İçeriğe geç

Y5.18·Sözel yönerge, gösterim ve geri bildirim

Gösterimin yararı ve sınırı

sıfırdan ileri2.074 kelime15 uygulama örneği≈ 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Gözlem yoluyla öğrenme dikkat, akılda tutma, yeniden üretim ve güdülenmeden geçer; gösterim her birinde tökezleyebilir.

Öğretmenin son biçimi öğrencinin hedefi değildir; gösterim bir hareketi öğretir, bir varış noktasını değil.

Ayna gösterimi izlemeyi kolaylaştırır; yöntemi baştan söylemek taraf karışıklığını azaltır.

Ayna nöron açıklaması tartışmalıdır; gösterimi savunmak için ona ihtiyaç yoktur.

Gösterim bir araçtır; ardından öğrencinin dikkati kendi bedenine dönmelidir.

Açılış sahnesi

Esnek bir bedene sahip bir öğretmen, sınıfın önünde oturarak öne katlanmayı gösteriyor. Göğsü dizlerine, alnı kaval kemiklerine iniyor, elleri ayaklarının ötesinde birleşiyor. "İşte böyle" diyor. Sınıf ona bakıyor ve aynı şeyi yapmaya çalışıyor. Hamstring kasları kısa olan bir öğrenci, öğretmenin görüntüsüne ulaşmak için sırtını yuvarlayıp başını dizlerine doğru zorluyor. Bir başkası dizlerini hafifçe bükmek istiyor ama öğretmenin dizleri düz olduğu için bükmüyor.

Aynı dersin sonunda öğretmen, bir öğrencinin yeni bir oturuşu anlamakta zorlandığını görüyor. Tek kelime etmeden yanına oturup oturuşu yavaşça yapıyor. Öğrenci izliyor ve bir denemede buluyor. Az önce üç cümlenin anlatamadığı şeyi, beş saniyelik bir gösterim anlatmıştı.

Aynı öğretmen, aynı derste, gösterimle hem öğretti hem de yanlış öğretti.

Bu derste ne olacak

Y5.15'ten Y5.17'ye kadar sözün, yani fiilin, odağın ve benzetmenin nasıl çalıştığını inceledik. Bu derste sözün yerine bedenin konuştuğu ana, gösterime bakıyoruz. Önce gözlem yoluyla öğrenmenin nasıl işlediğini, Albert Bandura'nın bu süreç için ayırdığı dört etkenle birlikte göreceğiz. Sonra gösterimin sınırlarına geçeceğiz: öğretmenin bedeni öğrencininkinden farklı olduğunda gösterimin yanlış bir hedef koyması, sağ ile solun karışması ve öğrencilerin dinlemek yerine izlemeyi beklemeye başlaması. Ayrıca yoga eğitimlerinde sık duyulan ayna nöron açıklamasının neden tartışmalı olduğunu ele alacağız. En sonda gösterimin ne zaman ve nasıl kullanılacağını çalışacağız.

Sıfır noktası

Y5.14'te Bandura'nın öz yeterlik kavramını ve onun kaynaklarından biri olan dolaylı deneyimi gördük: kişi kendine benzer birinin bir şeyi başardığını görünce kendi yapabileceğine daha çok inanır. O ders izlemenin inancı nasıl değiştirdiğine bakıyordu. Bu ders izlemenin hareketi nasıl öğrettiğine bakıyor.

Y5.17'nin örneklerinden birinde öğrenciler, bir benzetmeden sonra ne yapacaklarını görmek için öğretmene bakmıştı. Bu bakış, gösterimin hem neden bu kadar güçlü hem de neden bu kadar dikkatle kullanılması gerektiğinin bir özetidir.

Mekanizma

Gözlem yoluyla öğrenme

Gözlem yoluyla öğrenme maddesi bu öğrenmeyi, başkalarının davranışını gözlemleyerek gerçekleşen öğrenme olarak tanımlıyor ve bunun sosyal öğrenmenin bir biçimi olduğunu yazıyor. Madde, Bobo bebek deneyiyle bilinen Albert Bandura'nın bu temel öğrenme biçimini bin dokuz yüz altmış birde tanımladığını aktarıyor.

