İçeriğe geç

Y5.36·Rıza, dokunma ve güç ilişkisi

Cinsiyet, kültür ve travma bağlamı

sıfırdan ileri2.210 kelime15 uygulama örneği≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Kişisel alan kültüre, cinsiyete, yaşa ve kişiye göre değişir.

Bir kültürün ortalaması bir öğrencinin tercihini söylemez; görünüşten kültür, kültürden tercih çıkarılmaz.

Bir öğrenci bir öğretmenin dokunuşuna evet, bir başkasınınkine hayır diyebilir.

Bir yoga öğretmeni bir öğrencinin geçmişini sormaz ve teşhis etmez.

Sınıf, herkesin bilinmeyen bir geçmiş taşıyabileceği varsayılarak, herkes için seçenekli kurulur.

Açılış sahnesi

Aynı sınıfta, aynı öğretmen, aynı duruşta, iki öğrencinin omzuna aynı hafif dokunuşu yapmak istiyor. Birinci öğrenci, evet diyor ve dokunuşu doğal bir şey gibi karşılıyor. İkinci öğrenci de evet diyor; ama dokunuş sırasında bütün bedeni bir an kaskatı kesiliyor, nefesini tutuyor.

Dersten sonra ikinci öğrenci öğretmene, bir erkek öğretmenin dokunuşuna alışık olmadığını, evet dediğini ama bunun ona ne hissettireceğini önceden bilmediğini söylüyor. Öğretmen birinci öğrencinin tepkisini düşünüyor: aynı dokunuş, aynı sınıf, aynı kelime. Tek fark, dokunuşun ulaştığı insanın bütün hayatıydı.

Bu derste ne olacak

Önceki derslerde bir dokunuşun onayını, zamanını ve amacını ele aldık. Bu derste aynı dokunuşun neden farklı insanlar için farklı anlamlar taşıyabildiğine bakıyoruz. Önce bir insanın çevresindeki alanın, kişisel alanın, kültüre, cinsiyete ve kişiye göre nasıl değiştiğini, yakınlık mesafesi üzerine yapılan çalışmalardan göreceğiz. Sonra bir kültürün ortalamasından bir öğrencinin tercihini çıkarmanın neden bir tuzak olduğunu tartışacağız. Ardından dokunan kişinin cinsiyetinin bir dokunuşun anlamını nasıl değiştirebildiğine bakacağız. En sonda travma bilgili bakım yaklaşımının bir yoga öğretmenine ne söylediğini ele alacağız: bir öğrencinin geçmişini bilmeden, sormadan, herkes için nasıl güvenli bir sınıf kurulabileceğini.

Sıfır noktası

Bu birimin dersleri bir soruyu hep açık bıraktı: bir öğrencinin "evet"i neden bazen bir karar değildir? Y5.31 bunun bir cevabını korkuda, baskıda ve donmada aradı. Bu ders başka bir cevabı, öğrencinin taşıdığı bağlamı öne çıkarıyor. Evet diyen öğrenci, o dokunuşun ona ne hissettireceğini her zaman önceden bilemez; çünkü bir dokunuşun anlamı, onu yapanın kim olduğuna, öğrencinin hangi alışkanlıklarla büyüdüğüne ve hangi deneyimleri taşıdığına bağlıdır.

Y2.01'de ortalama yanılgısını, bir ortalamayı herkes için geçerli bir doğru sanmak olarak tanımlamıştık. O ders anatomik ortalamalar hakkındaydı; bu ders aynı yanılgının kültürel ortalamalarda da işlediğini gösteriyor. Y3.61'in evrensel seçeneği, gereksinimi kimin taşıdığını araştırmadan herkese açılan yoldu; bu ders onun neden gerekli olduğunu bir kez daha, bu kez travma bağlamında gösteriyor.

Mekanizma

Kişisel alan

Yakınlık mesafesi maddesi bu alanı, insanların mekânı kullanmasının ve nüfus yoğunluğunun davranış, iletişim ve toplumsal etkileşim üzerindeki etkilerinin incelenmesi olarak tanımlıyor ve terimin bin dokuz yüz altmış üçte kültürel antropolog Edward T. Hall tarafından ortaya atıldığını yazıyor. Madde, Hall'un yakınlık mesafesini kültürün özel bir biçimi olarak gördüğünü aktarıyor.

