İçeriğe geç

Y5.43·Travma duyarlı ve kapsayıcı öğretim

Çıkış hakkı

sıfırdan ileri2.248 kelime15 uygulama örneği≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Çıkış hakkı bir cümleyle verilir, ama ilk çıkışa ve ilk dönüşe verilen tepkiyle korunur.

Bir çıkış bir sinyal verir, ama nedenini söylemez; öğretmen nedeni sormaz.

Salondan çıkmadan da çıkılabilir: yerinde çıkış, dersin bir parçasıdır.

Fenalaşarak çıkan bir öğrenci için nedenini sormadan bir güvenlik yoklaması yapılır.

Dönen öğrenciye soru sorulmaz; yalnızca dersin nerede olduğu söylenir.

Açılış sahnesi

Bir cumartesi atölyesinin ikinci saati. Kalça açan uzun duruşlar sürüyor. Salonun kenarındaki bir öğrenci minderinden kalkıyor, çantasını almadan kapıya yürüyor ve çıkıyor. Öğretmen konuşmayı yarıda kesiyor, kapıya bakıyor, sonra sınıfa gülümsüyor: "Bazen bedenimiz bize bir şey söyler." Birkaç öğrenci birbirine bakıyor.

On dakika sonra öğrenci dönüyor. Kapıyı yavaşça açıyor, sessizce minderine yürüyor. Öğretmen ona dönüp "İyi misin? Her şey yolunda mı?" diye soruyor, bütün sınıfın önünde. Öğrenci başını sallıyor, "tuvalete gitmiştim" diyor. Sınıfın bir kısmı gülüyor.

Dersin başında öğretmen, "istediğiniz an çıkabilirsiniz" demişti. Söz doğruydu. Ama çıkışın ardından gelen yorum ve dönüşteki soru, bir çıkışın bu salonda bir olay sayıldığını herkese gösterdi.

Bu derste ne olacak

Önceki derste bir daveti reddetmenin, bir hareketi yapmamanın, öğrenciye bir bedel ödetmemesi gerektiğini gördük. Bu ders reddin en büyük biçimine bakıyor: salondan ya da dersten çıkmaya. Önce bir çıkışın bir ilişkide ne anlama geldiğini, iktisatçı Albert Hirschman'ın çıkış, ses ve sadakat ayrımıyla tartışacağız. Sonra bir sürece katılan kişinin onu sonlandırabilme özgürlüğünün insan araştırmaları etiğinde nasıl bir ilke olarak yer aldığını, Nürnberg Kodu'nun dokuzuncu ilkesiyle göreceğiz. Ardından salondan çıkmadan dersten çıkmanın yollarına, bir öğrenci çıktığında öğretmenin ne yapacağına, ne zaman bir güvenlik yoklaması gerektiğine ve öğrenci döndüğünde onu nasıl karşılayacağına geçeceğiz.

Sıfır noktası

Açık çıkış terimi Y3.61'den geliyor; orada yalnızca uzanarak yapılan uzun dinlenme oturumları için kurulmuştu. Y5.41'de o ilkenin zemindeki karşılığını, kapıya giden açık yolu kurmuştuk. Bu ders o ilkeyi bir hakka, bütün ders türlerinde geçerli bir hakka dönüştürüyor ve onun üç anını ayırıyor: çıkmadan önce, çıkış sırasında ve dönüşte.

Bir hakkın gerçekliği, kullanıldığı anda anlaşılır. Öğretmen dersin başında bir cümle kurar; ama öğrencinin çıkışa ve dönüşe nasıl bakılacağını öğrendiği yer, o cümle değil, ilk çıkıştır.

Mekanizma

Çıkış ve ses

Hirschman'ın "Çıkış, Ses ve Sadakat" kitabını anlatan madde, iktisatçı Albert Hirschman'ın bin dokuz yüz yetmişte yayımladığı çalışmada bir kuruluşun üyelerinin, kuruluşun niteliği düştüğünde iki yolla tepki verebildiğini yazıyor: çıkış, yani ilişkiden çekilmek; ya da ses, yani bir şikâyeti ya da bir değişiklik önerisini dile getirerek ilişkiyi onarmaya çalışmak. Madde, sadakatin bu hesabı etkilediğini, bir kuruluşa bağlılığı güçlü olan üyelerin, özellikle çıkış seçenekleri az olduğunda, çıkış yerine sesi seçmeye daha yatkın olduğunu aktarıyor. Madde ayrıca çıkışın bir kuruluşa sınırlı bilgi verdiğini, bir düşüşü gösterdiğini ama nedenini söylemediğini; sesin ise doğası gereği nedenleri de taşıdığı için daha bilgilendirici olduğunu yazıyor.

