İçeriğe geç

Y5.42·Travma duyarlı ve kapsayıcı öğretim

Davet dili

sıfırdan ileri2.192 kelime15 uygulama örneği≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bir cümlenin davet mi emir mi olduğunu, sözcükleri değil, ne yaptığı belirler.

Kibar dil bir isteği yumuşatır; onu bir seçeneğe dönüştürmez.

Alternatifi adlandırılmamış bir davet, bir Hobson seçimidir.

Hayır sınaması: öğrenci uymazsa ben ne yapıyorum?

Sözcükler ile davranış çeliştiğinde, öğrenci davranışa inanır.

Açılış sahnesi

Bir öğretmen travma duyarlı öğretim üzerine bir eğitimden yeni dönmüş ve yönergelerini baştan yazmış. Artık hiçbir cümlesi emir kipinde değil. "İstersen sağ bacağını geriye uzatabilirsin." "Hazır hissedersen kollarını kaldırmayı deneyebilirsin." "Belki burada biraz daha kalmak istersin."

Salonun ortasında bir öğrenci, üçüncü cümlede bacağını geriye uzatmıyor; çocuk duruşunda kalıyor. Öğretmen yanına gelip eğiliyor ve aynı yumuşak sesle, bu kez yalnızca ona, yineliyor: "İstersen bacağını geriye uzatabilirsin." Öğrenci bacağını uzatıyor.

Öğretmenin sözcükleri bir davetti. Ama öğrencinin duyduğu şey, bir öğretmenin yanına gelip aynı şeyi ikinci kez söylemesiydi. Cümlenin biçimi seçenek sunuyordu; cümlenin yaptığı iş, bir yönerge vermekti.

Bu derste ne olacak

Davet dilinin tanımı Y5.15'ten geliyor; Y5.30'da seçeneklerin sayısına ve sırasına, önceki birkaç derste de sınıfın düzeninin sözlerle nasıl çelişebildiğine bakıldı. Bu ders davet diline içeriden bakıyor: bir cümlenin davet mi yoksa kibar bir emir mi olduğunu sözcükleri değil, ne yaptığı belirler. Önce dilbilimdeki dolaylı söz edimi kavramıyla bir cümlenin biçimi ile işlevinin nasıl ayrışabildiğini göreceğiz. Sonra Brown ve Levinson'ın nezaket kuramıyla, bir yönergenin neden bir kişinin özgürlüğüne dokunan bir eylem sayıldığını ve kibar dilin bunu nasıl yumuşattığını tartışacağız. Ardından yalnızca tek bir seçenek sunan sahte davetleri, Hobson'ın seçimi adıyla bilinen durumla karşılaştıracağız. En sonda bir davetin gerçek olup olmadığını sınamanın basit bir yolunu kuracağız.

Sıfır noktası

Y5.15'teki davet dili tanımı bir seçme payından söz ediyordu. Bu dersin sorusu o payın gerçekten var olup olmadığı. Bir öğretmen her cümlesine "istersen" ekleyebilir; ama o cümleyi söyledikten sonra ne olduğuna, uymayan öğrenciye nasıl davrandığına, hangi tonla konuştuğuna bakılmadan, cümlenin bir davet olup olmadığı bilinemez.

Bu, davet dilini değersizleştirmek değil. Tersine: davet dilinin işe yaraması için sözcüklerin arkasında gerçek bir seçeneğin durması gerekir. Sözcükler seçenek sunup davranış onu geri aldığında, öğrenci iki mesaj birden alır ve çoğu zaman davranışa inanır.

Mekanizma

Cümlenin biçimi ve cümlenin işi

Söz edimi maddesi, bir söz ediminin yalnızca bilgi sunmakla kalmayıp bir eylemi de gerçekleştiren bir söz olduğunu yazıyor. Madde, John Searle'ün bu kavramı konuşanın inançları ve niyetleri üzerinden geliştirdiğini ve dolaylı söz ediminin bilinen örneğini veriyor: "Tuzu uzatabilir misin?" sorusu, biçim olarak bir yetenek sorusudur; ama gerçekte tuzun uzatılması için yapılmış bir istektir. Madde, dinleyenin konuşanın niyetini sözcüklerin düz anlamından değil, bağlamdan ve ortak anlayıştan çıkardığını açıklıyor.

