Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Tek bir tekrar sayısı herkese uymaz; bir tekrar aralığı ver.
Tekrarı bir sayıyla değil, ölçütün kaybolduğu anla bitir.
Dinlenme yalnız toparlamaz, öğrenmeye de hizmet edebilir; yeni bir beceriyi derse ve döneme yay.
Bölge dönüşümü, dinlenmeyi akışı kesmeden verir.
Serbest dinlenme, dinlenmeyi bir geri çekilme olmaktan çıkarır.
Açılış sahnesi
Kırk kişilik bir sınıfta öğretmen bir hamle dizisi yaptırıyor: "Sağ bacak on tekrar, başlıyoruz." Yedinci tekrarda sınıfın bir kısmının dizleri içeri düşmeye, kalçaları yana kaymaya başlıyor. Dokuzuncu tekrarda birkaç kişi hareketi yarıya indirmiş, birkaç kişi durmuş. Deneyimli birkaç öğrenci ise onuncuda hâlâ rahat görünüyor; onlar için on tekrar az geliyor. Öğretmen "harika, sol bacak" diyor ve dinlenmeden devam ediyor.
Aynı öğretmen bir ay sonra aynı diziyi farklı kuruyor: "Sağ bacak, altı ile on tekrar arası. Dizin ayak bileğinin üzerinde kalmayı bıraktığı anda dur; o senin son tekrarın." Tekrarlar bitince herkes çocuk duruşuna geçiyor; bu sırada öğretmen bir sonraki hareketi tarif ediyor. Kimi dört tekrarda duruyor, kimi on tekrarı tamamlıyor. Dizler içeri düşmüyor.
Aynı sınıf, aynı hareket. Değişen, tekrarın bir sayıyla değil bir ölçütle bitmesi ve dinlenmenin dersin bir parçası olması.
Bu derste ne olacak
Y5.28 tempoyu ve beklemeyi, tek bir hareketin zamanını konuşuyordu. Bu derste sayıya ve aralara bakıyoruz: bir hareket kaç kez yapılır, iki tekrar arasında ne kadar soluk verilir? Önce seride bu düğmeler hakkında söylenenleri toplayacağız. Sonra kalabalık bir sınıfta tek bir tekrar sayısının neden çalışmadığını ve tekrarı bir sayı yerine bir ölçütle bitirmenin nasıl işlediğini göreceğiz. Ardından dinlenmenin yalnız toparlanmaya değil öğrenmeye de hizmet ettiğini, dağıtılmış uygulama araştırmalarıyla tartışacağız. En sonda dinlenmeyi bir sınıfın akışına bir boşluk olarak değil, bir yapı olarak yerleştirmenin yollarına bakacağız.
Sıfır noktası
Y2.11 bu birimin düğmelerinin çoğunu bir öğrencinin kendi pratiği için tanımlamıştı. Toplam tekrar ile bir setteki tekrarı ayırdı ve aynı toplamın farklı setlere bölündüğünde farklı yorgunluk ürettiğini gösterdi. Ara dinlenmeyi, bir seans içinde iki çalışma arasında geçen süre olarak; seans arası dinlenmeyi, iki pratik arasında uyumun gerçekleştiği aralık olarak tanımladı. Yoğunluk yükseldiğinde hacmin düşmesi gerektiğini, yoğunluk ve hacim takasını da aynı ders kurdu.
Y1.73 akut ve birikmiş yorgunluğu ayırdı; Y2.14 toparlanmayı, yükün ardından bedenin kendini yeniden düzenlediği dönem olarak tanımladı. Y1.60'ta da dinlenme pozisyonunu, desteğin yükü taşıdığı ve nefesin yerleşebildiği pozisyon olarak görmüştük. Bu ders o kavramları bir sınıfın içine taşıyor: kırk farklı bedene tek bir yönergeyle konuşan bir öğretmenin elinde tekrar ve dinlenme ne olur?
Mekanizma
Kırk beden, tek sayı
Açılış sahnesindeki "on tekrar" yönergesi, sınıftaki her öğrenciye aynı sayıyı verdi. Ama aynı sayı, farklı bedenlerde farklı yükler anlamına gelir. Y5.26'da gördüğümüz kaldıraç eşitsizliği, farklı kuvvet düzeyleri ve farklı yorgunluk durumları, on tekrarın bir öğrenci için az, bir başkası için fazla olmasına yol açar. Fazla gelen öğrenci son tekrarları bozuk biçimde yapar; Y2.11'in dediği gibi, bozuk yapılan tekrar bir kazanç değil, bir yüktür.
Tekrar aralığı ile kalite sonu birlikte çalışır. Aralık, öğrenciye bir çerçeve verir; kalite sonu, o çerçevenin içinde nerede duracağını söyler. Y5.27'de çalışma aralığını bir ölçüte bağlamıştık; burada tekrarın kendisi bir ölçüte bağlanıyor.
Dinlenme de öğretir
Dinlenme çoğu zaman yalnızca toparlanma için düşünülür: kas yorulur, dinlenir, yeniden çalışır. Ama öğrenme araştırmaları dinlenmenin bir işlevi daha olduğunu gösteriyor. Dağıtılmış uygulama maddesi, bu öğrenme stratejisini, uygulamanın uzun bir döneme yayılan kısa oturumlara bölünmesi olarak tanımlıyor ve onun karşıtını, daha az sayıda ve daha uzun oturumlardan oluşan yığılmış uygulamayı, genel olarak daha az etkili bir öğrenme yöntemi olarak anlatıyor.
