebilen öğrenci sayısı sabit değildir; sayı arttıkça izlemenin niteliği kademeli olarak düşer.
Gözlem kapasitesi, tempoya, ışığa ve ders türüne göre değişir; öğretmen onu dersin koşullarıyla genişletebilir.
Kalabalıkta ilk kaybolan, küçük ve sessiz şeylerdir; öğrencilerin bunları göstermesi için bir yol açılır.
Dikkat kendiliğinden eşit dağılmaz; bir tarama rotası ve bir kayıt onu dengeler.
Sonraki derse köprü
Bu derste bir öğretmenin gözünün aynı anda izleyebileceği şeylerin sınırını gördük. Çevrim içi bir derste bu göz, bir kameranın görüş alanıyla ve bir ekranın küçük karelerine bölünmüş öğrencilerle karşılaşır.
Sıradaki dersin konusu o görüş alanı: kamera açısı.
Soru şu: çevrim içi bir derste öğretmenin kamerası öğrencilere neyi gösterir, öğrencilerin kameraları öğretmene neyi gösterir ve bir açının seçimi, bir duruşun hangi yanını görünür ya da görünmez kılar?