İçeriğe geç

Y5.12·Öğrenme çıktısı ve geriye doğru ders tasarımı

Bilişsel yük

sıfırdan ileri2.204 kelime15 uygulama örneği≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Çalışan belleğin kapasitesi ve süresi sınırlıdır; bir öğrencinin aynı anda işleyebileceği yönergelerin bir sınırı vardır.

İçsel yük konunun zorluğundan gelir ve parçalara ayırarak yönetilir; konu dışı yük anlatımdan gelir ve azaltılabilir.

Öbekleme, öğrencinin tanıdığı bir hareketle birkaç yönergeyi tek bir birimde toplar.

Dikkat bölünmesi, birbirine bağlı bilgiler ayrı sunulduğunda öğrenmeyi zorlaştırır; gösterim ve yönerge birlikte verilmelidir.

Uzmanlık tersine dönme etkisine göre deneyimli öğrenciler için daha az rehberlik daha iyi olabilir.

Açılış sahnesi

Bir öğretmen, başlangıç grubuna savaşçı duruşunu öğretiyor. Öğrenciler duruşa girer girmez öğretmen art arda konuşmaya başlıyor: "Ön dizini ayak bileğinin üzerine getir, arka ayağının dış kenarını yere bastır, kalçalarını öne çevir, kollarını omuz hizasında uzat, omuzlarını kulaklarından uzaklaştır, ön elinin parmak uçlarına bak, nefesini akıt, karnını hafifçe içeri çek."

Öğretmen sekizinci yönergeyi bitirdiğinde, sınıfa bakıyor. Öğrencilerin bir kısmı hâlâ ilk yönergedeki dizlerine bakıyor, bir kısmı kollarını kaldırmış ama ayaklarını unutmuş, biri ise tamamen durmuş, öğretmene boş gözlerle bakıyor. Bir öğrenci sonra şunu söylüyor: "Ne dediğini duydum, ama hepsini aynı anda yapamadım. Birini düzeltirken ötekini unuttum."

Bu derste ne olacak

Tek ana hedef dersi, çok şeyi birden istemenin bütün bir dersi dağıttığını anlatıyordu. Bu derste aynı sorunu daha küçük bir ölçekte, bir duruşun ve bir açıklamanın içinde ele alıyoruz. Önce çalışan bellek kavramını ve onun sınırlı olduğu fikrini tanıyacağız. Sonra bilişsel yük kuramının yükü nasıl üç türe ayırdığını göreceğiz. Ardından bir yoga dersinde gereksiz yükü azaltmanın yollarını, öbeklemeyi ve dikkatin bölünmesini önlemeyi çalışacağız. En sonda da aynı öğretim yönteminin başlangıç ve deneyimli öğrencilerde neden farklı sonuçlar verebildiğini tartışacağız.

Sıfır noktası

Y0.11'de pozları uygulamadan önce yalnızca izleyerek seçenekleri görme fikrini, yani tanıma turunu tanımıştık: şekli çözmek ile bedeni yerleştirmek aynı anda yapılmaz. O kavram, bu dersin konusunun erken bir örneğiydi. Bu derste o sezginin arkasındaki kuramı öğreniyoruz: bir öğrencinin aynı anda işleyebileceği şeyin bir sınırı vardır ve iyi bir öğretim bu sınırı gözetir.

Mekanizma

Çalışan bellek ve sınırı

Bilişsel yük maddesi bilişsel yükü, çalışan bellekte harcanan çaba olarak tanımlıyor. Madde, pek çok bilginin uzun süreli belleğe yerleşmeden önce çalışan bellekte işlendiğini, çalışan belleğin ise hem kapasite hem süre bakımından son derece sınırlı olduğunu yazıyor. Maddeye göre bu kuramın temel ilkesi şudur: çalışan belleğin rolüne ve sınırlarına daha çok dikkat edildiğinde, öğretim tasarımının niteliği yükselir.

