İçeriğe geç

Y4.87·Haṭha Yoga’nın gelişimi

Śiva Saṃhitā

sıfırdan ileri2.391 kelime15 uygulama örneği≈ 16 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Śiva Saṃhitā'nın yazarı bilinmiyor; tarihi on dördüncü ile on yedinci yüzyıllar arasında tartışmalı.

Metin bir Vedānta özetiyle açılıyor ve farklı yolları sayıp yogayı en yüksek yol ilan ediyor.

İkinci bölüm omurgayı Meru dağına, bedeni bir dünya haritasına benzetiyor.

Metin seksen dört rakamını anıyor, öğrettiği duruş ise dört; öne katlanmayı ilk tarif eden metin sayılıyor.

Ev sahipleri de yoga uygulayarak kurtuluşa ulaşabilir; ama bağlanmadan ve gizlice.

Açılış sahnesi

İki çocuklu bir muhasebeci, yoga kursunun kayıt masasında tereddüt ediyor. "Yıllardır okuyorum," diyor görevliye, "ama her kitapta aynı şeyi görüyorum: gerçek yogi dağlara çekilen, evden, aileden, işten el etek çeken biri. Benim durumumda biri bu kursa neden devam etsin?"

Masanın arkasındaki kıdemli öğretmen, rafındaki eski bir cildi çıkarıp muhasebeciye bir sayfa gösteriyor. Sayfada bir Haṭha metninden bir dize: evin içinde, eşinin ve çocuklarının arasında yaşayan, ama onlara bağlanmadan yogayı gizlice uygulayan bir ev sahibi bile başarının işaretlerini bulur.

Muhasebeci sayfaya uzun uzun bakıyor. "Bu hangi kitap?"

"Śiva Saṃhitā," diyor öğretmen. "Ama bu cümleyi okumadan önce, kitabın nasıl başladığını da bilmen gerek."

Bu derste ne olacak

Önce metnin yazarı, yazıldığı dönem ve yer hakkında bildiklerimize ve bilmediklerimize bakacağız. Sonra metnin bir Haṭha yoga metni için alışılmadık açılışını, Vedānta felsefesiyle başlamasını ve farklı yolları sayıp yogayı en yüksek yol ilan etmesini okuyacağız. Ardından metnin bedeni bir evren gibi haritalandırmasına, dört oturuşuna ve gizlilik vurgusuna geçeceğiz. En sonda metnin ev sahiplerine açtığı kapıyı ve bu kapının modern çevirmenler tarafından nasıl okunduğunu tartışacağız.

Sıfır noktası

Y4.86'da Haṭhapradīpikā'yı okuduk ve Haṭha'nın üç klasik metninden biri olduğunu gördük. Bu ders ikincisine, Śiva Saṃhitā'ya geçiyor. Nātha çevrelerini anlatırken bu geleneğin gezgin keşişlerin yanında kalabalık bir evli nüfusu da barındırdığını, Y4.74'te ise tantrada bedenin küçük bir evren olarak düşünüldüğünü görmüştük; bu iki konu, Śiva Saṃhitā'da yeniden karşımıza çıkıyor.

Alıntılar Rai Bahadur Śrīśa Candra Vasu'nun bin dokuz yüz on dörtte basılan, telif süresi dolmuş İngilizce çevirisinden. Buna Wikipedia'nın Shiva Samhita maddesi eşlik ediyor. Madde bu çevirinin bazı bölümleri atladığını ve bazı akademisyenlerce güvenilmez bulunduğunu, James Mallinson'ın bu yüzden eleştirel basıma dayanan yeni bir çeviri yaptığını not ediyor; alıntılar bu uyarıyla okunmalı.

Mekanizma

Adsız bir yazar, tartışmalı bir tarih

Ansiklopedideki Shiva Samhita maddesi, adın "Śiva'nın derlemesi" anlamına geldiğini ve yazarın bilinmediğini söylüyor. Beş bölümlük metnin konuşanı Śiva, dinleyeni ise Pārvatī. Madde metnin Gheraṇḍa Saṃhitā ve Haṭhapradīpikā ile birlikte Haṭha yoganın üç büyük klasik metninden biri olduğunu ve Haṭha yoga üzerine en kapsamlı metin sayıldığını aktarıyor.