Madde, Bandura'nın sosyal bilişsel öğrenme kuramına göre gözlem yoluyla öğrenmeyi etkileyen dört etkeni sayıyor. Birincisi dikkattir: gözlemci, olan bitene dikkat etmezse öğrenemez; bu dikkat, gözlemcinin modeli ne kadar sevdiğinden ya da onunla ne kadar özdeşleştiğinden etkilenir. İkincisi akılda tutmadır: gözlemci davranışı yalnızca tanımakla kalmamalı, daha sonra hatırlamalıdır. Üçüncüsü yeniden üretimdir: gözlemci o hareketi yapabilecek fiziksel ya da zihinsel kapasiteye sahip olmalıdır. Dördüncüsü güdülenmedir: gözlemcinin izlediği davranışı yeniden yapmak için bir isteği olmalıdır.

Bir yoga gösterimi bu dört etkenin her birinde tökezleyebilir. Öğrenci gösterimi göremeyecek bir açıdaysa dikkat halkası kopar. Gösterim çok hızlıysa akılda tutma zorlaşır. Öğrencinin bedeni hareketi yapmaya hazır değilse yeniden üretim olmaz. Öğrenci gösterilen hedefe asla ulaşamayacağını düşünüyorsa güdülenme söner.

Yeniden üretim koşulu: öğretmenin bedeni öğrencininki değil

Bandura'nın üçüncü etkeni, bu dersin asıl sorusuna doğrudan dokunuyor. Gözlem yoluyla öğrenme maddesi bunu bir örnekle anlatıyor: bir sirk hokkabazını dikkatle izlemek bir şeydir, eve gidip o hareketleri tekrarlamak başka bir şey. Madde, bazen modelin hareketlerini yeniden üretmenin, gözlemcinin henüz edinmediği becerileri gerektirebileceğini yazıyor.

Açılış sahnesindeki öğretmen, bir öne katlanmanın son biçimini gösterdi. Bu biçim onun bedeninin vardığı yerdi, dersin hedefi değildi. Öğrenciler ise gösterimi bir hedef olarak okudu: alın dizlere değmeli. Hamstring kasları kısa olan öğrenci, bu görüntüye ulaşmak için hareketin kendisini bozdu: kalçadan katlanmak yerine sırtını yuvarladı.

Ayna gösterimi ve sağ ile sol

Sınıfa dönük gösterim yapan bir öğretmen bir seçimle karşı karşıyadır. Kendi sağ kolunu kaldırıp "sağ kolunu kaldır" derse, karşısındaki öğrenciler onun kolunu kendi sollarında görür. Bu yüzden bazı öğretmenler aynadaymış gibi gösterir: "sağ kolunu kaldır" derken kendi sol kolunu kaldırır.

Ayna gösterimi izlemeyi kolaylaştırır ama bir karışıklık da yaratabilir: öğretmenin söylediği taraf ile kendi yaptığı taraf ayrışır. Bazı öğrenciler sözü izler, bazıları bedeni. Özellikle asimetrik duruşlarda, öğretmenin hangi yöntemi kullandığını baştan söylemesi bu karışıklığı azaltır.

Ayna nöronlar: sık duyulan ama tartışmalı açıklama

Yoga eğitimlerinde, gösterimin neden etkili olduğunu açıklamak için sıkça ayna nöronlara başvurulur. Ayna nöron maddesi bu hücreleri, bir hayvan bir eylemi yaptığında ve başkasının aynı eylemi yaptığını gözlemlediğinde ateşlenen nöronlar olarak tanımlıyor ve bunların bin dokuz yüz seksenli ve doksanlı yıllarda Parma Üniversitesi'nde Giacomo Rizzolatti ve çalışma arkadaşları tarafından incelendiğini aktarıyor.

