Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Netra Tantra altı, Kaulajñānanirṇaya sekiz cakralı bir sistem anlatıyor.
En yaygın Hindu düzeni altı cakra ve üstte ayrı bir bin yapraklı lotus; Ṣaṭcakranirūpaṇa'nın adı bile "altı" diyor.
Śiva Saṃhitā'da bin yapraklı lotus bir dizede Brahman deliğinde, bir dizede damağın kökünde, bir başkasında bedenin dışında.
Sinh'in "altı cakra" ayracı ve Vasu'nun sinir ağı eşlemesi metne değil, çevirmene ait.
"Cakra" sözcüğü bir mudrāyı ya da tanrıçanın tahtını da anlatabiliyor; Gheraṇḍa ise on altı dayanaktan söz ediyor.
Açılış sahnesi
Bir yoga öğretmeni eğitiminin yazılı sınavında şöyle bir soru var: "Klasik yoga metinlerine göre insan bedeninde kaç cakra bulunur?" Seçenekler dört, beş, altı ve yedi. Öğrencilerin neredeyse hepsi yediyi işaretliyor.
Sınavdan sonra bir öğrenci, sınavı hazırlayan eğitmene bir not bırakıyor. Notta üç kaynak var: Śiva Saṃhitā'nın İngilizce çevirisinde "altı cakra" başlıklı bir bölüm; Haṭhapradīpikā'nın bir çevirisinde ayraç içinde yazılmış "altı cakra" ifadesi; bir ansiklopedi maddesinde ise sekiz cakralı bir Śaiva sisteminden söz eden bir cümle. Notun sonunda tek bir soru: "Bu kaynaklardan hangisine göre yedi?"
Eğitmen notu okuyor ve soruyu sınavdan çıkarmaya karar veriyor. Ama bir şeyi merak ediyor: yedi bu kadar yaygınsa, metinler neden başka sayılar veriyor?
Bu derste ne olacak
Bu derste cakra sayılarını tek bir doğru yanıt aranan bir bilgi yarışması sorusu olarak değil, metinden metne değişen bir sayım olarak okuyacağız. Önce erken Śaiva metinlerindeki altılı ve sekizli sistemlere bakacağız. Sonra Haṭha metinlerinin kendi içinde bile sayıların ve yerlerin nasıl kaydığını göreceğiz. Ardından sayıyı kimin koyduğu sorusuna geçeceğiz: metin mi, çevirmen mi? En sonda "cakra" sözcüğünün kendisinin bu sayımı nasıl karıştırabildiğini tartacağız.
Sıfır noktası
Y4.77 ince beden haritalarının çoğulluğunu tantrik kökenleri üzerinden anlatmıştı: Budist geleneklerde genellikle dört merkez, Kubjikāmata'da tanrıçaların oturduğu beş merkez, Rudrayāmala'da altı yoginī'nin yuvası. Bir önceki derste de orta kanal boyunca dizilen durakların Śiva Saṃhitā'da altı lotus, ayaklara uzanan eski modelde dokuz lotus olarak çizildiğini görmüştük.
Bu ders o tabloyu Haṭha ve Śaiva metinlerine doğru genişletiyor ve daha dar bir soru soruyor: bir metnin cakra sayısını okurken neyi sayıyoruz, kim sayıyor ve sayılan şey hep aynı şey mi?
Mekanizma
Altılı ve sekizli Śaiva sistemleri
Wikipedia'nın Chakra maddesi, cakra düşüncesinin erken Śaiva biçimlerinden iki örnek veriyor. Birincisi, madde tarafından yedi yüz ile sekiz yüz elli arasına tarihlenen Netra Tantra'nın altı cakralı sistemi. İkincisi, Kaulajñānanirṇaya'nın sekiz cakralı sistemi. Y4.81'de bu ikinci metnin Matsyendranātha'ya atfedildiğini görmüştük.
Bu iki örnek, sayıların Budist ve Hindu gelenekleri arasında olduğu kadar, aynı Śaiva dünyasının içinde de değiştiğini gösteriyor. Altı ile sekiz arasındaki fark bir hata değil: iki metin, iki farklı uygulama yolu için iki farklı iç harita çiziyor.