Madde, kişisel alanın ülkeler arasında ortalamada belirgin biçimde değiştiğini gösteren bir çalışma aktarıyor: iki bin on yedide yapılan bir çalışma, yabancılarla tercih edilen kişisel mesafenin bazı ülkelerde yüz yirmi santimetrenin üzerinde, bazılarında ise doksan santimetrenin altında olduğunu bulmuş. Madde ayrıca kişisel alanın cinsiyete ve yaşa göre değiştiğini de yazıyor.

Ortalama tuzağı

Yakınlık mesafesi ve dokunuş üzerine yapılan çalışmalar ülkeler ya da kültürler arasında ortalama farklar bildiriyor. Dokunmayla iletişim maddesi, bir kültür içindeki dokunuş miktarının o kültürün yüksek ya da düşük temaslı olmasına bağlı olduğunu yazıyor; yüksek temaslı kültürlerde pek çok şeyin sözle değil fiziksel temasla ifade edildiğini, düşük temaslı kültürlerin ise seyrek dokunmayı ve daha büyük fiziksel mesafeyi tercih ettiğini anlatıyor.

Bu bilgi bir öğretmen için bir uyarı taşır, ama bir tuzak da taşır. Uyarı şudur: bir öğretmenin kendi kültüründe olağan olan bir dokunuş, başka bir öğrenci için olağan olmayabilir. Tuzak ise şudur: bir öğrencinin nereden geldiğini, adından ya da görünüşünden tahmin edip, o yerin ortalamasından onun tercihini çıkarmak. Y2.01'deki ortalama yanılgısı burada da işler: bir ortalama, bir bireyi anlatmaz.

Dokunan kişinin cinsiyeti

Açılış sahnesindeki ikinci öğrenci, bir erkek öğretmenin dokunuşuna alışık olmadığını söyledi. Dokunmayla iletişim maddesi, bir dokunuşun anlamının dokunanın ve dokunulanın cinsiyetine göre değişebildiğini, bazı toplumsal ortamlarda kadınların birbirine dokunmasının erkeklerin birbirine dokunmasından daha kabul görür olduğunu anlatıyor.

Bir öğrencinin, belirli bir cinsiyetten bir öğretmenin dokunuşunu istememesi için pek çok neden olabilir: kişisel bir tercih, bir inanç, bir aile alışkanlığı ya da bir deneyim. Nedeni öğrenmek öğretmenin işi değildir; Y5.35'te gördüğümüz gerekçesiz hayır burada da geçerlidir. Öğretmenin işi, bu tercihin kolayca ifade edilebileceği ve bedelsiz karşılanacağı bir sınıf kurmaktır.

Travma bilgili yaklaşım

Bir sınıftaki bazı öğrenciler, öğretmenin bilmediği ağır deneyimler taşıyor olabilir. Travma bilgili bakım maddesi bu yaklaşımı, tehlikeli deneyimlere maruz kaldıktan sonra olumsuz sonuçlar yaşayan insanlarla ilişki kurmak ve onlara yardım etmek için bir çerçeve olarak tanımlıyor. Madde, kavramın ilk olarak iki bin birde travma araştırmacıları Maxine Harris ve Roger Fallot tarafından ortaya konduğunu ve onların üzerinde durduğu konulardan birinin, hizmetlerin sunuluş biçimiyle yeniden travmatize etmemek olduğunu yazıyor.

Madde, Amerika Birleşik Devletleri'nin Madde Bağımlılığı ve Ruh Sağlığı Hizmetleri İdaresi'nin, kısaca SAMHSA'nın, altı temel ilke sıraladığını aktarıyor: güvenlik; güvenilirlik ve şeffaflık; akran desteği; işbirliği ve karşılıklılık; güçlendirme, ses ve seçim; ve kültürel, tarihsel ve cinsiyetle ilgili konular. Madde, bu yaklaşımın "Sende ne yanlış?" diye sormak yerine "Sana ne oldu?" diye sormaya doğru bir değişim olarak özetlendiğini de yazıyor.