Bu sınırın ne kadar olduğu uzun bir tartışmanın konusu. Çalışan bellek maddesi, psikolog George Miller'ın bin dokuz yüz elli altıda genç yetişkinlerin bilgi işleme kapasitesinin yaklaşık yedi öğe civarında olduğunu öne sürdüğünü, ama sonraki araştırmaların bu sayının öğelerin türüne göre değiştiğini gösterdiğini yazıyor. Bir yoga öğretmeni için önemli olan belirli bir sayı değil, ilkenin kendisidir: bir öğrencinin aynı anda aklında tutabileceği şeyin bir sınırı vardır ve bu sınır, deneyimli bir öğretmenin sandığından çoğu zaman daha düşüktür.

Yaygın yanlışBir öğretmen bir duruşta ne kadar çok yönerge verirse, öğrenci o duruşu o kadar doğru öğrenir.
Doğrusu

Bilişsel yük maddesine göre çalışan belleğin kapasitesi ve süresi sınırlıdır; aynı anda verilen çok sayıda yönerge bu sınırı aşabilir ve öğrenci bir yönergeyi uygularken ötekileri unutabilir.

Yükün üç türü

Madde, öğretim tasarımı alanındaki çalışmalara dayanarak bilişsel yükü üç türe ayırıyor. Maddeye göre bu kuramı bin dokuz yüz seksenlerin sonunda eğitim psikoloğu John Sweller problem çözme üzerine yaptığı bir çalışmadan geliştirdi ve öğretim tasarımının öğrenenlerdeki bilişsel yükü azaltmak için kullanılabileceğini savundu.

Birinci tür içsel yüktür: belirli bir konunun kendi zorluğuyla ilgili çaba. Madde, bu içsel zorluğun bir öğretmen tarafından değiştirilemeyeceğini, ama pek çok bilgi yapısının alt parçalara ayrılıp ayrı ayrı öğretilebileceğini, sonra yeniden birleştirilebileceğini yazıyor.

İkinci tür, bilginin ya da görevin öğrenene sunuluş biçiminden gelen yüktür. Bu yük konunun kendisinden değil, öğretimin nasıl yapıldığından doğar; bu yüzden öğretmenin en çok etkileyebildiği yük budur. Madde, kuramın ana amacının bu gereksiz yükü azaltmak ve içsel yükü en uygun düzeye getirmek olduğunu yazıyor.

Üçüncü tür, madde tarafından kalıcı bir bilgi deposu, yani bir şema oluşturmaya harcanan çaba olarak tanımlanıyor. Madde, bu üç türün toplanabilir olup olmadığının zamanla sorgulandığını ve bugün birbirlerini döngüsel biçimde etkiledikleri düşünüldüğünü de ekliyor.

Öbekleme ve dikkatin bölünmesi

Madde, bin dokuz yüz yetmiş üçte Simon ve Chase'in insanların kısa süreli bellekte bilgiyi nasıl düzenleyebileceğini anlatmak için "öbek" terimini kullandığını ve bu öbeklemenin bir şema oluşturma süreci olarak da tanımlandığını yazıyor. Çalışan bellek maddesi, bu öbeklemenin ne kadar güçlü olabileceğini gösteren bir örnek veriyor: yoğun eğitimle bazı kişilerin rakamları gruplara ayırıp her grubu tek bir birim olarak kodlayarak çok uzun rakam dizilerini hatırlayabildiğini.

Bilişsel yük kuramının gösterdiği etkilerden biri de dikkat bölünmesidir. Dikkat bölünmesi etkisi maddesi bu etkiyi, kötü tasarlanmış bazı öğretim malzemelerinde görülen ve öğrenenin anlamak için dikkatini farklı bilgi kaynakları arasında bölmek zorunda kaldığı bir öğrenme etkisi olarak tanımlıyor. Madde, bu bölünmenin görsel ve işitsel olarak, ya da birbirine bağlı iki bilginin zaman içinde birbirinden ayrılmasıyla da oluşabildiğini yazıyor.

