İçeriğe geç

Y5.52·Ders mimarisi ve sekans pedagojisi

Tepe poz mitinin ötesi

sıfırdan ileri2.184 kelime15 uygulama örneği≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Tepe poz bir kalıptır; bir kural değil.

Bir dersi bir doruğa doğru kurmak, birçok anlatı biçiminden yalnızca biridir.

Bir deneyim büyük ölçüde en yoğun anı ve sonuyla hatırlanır.

Ders biçimleri yay, dalga, plato ve tema ve varyasyon olabilir; biçim öğrenciye ve amaca göre seçilir.

Tepe poz bir gösteriye dönüşmemeli; herkes kendi basamağında aynı anda çalışabilir.

Açılış sahnesi

Bir öğretmen yıllardır her dersini aynı biçimde kuruyor: yavaş bir açılış, giderek yoğunlaşan bir akış, dersin üçte ikisinde bir tepe poz, sonra yavaş bir iniş ve son dinlenme. Her ders bir dağa tırmanıp iniyor. Öğrenciler bu biçimi seviyor; ders bir yolculuk gibi hissettiriyor.

Bir gün stüdyoya yeni bir öğrenci grubu geliyor: bir fizik tedavi merkezinden yönlendirilmiş, sırt ağrısıyla yaşayan orta yaşlı insanlar. Öğretmen alışkanlıkla derse bir tepe poz koyuyor, bir geri eğilme. Öğrencilerin çoğu tepeye gelince duruyor, bekliyor, izliyor. Dersin sonunda bir öğrenci soruyor: "Ben bu derse her hafta tırmanıp tepeye ulaşamadan mı gideceğim?"

Öğretmenin ders biçimi, onu hiç sorgulamadan kullandığı bir kalıptı. Bu kalıp bazı öğrencilere bir yolculuk sunuyordu; bazılarına ise her hafta ulaşamadıkları bir zirveyi.

Bu derste ne olacak

Önceki derste ana beceriyi bir duruş değil bir eylem olarak kurduk ve onu birkaç basamaklı bir merdivene çevirdik. Bu ders dersin bütün biçimine bakıyor. Tepe poz modeli Y1.64'te tek kişilik bir pratiğin içinden tartışılmıştı; orada ne zaman işe yaradığı ve bileşenleri nasıl araçsallaştırdığı gösterilmişti. Bu ders o tartışmayı bir sınıfa taşıyor. Önce yükselen ve bir doruğa varıp inen biçimin kendisinin nereden geldiğini, öykü yapısı üzerine yazılmış tarihsel bir modelle göreceğiz. Sonra bir deneyimin neden en yoğun anı ve sonuyla hatırlandığını, zirve-son kuralıyla tartışacağız. Ardından bir dersin kurulabileceği başka biçimleri sıralayacağız. En sonda bir tepe pozun sınıfın önünde bir gösteriye dönüştüğü anlara bakacağız.

Sıfır noktası

Y1.64'teki ölçüt bir uygulayıcı içindi: bir tepe poz, o pozun bir sürümünü o seansın dozunda ve kalitesini bozmadan zaten yapabiliyorsan uygundur. Bir sınıfta bu ölçütü herkes için aynı anda karşılamak zordur. Yirmi öğrencinin bir kısmı tepe pozun bir sürümünü yapabilir, bir kısmı yapamaz. Bir tepe poz etrafında kurulmuş bir ders, onu yapamayanlar için, Y1.64'ün deyişiyle, gerçekleşmeyecek bir şeyin provasına dönüşebilir.

Bu ders tepe pozu yasaklamıyor. Sorduğu şey şu: bir ders mutlaka bir tepeye doğru kurulmak zorunda mı? Yoksa tepe, bir dersin alabileceği biçimlerden yalnızca biri mi?

