Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
"Haṭha" sözlükte "güç" demek; akademide uzun süre "şiddetli çaba" diye okundu.
Birch'e göre Haṭha metinleri zorlu çabadan değil, kademelilikten ve özenden söz ediyor.
Güneş–ay yorumu erken Haṭha metinlerinden yalnızca geç tarihli Yogabīja'da geçiyor.
Birch'in önerisi: güç, aşağı akanı ve uyuyanı yukarı yöneltmek anlamına geliyor.
Ortaçağda Haṭha ile Rāja yoga rekabet etti; Haṭhapradīpikā ikisini birleştirdi.
Açılış sahnesi
Bir spor salonunun ders programında aynı gün iki ders yan yana yazılmış: "Hatha Yoga — yumuşak, yavaş, başlangıç düzeyi" ve "Power Yoga — yoğun, terleten, ileri düzey." Salona yeni gelen bir üye, resepsiyondaki görevliye soruyor: "Hatha ne demek?"
Görevli bir an düşünüp cevap veriyor: "Galiba güneş ve ay demek. Denge gibi bir şey."
O akşam derse katılan bir yoga öğretmeni bu konuşmayı duyup gülümsüyor. Bir kitapta "haṭha"nın "güç, zor" anlamına geldiğini okumuştu. Bir başka kitapta "şiddetli çaba yogası" çevirisine rastlamıştı. Ders programında ise "yumuşak ve yavaş" yazıyor.
Aynı sözcük için üç ayrı açıklama: güneş ve ay, zor ve güç, yumuşak ve yavaş. Bu ders hangisinin hangi kaynaktan geldiğini ayırmaya çalışıyor.
Bu derste ne olacak
Önce sözcüğün sözlük anlamına ve bu anlamın modern akademide nasıl bir "zahmet" ya da "şiddetli çaba" okumasına dönüştüğüne bakacağız. Sonra bu okumaya karşı öne sürülen "güneş ve ay" yorumunu, hangi metinde ortaya çıktığını ve Batı'ya nasıl ulaştığını inceleyeceğiz. Ardından Jason Birch'in iki bin on bir yılında yayımlanan makalesinin önerdiği üçüncü okumayı, erken Haṭha metinlerinde "zorla" sözcüğünün neyi anlattığını okuyacağız. En sonda ortaçağ metinlerindeki yoga sıralamasına ve Haṭha ile Rāja yoga arasındaki ilişkiye kısaca değineceğiz.
Sıfır noktası
Haṭha Yoga'nın gelişimi başlığı altında toplanan derslerin ilki burada başlıyor. Önceki bölümün son dersinin sonunda, Hatha yoga ansiklopedi maddesinin "haṭha" teriminin en erken kullanımlarını Vajrayāna Budist metinlerine bağladığını görmüştük. Şimdi bu sözcüğün ne demek olduğunu sorabiliriz.
Dersin ana kaynağı, yayımlandığı sırada Oxford Üniversitesi'ne bağlı olan Jason Birch'in Journal of the American Oriental Society'de yayımlanan "The Meaning of haṭha in Early Haṭhayoga" başlıklı makalesi. Birch, on beşinci yüzyılda yazılan Haṭhapradīpikā'dan önceki Sanskritçe yoga metinlerini tarayarak sözcüğün bu metinlerde nasıl kullanıldığını inceliyor. Makalenin açık erişimli bir kopyasından okuyoruz; Wikipedia'nın Hatha yoga maddesi ise tamamlayıcı bir kaynak.
Mekanizma
Sözlük anlamı ve zahmet okuması
Hatha yoga maddesi Sanskritçe "haṭha" sözcüğünün sözel olarak "güç, zor" anlamına geldiğini ve bir fiziksel teknikler sistemine gönderme yaptığını aktarıyor. Birch'in makalesi de sorusunu buradan kuruyor: Haṭhayoga, sözel olarak "gücün yogası", bu adı nasıl almış?
