İçeriğe geç

Y4.82·Haṭha Yoga’nın gelişimi

Āsana sayısının tarihsel değişimi

sıfırdan ileri2.270 kelime15 uygulama örneği≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Yoga Sūtra tek bir duruşun adını vermiyor; yorumu on iki oturuş sayıyor.

Oturuş dışı bir duruşu anlatan ilk el yazması onuncu ya da on birinci yüzyıldan.

"Seksen dört" bir liste değil, bütünlüğü ve kutsallığı anlatan bir simge.

Haṭhapradīpikā on beş duruş anlatıyor ve en önemli saydığı dördü oturuş.

Sjoman'a göre ortaçağdan bugüne kesintisiz bir āsana geleneği izlenemiyor.

Açılış sahnesi

Bir yoga stüdyosunun duvarında büyük bir poster asılı: sekiz yüz küçük fotoğraf, her birinde farklı bir duruş, üstünde kalın harflerle "Kadim yoganın bütün āsanaları". Stüdyoya yeni başlayan bir öğrenci posterin önünde durmuş, parmağıyla fotoğrafları sayıyor.

Öğretmen yanına geliyor. "Bunların hepsini eski metinlerde bulabilir miyiz?" diye soruyor öğrenci.

Öğretmen bir an duraksıyor. Yıllar önce okuduğu bir kitaptaki cümleyi hatırlıyor: Patañjali'nin metni tek bir duruşun adını bile vermez. Bir başka kitapta ise ortaçağ yazarlarının duruşları "seksen dört" diye saydığını, ama bu sayının çok azını gerçekten tarif ettiğini okumuştu.

"Belki de," diyor öğretmen, "posterin başlığındaki 'kadim' sözcüğünü biraz daha yakından incelememiz gerekiyor."

Bu derste ne olacak

Önce Yoga Sūtra'nın ve onun yorumunun duruşlar hakkında ne söylediğine kısaca döneceğiz. Sonra ortaçağ Haṭha metinlerinde oturuş dışı duruşların ilk kez nasıl ortaya çıktığına ve "seksen dört" sayısının nereden geldiğine bakacağız. Ardından bu sayının gerçek bir liste mi, yoksa bir simge mi olduğunu metinlerin kendisinden okuyacağız. En sonda duruş sayısının modern dönemde nasıl yüzlerle, binlerle ifade edilir hâle geldiğine ve bu artışın hangi tarihsel süreklilik iddialarını sorgulattığına değineceğiz.

Sıfır noktası

Y4.62'de Yoga Sūtra'nın ikinci bölümündeki āsana sūtrasını ve Vyāsa'nın yorumunda sayılan oturuşları okumuştuk: lotus, kahraman, değnek ve benzeri, hepsi meditasyon için oturuşlar. Y4.13'te ise İndus Vadisi'nden bir mührün bir yoga duruşu olarak yorumlanmasının neden güvenilir bir kanıt sayılamayacağını görmüştük.

Bu ders bu iki noktadan başlıyor. Klasik metinde duruşlar oturuşlardan ibaretse, bugünkü posterlerdeki yüzlerce duruş nereden geliyor?

Kaynaklar: Wikipedia'nın Asana ve Hatha yoga maddeleri. Asana maddesi James Mallinson, Mark Singleton ve Norman Sjoman gibi akademisyenlerin görüşlerini aktarıyor. Modern dönemdeki jimnastik etkileri ve Krishnamacharya'nın rolü, bu kursun ileride açılacak modern postür yogası bölümünde ayrıca ele alınacak; burada yalnızca sayının değişimi izleniyor.

Mekanizma

Adı verilmeyen duruşlar

Asana maddesine göre Yoga Sūtra tek bir āsananın adını bile vermiyor; yalnızca iyi bir āsananın niteliğini söylüyor: sabit ve rahat bir duruş. Madde "āsana" sözcüğünün kökte "oturmak" fiilinden geldiğini ve bir oturuşu, bir meditasyon yerini anlattığını not ediyor.

Madde Yoga Sūtra'nın içinde yer aldığı yorumun on iki duruş saydığını da aktarıyor: on biri meditasyon için oturuşlar, sonuncusu ise "sabit ve hoş", yani uygulayıcının kendi rahatına göre bir oturuş. Y4.62'de bu listeyi zaten okumuştuk; burada önemli olan, listedeki bütün duruşların oturuş olması.

Yaygın yanlışPatañjali Yoga Sūtra'da pek çok duruşu anlatır.
Doğrusu

Asana maddesine göre Yoga Sūtra tek bir āsananın adını vermiyor; yorumunda sayılan on iki duruşun on biri meditasyon oturuşu.

