Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Kuṇḍalinī "halka biçimli olan" anlamında; terim olarak ilk olası kullanımı sekizinci yüzyıldan bir tantrada.
Haṭhapradīpikā'da kuṇḍalinī Brahman'a giden geçidi kapatarak uyuyan bir tanrıça; yogi kapıyı onunla, anahtarla açar gibi açar.
Abhinavagupta yukarı ve aşağı hareket eden iki kuṇḍalinī'den söz ediyor; Aurobindo'da güç yukarıdan iniyor.
Gārgī diyaloğu ve Krishnamacharya kuṇḍalinī'yi prāṇa'nın yolunu tıkayan bir engel olarak görüyor.
Psikiyatri literatürü yoğun uygulamalarla ilişkili güçlükleri not ediyor; belirtiler "uyanış" diye geçiştirilmemeli.
Açılış sahnesi
Bir hafta sonu inzivasının programında "kuṇḍalinī uyanışı" başlıklı bir oturum var. Tanıtım metni kısa: omurganın dibinde uyuyan bir enerji, doğru nefes ve doğru niyetle uyanır, yukarı yükselir ve insanı dönüştürür.
Programı okuyan katılımcılardan biri hemşire. Oturumdan önce yürütücünün yanına gidip iki soru soruyor. Birincisi: bu anlatım hangi metinden geliyor? İkincisi: geçen yıl bir arkadaşı benzer bir inzivadan sonra haftalarca uyuyamamış, bedeninde sıcaklık dalgaları ve titremeler yaşamış; bu da uyanışın bir parçası mı, yoksa başka bir şey mi?
Yürütücü ilk soruya "binlerce yıllık gelenek" diye yanıt veriyor. İkinci soruya yanıt vermiyor. Bu ders iki sorunun da peşine düşüyor.
Bu derste ne olacak
Bu derste kuṇḍalinī'yi tek bir tanımla değil, onu anlatan metinlerin sesleriyle okuyacağız. Önce sözcüğün kendisine ve metinlerde ilk göründüğü yere bakacağız. Sonra Haṭhapradīpikā'nın kuṇḍalinī'yi nasıl anlattığını, anahtar ve kapı imgesini göreceğiz. Ardından aynı kavramın farklı geleneklerde nasıl bambaşka yönler kazandığını izleyeceğiz: yukarı ve aşağı hareket eden bir güç, yolu tıkayan bir engel, yukarıdan inen bir kuvvetle uyanan bir güç. En sonda modern psikolojinin bu kavramla karşılaşmasını ve bir öğretmen için taşıdığı güvenlik sorumluluğunu tartacağız.
Sıfır noktası
Kuṇḍalinī bu kursta pek çok kez anıldı ama henüz kendi dersini almadı. Y4.86'da Haṭhapradīpikā'nın bindu'yu durdurmaya dayanan eski modelle kuṇḍalinī'yi yükselten yeni modeli uzlaştırmadan yan yana koyduğunu görmüştük. Gārgī'ye seslenen metnin onu bir engel olarak anlattığını, Y4.94'te ise Woodroffe'un kitabına bu kavramdan esinlenerek "yılan gücü" adını verdiğini okuduk.
Bu ders dağınık kalan bu parçaları bir araya getiriyor ve tek bir soru soruyor: kuṇḍalinī hangi metinde neyi anlatıyor?
Mekanizma
Sarmal olan
Wikipedia'nın Kundalini maddesine göre Sanskritçe kuṇḍalin sıfatı "daire biçimli, halka biçimli" anlamına geliyor. Madde sözcüğün terim olarak ilk olası kullanımını sekizinci yüzyıldan Tantrasadbhāva Tantra'da buluyor; bu metin kuṇḍalī sözcüğünü kullanıyor ve David Gordon White onu "halka biçimli olan kadın" diye açıklıyor. Madde, kuṇḍalī'nin tanrıça Durgā'nın bir adı olarak tantra ve Śākta metinlerinde on birinci yüzyıldan Śāradātilaka'da sıkça göründüğünü de ekliyor.
White'a göre bu dişil ruhsal güç bhogavatī diye de anılıyor; sözcüğün çift anlamı var: hem "haz" hem "sarmal". Madde bu ikiliğin gücün hem dünyevi hazla hem de kurtuluşun mutluluğuyla güçlü bağını gösterdiğini yazıyor.
Aynı madde bu kavramın ne zaman ortaya çıktığı konusunda kendi içinde tutarlı değil. Bir yerde kavramın Upaniṣadlarda anıldığını söylüyor, bir yerde Haṭha yogaya dokuzuncu yüzyılda alındığını, bir başka yerde ise Haṭha yogada teknik bir terim olarak on beşinci yüzyılda benimsendiğini ve on altıncı yüzyılda Yoga Upaniṣadlarında yaygınlaştığını yazıyor.
