İçeriğe geç

Y5.26·Props, regresyon ve progresyon

Kaldıraç

sıfırdan ileri2.005 kelime15 uygulama örneği≈ 13 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Aynı ağırlık dönüş noktasından uzaklaştıkça daha büyük bir talep üretir.

Kaldıracı kısaltmak, dışarıdan çoğu zaman görünmeyen bir gerilemedir.

Aynı duruş, farklı beden oranlarında farklı yük taşır; tutuş süresi farkı bir kaldıraç farkı olabilir.

Tutuş içi ilerleme, kısa kaldıraçla girip adım adım uzatmaktır.

Kaldıraç düğmesini çevirirken bir seferde tek bir değişkeni değiştir.

Açılış sahnesi

Bir öğretmen sınıfa savaşçı üç duruşunu yaptırıyor: tek ayak üstünde, gövde ve arka bacak yere paralel, kollar öne uzanmış. Uzun boylu, uzun kollu bir öğrenci birkaç nefeste titremeye başlıyor ve düşüyor. Yanındaki, daha kısa boylu bir öğrenci aynı duruşta rahatça kalıyor. Uzun boylu öğrenci utanıyor: "Ben bu duruşa göre değilim herhalde."

Öğretmen yanına geliyor ve tek bir şey değiştiriyor: "Kollarını öne uzatmak yerine ellerini kalçana koy." Öğrenci duruşa yeniden giriyor. Gövdesi hâlâ yere paralel, arka bacağı hâlâ uzanıyor, destek bacağı hâlâ çalışıyor. Bu kez duruşta kalıyor. Sınıfın geri kalanı bir şeyin değiştiğini fark etmiyor bile; dışarıdan bakan biri, öğrencinin duruşu "kolaylaştırdığını" söyleyemezdi.

Değişen, ağırlığın dönüş noktasına olan uzaklığıydı.

Bu derste ne olacak

Y5.25'te destek yüzeyini bir gerileme ve ilerleme düğmesi olarak ele aldık. Bu derste ikinci bir düğmeye bakıyoruz: kaldıraç. Önce kaldıracın fizik ilkesini, Arşimet'e atfedilen kaldıraç yasasıyla hatırlayacağız ve insan bedeninin kaldıraçlarının neden çoğu zaman güç açısından dezavantajlı olduğunu göreceğiz. Sonra kaldıraç ayarının bir öğretmen için özel bir yanını tartışacağız: dışarıdan çoğu zaman görünmeyen bir gerileme olması. Ardından aynı duruşun farklı beden oranlarında neden farklı yük bindirdiğine bakacağız. En sonda kaldıracı bir tutuşun içinde adım adım uzatarak bir duruşu nasıl ilerleteceğimizi çalışacağız.

Sıfır noktası

Y1.33'te kaldıraç kolunu, bir yükün döndürme etkisi yarattığı noktaya olan dik uzaklık olarak tanımladık: uzaklık arttıkça aynı yük daha büyük bir talep üretir. Y1.65 kaldıraç kolunu bir çalışmanın talebini değiştiren on iki yoğunluk değişkeninden biri olarak saydı ve bir seferde tek bir değişkenin değiştirilmesini önerdi. Y1.66'da doz indirimini, taşıyıcı eylem korunarak yapılan yoğunluk azaltması olarak; poz kaybını ise taşıyıcı eylemin kaybolduğu azaltma olarak ayırdık. Y2.145 de değişken kaldıracı, bir uzvun hareketi boyunca kaldıraç kolunun sabit kalmaması olarak tanımladı.

Bu kavramlar öğrencinin kendi pratiğini ayarlaması içindi. Burada aynı düğme öğretmenin kullanımına geçiyor: bir sınıfta, farklı bedenlerde, çoğu zaman sessizce.

Mekanizma

Kaldıraç yasası

Kaldıraç maddesi kaldıracı, sabit bir menteşe ya da dayanak noktası üzerinde dönebilen bir kiriş ya da sert bir çubuktan oluşan basit bir makine olarak tanımlıyor. Madde, kaldıraçlarla ilgili bilinen en eski yazıların milattan önce üçüncü yüzyıla ait olduğunu ve yaygın kanıya göre Yunan matematikçi Arşimet'e dayandığını yazıyor; Arşimet'in "Bana bir kaldıraç verin, dünyayı yerinden oynatayım" dediği ünlü sözünü aktarıyor. Madde bu ilkeyi kaldıraç yasası olarak adlandırıyor: dayanak noktasından kuvvetin uygulandığı yere olan uzaklık, yükün bulunduğu yere olan uzaklıktan büyükse kaldıraç kuvveti büyütür; küçükse kuvveti azaltır.

Kaldıraç maddesi kaldıraçları, dayanak noktasının, yükün ve kuvvetin yerine göre üç sınıfa ayırıyor. Madde, üçüncü sınıf kaldıraçta kuvvetin dayanak noktası ile yükün arasında uygulandığını, kuvvet kolunun yük kolundan kısa olduğu için bu kaldıracın mekanik avantajının her zaman birden küçük olduğunu yazıyor ve insan çenesini bu sınıfa örnek veriyor.