Gösterime bağımlılık

Gösterim güçlü olduğu için bir yan etki de yaratabilir: öğrenciler sözü dinlemek yerine öğretmeni izlemeyi beklemeye başlar. Her yönergeden sonra başlarını kaldırıp öğretmene bakan bir öğrenci, dikkatini kendi bedeninden alır ve hareketi kendi başına bulma fırsatını kaybeder.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Gösterim, bir öğretmenin elindeki en hızlı iletişim aracıdır; ama hız, bir öğretmenin bedenini sınıfın hedefine dönüştürme riskini de taşır. Olgun bir öğretmen gösterim yapmadan önce üç soru sorar. Birincisi: bu gösterim neyi öğretiyor, bir hareketin yönünü mü, bir geçişin sırasını mı, yoksa bir son biçimi mi? İkincisi: benim bedenim bu hareketi, sınıfımdaki çoğu öğrencinin yapabileceği bir biçimde mi gösteriyor? Üçüncüsü: gösterimden sonra öğrencinin dikkatini yeniden kendi bedenine nasıl döndüreceğim?

Bu sorular birimin bütününe bağlanıyor. Söz ve gösterim aynı hedefe hizmet eder: öğrencinin hareketi kendi bedeninde bulması. Söz bir yön verir, gösterim bir biçim verir; ikisi de sonunda öğrenciyi öğretmene değil, kendine döndürmelidir.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışÖğretmen bir duruşu ne kadar mükemmel gösterirse öğrenciler o kadar iyi öğrenir.
Doğrusu

Gözlem yoluyla öğrenme maddesine göre Bandura'nın yeniden üretim etkeni, gözlemcinin hareketi yapabilecek kapasitede olmasını gerektirir; öğrencinin ulaşamayacağı bir son biçim, öğrenciyi hareketi bozarak o görüntüye ulaşmaya itebilir.

Yaygın yanlışGösterimin etkili olmasının nedeni ayna nöronlardır.
Doğrusu

Ayna nöron maddesine göre bu hücrelerin insanlardaki işlevi büyük ölçüde spekülasyon konusudur ve varlıkları ile rolleri tartışmalıdır; gösterimin etkisini açıklamak için tartışmalı bir sinirbilim iddiasına ihtiyaç yoktur.

Yaygın yanlışİyi bir öğretmen her duruşu öğrencilerle birlikte eksiksiz yapar.
Doğrusu

Öğretmenin sürekli gösterim yapması öğrencilerin sözü dinlemek yerine izlemeyi beklemesine yol açabilir; gösterim, gerektiğinde kullanılan ve sonra bırakılan bir araç olarak daha iyi çalışır.

Uygulama

Aklında kalsın

Gözlem yoluyla öğrenme dikkat, akılda tutma, yeniden üretim ve güdülenmeden geçer; gösterim her birinde tökezleyebilir.

Öğretmenin son biçimi öğrencinin hedefi değildir; gösterim bir hareketi öğretir, bir varış noktasını değil.

Ayna gösterimi izlemeyi kolaylaştırır; yöntemi baştan söylemek taraf karışıklığını azaltır.

Ayna nöron açıklaması tartışmalıdır; gösterimi savunmak için ona ihtiyaç yoktur.

Gösterim bir araçtır; ardından öğrencinin dikkati kendi bedenine dönmelidir.

Sonraki derse köprü

Bu derste gösterimin bir anda çok şey söyleyebildiğini gördük: bir hareketin yönünü, sırasını, niteliğini. Ama bir öğrenci aynı anda ne kadarını alabilir? Aynı soru söz için de geçerlidir: bir duruşta art arda gelen yönergelerin sayısı arttıkça öğrenci hangisini izleyecek?

Sıradaki ders bir seferde verilecek ipucu sayısını ele alıyor.

Soru şu: bir öğretmen bir duruşta kaç ipucu verdiğinde öğrenci hepsini izleyebilir, ve düzeltilecek birden çok şey olduğunda öğretmen hangisini önce söyleyeceğine nasıl karar verir?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.