Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir bitirme belgesi bir eğitimin tamamlandığını gösterir; yetkinliği korumak için öğrenme sürer.
Yansıtıcı uygulama, eylem sürerken ve eylem bittikten sonra kendi deneyiminden öğrenmektir; tebrik de bir yansıtmadır, çünkü neyin işe yaradığını görmeden onu tekrarlayamazsın.
Yansıtma tek başına yanıltabilir; kendi uygulamana dört mercekten bak: kendi geçmişin, öğrencilerin, meslektaşların ve literatür.
Bilinçli alıştırma, bir beceriyi parçalarına ayırıp geri bildirimle ve artan zorlukla çalışmaktır; yılların sayısı bunun yerini tutmaz.
Öğrenme bir toplulukta yapılır; bir topluluğun eskisi olduğunda, kapısının kime kapalı olduğunu sor.
Açılış sahnesi
Programın son günü. Bu birim boyunca izlediğimiz öğretmen, elinde bitirme belgesiyle salonun köşesinde oturuyor. Masada üç şey var: kursunun son hâli, meslektaşından gelen değerlendirme ve kendi yazdığı değerlendirmenin baştan yazılmış ikinci sürümü. Eğitmen salondakilere tek tek tebrik ediyor, sonra herkese boş bir sayfa dağıtıyor. Sayfanın başında yalnızca bir başlık var: "Önümüzdeki on iki ay."
Öğretmen önce belgeye bakıyor. Programın ilk haftalarında bir derste konuşulan bir cümleyi hatırlıyor: bir bitirme belgesi "bu kişi bu kursu tamamladı" der, "bu kişi yetkin bir öğretmendir" demez. O gün bu cümle ona biraz soğuk gelmişti. Şimdi, kursunun zarar haritasına, kaynak listesine ve kendisine gelen sert ama yararlı değerlendirmeye bakarken, cümlenin bir uyarıdan çok bir davet olduğunu düşünüyor. Belge bir şeyin bittiğini gösteriyor. Boş sayfa ise neyin başladığını soruyor.
Kalemi alıyor, ama ilk satıra ne yazacağını bilmiyor. "Daha çok okuyacağım" diye yazmak kolay. Neyi, neden, kiminle ve nasıl bileceğini yazmak ise zor.
Bu derste ne olacak
Bu ders akademinin son dersi ve iki iş yapıyor. İlki bir tebrik: yapılanı gerçekten görmek, belgeyi değil emeği tanımak. İkincisi bir plan: bir öğretmenin belgeden sonra nasıl öğrenmeyi sürdüreceği. Önce kendi deneyiminden öğrenmenin yöntemini, yansıtıcı uygulamayı ve onun iki zamanını göreceğiz. Sonra yansıtmanın kendi başına neden yetmediğini ve bir öğretmenin kendi uygulamasına dört farklı yerden nasıl bakabileceğini ele alacağız. Ardından bir beceriyi yalnızca tekrarlamakla onu bilerek geliştirmek arasındaki farka, bilinçli alıştırmaya geçeceğiz. En sonda öğrenmenin yalnız yapılmadığı yere, meslektaşlardan oluşan topluluklara bakacağız; ten tonu orada, bu topluluklara kimin kolay, kimin zor girebildiğini soracak.
Sıfır noktası
Bu seviyenin başlarında, Y5.07'de, bir sertifika ile yetkinlik arasındaki farkı konuştuk: yetkinlik bir belgede değil bir performansta görünür, ve pek çok meslekte belge sürekli eğitimle yenilenir. Bu son derste o konuşmaya geri dönüyoruz, bu kez bir ilkeyi değil bir planı konuşmak için.
Bitirme projesinin istediği öğelerden biri on iki aylık bir güncelleme planıydı. Y5.105'te bunun kursun kaynaklarına dönük yanını, yani hangi kaynağın ne zaman ve hangi işaretle yeniden okunacağını kurduk. Bu ders aynı planın öğretmene dönük yanını kuruyor: kurs değil, onu veren kişi nasıl güncel kalacak?
Mekanizma
Yansıtıcı uygulama
Yansıtıcı uygulama maddesi bu kavramı, kişinin kendi düşüncelerine, duygularına, eylemlerine, kararlarına, varsayımlarına ve mesleki deneyimlerine dönüp bakabilme yeteneği olarak tanımlıyor; amacın kendi uygulamasını, anlayışını ve yargısını geliştirmek, otomatik tepkileri ve varsayımları sorgulamak olduğunu yazıyor. Madde, bunun özellikle insanların resmî eğitimden çok kendi mesleki deneyimlerinden öğrendiği ortamlarda önemli bir araç olduğunu da ekliyor.