Yaygın yanlışKuṇḍalinī en eski Upaniṣadlarda bugünkü anlamıyla anlatılır.
Aynı Wikipedia maddesi kavramın terim olarak ilk olası kullanımını sekizinci yüzyıldan bir tantrada buluyor ve Haṭha yogada teknik terim olarak on beşinci yüzyılda benimsendiğini yazıyor; maddenin Upaniṣadlara yaptığı erken tarihli gönderme kendi verdiği öteki tarihlerle çelişiyor.
Anahtar ve kapı
Haṭhapradīpikā kuṇḍalinī'yi üçüncü bölümün hemen başına koyuyor. Sinh'in İngilizcesinde bölüm şu dizeyle açılıyor: yılanların başı dağları ve ormanlarıyla yeryüzünü nasıl taşıyorsa, bütün yoga uygulamaları da kuṇḍalinī'ye dayanır. Sinh bu dizenin sonuna ayraç içinde "omurga" diye bir açıklama ekliyor; Y4.93'te gördüğümüz ayraç içi eklemelerin bir örneği daha.
Aynı bölümün ilerisinde metin bu gücün adlarını sayıyor: kıvrık bedenli, kuṇḍalinī, dişi yılan, śakti, tanrıça, kuṇḍalī, Arundhatī; hepsi aynı şeyin adları. Hemen ardından bölümün en bilinen imgesi geliyor: bir kapı anahtarla nasıl açılıyorsa, yogi de kurtuluşun kapısını Haṭha yoluyla kuṇḍalinī'yi açarak açar. Tanrıça, Brahman'ın acıdan uzak makamına giden geçidin ağzını kapatarak uyur.
Metin bu gücün iki yüzü olduğunu da söylüyor: Sinh'in çevirisine göre kuṇḍalī śakti, yogilere kurtuluş, bilgisizlere bağ vermek için uyuyor; onu bilen, yogayı bilir. Aynı güç, bir başkası için bağlayıcı olabiliyor.
Yukarı ve aşağı
Kuṇḍalinī'nin yönü bile her gelenekte aynı değil. Wikipedia maddesine göre Kaula ve Trika soylarının büyük ustası Abhinavagupta'ya göre kuṇḍalinī'nin iki ana biçimi var: genişlemeyle ilişkilendirilen yukarı hareket eden kuṇḍalinī ve daralmayla ilişkilendirilen aşağı hareket eden kuṇḍalinī. Gavin Flood'a göre Abhinavagupta kuṇḍalinī'yi bedeni, nefesi, haz ve acı deneyimlerini ortaya çıkaran güçle, üremenin kaynağı olarak cinsellikle ve evrenin bir bilinç görünümü olduğu düşüncesiyle ilişkilendiriyor.
Yirminci yüzyılda başka bir yön tersinmesi daha görülüyor. Madde, Sri Aurobindo'nun kuṇḍalinī'yi "kökte uyuyan yoga gücü" olarak kabul ettiğini, ama kendi Bütünsel Yoga'sında kuṇḍalinī'yi yükseltmek için iradi bir süreç olmadığını söylediğini yazıyor. Aurobindo'ya göre merkezler, tanrısal bilincin yukarıdan inişiyle açılıyor; bazı tantrik yöntemler aşağıdan yukarı yükselirken onun yöntemi baştan aşağıya inen bir güce dayanıyor.
Bir engel olarak kuṇḍalinī
Kuṇḍalinī'nin en şaşırtıcı yorumlarından biri, onu bir güç olarak değil bir engel olarak görüyor. Kundalini maddesi bu yorumu yirminci yüzyılın en etkili yoga öğretmenlerinden biri olan Krishnamacharya'ya bağlıyor: onun anlatımında kuṇḍalinī yükselmez; nefesin orta kanala geçişini kapatan bir engel olarak durur. Madde bu yorumun kısmen onun kendi deneyiminden, kısmen de Viṣṇu'ya tapan iki tapınak rahibi mezhebinin öğretilerinden geldiğini yazıyor. Yoga Yājñavalkya maddesi de Gārgī diyaloğunun kuṇḍalinī'yi çoğunlukla bu biçimde anlattığını ve bu metnin Krishnamacharya'nın öğretisinin başlıca metin dayanağı olduğunu belirtiyor.
Yaygın yanlışBütün yoga gelenekleri kuṇḍalinī'yi yükselen bir enerji olarak anlatır.
Gārgī diyaloğu ve Krishnamacharya onu prāṇa'nın yolunu tıkayan bir engel olarak görüyor; Aurobindo ise merkezlerin yukarıdan inen bir güçle açıldığını söylüyor.