İlk kez ayağa kalkan duruş

Asana maddesine göre oturuş dışı bir duruşu anlatan ilk el yazması, onuncu ya da on birinci yüzyıldan Vimānārcanākalpa; bu metin tavus kuşu duruşunu, bir denge duruşunu anlatıyor. Mallinson'ın yorumuyla bu tür duruşlar Nātha yogasının beslendiği Śaiva çevrelerin dışında, çileci topluluklarda biçimlenmiş; Nāthalar onları sonradan kendi pratiklerine katmış.

Bu bilgi, Y4.81'de gördüğümüz Nātha geleneğinin bileşim karakterini bir kez daha doğruluyor. Haṭha yoganın duruşları bile, Mallinson'a göre, Nāthaların kendi icadı değil; başka çileci çevrelerden alınmış.

Seksen dört

Asana maddesine göre erken bir Haṭha metni olan Gorakṣaśataka, seksen dört klasik duruşun kökenini anlatıyor. Metne göre canlı türleri kadar duruş var ve toplam seksen dört lakh, yani seksen dört yüz bin tür bulunuyor; Śiva her yüz bin tür için bir duruş yaratmış ve böylece seksen dört duruş ortaya çıkmış. Ama madde metnin bunlardan yalnızca ikisini, siddhāsana'yı ve padmāsana'yı ayrıntılı olarak anlattığını not ediyor.

Madde açıkça söylüyor: seksen dört sayısı gerçek bir sayı değil, bir simge; bütünlüğü ve kutsallığı anlatıyor. Bir metin "seksen dört duruş" dediğinde, seksen dört ayrı duruşu anlatmıyor; duruşların bütününü, kutsal bir tamlığı anıyor.

Yaygın yanlışOrtaçağ Haṭha metinleri seksen dört duruşu tek tek anlatır.
Doğrusu

Asana maddesine göre Gorakṣaśataka seksen dört duruştan söz ediyor ama yalnızca ikisini ayrıntılı anlatıyor; sayı bir simge.

Dört temel oturuş

Asana maddesine göre on beşinci yüzyıldaki Haṭhapradīpikā, bu seksen dört duruştan ilk dördünün önemli olduğunu belirtiyor: siddhāsana, padmāsana, bhadrāsana ve siṃhāsana. Dördü de oturuş. Hatha yoga maddesi de Haṭhapradīpikā'nın toplam on beş duruş anlattığını aktarıyor.

Bu, önemli bir gözlem. Haṭha yoganın en tanınmış metni bile, oturuş dışı duruşlara yer vermesine rağmen, ağırlığı oturuşlara veriyor. Duruşlar, Y4.80'de gördüğümüz mühürlere ve Y4.79'da gördüğümüz nefes tekniklerine hazırlık ya da destek.

Taştaki duruşlar ve listeleme girişimi

Asana maddesi on altıncı yüzyıla ait bir kanıt türünü de aktarıyor: Hampi'deki Acyutarāya tapınağının sütunları, çeşitli duruşlarda yogilerin kabartmalarıyla süslü. Madde bunlar arasında bir değnek üzerinde dengelenen bir siddhāsana, bir tekerlek duruşu, kayış gerektiren bir duruş ve değnekle yapılan bir el üstü ters duruş bulunduğunu, bazı duruşların ise tanımlanamadığını not ediyor.

Madde on yedinci yüzyıla gelindiğinde duruşların Haṭha pratiğinin önemli bir bileşeni hâline geldiğini ve daha fazla oturuş dışı duruşun ortaya çıktığını aktarıyor. Madde Śrīnivāsa'nın Haṭharatnāvalī'sini, sembolik seksen dördü gerçekten adlarıyla dökmeye kalkışan az sayıdaki metinden biri olduğunu not ediyor; ama bu listedeki dört adın Sanskritçeden çevrilemediğini, en az on birinin ise yalnızca anılıp hiç tarif edilmediğini de ekliyor.

Madde on yedinci yüzyılın sonlarından Gheraṇḍa Saṃhitā'nın da Śiva'nın seksen dört lakh duruş öğrettiğini, bunların seksen dördünün seçkin, otuz ikisinin ise "ölümlüler dünyasında yararlı" olduğunu söylediğini aktarıyor. Simgesel sayı ile pratik sayı arasındaki fark burada metnin kendisi tarafından açıkça konuluyor.

Süreklilik iddiası

Asana maddesi iki akademisyenin önemli bir değerlendirmesini aktarıyor. Mark Singleton birincil metinleri inceleyerek āsananın Hindistan'daki önemli yoga geleneklerinde nadiren, belki de hiçbir zaman, temel öge olmadığını not ediyor. Norman Sjoman ise ortaçağ yoga metinlerine kadar uzanan kesintisiz bir geleneğin, ne āsana pratiğinde ne de bir akademik gelenek içinde izlenebildiğini söylüyor.