Madde, Donald Schön'ün bin dokuz yüz seksen üçte yayımlanan kitabının iki kavramını aktarıyor: bir eylem sürerken o eylem üzerine düşünmek ve eylem bittikten sonra, neyin farklı yapılabileceğini ve neyin iyi gittiğini değerlendirmek. Sınıfta ilki, bir katılımcının yüzündeki gerginliği görüp dersin ortasında seçeneği değiştirmektir; ikincisi, akşam o anı yeniden düşünüp bir sonraki haftanın planına yazmaktır. Madde ayrıca daha basit bir döngüyü de anlatıyor: Terry Borton'ın üç sorusu, yani ne oldu, bu ne anlama geliyor ve şimdi ne yapacağım.
Yansıtmanın sınırı ve dört mercek
Yansıtıcı uygulama maddesi bir uyarı da yapıyor: içgörü, iç gözlem ve öz değerlendirme bilişsel yanlılıklarla çarpıtılabildiği için yansıtma tek başına tam güvenilir değildir; ama eleştirel çözümleme, geri bildirim ve kanıta dayalı bilgiyle birleştiğinde mesleki gelişimin önemli bir kaynağı olabilir. Y5.07'de konuştuğumuz tartışmalı Dunning–Kruger etkisi de aynı uyarının bir biçimiydi: bir öğretmenin kendi yetkinliğine dair iç değerlendirmesi yanıltıcı olabilir.
Madde, yetişkin eğitimi araştırmacısı Stephen Brookfield'in bir önerisini aktarıyor: eleştirel yansıtma yapan kişi, kendi varsayımlarını uygulamasına dört tamamlayıcı mercekten bakarak sürekli araştırır. Bu mercekler kişinin kendi öğrenme geçmişi, öğrencilerinin gözü, meslektaşlarının deneyimi ve kuramsal, felsefi ve araştırma literatürüdür. Madde, Brookfield'in bu dört merceğin bize kim olduğumuza ve ne yaptığımıza dair birbirinden çok farklı resimler göstereceğini söylediğini ve uygulamaya bu merceklerden bakmanın bütün uygulama ortamlarına sinmiş güç ilişkilerinin daha çok farkına varmamızı sağladığını yazıyor.
Bilinçli alıştırma
Bir beceriyi yıllarca tekrarlamak onu kendiliğinden geliştirmez. Alıştırma yöntemini anlatan madde, alıştırmanın ne kadar işe yaradığının sıklığına ve alınabilen geri bildirimin türüne bağlı olduğunu, uygun geri bildirim yoksa alıştırmanın etkisiz, hatta öğrenmeye zararlı olabildiğini yazıyor. Madde, psikolog Anders Ericsson'ın bilinçli alıştırma üzerine araştırmalarını aktarıyor: Ericsson'ın temel bulgularından biri, bir kişinin bir beceride ne kadar uzmanlaştığının o beceriyi çok sayıda kez yapmaktan çok, nasıl çalıştığıyla ilgili olmasıydı. Madde, uzmanın beceriyi parçalarına ayırıp o parçaları geliştirmeye odaklandığını, bunu çoğu zaman anında geri bildirimle birleştirdiğini ve beceriyi giderek daha zor düzeylerde çalıştığını yazıyor.
Sınıf dilinde bu, "yüz ders daha vereceğim" demekle "önümüzdeki üç ay, sözlü yönlendirmelerimin açıklığını çalışacağım" demek arasındaki farktır. İlki bir sayı, ikincisi bir plan. Bir planın bir parçası, bir geri bildirim kaynağı ve bir zorluk basamağı olur.
Topluluk içinde öğrenmek: kim içeride, kim kıyıda?
Öğrenme yalnızca bireysel bir iş değildir. Uygulama topluluğu maddesi bu kavramı, bir şeyi yapmaya dair ortak bir kaygısı ya da tutkusu olan ve düzenli etkileşimle onu daha iyi yapmayı öğrenen insanlardan oluşan bir grup olarak tanımlıyor; kavramın ilk kez Jean Lave ve Etienne Wenger'in bin dokuz yüz doksan bir tarihli kitabında önerildiğini yazıyor. Madde, bu topluluklarda üyelerin birbirinden öğrendiğini ve kimliklerini geliştirdiğini ekliyor.