Yoga sınıfında bu ikinci soru bile sınırın öbür yanında kalır. Bir öğretmen bir öğrenciye "sana ne oldu?" diye sormaz; bu, bir terapistin ya da bir sağlık uzmanının alanıdır ve Y5.02'nin çizdiği sınır bu soruyu da dışarıda bırakır. Bir yoga öğretmeninin travma bilgili yaklaşımdan alacağı ders başkadır: bir öğrencinin geçmişini bilmeden ve sormadan, sınıfı herkes için güvenli ve seçenekli kurmak.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Bir dokunuş, onu yapanın elinden çok, onu alanın bütün hayatıyla karşılaşır. Kültür, cinsiyet ve geçmiş, aynı dokunuşu bir öğrenci için olağan, bir başkası için rahatsız edici, bir üçüncüsü için ağır kılabilir. Bir öğretmen bu farkları dışarıdan göremez ve tahmin etmeye de çalışmamalıdır; bir öğrencinin nereden geldiğinden, neye benzediğinden ya da cinsiyetinden onun tercihini çıkarmak, bir varsayımın üzerine bir başka varsayım kurmaktır.

Deneyimli bir öğretmen burada iki alışkanlığı yan yana taşır. Kendi dokunma alışkanlıklarını bir norm değil, kendi yetiştiği ortamın bir parçası olarak görür. Ve sınıfını, her öğrencinin bilmediği bir geçmiş taşıyor olabileceğini varsayarak, herkes için seçenekli, önceden bildirilmiş ve bedelsiz geri çekilebilir biçimde kurar. Kimseye geçmişini sormaz; herkese aynı güvenli seçenekleri sunar.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışBir öğrencinin hangi kültürden geldiğini bilmek, onun dokunuş tercihini bilmek demektir.
Doğrusu

Yakınlık mesafesi ve dokunmayla iletişim maddelerinin aktardığı kültürel farklar ortalamalardır; Y2.01'deki ortalama yanılgısında gördüğümüz gibi bir ortalama bir bireyi anlatmaz, bir kültür içinde kişiden kişiye büyük farklar vardır.

Yaygın yanlışTravma bilgili bir yoga öğretmeni, öğrencilerinin travma geçmişlerini öğrenmeye çalışır.
Doğrusu

Bir yoga öğretmeni bir öğrencinin geçmişini sormaz ve onu teşhis etmez; travma bilgili yaklaşımdan alınacak ders, bir öğrencinin geçmişini bilmeden sınıfı herkes için güvenli ve seçenekli kurmaktır.

Yaygın yanlışBir öğrenci bir öğretmenin dokunuşuna evet dediyse, aynı dokunuşa her öğretmenden evet diyecektir.
Doğrusu

Dokunmayla iletişim maddesine göre bir dokunuşun anlamı dokunanın ve dokunulanın cinsiyetine göre değişebilir; bir öğrenci bir öğretmenin dokunuşuna evet, bir başkasınınkine hayır diyebilir.

Uygulama

Aklında kalsın

Kişisel alan kültüre, cinsiyete, yaşa ve kişiye göre değişir.

Bir kültürün ortalaması bir öğrencinin tercihini söylemez; görünüşten kültür, kültürden tercih çıkarılmaz.

Bir öğrenci bir öğretmenin dokunuşuna evet, bir başkasınınkine hayır diyebilir.

Bir yoga öğretmeni bir öğrencinin geçmişini sormaz ve teşhis etmez.

Sınıf, herkesin bilinmeyen bir geçmiş taşıyabileceği varsayılarak, herkes için seçenekli kurulur.

Sonraki derse köprü

Bu derste bir dokunuşun farklı insanlar için farklı anlamlar taşıdığını gördük. Ama bir öğretmen ile bir öğrenci arasındaki her ilişkide, bir dokunuşun ötesinde, bir eşitsizlik de vardır: bir tarafta bilen, yönlendiren ve düzelten; öteki tarafta öğrenen ve izleyen.

Sıradaki ders güç asimetrisini ve guru kültürünü ele alıyor.

Soru şu: bir öğretmenle bir öğrenci arasındaki güç farkı, bir öğrencinin hayır demesini nasıl zorlaştırır, ve bir öğretmen kendisine duyulan hayranlığı ya da bağlılığı nasıl bir sorumluluk olarak taşır?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.