Batı'da ve psikolojide
Madde, Woodroffe'un yılan gücü üzerine yazdığı kitabın Batı'daki pek çok kuṇḍalinī yogası uyarlamasının başlıca kaynağı olduğunu yazıyor. Aynı madde İsviçreli psikiyatrist Carl Jung'un kuṇḍalinī'ye ilgisinin Batı'daki farkındalığı güçlendirdiğini ve Jung'un kavramı "bizim için tek bir işe yarar: bilinçdışıyla kendi deneyimlerimizi anlatmak" diye tanımladığını aktarıyor. Jung kuṇḍalinī sistemini bilinç ile bilinçdışı arasındaki hareketi anlamanın simgesel bir aracı olarak kullanıyordu.
Madde bir uyarıyı da aktarıyor. Psikiyatri literatürüne göre Doğu kökenli ruhsal uygulamaların altmışlı yıllardan itibaren yaygınlaşmasıyla birçok kişi, yoğun uygulama sırasında ya da kendiliğinden çeşitli psikolojik güçlükler yaşadı. Bu güçlükler arasında "kuṇḍalinī uyanışı" da sayılıyor. Kişiötesi psikoloji ve ölüme yakın deneyim araştırmacıları bu kavramla ilişkilendirilen duyusal, motor, zihinsel ve duygusal belirtilerden oluşan karmaşık bir tabloyu tarif ediyor; buna bazen "kuṇḍalinī sendromu" deniyor.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Kuṇḍalinī'yi öğretmek, bir öğretmenin hem tarih bilgisini hem de özen sorumluluğunu aynı anda sınıyor. Tarih tarafında şunu bilmek gerekiyor: kuṇḍalinī tek bir öğreti değil. Tantrada halka biçimli bir tanrıça, Abhinavagupta'da iki yönlü bir güç, Haṭhapradīpikā'da kurtuluşun kapısını kapatan uyuyan bir yılan, Gārgī diyaloğunda ve Krishnamacharya'da bir tıkaç, Aurobindo'da yukarıdan inen bir güçle uyanan bir kuvvet, Jung'da bilinçdışının simgesi.
Özen tarafında ise şunu bilmek gerekiyor: yoğun uygulamalar ve güçlü beklentiler, bazı insanlarda gerçek psikolojik güçlüklere yol açabiliyor. Bir öğretmen bu güçlükleri "uyanışın işaretleri" diye yorumlamaya kalkarsa, yardım alması gereken birinin yardım almasını geciktirebilir. Kuṇḍalinī'yi anlatan bir öğretmen, bu kavramın tarihini ne kadar iyi biliyorsa, bu sınırı da o kadar açıkça çizebilir.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışKuṇḍalinī uyanışı sırasında ortaya çıkan her beden ve zihin belirtisi ruhsal bir ilerlemenin işaretidir.
Wikipedia maddesinin aktardığı psikiyatri literatürü, yoğun ruhsal uygulamalarla ilişkili psikolojik güçlüklerin yaşanabildiğini not ediyor; bu tür belirtiler bir sağlık uzmanıyla değerlendirilmeli.
Uygulama
Aklında kalsın
Kuṇḍalinī "halka biçimli olan" anlamında; terim olarak ilk olası kullanımı sekizinci yüzyıldan bir tantrada.
Haṭhapradīpikā'da kuṇḍalinī Brahman'a giden geçidi kapatarak uyuyan bir tanrıça; yogi kapıyı onunla, anahtarla açar gibi açar.
Abhinavagupta yukarı ve aşağı hareket eden iki kuṇḍalinī'den söz ediyor; Aurobindo'da güç yukarıdan iniyor.
Gārgī diyaloğu ve Krishnamacharya kuṇḍalinī'yi prāṇa'nın yolunu tıkayan bir engel olarak görüyor.
Psikiyatri literatürü yoğun uygulamalarla ilişkili güçlükleri not ediyor; belirtiler "uyanış" diye geçiştirilmemeli.
Sonraki derse köprü
Woodroffe, Y4.94'te gördüğümüz girişinde Teosofi yazarlarının "yoğun beden", "eterik beden" ve "astral beden" gibi terimlerini Hint kavramlarıyla karşılaştırıyordu. Aktardığına göre bu yazarlar fiziksel bedenin yoğun ve eterik bölümlerini besin kılıfı ve prāṇa kılıfıyla, astral bedeni ise zihin kılıfının arzu yanıyla eşleştiriyordu. Woodroffe bu eşlemeyi yalnızca tartışma uğruna kabul ettiğini, iki kuramı tam bir doğrulukla eşleştirmenin kolay olmadığını ekliyordu.
Sıradaki ders kośaları, yani kılıfları ele alıyor.
Soru şu: Bir Upaniṣad'ın insanı iç içe kılıflarla anlattığı model, Teosofi yazarlarının katmanlı bedenleriyle eşleştirildiğinde neyini korur, neyini kaybeder?