Altı artı bir
Wikipedia maddesine göre Hindu ezoterik geleneklerinde cakraların sayısı ve dizilişi için pek çok seçenek anılıyor; bunların içinde en yaygın olanı "altı artı bir" dediği klasik sistem, yani altı cakra ve en üstte bin yapraklı sahasrāra. Madde bu sistemin bir metinde, Ṣaṭcakranirūpaṇa'da anlatıldığını da belirtiyor. Metnin adı zaten sayıyı söylüyor: "altı cakranın incelenmesi".
Bu ayrım küçük görünebilir, ama sayım sorusunu doğrudan etkiliyor. Bir metin "altı cakra" diyorsa, bin yapraklı lotusu atlamış olmayabilir; onu ayrı bir düzleme koyuyor olabilir. Bugünkü "yedi cakra" ifadesi ise bu yedinciyi öteki altısıyla aynı sıraya diziyor.
Yaygın yanlışAltı cakradan söz eden metinler bin yapraklı lotusu unutmuştur.
"Altı artı bir" düzeninde sahasrāra öteki altısının üstünde ayrı bir yer tutar; metnin onu sayıya katmaması bir eksiklik değil, bir sınıflama tercihi.
Bir metnin içinde kayan lotus
Śiva Saṃhitā'nın beşinci bölümü, Vasu'nun çevirisinde "altı cakra" başlığıyla açılıyor ve kökteki cakradan kaşların arasındaki iki yapraklı cakraya kadar altı durağı tek tek anlatıyor. Ama bin yapraklı lotus söz konusu olduğunda metin tek bir yer vermiyor.
Vasu'nun çevirisine göre aynı bölümde bin yapraklı lotus bir dizede Brahman deliğinde, ortasında ay bulunan bir lotus olarak anlatılıyor. Birkaç dize sonra, suṣumṇā'nın deliğinin bulunduğu yerde, damağın kökünde bir bin yapraklı lotustan söz ediliyor. Bölümün ilerisinde ise bir başka dize, ay küresinin üstündeki parlak bin yapraklı lotusun bu bedenin, bu küçük evrenin dışında olduğunu söylüyor.
Bu durum, sayım sorusunu bir adım daha karmaşıklaştırıyor. Bin yapraklı lotus bedenin dışındaysa, onu bedenin cakraları arasında saymak doğru mu? Metin bu soruyu açıkça yanıtlamıyor; ama bize, sayımın bir metnin kendi içinde bile tek bir biçimde yapılmadığını gösteriyor.
Sayıyı kim koyuyor?
Cakra sayısını okurken sık karşılaşılan bir tuzak, sayının metinden değil çevirmenden gelmesi. Pancham Sinh'in Haṭhapradīpikā çevirisinde, üçüncü bölümün başında şöyle bir cümle var: uyuyan kuṇḍalinī bir gurunun lütfuyla uyandığında bütün lotuslar ve bütün düğümler delinir. Sinh "bütün lotuslar" ifadesinin yanına ayraç içinde "altı cakrada ya da merkezde" diye ekliyor. Metnin kendisi lotusları saymıyor; sayıyı çevirmen koyuyor.
Vasu'nun Śiva Saṃhitā çevirisinin girişi bu eğilimin daha ileri bir örneği. Vasu, "Tantraların ünlü altı cakrası" dediği durakları modern anatomistlerin sinir ağlarıyla tek tek eşleştiriyor: kökteki cakrayı bir sinir ağıyla, ikinciyi prostat çevresindeki ağla, kalp cakrasını kalp sinir ağıyla. İkinci eşleme için de "iki farklı görüş olamaz" diyor.
Yaygın yanlışHaṭhapradīpikā altı cakrayı açıkça sayar.
Pancham Sinh çevirisinde "altı cakra" ifadesi, metnin "bütün lotuslar" sözüne çevirmenin ayraç içinde yaptığı bir ek; metnin bu dizesi lotusların sayısını vermiyor.
Wikipedia maddesi de cakraların on dokuzuncu yüzyılın sonlarında Batı'ya taşındığında her birinin bir sinir ağıyla ilişkilendirildiğini yazıyor. Vasu'nun girişi bu eşlemenin bir Hint çevirmen tarafından da benimsendiğini gösteriyor. Y3.16'da gördüğümüz kavram karışması burada bir çevirinin giriş sayfasında karşımıza çıkıyor.