Yoga sınıfındaki karşılığı açık. "Kollarını kaldırabilirsin" biçim olarak bir izin, bir olanak bildirir. Ama sınıfın geri kalanı kollarını kaldırmışken, öğretmen gösteriyi yaparken ve müzik bir sonraki harekete geçmişken, bu cümle çoğu öğrenci için "kollarını kaldır" demektir. Açılış sahnesindeki öğretmenin yanına gelip cümleyi yinelemesi, bağlamı daha da açık hâle getirdi: bu bir istekti.

Kibar dil neyi yumuşatır

Nezaket kuramı maddesi, Penelope Brown ve Stephen Levinson'ın önerdiği kuramın, sosyal etkileşimlerde bir kişinin kamusal benlik imgesine, yani yüzüne yönelik zedelenmeleri onarma çabalarını merkeze aldığını yazıyor. Madde iki yüz tanımlıyor: olumlu yüz, kişinin onaylanma ve beğenilme isteği; olumsuz yüz ise kişinin eylem özgürlüğü ve kendisine bir şey dayatılmaması isteği. Madde, istekler, emirler, öneriler ve tavsiyeler gibi dinleyenin gelecekteki eylemini belirlemeye çalışan söz edimlerinin olumsuz yüzü tehdit ettiğini ve dolaylılık, yumuşatıcı sözcükler ve özür gibi stratejilerin bu tehdidi azaltmak için kullanıldığını aktarıyor.

Bu kuram davet dilinin ne yaptığını açıkça gösterir. "İstersen", "belki", "deneyebilirsin" gibi sözcükler, bir yönergenin öğrencinin olumsuz yüzüne yönelttiği tehdidi yumuşatır. Ama yumuşatmak, tehdidi kaldırmak değildir. Kibar bir istek yine bir istektir; öğrenciye yine bir şey yapması söylenmektedir. Davet dili yalnızca yumuşatıyorsa, kibar bir emirden ibarettir.

Kuramın kültürel eleştirisi de bir yoga öğretmeni için önemlidir. Bazı öğrenciler için dolaylı dil bir özgürlük değil, bir belirsizliktir: ne istendiğini anlamak için ek çaba gerektirir. Y5.36'da bir sınıfın farklı iletişim alışkanlıklarını taşıyabileceğini görmüştük. Bir öğretmen için davetin açıklığı, kibarlığından daha önemli olabilir.

Tek seçenekli davet

Bir davet cümlesi, ardından bir alternatif gelmediğinde gerçek bir seçim sunmaz. Hobson'ın seçimi maddesi bu durumu, gerçekte yalnızca tek bir şeyin sunulduğu serbest bir seçim olarak tanımlıyor ve bunun "al ya da bırak" durumu olduğunu, reddetmenin güçlü biçimde caydırıldığını yazıyor. Madde, terimin on altıncı ve on yedinci yüzyılda Cambridge'de bir at kiralama ahırı işleten Thomas Hobson'dan geldiğini anlatıyor: Hobson'ın müşterileri ya kapıya en yakın bölmedeki atı kiralayabiliyor ya da hiçbir atı kiralayamıyordu.

"İstersen kollarını kaldırabilirsin" cümlesi, ardından bir şey söylenmediğinde, bir Hobson seçimidir: öğrenci ya kollarını kaldırır ya da hiçbir şey yapmadan, sınıfın ortasında, açıklanmamış bir hareketsizlikte kalır. Gerçek bir davet, alternatifi de bir hareket olarak adlandırır: "Kollarını kaldır ya da ellerini göğsünde birleştir." Böylece hayır demek, bir hiçlik değil, başka bir evet olur.

Y5.30'da varsayılan etkisini, öğretmenin kendi yaptığı seçeneğin sınıfta çoğu zaman varsayılan hâline geldiğini görmüştük. Hobson'ın seçimi bunun uç biçimidir: varsayılanın dışında hiçbir şey adlandırılmamıştır.

Hayır sınaması

Bir cümlenin davet mi emir mi olduğunu sözcüklerden anlamak zordur. Ama bir soru bunu hızla gösterir: öğrenci bu davete hayır derse ne olur?