Tarih konusunda ise görüşler ayrılıyor. Madde bazı akademisyenlerin metni on yedinci yüzyıla tarihlediğini, James Mallinson'ın ise metni bin beş yüzden önceye, muhtemelen on dördüncü ile on beşinci yüzyıllar arasına tarihlediğini ve metindeki ifadelere dayanarak Varanasi'de ya da çevresinde yazıldığını düşündüğünü aktarıyor.

Vedānta ile açılan bir yoga metni

Metin, bir Haṭha yoga metni için şaşırtıcı bir yerden başlıyor. Vasu çevirisinde ilk dize şöyle: bilgi, yani jñāna, tek başına ezeli; başı da sonu da yok ve ondan başka gerçek bir şey yok. Wikipedia maddesi metnin ilk bölümünün, Güney Hindistan'daki Śrī Vidyā okulunun etkileriyle birlikte, ikicilik karşıtı Vedānta felsefesini özetlediğini aktarıyor.

İlk bölümün sonraki dizeleri farklı yolları sayıyor. Vasu çevirisine göre bazıları doğruluğu, bazıları arınmayı ve çileciliği, bazıları bağışlayıcılığı över; bazıları sadakayı, atalara sunulan kurbanları, bazıları eylemi, bazıları tutkusuzluğu en iyisi sayar; bazıları ev sahibinin görevlerini, bazıları ateş kurbanını yüceltir; bazıları mantra yogasını, bazıları kutsal yerlere gitmeyi över. Kurtuluş için ileri sürülen yollar bu kadar çeşitli. Wikipedia maddesine göre metin bu yolları tartıştıktan sonra yoganın en yüksek yol olduğunu ilan ediyor.

Bu açılış, Y4.86'da gördüğümüz Haṭhapradīpikā'nın "görüşlerin çokluğundan doğan karanlık" ifadesini hatırlatıyor. İki metin de kendilerini görüşler karmaşasına bir çözüm olarak sunuyor; ama Śiva Saṃhitā bu karmaşanın listesini ayrıntılı olarak veriyor ve çözümü bir Vedānta felsefesi çerçevesinde kuruyor.

Bedenin içindeki dünya

İkinci bölüm, ansiklopedi maddesinin özetiyle, dışarıda gözlemlenen büyük olguların bedenin içinde nasıl karşılıkları olduğunu anlatıyor. Madde Vasu çevirisinden bir dize aktarıyor: bu bedende Meru dağı, yani omurga, yedi adayla çevrili; nehirler, denizler, dağlar, tarlalar ve tarlaların efendileri de var.

Bu dize, Y4.74'te okuduğumuz küçük evren beden kavramını coğrafyaya taşıyor. Orada beden tanrıların oturduğu bir evrendi; burada beden, dağlarıyla, adalarıyla ve nehirleriyle bir dünya haritası.

Yaygın yanlışŚiva Saṃhitā'daki Meru omurgası bir anatomi tarifidir.
Doğrusu

Bu dize, dışarıdaki kozmik coğrafyayı bedenin içine yerleştiren simgesel bir harita; omurga ile Meru dağı arasında anatomik bir eşleşme iddiası değil.

Dört oturuş

Haṭhapradīpikā'da olduğu gibi burada da seksen dört rakamı anılıyor, ama öğretilen duruşların sayısı çok daha az. Vasu çevirisine göre çeşitli türlerde seksen dört duruş var; bunlardan dördü benimsenmeli: siddhāsana, padmāsana, ugrāsana ve svastikāsana. Wikipedia maddesi metnin öğrettiği dört duruşu siddhāsana, padmāsana, paścimottānāsana ve svastikāsana olarak sayıyor; Vasu çevirisindeki ugrāsana, maddenin paścimottānāsana dediği duruşa karşılık geliyor.