Başlangıç ve deneyim

Aynı öğretim yöntemi herkeste aynı yükü yaratmaz. Uzmanlık tersine dönme etkisi maddesi, öğretim tekniklerinin etkililiğinin, öğrenenlerin ön bilgisine göre tersine dönebildiğini yazıyor. Maddeye göre uzun süreli bellekte şema oluşturmaya yardım eden teknikler, bu bilgi yapılarına henüz sahip olmayan başlangıç düzeyindeki öğrenenler için daha etkilidir; ön bilgisi fazla olan öğrenenler için ise bunun tersi geçerlidir: daha az rehberlik çoğu zaman daha iyi bir başarım getirir.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Bilişsel yük kavramı, bir öğretmenin kendi anlatımına dışarıdan bakmasını sağlar. Açılış sahnesindeki öğretmen, sekiz yönergenin hepsinin doğru ve değerli olduğunu biliyordu; eksik olan hiçbir bilgi değildi. Eksik olan, öğrencinin o bilgiyi aynı anda işleyebileceği bir düzendi. Deneyimli bir öğretmen için sekiz yönerge tek bir akıcı hareket gibi hissedilir, çünkü o sekiz şey onun zihninde çoktan tek bir öbeğe dönüşmüştür; başlangıç öğrencisi için ise sekiz ayrı yüktür.

Bu farkı gören bir öğretmen, yönergelerini azaltmaktan korkmaz. Bir duruşta az ama gerçekten uygulanan bir yönerge, çok ama unutulan yönergelerden daha çok öğretir. Ve bir öğrenci deneyim kazandıkça, uzmanlık tersine dönme etkisinin hatırlattığı gibi, öğretmen rehberliğini geri çekmeyi, öğrencinin kendi bedenini keşfetmesine alan bırakmayı da öğrenir.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışDeneyimli ve başlangıç öğrencilerine aynı ayrıntıda rehberlik etmek adil ve etkilidir.
Doğrusu

Uzmanlık tersine dönme etkisi maddesine göre başlangıç öğrencilerine yardımcı olan ayrıntılı rehberlik, deneyimli öğrenciler için etkisiz ya da zararlı olabilir; öğretim yöntemleri öğrencinin bilgi düzeyine göre ayarlanmalıdır.

Yaygın yanlışBir konunun zorluğunu azaltmanın tek yolu onu daha basit bir konuyla değiştirmektir.
Doğrusu

Bilişsel yük maddesine göre bir konunun içsel zorluğu değiştirilemese de konu alt parçalara ayrılıp ayrı ayrı öğretilebilir ve sonra birleştirilebilir; ayrıca anlatımdan gelen gereksiz yük azaltılabilir.

Uygulama

Aklında kalsın

Çalışan belleğin kapasitesi ve süresi sınırlıdır; bir öğrencinin aynı anda işleyebileceği yönergelerin bir sınırı vardır.

İçsel yük konunun zorluğundan gelir ve parçalara ayırarak yönetilir; konu dışı yük anlatımdan gelir ve azaltılabilir.

Öbekleme, öğrencinin tanıdığı bir hareketle birkaç yönergeyi tek bir birimde toplar.

Dikkat bölünmesi, birbirine bağlı bilgiler ayrı sunulduğunda öğrenmeyi zorlaştırır; gösterim ve yönerge birlikte verilmelidir.

Uzmanlık tersine dönme etkisine göre deneyimli öğrenciler için daha az rehberlik daha iyi olabilir.

Sonraki derse köprü

Bu derste öbeklemenin, öğrencinin zaten tanıdığı bir hareketin birkaç yönergeyi tek bir birimde toplamasına dayandığını gördük. Uzmanlık tersine dönme etkisi de aynı şeye işaret ediyordu: öğrencinin önceden bildiği şey, yeni bilginin ne kadar yük yaratacağını belirliyor.

Sıradaki ders ön bilgi aktivasyonunu ele alıyor.

Soru şu: bir öğretmen, yeni bir şeyi öğretmeden önce öğrencilerinin zaten bildiği şeyi nasıl ortaya çıkarır ve yeni bilgiyi bunun üzerine nasıl kurar?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.