Birch pek çok Hintli ve Batılı akademisyenin bu "gücü" uygulamanın gerektirdiği çaba olarak anladığını aktarıyor. Makale örnekleri sıralıyor: Mircea Eliade'nin "şiddetli çaba" çevirisi, başka akademisyenlerin "çaba yogası", "çok yorucu bir yöntem" ve "şiddetli bir çaba yöntemi" gibi karşılıkları. Birch'e göre bu okumanın arkasında, prāṇāyāma gibi tekniklerin yorucu, hatta acı verici olduğu varsayımı yatıyor.
Birch bu okumanın bir kaynağına daha işaret ediyor. Makale, Jean Filliozat'nın betimlediği bir önyargıyı aktarıyor: Hintli yoginin ya da fakirin yarı çileci, yarı hokkabaz olarak, halkı kendine eziyet gösterileriyle büyüleyen biri olarak görülmesi. Birch'e göre bazı Sanskritçe sözlüklerin tanımları da Haṭha tekniklerini aşırı çile uygulamalarıyla birleştiren yakın dönem çileci geleneklerinden etkilenmiş olabilir.
Metinlerin kendi dili
Birch'in makalesindeki en çarpıcı gözlem şu: "haṭha" sözcüğü Haṭha metinlerinde hiçbir zaman şiddetli yollara ya da zorlu bir çabaya gönderme yapmak için kullanılmıyor. Birch'e göre ad gerçekten zorlu bir çabadan gelseydi, metinlerde tekniklerin "zorla" yapılmasını isteyen buyruklar bulmamız gerekirdi. Oysa metinler çaba için daha tarafsız sözcükler kullanıyor ve bunlar çoğu zaman "özenle" ya da "dikkatle" diye anlaşılabiliyor.
Birch bir ölçü daha veriyor: metinler bir tekniğin "yavaş yavaş" yapılması gerektiğini sık sık vurguluyor. Makale Haṭhapradīpikā üzerine bir yorumun, nefesin zorla durdurulmasının bedene zarar verdiğini ve hastalık doğurduğunu söyleyen bir dizeyi aktardığını da not ediyor. Bu uyarılar, zorlu çaba okumasıyla doğrudan çelişiyor.
Yaygın yanlışHaṭha metinleri uygulayıcıdan tekniklerini zorla ve acıya katlanarak yapmasını ister.
Birch'in makalesine göre metinler tam tersine "yavaş yavaş" ve "özenle" yapmayı öğütlüyor ve nefesin zorla durdurulmasına karşı uyarıyor.
Güneş ve ay
"Güç" sözcüğünün yarattığı güçlükten kaçınmak için, Birch'e göre pek çok modern yoga kitabı başka bir tanımı tercih ediyor: "ha" hecesi güneşi, "ṭha" hecesi ayı anlatıyor ve Haṭhayoga ikisinin birleşmesi demek. Birch bu tanımı "ezoterik" diye anan yazarları da aktarıyor ve bu adın muhtemelen tanımın Haṭha metinlerinde seyrek geçmesinden ve sözcüğün kökünden türetilmemesinden kaynaklandığını not ediyor.
Birch bu yorumun tamamen dayanaksız olmadığını da gösteriyor. Birleşme fikri Haṭha metinlerinde merkezî; erken Haṭha metinlerinden Amṛtasiddhi yogayı güneş ile ayın birleşmesi olarak tanımlıyor. Bazı tantrik metinler de "ṭha" hecesini ayla, "ha" hecesini güneşle eşliyor. Bütün bu öncüllere rağmen, Birch'e göre bu tanım erken Haṭha metinlerinin hiçbirinde, tek bir metin dışında, bulunmuyor: Yogabīja.