Madde Mallinson'a dayanarak Śiva Saṃhitā'nın paścimottānāsana'yı tarif eden ilk metin olduğunu aktarıyor. Bu, Y4.82'de gördüğümüz duruş tarihine bir ayrıntı daha ekliyor: bugün yaygın olan öne katlanma, bilinen metinlerde ilk kez bu Haṭha metninde tarif ediliyor.

Gizlilik, bir kez daha

Śiva Saṃhitā, Haṭhapradīpikā gibi, gizliliği sürekli vurguluyor. Vasu çevirisinin ilk bölümünde bu yoga öğretisinin çok gizli bir öğreti olduğu, yalnızca yüce ruhlu bir adanmışa açıklanması gerektiği söyleniyor. Beşinci bölümde ise bu yoganın büyük bir sır olduğu ve herkese verilmemesi, yalnızca bir yoginin bütün niteliklerini taşıyan birine açıklanması gerektiği yazıyor. Duruşların, mühürlerin ve kilitlerin anlatıldığı yerlerde de "gizli tutulmalı" uyarısı tekrar tekrar geçiyor.

Bu tekrar, Y4.86'daki gizlilik öğüdünün Haṭha metinlerinde yaygın bir özellik olduğunu gösteriyor. Ama Śiva Saṃhitā bu gizliliği, birazdan göreceğimiz gibi, dikkat çekici bir açıklıkla birleştiriyor.

Ev sahibine açılan kapı

Metnin en çok alıntılanan yönü, yogayı aile hayatı süren insanlara da açması. Vasu çevirisinin beşinci bölümündeki dizeler bunu açıkça söylüyor: bu yöntemi akıllıca izleyen ev sahibi bile başarıya ulaşabilir, bundan kuşku yok. Aile içinde kalan, ev sahibinin görevlerini hep yerine getiren, erdemden ve kusurdan özgür olan ve duyularını denetleyen kişi kurtuluşa ulaşır.

Metin başka bir dizede daha da somut: evin içinde, eşinin ve çocuklarının arasında yaşayan, ama onlara bağlanmayan ve yogayı gizlice uygulayan bir ev sahibi bile başarının işaretlerini bulur. Açılış sahnesindeki öğretmenin muhasebeciye gösterdiği dize bu.

Bu, Nāthaların hem keşişleri hem evli üyeleri barındıran yapısıyla ve sonraki Nātha metinlerinin evrenselci anlayışıyla uyumlu. Śiva Saṃhitā, yogayı dağlara çekilen çilecilerin tekelinden çıkarıp aile içindeki birine de açıyor; ama gizlilik ve bağlanmama koşullarını koruyarak.

Yaygın yanlışHaṭha metinlerine göre yoga ancak evini ve ailesini terk etmiş çilecilere göredir.
Doğrusu

Śiva Saṃhitā'nın Vasu çevirisine göre aile içinde yaşayan, görevlerini yerine getiren bir ev sahibi de yoga uygulayarak başarıya ve kurtuluşa ulaşabilir.

Bir çevirmenin önsözü

Vasu'nun bu çeviriyle aynı ciltte yer alan girişi, ev sahibi yogi fikrini kendi döneminin bir tartışmasına bağlıyor. Vasu girişinde, hiçbir ev sahibinin yogi olamayacağı inancının Hindu kardeşleri arasında yaygın olduğunu, bazı yogilerin evliliği bile yolun önünde aşılmaz bir engel saydığını yazıyor. Aynı girişte Vasu, külle kaplı tembel dilencilerin, Haṭha yogilerinin korkunç kendine eziyetlerinin ve münzevilerin insanlık dışı ilgisizliğinin görüntüsünün pek çok kişiyi yoganın boş bir şey olduğuna inandırdığını da söylüyor.

