İçeriğe geç

Y5.103·Etik ustalık ve bitirme projesi

Eğitmen otoritesinin sınırı

sıfırdan ileri2.316 kelime15 uygulama örneği≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bir öğretmenin otoritesinin iki sınırı vardır: uygulama kapsamı ve öğrencinin özerkliği.

Tanı, ilaç, doz, ameliyat ve tedavi kararları bir yoga öğretmeninin kapsamının dışındadır; kapsam somut bir dille yazılır.

Öğrencinin yerine karar vermek, iyi niyetli olsa bile, onun özerkliğini çiğner.

Paylaşılan kararın mantığı iki sınır arasındaki yoldur: seçenekler anlatılır, tercih sorulur, karar öğrenciye bırakılır.

Güven bağımlılığa dönüşebilir; bir öğrencinin sessizliği bir tercih eksikliği değil, sürecin onu ne kadar içine aldığının bir işareti olabilir.

Açılış sahnesi

Sırt ve omuz kursunun dördüncü haftası. Ders bitince yetmiş iki yaşında bir öğrenci öğretmenin yanına geliyor ve gülümseyerek bir şey anlatıyor: geçen hafta öğretmen, derste bir sohbet sırasında "şekeri azaltmak iyi olabilir" demiş; öğrenci de bunun üzerine şeker ilacının dozunu kendiliğinden azaltmış. "Siz söyleyince güvendim" diyor.

Aynı akşam kursun bir başka katılımcısı öğretmene bir mesaj gönderiyor. Cerrahı ona bir omuz ameliyatı önermiş; ameliyattan korkuyor ve soruyor: "Sizce ameliyat olmalı mıyım, yoksa yogayla mı devam etmeliyim?"

Öğretmen iki durum karşısında da bir ikilemle karşılaşıyor. Bir yanda öğrencilerin kendisine duyduğu güven var; bu güveni boşa çıkarmak, onları yalnız bırakmak istemiyor. Öte yanda, ne ilaç dozu ne de bir ameliyat kararı onun bilgisi ya da yetkisi içinde. Üstelik kursun başında "sağlık kararları hekiminize aittir" demişti; ama bu cümlenin, bir öğrencinin ilacını azaltmasını engellemediğini görüyor.

Bu derste ne olacak

Bu ders bir öğretmenin otoritesinin sınırını, bitirme projesindeki kursun somut kararları üzerinden ele alıyor. Önce bir mesleğin yasal ve mesleki olarak neyi yapabileceğini belirleyen uygulama kapsamı kavramına bakacağız ve bir yoga öğretmeninin kapsamının nerede bittiğini göreceğiz. Sonra bu sınırın öteki yüzüne, öğrencinin yerine karar vermenin, yani vesayetçiliğin, nasıl bir başka hata olduğuna geçeceğiz. Ardından ikisi arasındaki yolu, paylaşılan karar verme yaklaşımını ve bir öğretmenin bu yaklaşımdan ne öğrenebileceğini tartışacağız. En sonda güvenin bağımlılığa dönüştüğü yeri, aşırı etkiyi ele alacağız; ten tonu burada, kimlerin karara katılmak istediğini ve kimlerin karara daha az katıldığını soracak.

Sıfır noktası

Güç asimetrisi ve guru kültürü dersinde, Y5.37'de, öğretmen ile öğrenci arasındaki güç farkını, bir otoritenin görüşüne içeriğinden bağımsız ağırlık yükleme eğilimini ve duruşlardaki ustalığın başka alanlara taşınmasını, hale etkisini, incelemiştik; o dersin öğrencileri öğretmenlerine iş ve ilişki kararlarını soruyordu. Eğitimin başında, Y0.02'de de bir eğitmenin yetkinliğinin nerede bittiğini söylemesini, yetki sınırını, tanımlamıştık.

Bu ders o zemini varsayıyor ve bir adım ileri gidiyor. Açılıştaki iki soru bir hayat kararı değil, bir sağlık kararı: bir ilaç dozu ve bir ameliyat. Bu tür kararlarda bir öğretmenin sınırı yalnızca bir tutum değil, bir mesleğin yasal çerçevesidir; ve bu sınırı korurken öğrencinin kendi kararını verme hakkını da korumak gerekir.

Mekanizma

Uygulama kapsamı

Uygulama kapsamı maddesi, bu kavramı bir sağlık çalışanının yapmasına izin verilen etkinlikler ve görevler olarak tanımlıyor ve bu sınırların mesleki lisansın koşullarıyla ve yasaların izin verdiğiyle belirlendiğini yazıyor. Madde, her yargı bölgesinin eğitim ve öğretim koşullarını ve uygulama kapsamını tanımlayan yasaları, lisans kurumları ve düzenlemeleri olabileceğini ekliyor.