Madde modern dönemden de sayılar veriyor: yirminci yüzyılın ortalarında bir kitap altmış altı temel duruş ve yüz otuz altı varyasyon derliyor; bir başka kitap yaklaşık iki yüz duruşu fotoğraflarla gösteriyor; seksenli yıllarda ise bir öğretmen yaklaşık bin üç yüz duruş ve varyasyon derliyor. Madde bazı duruşların görece yeni olduğunu da not ediyor: bugün geleneksel sanılan bazı ayakta duruşların yirminci yüzyılın ortalarında yaratıldığı düşünülüyor.

Yaygın yanlışBugün uygulanan yüzlerce duruş kesintisiz bir kadim gelenekten gelir.
Doğrusu

Asana maddesinin aktardığına göre Sjoman ortaçağ metinlerine uzanan kesintisiz bir āsana geleneği izlenemediğini söylüyor ve bazı yaygın duruşlar yirminci yüzyılda yaratılmış.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Bu dersin ana gözlemi, duruş sayısının yoga tarihi boyunca sürekli değişmesi. Yoga Sūtra hiçbir duruşun adını vermiyor; yorumu on iki oturuş sayıyor; ortaçağ Haṭha metinleri seksen dört sayısını bir simge olarak anıyor ama birkaç duruş anlatıyor; Haṭhapradīpikā on beş duruş anlatıp dördünü öne çıkarıyor; Haṭharatnāvalī seksen dördü listelemeye çalışıyor; modern kitaplar yüzlerce, binlerce duruş derliyor.

Deneyimli bir öğretmenin buradan çıkarabileceği ilke, "kadim" sözcüğünü bir kalite damgası olarak kullanmamak. Bir duruşun tarihsel bir kökeni olması onu daha değerli, yakın dönemde yaratılmış olması onu daha değersiz yapmıyor. Önemli olan, bir duruşun hangi dönemden geldiğini dürüstçe söyleyebilmek.

Son olarak, bu değişim yoganın ağırlık merkezindeki bir kaymayı da gösteriyor. Klasik ve ortaçağ metinlerinde duruş, nefes tekniklerine, mühürlere ve meditasyona hazırlık ya da destek; modern yogada ise çoğu zaman pratiğin kendisi. Bu kayma, bu bölümün sonraki derslerinde nefes tutma, mühürler ve arınma yöntemleri incelenirken daha da belirginleşecek.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışSeksen dört sayısı, eski yogilerin tek tek saydığı duruşların toplamıdır.
Doğrusu

Asana maddesine göre bu sayı, Śiva'nın seksen dört yüz bin canlı türüne karşılık duruş yarattığı anlatısına dayanan bir simge.

Yaygın yanlışHaṭha yoganın ana konusu duruşlardır.
Doğrusu

Asana maddesinin aktardığı Singleton'a göre āsana Hindistan'ın önemli yoga geleneklerinde nadiren temel öge oldu; Haṭhapradīpikā'da da ağırlık oturuşlarda ve duruşlar nefes teknikleriyle mühürlere hazırlık niteliğinde.

Uygulama

Aklında kalsın

Yoga Sūtra tek bir duruşun adını vermiyor; yorumu on iki oturuş sayıyor.

Oturuş dışı bir duruşu anlatan ilk el yazması onuncu ya da on birinci yüzyıldan.

"Seksen dört" bir liste değil, bütünlüğü ve kutsallığı anlatan bir simge.

Haṭhapradīpikā on beş duruş anlatıyor ve en önemli saydığı dördü oturuş.

Sjoman'a göre ortaçağdan bugüne kesintisiz bir āsana geleneği izlenemiyor.

Sonraki derse köprü

Dört temel oturuşun bir hazırlık olduğunu gördük; peki neye hazırlık? Hatha yoga maddesi Haṭhapradīpikā'nın duruşlar bölümünden hemen sonra soluk çalışmasına, özellikle soluğu içeride ya da dışarıda bekletmeye, kumbhaka'ya geçtiğini aktarıyor. Aynı madde, sonraki bir derlemenin Haṭha'yı tarif ederken dokuz ayrı kumbhaka türü saydığını da not ediyor; Birch ise metinlerin çoğunda sekizli bir standart listenin tekrarlandığını söylüyor.

Sıradaki ders kumbhaka'yı ele alıyor.

Soru şu: Haṭha metinleri nefesi tutmayı neden bu kadar merkezî sayıyor, nefes tutmanın hangi türlerini ayırıyor ve bu metinler bu tekniğin tehlikeleri konusunda ne söylüyor?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.