Ten tonu, bu son derste, topluluğun kapısında bekliyor. Meşru çevresel katılım maddesi, yeni gelenlerin bir topluluğa önce basit ve düşük riskli ama gerekli işlerle katıldığını, zamanla daha merkezî rollere geçtiğini yazıyor. Ama madde, bu katılımın yeni gelenlerin fiziksel ve toplumsal olarak erişebildiği katılım biçimleriyle sınırlandığını, eskilerin yeni gelene meşruiyet tanıma ve onun erişimini denetleme gücüne sahip olduğunu, uzmanlardan ayrı düşen yeni gelenlerin araçlara ve topluluğa sınırlı erişimi olduğu için gelişiminin de sınırlı kaldığını ekliyor. Yoga öğretmenliğine çevrildiğinde bu, büyük kentin stüdyolarından uzakta, farklı bir dilde öğreten, göçmen, yoksul ya da koyu tenli bir öğretmenin, meslektaş merceğine ve geri bildirime daha zor ulaşabileceği anlamına gelebilir. Brookfield'in de hatırlattığı gibi, uygulamaya farklı mercekten bakmak güç ilişkilerini görünür kılar; bir topluluğun kime kapı açtığı da bu güç ilişkilerinden biridir.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Usta öğretmen bir tebriki geçiştirmez. Yapılanı somut olarak görür ve adlandırır, çünkü neyin işe yaradığını bilmeyen bir öğretmen onu tekrarlayamaz. Ama aynı öğretmen bir bitirme belgesini bir varış noktası olarak değil, bir başlangıç olarak okur: belge bir kursun tamamlandığını gösterir, yetkinlik ise bir performansta, her gün yeniden görünür.
Usta öğretmen kendi deneyiminden öğrenir: dersin ortasında gördüğüne göre ayarlar, dersten sonra neyin iyi, neyin kötü gittiğini düşünür. Ama kendi iç gözleminin yanıltabileceğini de bilir. Bu yüzden kendi uygulamasına tek bir mercekten değil, dört mercekten bakar: kendi geçmişinden, öğrencilerinin gözünden, meslektaşlarının deneyiminden ve literatürden. Merceklerin farklı resimler göstermesini bir çelişki değil, bir bilgi olarak okur.
Usta öğretmen yıllarını sayıyla değil, bilinçli alıştırmayla ölçer: bir beceriyi parçalarına ayırır, her parça için bir geri bildirim kaynağı bulur ve zorluğu giderek artırır. Ve öğrenmenin bir toplulukta yapıldığını bilir; bir topluluğun eskisi olduğunda, o topluluğun kapısının kime açık, kime kapalı olduğunu sorar.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışBitirme belgesi öğrenmenin sonudur.
Bir bitirme belgesi bir eğitimin tamamlandığını gösterir; yetkinlik bir performansta görünür ve korunması için öğrenmenin sürmesi gerekir.
Yaygın yanlışYıllarca ders vermek, bir öğretmeni kendiliğinden geliştirir.
Alıştırma yöntemini anlatan madde, uygun geri bildirim olmadan alıştırmanın etkisiz olabildiğini, Ericsson'ın bulgularına göre uzmanlaşmanın bir beceriyi kaç kez yapmaktan çok nasıl çalışmaya bağlı olduğunu yazıyor.
Yaygın yanlışKendi derslerim üzerine düşünmek, onları geliştirmek için yeterlidir.
Yansıtıcı uygulama maddesi, yansıtmanın bilişsel yanlılıklarla çarpıtılabildiğini ve geri bildirim ve kanıtla birleştiğinde güçlendiğini yazıyor; kendi merceği, dört mercekten yalnızca biridir.
Yaygın yanlışBir uygulama topluluğu herkese eşit açıktır.
Meşru çevresel katılım maddesi, katılımın erişilebilen biçimlerle sınırlı olduğunu ve eskilerin yeni gelene meşruiyet tanıma gücünü taşıdığını yazıyor; bir topluluğun kapısı bazılarına daha dar açılabilir.
Uygulama
Aklında kalsın
Bir bitirme belgesi bir eğitimin tamamlandığını gösterir; yetkinliği korumak için öğrenme sürer.
Yansıtıcı uygulama, eylem sürerken ve eylem bittikten sonra kendi deneyiminden öğrenmektir; tebrik de bir yansıtmadır, çünkü neyin işe yaradığını görmeden onu tekrarlayamazsın.
Yansıtma tek başına yanıltabilir; kendi uygulamana dört mercekten bak: kendi geçmişin, öğrencilerin, meslektaşların ve literatür.
Bilinçli alıştırma, bir beceriyi parçalarına ayırıp geri bildirimle ve artan zorlukla çalışmaktır; yılların sayısı bunun yerini tutmaz.
Öğrenme bir toplulukta yapılır; bir topluluğun eskisi olduğunda, kapısının kime kapalı olduğunu sor.
Sonraki derse köprü
Bu ders akademinin son dersi. Hareketten nefese ve meditasyona, anatomiden tarihe, klasik metinlerden etiğe ve araştırmaya kadar uzanan bu yolun sonunda, elinde bir belge ve boş bir sayfa var. Bu yolu yürüdüğün için seni tebrik ediyoruz.
Sıradaki dersin konusu artık bu seride yazılı değil: o ders, önümüzdeki haftalarda senin vereceğin ilk ders.
Soru şu: o dersin sonunda, bir katılımcının yüzünde gördüğün, bir seçeneği değiştirdiğin ya da değiştirmediğin bir anı, Borton'ın üç sorusuyla yazıp planına eklediğinde, on iki ay sonra dönüp baktığında hangi öğretmeni göreceksin?