Mekanizma

Yayın kendisi

Dersin bir tepeye doğru yükselip inmesi, bir öykünün yapısına benzer. Öykü yapısı maddesi, öykü yapısı üzerine kurulan modern kuramların ilk önemli örneğinin, Gustav Freytag'ın bin sekiz yüz altmış üçte yayımladığı "Dramanın Tekniği" olduğunu yazıyor. Madde, Freytag'ın öykünün bölümlerini giriş, yükseliş, doruk, dönüş ya da düşüş ve felaket olarak sıraladığını ve bu modelin sonraki üç ve beş perdeli yapıların temeli olduğunu aktarıyor.

Madde aynı zamanda öykü yapılarının kültürden kültüre ve tarih boyunca değiştiğini yazıyor. Öykü yapıları listesi maddesi, dünyanın farklı yerlerinden pek çok anlatı yapısını sıralıyor; bir öyküyü bir doruğa doğru kurmak bu yapılardan yalnızca biridir. Öykü yapısı maddesi, bir yazarlık hocasının doğrusal olmayan anlatılarda sarmallar ve dalgalar gibi başka örüntüleri de tarif ettiğini aktarıyor.

Açılış sahnesindeki öğretmenin her dersi, bir dramatik yaydı. Öğrencilerin çoğu bu yayı tanıdık bulduğu için sevmişti. Ama tanıdıklık, bir biçimin her öğrenciye uyduğunu göstermez. Fizik tedaviden gelen öğrenciler için bu yayın doruğu, her hafta aynı yerde duran bir engeldi.

Neyin hatırlandığı

Bir dersin biçimi, öğrencinin o dersi nasıl hatırlayacağını da etkileyebilir. Zirve-son kuralı maddesi bu kuralı, insanların bir deneyimi büyük ölçüde en yoğun anındaki ve sonundaki duygularına göre değerlendirdiği, deneyimin bütününün toplamına ya da ortalamasına göre değerlendirmediği bir psikolojik kestirme olarak tanımlıyor. Madde, kuralın Barbara Fredrickson ile Daniel Kahneman'ın hatırlanan fayda üzerine önerdiği modelden geliştiğini ve deneyimin süresinin geriye dönük değerlendirme üzerindeki etkisinin çok küçük olduğunu, bunun süre ihmali olarak adlandırıldığını yazıyor.

Madde, bin dokuz yüz doksan üçte Kahneman, Fredrickson ve çalışma arkadaşlarının yaptığı bir deneyi aktarıyor: katılımcılar bir elini altmış saniye boyunca on dört derecelik suya soktu; öteki elini aynı suya aynı süre soktu ve ardından otuz saniye daha, su bir derece ısınırken tuttu. Tekrarlamak üzere hangisini seçecekleri sorulduğunda, katılımcıların çoğu daha uzun süren ama daha iyi biten ikinci denemeyi seçti.

Zirve-son kuralı tepe pozlu bir ders için bir uyarı taşır. Açılış sahnesindeki öğrenciler için dersin zirvesi, tepe pozda durup izledikleri andı; hatırladıkları da o oldu. Bir dersin en yoğun anını her öğrencinin ulaşabileceği bir yere koymak ve sonunu özenle kurmak, dersin nasıl hatırlanacağını değiştirebilir.

Başka biçimler

Bir ders, bir tepeye doğru yükselmek zorunda değildir. Bir öğretmen bir dersi birkaç farklı biçimde kurabilir; her biri başka bir öğrenci grubuna ve başka bir amaca uyar.

Yay, bir beceri gerçekten yüksek talepte var olduğunda, Y1.64'teki ölçütle, işe yarar. Dalga, yoğunluğa dayanmakta zorlanan öğrenciler için dinlenmeyi dersin bir parçası yapar. Plato, bir eylemi uzun süre, düşük ve sabit bir yükle çalıştırmak için uygundur; açılış sahnesindeki fizik tedaviden gelen öğrenciler için daha uygun bir biçim olabilirdi. Tema ve varyasyon, tek bir eylemi, Y5.51'deki merdiven gibi, dersin farklı anlarında farklı biçimlerde yeniden çalıştırır.