Bir yoga öğretmeni bir sağlık çalışanı değildir. Bu, onun bilgisinin değersiz olduğu anlamına gelmez; ama ilaç dozunu değiştirmek, bir ameliyatın gerekip gerekmediğini söylemek ya da bir tanı koymak, onun kapsamının dışındadır. Kapsamın dışına çıkmak yalnızca bir bilgi hatası değil, bir öğrenciyi yasal ve mesleki güvencesi olmayan bir karara yönlendirmektir.

Vesayetçilik

Otoritenin sınırını çiğnemenin bir başka yolu, tam tersi yönden gelir: öğrencinin yerine karar vermek. Vesayetçilik maddesi, bu kavramı bir kişinin ya da grubun özgürlüğünü ya da özerkliğini, onun iyiliğini gözeterek ama isteğine karşı sınırlayan eylem olarak tanımlıyor ve yetişkinlere karşı vesayetçiliğin bazen onlara çocuk gibi davranmak olarak nitelendirildiğini yazıyor.

Y5.99'da ilkeciliğin dört ilkesinden biri olarak özerkliğe saygıyı görmüştük. Vesayetçilik, bu ilkeyi zarar vermemek adına çiğner. Omuz ameliyatı soran öğrenciye "ameliyat olma, yoga yeter" demek kapsamın dışına çıkmaktır; ama "ameliyat olmadan bu derse gelemezsin" ya da "bu kararı sen veremezsin" demek de, bir öğrencinin kendi bedeni hakkındaki kararını elinden almaktır.

Paylaşılan karar

Kapsamın dışına çıkmak ile öğrencinin yerine karar vermek arasında bir yol var. Tıpta paylaşılan karar verme maddesi, bu yaklaşımı hem hastanın hem de sağlık çalışanının karar sürecine katıldığı ve sağlık kararları üzerinde anlaştığı bir süreç olarak tanımlıyor; sağlık çalışanlarının seçeneklerin yararlarını ve sakıncalarını açıkladığını ve hastanın tercihlerine, kültürel ve kişisel inançlarına en uygun olanı seçmesine yardım ettiğini yazıyor. Madde, bunun, hekimi otorite konumuna, hastayı ise edilgen bir role yerleştiren geleneksel yaklaşımın karşıtı olduğunu ve terimin ilk kez bin dokuz yüz yetmiş ikide bir tıp etiği raporunda kullanıldığını aktarıyor. Madde, hastaların seçeneklerini değerlendirmesine yardım eden karar yardımcılarının, sistematik derlemelere göre muhtemelen daha bilgili ve değerlerle uyumlu kararlara yol açtığını da ekliyor.

Bir yoga öğretmeni tıbbi kararların tarafı değildir; ama derste verilen küçük kararlarda, hangi seçeneğin, hangi yoğunluğun, hangi duruşun seçileceği gibi, paylaşılan kararın mantığını uygulayabilir: seçenekleri ve sonuçlarını anlatır, öğrencinin tercihini sorar, kararı ona bırakır. Tıbbi kararlarda ise öğrencinin, hekimiyle paylaşılan bir karara hazırlıklı gitmesine yardım edebilir.

Güven, bağımlılık ve kimin karara katıldığı

Güvenin en zor sınırı, bir öğrencinin öğretmenine bağımlı hâle geldiği yerdedir. Aşırı etki maddesi, bu süreci bir kişinin özgür iradesinin ve yargısının bir başkasınınkiyle yer değiştirmesi olarak tanımlıyor; bunun genellikle kişinin güvendiği ve ona bağımlı olduğu biri tarafından, bir güven ve otorite konumundan yapıldığını, tek bir olay değil bir süreç olduğunu ve yaşlıların buna özellikle açık olduğunu yazıyor.

Ten tonu burada, kimlerin karara katılmak istediğini ve kimlerin karara daha az katıldığını sorar. Paylaşılan karar verme maddesi, bir çalışmada siyah hastaların paylaşılan karar sürecine beyaz hastalardan daha az katıldıklarını bildirdiğini, ama bir başka çalışmanın siyah hastaların karara katılmayı beyaz hastalar kadar istediğini ve hekimleriyle sağlıkları hakkında konuşmayı başlatmaya daha yatkın olduğunu gösterdiğini aktarıyor. Bu iki bulgu birlikte okunduğunda, katılımdaki farkın isteksizlikten değil, sürecin bu hastaları ne kadar içine aldığından kaynaklanabileceği düşünülebilir. Bir yoga öğretmeni için bu, bir öğrencinin sessizliğini ya da "siz bilirsiniz" demesini bir tercih eksikliği olarak okumamayı, özellikle koyu tenli ve azınlık topluluklarından öğrencilere seçenekleri ve karar hakkını açıkça sunmayı hatırlatır. Y5.37'de gördüğümüz hale etkisi de burada işler: bir öğretmenin sözlerine yüklenen ağırlık, onun bedenine ve görünüşüne göre değişebilir; öğretmenin görevi, kendi sözlerinin ağırlığını görünüşünden değil kaynağından almasını sağlamaktır.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Bir öğretmenin otoritesinin sınırı iki yönlüdür. Bir yanda uygulama kapsamı vardır: tanı, ilaç, doz, ameliyat ve tedavi kararları bir yoga öğretmeninin alanının dışındadır. Öte yanda özerklik vardır: bilgilendirilmiş bir yetişkinin kendi bedeni hakkındaki kararı ona aittir ve öğretmen onun yerine karar vermez.