Çerçeveden yoga salonuna iki ders taşınıyor. Birincisi, bir öğrencinin salondan çıkması çoğu zaman bir nedeni söylemez. Öğretmen bu nedeni bilmez ve bilmek zorunda da değildir; açılış sahnesindeki öğrencinin nedeni tuvaletti, ama bir başkasınınki bir telefon, bir baş dönmesi ya da yalnızca bir mola olabilirdi. İkincisi, bir öğrenci için çıkışın kolay olması, sesi azaltmaz. Tersine, çıkabileceğini bilen bir öğrenci, kalmayı kendi seçimi olarak yaşar.

Sonlandırabilme özgürlüğü

Bir sürece katılan kişinin onu bitirebilme özgürlüğü, insan araştırmaları etiğinin en eski ilkelerinden biridir. Nürnberg Kodu maddesi, bin dokuz yüz kırk yedide belirlenen kodun dokuzuncu ilkesini aktarıyor: deney sırasında katılımcı, deneyin sürmesinin kendisine imkânsız göründüğü bedensel ya da zihinsel bir duruma ulaştığında, deneyi sona erdirmekte özgür olmalıdır.

İlkenin ifadesinde bir ayrıntı dikkat çekicidir: sürmenin imkânsız göründüğüne karar veren, katılımcının kendisidir. Deneyci ya da gözlemci değil. Bir yoga dersinde de bir öğrencinin dersi bırakmasına, onun ne kadar zorlandığını dışarıdan tahmin eden öğretmen değil, öğrencinin kendisi karar verir.

Salondan çıkmadan çıkmak

Her çıkış bir kapıdan geçmez. Bir öğrenci dersin bir bölümünden, salondan ayrılmadan da çıkabilir: çocuk duruşuna geçer, oturur, sırtüstü uzanır, yalnızca nefesini izler. Bu, dersin içindeki bir çıkıştır ve öteki çıkışlar kadar meşrudur.

Yerinde çıkış, salondan çıkmak istemeyen ya da çıkamayan öğrenciler için özellikle önemlidir: kalabalık bir derste ortada kalan, kapıya uzak olan, dersten tümüyle ayrılmak istemeyen ama bir bölüme ara vermek isteyen öğrenciler. Öğretmen bunu dersin başında adlandırdığında, öğrenci çıkışın iki biçimini birden bilir.

Çıkış anında öğretmen

Bir öğrenci salondan çıktığında öğretmenin en önemli işi, çoğu zaman, hiçbir şey yapmamaktır. Konuşmayı kesmemek, kapıya bakmamak, bir yorum yapmamak. Açılış sahnesindeki "bazen bedenimiz bize bir şey söyler" cümlesi iyi niyetliydi; ama çıkışı bir olaya, hatta bir yoruma dönüştürdü ve sınıfın geri kalanına, çıkan öğrencinin bir şey yaşadığını ima etti.

Yine de bazı durumlarda öğretmen bir şey yapmak zorundadır. Bir öğrenci gözle görülür biçimde fenalaşarak, sendeleyerek ya da nefes almakta güçlük çekerek çıkıyorsa, bu bir çıkış hakkının kullanılması değil, bir güvenlik sorusudur.

Güvenlik yoklaması, bir öğrencinin neden çıktığını öğrenmeye yönelik değildir. Y5.02'de tanı koymama ilkesini, Y5.39'da da bir öğretmenin bir anlatıyı derinleştirmemesi gerektiğini görmüştük. Yoklamanın sorusu dar tutulur: öğrenci şu an ayakta durabiliyor mu, su ya da oturacak bir yer istiyor mu?

Dönüş

Çıkış hakkının son anı dönüştür. Bir öğrenci salona geri döndüğünde öğretmenin tavrı, o öğrencinin ve onu izleyen herkesin, çıkışın bu salonda nasıl karşılandığını öğrendiği andır.

Açılış sahnesindeki "İyi misin?" sorusu, bir güvenlik yoklaması değildi; çünkü öğrenci fenalaşarak çıkmamıştı. Sınıfın önünde sorulan bu soru, öğrenciyi bir açıklama yapmaya zorladı. Daha iyi bir karşılama, hiçbir şey söylememek ya da bütün sınıfa, kimseye bakmadan, hangi duruşta olunduğunu söylemek olabilirdi: "Şimdi sağ tarafta güvercin duruşundayız."