Birch Yogabīja'dan dizeyi aktarıyor: güneş "ha" hecesiyle, ay "ṭha" hecesiyle bilinir; güneş ile ayın birleşmesinden dolayı Haṭhayoga adı verilir. Birch bu metnin geleneğin kendisi tarafından Gorakṣanātha'ya atfedildiğini ama bunu destekleyen bir el yazması kanıtı bulunmadığını not ediyor. Makale bu yorumun Batı'ya on dokuzuncu yüzyılın sonunda, Śrīśa Candra Vasu'nun Gheraṇḍa Saṃhitā çevirisinin girişiyle tanıtıldığını da aktarıyor; Vasu'nun kendisi bu açıklamayı "daha sonraki bir açıklama" diye niteliyor.
Yaygın yanlış"Haṭha" sözcüğü kökende "güneş ve ay" anlamına gelir.
Birch'e göre bu bir sonraki dönem yorumu; erken Haṭha metinlerinden yalnızca Yogabīja'da geçiyor ve sözcüğün dilbilimsel köküne dayanmıyor.
Zorla yukarı yöneltmek
Birch zahmet okumasını da hece yorumunu da yetersiz buluyor ve üçüncü bir okuma öneriyor. Makale, erken Haṭha metinlerinde "haṭha" ya da eş anlamlısı "bala" sözcüğünün "zorla" anlamında zarf olarak kullanıldığı az sayıdaki yere bakıyor. Birch'e göre bu yerlerde sözcük çoğu zaman kuṇḍalinī'yi, aşağı akan nefesi ya da bindu'yu "zorla" yukarı hareket ettirmeyi anlatıyor.
Makale örnekler veriyor: bir kilit tekniği aşağı hareket eden nefesi "zorla" yukarı yöneltiyor; kuṇḍalinī "zorla" uyandırılıp yukarı yükseltiliyor; aşağı akan bindu durdurulup "zorla" yukarı taşınıyor. Birch bu bağlamda Haṭhayoga'nın gücünün, normalde aşağı hareket eden şeyi ve normalde uyuyan şeyi yukarı hareket etmeye zorlamak anlamına geldiğini öne sürüyor.
Bu okuma, sözcüğün Budist kökeniyle de uyumlu. Birch makalesinin girişinde terimin Vajrayāna cinsel ritüelinde boşalmanın tutulması için kullanılan bir terimden, Hint metinlerinde geniş anlamda bedensel yoga uygulamasına gönderme yapan bir terime dönüştüğünü izliyor. Hatha yoga maddesi de erken Haṭha tekniklerinin, başın tepesinden damlayan bindu'yu ters duruşlarla ya da nefesi merkez kanala yönelten tekniklerle korumaya çalıştığını aktarıyor.
Dört yoga ve Rāja ile rekabet
Birch sözcüğün tarihine bir boyut daha ekliyor. Makaleye göre on birinci yüzyıldan sonra yazılan ortaçağ Vedānta ve yoga literatüründe "haṭhayoga" terimi neredeyse her zaman "rājayoga" ile birlikte geçiyor. Amanaskayoga adlı bir metin, Rāja yoganın çabasız ve en etkili yöntem, Haṭha yoganın ise çaba gerektiren ve gereksiz bir yöntem olduğunu savunuyor.
Birch'e göre bu rekabet başka metinlerde bir sıralamayla uzlaştırılıyor: Dattātreyayogaśāstra, on ikinci ya da on üçüncü yüzyılda, dört yogayı, Mantra, Laya, Haṭha ve Rāja yogayı, bir sıralama içinde sunuyor. Birkaç yüzyıl sonra Svātmārāma, Haṭhapradīpikā'da bu sıralamayı dağıtıyor, önceki Haṭha ve Rāja sistemlerini birleştiriyor ve ikisinin birbirine bağımlı olduğunu ileri sürüyor.
Bu tarih, Haṭha yoganın bir zamanlar "çaba gerektiren" bir yol olarak başka bir yolun altına yerleştirildiğini gösteriyor. Birch'e göre bu değerlendirme Rāja yogayı savunanlardan geliyor; Haṭha metinlerinin kendi dili ise, gördüğümüz gibi, zorlu bir çabadan değil kademelilikten söz ediyor.