"Cakra" her zaman bir beden merkezi mi?
Sayım sorusunu karıştıran bir başka etken de sözcüğün kendisi. Sinh'in Haṭhapradīpikā çevirisinde, dili yukarı çevirip damağa yerleştiren khecarī mudrāsının "boşluk cakrası", vyoma cakra diye de anıldığı söyleniyor; burada sözcük bir iç durağı değil, bir uygulamayı adlandırıyor. Wikipedia maddesinin aktardığı bir Yoginīhṛdaya dizesinde ise tanrıça "dokuz katlı cakrayı" taht olarak kullanıyor; sözcük burada bir beden merkezinden çok, tanrıçanın oturduğu katmanlı bir düzeni anlatıyor.
Gheraṇḍa Saṃhitā ise aynı bedene başka bir sayımla bakıyor. Vasu'nun çevirisine göre boğaz kilidi, jālandhara, bedenin on altı dayanağını, on altı ādhāra'yı kapatıyor. Bu dayanaklar cakralarla aynı şey değil; ama bedenin bir başka noktalar dizisiyle düşünüldüğünü gösteriyor.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Cakra sayısı sorusu, bir öğretmenin karşılaşabileceği en dürüstlük sınayıcı sorulardan biri. Kolay yanıt "yedi"; dürüst yanıt "hangi metne göre?" Bu derste gördüğümüz sayılar bir düzen içinde değil, yan yana duruyor: Netra Tantra'da altı, Kaulajñānanirṇaya'da sekiz, Ṣaṭcakranirūpaṇa'da adıyla altı, Śiva Saṃhitā'da altı ve yeri kayan bir tepe lotusu, Gheraṇḍa'da cakralardan ayrı on altı dayanak.
Bu sayıları bir tarih çizgisine dizmek cazip ama bu dersin kaynakları buna yetmiyor. Söylenebilecek olan daha mütevazı: iç durakların sayısı bir uygulama yolunun ihtiyacına göre belirlenmiş, çevirmenler ve modern yorumcular da zaman zaman kendi sayılarını ve eşlemelerini bu metinlere eklemiş. Öğretmenin görevi, öğrencinin karşısına çıkan her sayının arkasındaki kaynağı sorabilmesini sağlamak.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışBütün klasik yoga metinleri yedi cakra sayar.
Wikipedia maddesine göre Netra Tantra altı, Kaulajñānanirṇaya sekiz cakralı bir sistem anlatıyor; en yaygın Hindu düzeni ise altı cakra ve üstte ayrı bir lotustan oluşuyor.
Uygulama
Aklında kalsın
Netra Tantra altı, Kaulajñānanirṇaya sekiz cakralı bir sistem anlatıyor.
En yaygın Hindu düzeni altı cakra ve üstte ayrı bir bin yapraklı lotus; Ṣaṭcakranirūpaṇa'nın adı bile "altı" diyor.
Śiva Saṃhitā'da bin yapraklı lotus bir dizede Brahman deliğinde, bir dizede damağın kökünde, bir başkasında bedenin dışında.
Sinh'in "altı cakra" ayracı ve Vasu'nun sinir ağı eşlemesi metne değil, çevirmene ait.
"Cakra" sözcüğü bir mudrāyı ya da tanrıçanın tahtını da anlatabiliyor; Gheraṇḍa ise on altı dayanaktan söz ediyor.
Sonraki derse köprü
Bu derste gördüğümüz sayıların hiçbiri yedi değildi. Oysa Wikipedia maddesi, en iyi bilinen biçimin yedi cakralı model olduğunu ve bu modelin bir İngiliz yazarın yirminci yüzyılın başında yayımladığı bir kitapla tanındığını yazıyor. Aynı madde, yedili bir cakra dizisinin Batı'ya on dokuzuncu yüzyılın sonlarında ulaştığını da ekliyor.
Sıradaki ders yedi cakra modelinin modern yaygınlığını ele alıyor.
Soru şu: Metinlerde altı artı bir, altı ya da sekiz olarak karşımıza çıkan bir sayı, nasıl olup da bugün dünyanın her yerindeki yoga stüdyolarında tek bir yedili şemaya dönüştü?