Bu önsöz, Haṭha sözcüğünü tartışırken gördüğümüz fakir önyargısının bir Hintli çevirmende de görülebildiğini gösteriyor. Y4.81'de sömürge döneminde "yogi" adının aşağılandığını görmüştük; Vasu'nun girişi, bu aşağılamanın saygın Hintli entelektüeller arasında da yankı bulduğunun bir örneği. Vasu yogayı kurtarmak isterken, yogayı gerçekten uygulayan çilecileri aşağılıyor.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Śiva Saṃhitā, Haṭha yoganın üç klasik metni arasında en felsefi olanı. Bir Vedānta özetiyle açılıyor, farklı yolları sayıp yogayı en yüksek yol ilan ediyor, bedeni bir evren haritası olarak çiziyor ve ev sahiplerine açıkça bir kapı açıyor. Bu, Haṭha yoganın yalnızca bir teknikler toplamı değil, farklı felsefi çerçevelere yerleştirilebilen bir alan olduğunu gösteriyor.

Çeviri ile metin arasındaki mesafe ayrıca gözetilmeli. Vasu çevirisi bu metni dünyaya tanıtan çeviri; ama Wikipedia maddesine göre bazı bölümleri atlıyor ve bazı akademisyenlerce güvenilmez bulunuyor. Aynı ciltteki önsöz ise çevirmenin kendi reformcu ve saygınlık kaygılarını taşıyor. Bir öğretmen bu metinden alıntı yaparken hangi çeviriyi kullandığını ve o çevirinin sınırlarını bilmeli.

Son olarak, ev sahibi yogi fikri bugünkü yoga için güçlü bir tarihsel dayanak. Ama bu dayanağı kullanırken metnin koşullarını, bağlanmamayı, gizliliği ve bir öğretmenin gözetimini, atlamamak gerekiyor. Aksi hâlde metin, söylediğinden daha rahat bir şey söylüyormuş gibi sunulur.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışŚiva Saṃhitā'nın yazarı ve tarihi kesin olarak bilinir.
Doğrusu

Wikipedia maddesine göre yazarı bilinmiyor ve tarih konusunda görüşler on dördüncü yüzyıldan on yedinci yüzyıla kadar değişiyor.

Yaygın yanlışŚiva Saṃhitā yalnızca bedensel tekniklerden söz eder.
Doğrusu

Maddeye göre metnin ilk bölümü ikicilik karşıtı Vedānta felsefesini özetliyor ve metin kendini hem bir yoga metni hem bir tantra olarak adlandırıyor.

Uygulama

Aklında kalsın

Śiva Saṃhitā'nın yazarı bilinmiyor; tarihi on dördüncü ile on yedinci yüzyıllar arasında tartışmalı.

Metin bir Vedānta özetiyle açılıyor ve farklı yolları sayıp yogayı en yüksek yol ilan ediyor.

İkinci bölüm omurgayı Meru dağına, bedeni bir dünya haritasına benzetiyor.

Metin seksen dört rakamını anıyor, öğrettiği duruş ise dört; öne katlanmayı ilk tarif eden metin sayılıyor.

Ev sahipleri de yoga uygulayarak kurtuluşa ulaşabilir; ama bağlanmadan ve gizlice.

Sonraki derse köprü

Vasu'nun aynı cildinde Śiva Saṃhitā'nın ardından üçüncü klasik metin geliyor: Gheraṇḍa Saṃhitā. Vasu çevirisinde bu metin, bedeni suya atılmış pişmemiş bir toprak testiye benzeten bir dizeyle ilerliyor: böyle bir kap suda çabucak çözülür; bedeni arındırmak için onu eğitimin ateşinde sertleştirmek gerekir. Hemen ardından metin, bu bedensel eğitimin yedi alıştırmasını sayıyor.

Sıradaki ders Gheraṇḍa Saṃhitā'yı ele alıyor.

Soru şu: bedeni pişirilmesi gereken bir testiye benzeten bir metin, Haṭha yoganın tekniklerini nasıl yeniden düzenliyor ve yedi basamaklı bu bedensel eğitim, önceki metinlerin yapısından nasıl ayrılıyor?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.