Usta öğretmen bu iki sınır arasındaki yolu paylaşılan kararın mantığıyla yürür. Derste seçenekleri ve sonuçlarını anlatır, öğrencinin tercihini sorar ve kararı ona bırakır; tıbbi kararlarda ise öğrencinin hekimiyle paylaşılan bir karara hazırlıklı gitmesine yardım eder. Genel bir cümlenin bir öğrencinin kararına dönüşebildiğini bilir ve kapsamını somut bir dille yazar.

Usta öğretmen güvenin bağımlılığa dönüştüğü yeri fark eder ve öğrencisinin kendi yargısını güçlendiren küçük adımlar atar. Bir öğrencinin sessizliğini bir tercih eksikliği saymaz; karara katılmak isteyen ama süreçte daha az yer bulan öğrencilere seçenekleri ve karar hakkını açıkça sunar.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Sağlık kararları hekiminize aittir" demek, sınırı korumaya yeter.
Doğrusu

Genel bir cümle, bir öğretmenin başka bir sözünün bir öğrencinin kararına dönüşmesini engellemeyebilir; kapsamın somut bir listeyle anlatılması ve her sağlık sorusunun adıyla yönlendirilmesi gerekir.

Yaygın yanlışÖğrencinin güvenliği için onun yerine karar vermek her zaman doğrudur.
Doğrusu

Vesayetçilik maddesi, bir kişinin özerkliğini kendi iyiliği için ama isteğine karşı sınırlamayı tanımlıyor ve yetişkinlere çocuk gibi davranmak olarak eleştiriyor; bilgilendirilmiş bir yetişkinin kararı ona aittir.

Yaygın yanlışKararı öğrenciye bırakmak, onu yalnız bırakmaktır.
Doğrusu

Paylaşılan karar verme, uzmanın seçenekleri ve sonuçlarını açıkladığı, kişinin ise seçtiği ortak bir süreçtir; öğretmen bilgiyi ve desteği sağlar, kararı öğrenciye bırakır.

Yaygın yanlışBir öğrenci "siz bilirsiniz" diyorsa, karara katılmak istemiyordur.
Doğrusu

Paylaşılan karar verme maddesinin aktardığı bulgular, karara daha az katılan bazı hastaların katılmayı en az ötekiler kadar istediğini gösteriyor; sessizlik, sürecin onları ne kadar içine aldığıyla ilgili olabilir.

Uygulama

Aklında kalsın

Bir öğretmenin otoritesinin iki sınırı vardır: uygulama kapsamı ve öğrencinin özerkliği.

Tanı, ilaç, doz, ameliyat ve tedavi kararları bir yoga öğretmeninin kapsamının dışındadır; kapsam somut bir dille yazılır.

Öğrencinin yerine karar vermek, iyi niyetli olsa bile, onun özerkliğini çiğner.

Paylaşılan kararın mantığı iki sınır arasındaki yoldur: seçenekler anlatılır, tercih sorulur, karar öğrenciye bırakılır.

Güven bağımlılığa dönüşebilir; bir öğrencinin sessizliği bir tercih eksikliği değil, sürecin onu ne kadar içine aldığının bir işareti olabilir.

Sonraki derse köprü

Bu derste bir öğretmenin otoritesinin nerede bittiğini ve bu sınırın öğrencilere nasıl görünür kılınacağını konuştuk. Ama bir öğretmen bu sınırı aştığında ya da bir öğrenci bir haksızlığa uğradığını düşündüğünde, bunu söyleyebileceği bir yol olmalıdır.

Sıradaki dersin konusu şikâyet ve düzeltme mekanizması.

Soru şu: bir kursun ya da stüdyonun, öğrencilerin bir sorunu güvenle bildirebileceği, bildirimin ciddiye alınıp bir düzeltmeye dönüştüğü bir düzeni nasıl kurulur, ve bu düzen, öğretmene karşı konuşmakta en çok zorlanan öğrenciler için nasıl gerçekten erişilebilir kılınır?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.