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Çıkış hakkı bir cümleyle verilir, ama bir tavırla korunur. Bir öğretmen dersin başında çıkışı ne kadar açık bir biçimde duyurursa duyursun, sınıf o hakkın gerçek olup olmadığını ilk çıkışa ve ilk dönüşe verilen tepkiden öğrenir.

Usta bir öğretmen çıkışın üç anını ayırır. Çıkıştan önce, hakkı ve onun iki biçimini, salondan çıkmayı ve yerinde çıkışı adlandırır. Çıkış anında konuşmasını sürdürür, yorum yapmaz ve yalnızca bir güvenlik sorusu belirdiğinde, nedenini sormadan, bir yoklama yapar. Dönüşte soru sormaz; yalnızca dersin nerede olduğunu, herkese söyler gibi söyler.

Ve usta bir öğretmen, bir çıkışın kendisi hakkında bir yargı olmadığını bilir. Bir öğrencinin dersi bırakması, öğretmenin dersinin kötü olduğunu göstermez; Hirschman'ın deyişiyle çıkış bir sinyal verir ama nedenini söylemez. Nedeni öğrenmenin yolu, çıkışı sorgulamak değil, isteyen öğrenciye bir ses kanalı açmaktır: ders sonrası isimsiz bir not, bir öneri kutusu, bir e-posta adresi.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışBir öğrenci salondan çıktığında, öğretmen onun iyi olup olmadığını sınıfın önünde sormalıdır.
Doğrusu

Bir çıkış çoğu zaman bir sağlık sorunu değildir; sınıfın önünde sorulan bir soru öğrenciyi bir açıklama yapmaya zorlar. Yalnızca fenalaşarak çıkan bir öğrenci için, nedenini sormadan ve sınıfın dışında bir güvenlik yoklaması yapılır.

Yaygın yanlışBir öğrencinin dersi bırakması, dersin onun için fazla zor olduğunu gösterir.
Doğrusu

Hirschman'ın çerçevesini anlatan madde, çıkışın bir düşüşü gösterdiğini ama nedenini söylemediğini yazıyor; bir çıkışın nedeni bir telefon, bir iş, bir tuvalet ya da bir molaya ihtiyaç olabilir.

Yaygın yanlışBir öğrenci ne kadar zorlandığını bilemeyebilir; öğretmen onu dersi bitirmeye cesaretlendirmelidir.
Doğrusu

Nürnberg Kodu maddesinin aktardığı dokuzuncu ilke, sürecin sürmesinin imkânsız göründüğüne katılımcının kendisinin karar verdiğini söylüyor; bir dersi bırakma kararı da öğrencinindir.

Yaygın yanlışÇıkış hakkı yalnızca salonu terk etmek demektir.
Doğrusu

Bir öğrenci salondan ayrılmadan da dersin bir bölümünden çıkabilir: dinlenme duruşuna geçebilir, oturabilir, uzanabilir; bu yerinde çıkış, öteki çıkışlar kadar meşrudur.

Uygulama

Aklında kalsın

Çıkış hakkı bir cümleyle verilir, ama ilk çıkışa ve ilk dönüşe verilen tepkiyle korunur.

Bir çıkış bir sinyal verir, ama nedenini söylemez; öğretmen nedeni sormaz.

Salondan çıkmadan da çıkılabilir: yerinde çıkış, dersin bir parçasıdır.

Fenalaşarak çıkan bir öğrenci için nedenini sormadan bir güvenlik yoklaması yapılır.

Dönen öğrenciye soru sorulmaz; yalnızca dersin nerede olduğu söylenir.

Sonraki derse köprü

Bu derste yerinde çıkışı konuştuk: bir öğrencinin salondan ayrılmadan, dikkatini dersin zorlayan bir bölümünden çekebilmesi. Ama bazı öğrenciler için zorlayan şey bir duruş değil, dikkatin kendisidir: içe dönük bir odak, beden duyumlarına uzun süre bakmak.

Sıradaki ders, Y5.16'dan tanıdığımız dışsal odağı travma duyarlı bir sınıfın seçeneklerinden biri olarak yeniden açıyor.

Soru şu: içe dönük bir yönerge bir öğrenci için rahatsız edici olduğunda, öğretmen dikkati dışarıya, bir nesneye, bir sese ya da zemine yönelten seçenekleri nasıl sunar ve bu seçenekler dersin amacından neyi korur, neyi değiştirir?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.