Tepe bir gösteriye dönüştüğünde

Tepe pozun bir başka riski, sınıfın önünde bir gösteriye dönüşmesidir. Bir öğretmen tepe pozu göstermek için bir öğrenciyi seçtiğinde, o öğrenci sınıfın geri kalanı için bir ölçü olur.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Tepe poz bir kalıptır; bir kural değil. Bir dersi bir doruğa doğru kurmak, dramatik yay gibi belirli bir anlatı geleneğinden tanıdık bir biçimdir; ama bir dersin alabileceği biçimlerden yalnızca biridir.

Usta bir öğretmen ders biçimini öğrencilere ve amaca göre seçer. Bir beceri gerçekten yüksek talepte var olduğunda bir yay kurar; yoğunluğa dayanmakta zorlanan bir grup için bir dalga, bir eylemi uzun süre çalıştırmak için bir plato, bir temayı farklı biçimlerde yeniden çalıştırmak için tema ve varyasyon kurar. Biçimleri dönüşümlü kullanır ki hiçbiri sorgulanmadan bir alışkanlığa dönüşmesin.

Dersin nasıl hatırlanacağı da ustalığın bir parçasıdır. Zirve-son kuralının deyişiyle bir deneyimin en yoğun anı ve sonu, onun nasıl hatırlanacağını büyük ölçüde belirler. En yoğun anı her öğrencinin ulaşabileceği bir yere koymak ve sonunu özenle kurmak, bir dersin tepede duran öğrencileri değil, herkesi taşımasını sağlar.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışHer iyi yoga dersi bir tepe poza doğru yükselir.
Doğrusu

Öykü yapısı maddesi, bir anlatıyı bir doruğa doğru kurmanın, Freytag'ın bin sekiz yüz altmış üç tarihli modeliyle tanınan, ama kültürden kültüre değişen anlatı yapılarından yalnızca biri olduğunu yazıyor; bir ders dalga, plato ya da tema ve varyasyon biçiminde de kurulabilir.

Yaygın yanlışBir dersin nasıl hatırlandığı, bütün anlarının toplamına bağlıdır.
Doğrusu

Zirve-son kuralı maddesi, insanların bir deneyimi büyük ölçüde en yoğun anı ve sonuyla hatırladığını ve deneyimin süresinin bu değerlendirmede küçük bir yer tuttuğunu yazıyor.

Yaygın yanlışBir dersin sonu, asıl iş bittiği için kısaltılabilir.
Doğrusu

Zirve-son kuralına göre bir deneyimin sonu, onun nasıl hatırlanacağını etkileyebilir; aceleyle geçilen bir son, bütün dersin hatırasını değiştirebilir.

Yaygın yanlışTepe pozu bir öğrenciye göstertmek, sınıfın geri kalanına iyi bir örnek sunar.
Doğrusu

Hep aynı tür öğrencileri gösterici seçmek, sınıfın geri kalanı için tek bir ölçü koyar ve dersi bir gösteriye dönüştürebilir; basamakları öğretmenin kendisinin göstermesi bu yükü azaltır.

Uygulama

Aklında kalsın

Tepe poz bir kalıptır; bir kural değil.

Bir dersi bir doruğa doğru kurmak, birçok anlatı biçiminden yalnızca biridir.

Bir deneyim büyük ölçüde en yoğun anı ve sonuyla hatırlanır.

Ders biçimleri yay, dalga, plato ve tema ve varyasyon olabilir; biçim öğrenciye ve amaca göre seçilir.

Tepe poz bir gösteriye dönüşmemeli; herkes kendi basamağında aynı anda çalışabilir.

Sonraki derse köprü

Bu derste bir dersin bütün biçimine, yoğunluğun zaman içinde çizdiği şekle baktık. Ama o şekli oluşturan şey tek tek duruşlar değil, aynı zamanda duruşların arasındaki geçişlerdir; ve her geçiş, bedenden kendi başına bir iş ister.

Sıradaki dersin konusu tam olarak bu: geçiş yükü.

Soru şu: bir duruştan ötekine geçerken beden ne kadar yük taşır, bu yük bir dersin toplam talebine nasıl eklenir ve bir öğretmen geçişleri bir sınıf için nasıl sıralar?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.