Yaygın yanlışHaṭha ve Rāja yoga her zaman birbirini tamamlayan iki yol olarak görülmüştür.
Birch'e göre Amanaskayoga gibi metinlerde iki yol arasında sert bir rekabet vardı; uzlaşma daha sonra sıralamalarla ve Haṭhapradīpikā'daki birleştirmeyle sağlandı.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Buradaki asıl kazanım bir yöntem kazanımı: bir sözcüğün anlamı nasıl belirlenir? Sözlük anlamı ("güç"), akademik yorum ("şiddetli çaba"), geleneksel hece yorumu ("güneş ve ay") ve metinlerin kendi kullanımı ("aşağı akanı yukarı zorlamak") birbirinden farklı sonuçlara götürüyor. Birch'in katkısı, sonuncusunu, metinlerin kendi dilini, sistematik biçimde incelemesinde.
Usta bir öğretmen için ikinci ders, yorumların tarihini söylemek. "Haṭha güneş ve ay demek" cümlesi yanlış değil, ama eksik: bu yorum bir geleneğin kendi içinden çıkmış, ama erken değil; Yogabīja gibi geç bir metinde beliren, oradan da Vasu'nun çevirisiyle İngilizce okura geçen bir yorum. Bir öğretmen bu yorumu kullanabilir; ama nereden geldiğini söyleyerek.
Son olarak, bu ders bölümün geri kalanına bir çerçeve kuruyor. Haṭha yoganın erken amaçları, bindu'yu korumak, nefesi merkez kanala yöneltmek ve kuṇḍalinī'yi uyandırmak, bugün stüdyolarda "hatha dersi" adıyla sunulan yavaş tempolu hareket derslerinden çok farklı. Bu bölüm, bu farkı adım adım görünür kılmaya çalışacak.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışHaṭha, güneşi ve ayı dengeleyen yumuşak bir yogadır.
Sözcük "güç" anlamına geliyor; güneş–ay yorumu geç bir dönemden geliyor ve bugünkü "yumuşak hatha dersi" kullanımı ayrı, modern bir tarih.
Yaygın yanlışAkademisyenler "haṭha" sözcüğünün anlamı üzerinde anlaşmıştır.
Birch'in makalesi yaygın akademik okumaya, "şiddetli çaba" çevirisine, doğrudan itiraz ediyor ve metinlerin kendi kullanımına dayanan farklı bir okuma öneriyor.
Uygulama
Aklında kalsın
"Haṭha" sözlükte "güç" demek; akademide uzun süre "şiddetli çaba" diye okundu.
Birch'e göre Haṭha metinleri zorlu çabadan değil, kademelilikten ve özenden söz ediyor.
Güneş–ay yorumu erken Haṭha metinlerinden yalnızca geç tarihli Yogabīja'da geçiyor.
Birch'in önerisi: güç, aşağı akanı ve uyuyanı yukarı yöneltmek anlamına geliyor.
Ortaçağda Haṭha ile Rāja yoga rekabet etti; Haṭhapradīpikā ikisini birleştirdi.
Sonraki derse köprü
Hatha yoga maddesi erken Haṭha metinlerinin, on birinci ile on üçüncü yüzyıllar arasında, bindu'yu yükseltmeye ve korumaya yönelik yöntemler anlattığını aktarıyor. Bu metinlerde bindu, yaşamın başın tepesinden sürekli aşağı damlayan ve kaybolan fiziksel özü olarak düşünülüyor. Madde iki erken tekniği anıyor: ters duruşlarla bindu'yu yerçekimiyle tutmak ve nefesi merkez kanala yönelten mühürlerle bindu'yu yukarı zorlamak.
Sıradaki ders erken mudrā'ları ve amṛta ile bindu temalarını ele alıyor.
Soru şu: erken Haṭha metinleri bedende damlayan bir ölümsüzlük özünü neden bu kadar önemli sayıyor ve bu özü korumak için hangi bedensel teknikleri öneriyor?