Açılış sahnesindeki öğretmen bu sınamada başarısız oldu. Öğrenci uymadığında, öğretmen yanına geldi ve yineledi. Y5.35'te dokunuşu geri çeken öğrencinin bir bedel ödememesi gerektiğini görmüştük; aynı ilke burada, bir hareketi yapmayan öğrenci için de geçerlidir. Hayır diyen öğrenci, sonraki dakikalarda öğretmenin ilgisinden, sesinden ya da bakışından bir şey kaybetmemelidir.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Davet dili bir sözcük listesi değil, bir tutumdur. "İstersen" demek, bir daveti başlatır; ama onu tamamlayan şey, öğretmenin öğrencinin cevabını gerçekten kabul etmeye hazır olmasıdır. Sözcükler ile davranış çeliştiğinde, öğrenci davranışa inanır.

Usta bir öğretmen davet dilini bir yumuşatıcı gibi değil, bir seçim yapısı gibi kurar. Her davet, en az iki adlandırılmış hareketi taşır; ikisi de gösterilir, ikisi de aynı değerde sunulur. Davete uymayan öğrenciye dönülmez, yineleme yapılmaz; öğretmenin ilgisi, seçimden bağımsız kalır.

Ve usta bir öğretmen, davet dilinin her öğrenci için aynı biçimde işlemediğini bilir. Bazı öğrenciler için yumuşak ve dolaylı bir dil bir özgürlük alanı açar; bazıları için bir belirsizlik yaratır. Açık bir dille sunulan açık seçenekler, çoğu zaman her iki öğrenciye de hizmet eder.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışBir cümle "istersen" ile başlıyorsa, bir davettir.
Doğrusu

Söz edimi maddesine göre bir cümlenin gerçek işlevi, sözcüklerinin düz anlamından değil bağlamdan çıkarılır; "tuzu uzatabilir misin?" biçim olarak soru, işlev olarak istektir. Bir davet cümlesi de bağlamı nedeniyle bir emir gibi işleyebilir.

Yaygın yanlışKibar ve dolaylı bir dil, öğrencinin özgürlüğünü korur.
Doğrusu

Nezaket kuramı maddesine göre yumuşatıcı sözcükler ve dolaylılık, bir isteğin kişinin eylem özgürlüğüne yönelttiği tehdidi azaltmaya çalışır; ama bir isteği yumuşatmak, onu bir seçeneğe dönüştürmez.

Yaygın yanlışBir davet cümlesi, tek bir hareketi önerse bile öğrenciye bir seçim bırakır.
Doğrusu

Hobson'ın seçimi maddesi, yalnızca tek bir şeyin sunulduğu serbest seçimi "al ya da bırak" durumu olarak tanımlıyor; alternatifi adlandırılmamış bir davet, öğrenciye yalnızca uymak ya da hareketsiz kalmak arasında bir seçim bırakır.

Yaygın yanlışDavet dili, her öğrenci için yönergeleri daha rahat hâle getirir.
Doğrusu

Nezaket kuramı maddesi, Brown ve Levinson'ın kuramının kültürler arası uygulanabilirliğinin eleştirildiğini yazıyor; bazı öğrenciler için dolaylı dil bir özgürlük değil, bir belirsizlik olabilir.

Uygulama

Aklında kalsın

Bir cümlenin davet mi emir mi olduğunu, sözcükleri değil, ne yaptığı belirler.

Kibar dil bir isteği yumuşatır; onu bir seçeneğe dönüştürmez.

Alternatifi adlandırılmamış bir davet, bir Hobson seçimidir.

Hayır sınaması: öğrenci uymazsa ben ne yapıyorum?

Sözcükler ile davranış çeliştiğinde, öğrenci davranışa inanır.

Sonraki derse köprü

Bu derste bir davetin gerçek olup olmadığını, hayır diyen öğrencinin ne yaşadığına bakarak sınadık. Bir hareketi yapmamak, hayır demenin en küçük biçimidir; en büyük biçimi ise salonu, hatta dersi bırakmaktır.

Sıradaki ders çıkış hakkını ele alıyor.

Soru şu: bir öğrencinin bir dersi herhangi bir anda, açıklama yapmadan terk edebilmesi bir öğretmen için ne demektir, ve öğretmen bu hakkı sözle söylemenin ötesinde, dersin akışında ve öğrenci döndüğünde gösterdiği tavırda nasıl güvenceye alır?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.