Madde, bu konuda bir hareket becerisiyle yapılmış bir çalışma aktarıyor. Alan Baddeley ve Longman, bin dokuz yüz yetmiş sekizde, postacılara yeni bir daktilo sistemini öğretirken yoğun ve yayılmış öğrenme programlarını karşılaştırdı. Madde, yoğun uygulamanın malzemeyi daha az günde öğrettiği için daha etkili görünebileceğini, ama birden çok güne yayılmış kısa oturumlarla öğrenen postacıların malzemeyi daha iyi öğrendiğini yazıyor.
Bir yoga öğretmeni için bu, iki ölçekte işler. Bir derste, yeni bir hareketi on kez art arda tekrarlatmak yerine, dersin farklı yerlerinde üçer dörder kez yeniden getirmek. Bir dönemde, yeni bir beceriyi tek bir yoğun atölyede değil, haftalara yayılmış kısa bölümlerde öğretmek.
Bir bölge çalışırken öteki dinlenir
Bir grup sınıfında dinlenmenin en büyük sorunu, akışı kesmesidir. Herkes aynı anda durduğunda ders duraklar; öğrenciler soğur ve dikkat dağılır. Bunun bir çözümü, dinlenmeyi durmak yerine bölge değiştirmek olarak kurmaktır.
Devre antrenmanı maddesi, bu antrenman biçiminin bin dokuz yüz elli üçte Leeds Üniversitesi'nde R. E. Morgan ve G. T. Anderson tarafından geliştirildiğini, bir devrenin bedenin her bölümünü ayrı ayrı çalıştırması gerektiğini ve geleneksel olarak hareketler arasındaki sürenin kısa tutulduğunu yazıyor. Madde üst beden, gövde ve alt beden için ayrı hareket grupları sayıyor.
Öğrencinin seçtiği dinlenme
Açılış sahnesinin ikinci halinde, tekrarlardan sonra herkes çocuk duruşuna geçti. Bu, öğretmenin planladığı bir dinlenmeydi. Ama bir sınıfta her öğrenci aynı anda yorulmaz. Bu yüzden planlı dinlenmenin yanında, öğrencinin istediği an kullanabileceği bir dinlenme de gerekir.
Y5.23'te bir aracın bir sınıfta bir başarısızlık gibi görülebildiğini konuşmuştuk. Dinlenme de aynı riski taşır: sınıfın geri kalanı çalışırken tek başına çocuk duruşunda kalan bir öğrenci, kendini geride kalmış hissedebilir. Serbest dinlenmenin dersin başında herkese verilmesi, bu riski azaltır.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Tekrar ve dinlenme, bir öğretmenin bir sınıfın toplam yükünü belirleyen iki düğmesidir. Ama bir grup sınıfında bu düğmeler, bir öğrencinin kendi pratiğindekinden farklı çalışır. Tek bir sayı herkese uymaz; tek bir dinlenme herkesin ihtiyacına denk gelmez.
Olgun bir öğretmen tekrarı bir sayıyla değil bir ölçütle bitirir, dinlenmeyi hem bir yapı olarak planlar hem de öğrencinin elinde bir hak olarak bırakır. Ve dinlenmenin yalnız kası değil öğrenmeyi de besleyebildiğini bilir: yeni bir beceriyi bir derse ve bir döneme yaymak, aynı toplam çalışmadan daha çok şey çıkarabilir.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışBir sınıfa tek bir tekrar sayısı vermek, herkese eşit bir yük verir.
Aynı tekrar sayısı farklı bedenlerde, kaldıraç, kuvvet ve yorgunluk farkları nedeniyle farklı yükler anlamına gelir; bir tekrar aralığı ve bir kalite sonu, her öğrencinin kendi yükünde durmasını sağlar.
Yaygın yanlışDinlenme yalnızca yorgun kaslar içindir ve dersten çalınan bir zamandır.
Dağıtılmış uygulama maddesine göre aynı uygulamanın kısa oturumlara yayılması genel olarak daha etkili bir öğrenme sağlar; dinlenme ve aralar öğrenmeye de hizmet edebilir.
Yaygın yanlışBir grup sınıfında dinlenme, akışı kesmeden verilemez.
Hareketleri, bir bölge çalışırken öteki dinlenecek biçimde sıralamak, ayrı bir durma olmadan her bölgeye ara dinlenme verir.
Uygulama
Aklında kalsın
Tek bir tekrar sayısı herkese uymaz; bir tekrar aralığı ver.
Tekrarı bir sayıyla değil, ölçütün kaybolduğu anla bitir.
Dinlenme yalnız toparlamaz, öğrenmeye de hizmet edebilir; yeni bir beceriyi derse ve döneme yay.
Bölge dönüşümü, dinlenmeyi akışı kesmeden verir.
Serbest dinlenme, dinlenmeyi bir geri çekilme olmaktan çıkarır.
Sonraki derse köprü
Bu birim bir duruşun talebini değiştiren düğmeleri tek tek açtı: yerle temas, uzuvların uzaklığı, hareketin mesafesi, hızı, duraklamalar, tekrar sayısı ve aralar. Ama bir öğretmen bu seçenekleri sınıfa sunarken ne söylediğine de dikkat etmek zorundadır. Beş seçeneği art arda saymak, öğrenciyi seçeneklere boğabilir; seçenekleri "kolay" ve "zor" diye adlandırmak, onları bir sıralamaya dönüştürebilir.
Sıradaki ders açık seçenek dilini ele alıyor.
Soru şu: bir öğretmen birden çok seçeneği, öğrencileri boğmadan ve birini ötekinden aşağı göstermeden nasıl dile getirir, ve öğrencinin kendi seçimini yapabilmesi için bir seçenek nasıl açıkça söylenir?