Görünmez gerileme

Açılış sahnesindeki öğrencinin ellerini kalçasına koyması, dışarıdan bakıldığında neredeyse hiçbir şey değiştirmedi. Gövde yine yere paraleldi, bacak yine uzanıyordu. Ama kolların ağırlığı dönüş noktasına, kalçaya, yaklaşmıştı ve talep belirgin biçimde azalmıştı.

Y5.23, bir yardımcı aracın öğrenciyi sınıfta görünür kılıp yukarı yönlü bir karşılaştırmaya açık bırakabildiğini göstermişti. Kaldıraç ayarı bu sorunu çoğu zaman taşımaz: bir kolu yaklaştırmak ya da bir dizi bükmek, sınıfın geri kalanının fark etmeyeceği kadar küçük bir değişikliktir.

Aynı duruş, farklı kaldıraç

Açılış sahnesindeki iki öğrenci aynı duruşu yapıyordu; ama aynı yükü taşımıyordu. Uzun kollu öğrencinin kolları, dönüş noktası olan kalçadan daha uzağa uzanıyordu. Y2.04'te segment oranını, bir beden bölümünün uzunluğunun başka bir bölüme oranı olarak tanımlamış ve mutlak boyun değil oranın belirleyici olduğunu görmüştük. Kaldıraç yasasına göre aynı duruş, kolları ya da gövdesi daha uzun bir öğrenciye daha büyük bir talep bindirir.

Bu, bir öğretmenin sınıfa dair yargılarını değiştirir. Açılış sahnesindeki uzun boylu öğrencinin "ben bu duruşa göre değilim" cümlesi, bir yetenek eksikliğini değil, bir kaldıraç farkını anlatıyordu. Aynı tutuş süresini herkesten beklemek, farklı yükler taşıyan öğrencileri aynı ölçütle değerlendirmek demektir.

Tutuş içinde ilerleme

Kaldıraç bir gerileme düğmesi olduğu kadar bir ilerleme düğmesidir de. Üstelik bir öğretmen bu düğmeyi tek bir tutuşun içinde de çevirebilir: öğrenci duruşa kısa bir kaldıraçla girer, yerleşince kaldıracı uzatır.

Bu yaklaşım, Y1.65'teki bir seferde tek bir değişken önerisiyle uyumludur: öğretmen yalnızca kaldıracı değiştirir, destek yüzeyi ve tutuş süresi sabit kalır. Öğrenci talebin hangi adımda arttığını açıkça hisseder ve kendi durma noktasını seçebilir.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Kaldıraç, bir öğretmenin elindeki en sessiz düğmedir. Bir araç gerektirmez, bir duruştan çıkmayı gerektirmez ve çoğu zaman dışarıdan fark edilmez. Bir kolu yaklaştırmak ya da bir dizi bükmek, bir duruşun talebini, biçimini ve işini koruyarak değiştirir.

Ama bu düğme bir öğretmenin gözünü de açar. Aynı duruş, farklı beden oranlarında farklı kaldıraçlar ve farklı yükler üretir. Bir öğretmen bunu bildiğinde, sınıfta bir öğrencinin bir duruşu erken bırakmasını bir yetersizlik olarak okumaz; önce kaldıracını sorar.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışBir duruşu kolaylaştırmak için her zaman bir yardımcı araç ya da daha basit bir duruş gerekir.
Doğrusu

Kaldıraç kolunu kısaltmak, bir kolu yaklaştırmak ya da bir dizi bükmek, duruşun biçimini ve işini koruyarak talebini azaltır; çoğu zaman bir araca gerek kalmaz.

Yaygın yanlışBir duruşu aynı süre tutamayan öğrenci daha zayıftır.
Doğrusu

Kaldıraç yasasına göre aynı duruş, uzuvları daha uzun olan bir öğrenciye daha büyük bir talep bindirir; tutuş süresindeki fark bir güç farkı değil, bir kaldıraç farkı olabilir.

Yaygın yanlışKolu uzatmak bir duruşu yalnızca görsel olarak tamamlar.
Doğrusu

Kaldıraç maddesine göre üçüncü sınıf bir kaldıraçta mekanik avantaj birden küçüktür; uzatılan bir kol, onu taşıyan kaslardan ağırlığından çok daha büyük bir kuvvet isteyebilir.

Uygulama

Aklında kalsın

Aynı ağırlık dönüş noktasından uzaklaştıkça daha büyük bir talep üretir.

Kaldıracı kısaltmak, dışarıdan çoğu zaman görünmeyen bir gerilemedir.

Aynı duruş, farklı beden oranlarında farklı yük taşır; tutuş süresi farkı bir kaldıraç farkı olabilir.

Tutuş içi ilerleme, kısa kaldıraçla girip adım adım uzatmaktır.

Kaldıraç düğmesini çevirirken bir seferde tek bir değişkeni değiştir.

Sonraki derse köprü

Bu derste bir uzvun gövdeden ne kadar uzağa uzandığını ayarladık. Ama bir duruşun talebini değiştiren bir başka şey, bir eklemin ne kadar derine gittiğidir: bir öne katlanmanın ne kadar indiği, bir hamlenin ne kadar alçaldığı.

Sıradaki ders hareket aralığını ele alıyor.

Soru şu: bir duruşun gittiği mesafe küçülüp büyüdükçe duruşun istediği iş ne ölçüde değişir; bir öğretmen de bir öğrencinin aralığını ne zaman genişletmeye, ne zaman korumaya çalışmalıdır?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.