İçeriğe geç

Y4.75·Tantra’ya giriş

Śaiva, Śākta ve Vaiṣṇava bağlamlara giriş

sıfırdan ileri2.596 kelime16 uygulama örneği≈ 17 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Hindu tantrası Vedik gelenekle hem ayrılık hem süreklilik içinde; düşünürler bu ilişkiyi farklı biçimlerde değerlendirmiş.

Śaiva Siddhānta ortodoksiyle uyumlu bir tapınak ritüeli geleneği; Güney Hindistan'da bugün de canlı.

Kural aşan akımlar tanrıça merkezli, "sol" akıma ait ve yelpazenin bir ucunda duruyor.

Keşmir Śaivizmi, Abhinavagupta ile, kural aşan uygulamaları meditatif uygulamalara dönüştürdü.

Pāñcarātra tantrik metinler üretti ama kendini tantrik diye tanımlamıyor.

Açılış sahnesi

İki arkadaş, Hindistan'a yaptıkları ayrı gezilerden dönüp aynı kafede buluşuyor. Biri Tamil Nadu'daki büyük bir Śiva tapınağında sabah törenine katılmış: rahiplerin düzenli, sakin, adım adım ilerleyen ibadeti, çiçekler, kandiller, ilahiler. Öbürü Bengal'de bir Kālī tapınağını ziyaret etmiş: kalabalık, yüksek sesli, yoğun bir coşku, kırmızı çiçekler, kara yüzlü bir tanrıça heykeli.

"Rehberim bana bu tapınağın tantrik bir gelenekten geldiğini söyledi," diyor ikincisi. Birincisi şaşırıyor: "Benimki de aynısını söylemişti."

İki deneyim birbirine hiç benzemiyor. Ama iki rehber de aynı sözcüğü kullanmış. Bu ders, bu sözcüğün farklı tanrılar etrafında nasıl farklı dünyalar kurduğunu okuyor.

Bu derste ne olacak

Önce Hindu tantrasının Vedik gelenekle ilişkisine ve bu ilişkinin farklı düşünürlerce nasıl değerlendirildiğine bakacağız. Sonra Śiva merkezli geleneklerin iç çeşitliliğini, çileci yolu, tapınak ritüelini ve kural aşan akımları ayırarak okuyacağız. Ardından tanrıça merkezli geleneklere ve bu iki alanı birleştiren Keşmir Śaivizmi'ne geçeceğiz. En sonda Viṣṇu merkezli tantrik geleneği ve bütün bu çeşitliliği tek bir yelpazede görmeyi sağlayan bir sınıflandırmayı inceleyeceğiz.

Sıfır noktası

Bölümün ilk dersinde "tantra" adının tek bir geleneği değil, birçok geleneğin paylaştığı bir adı anlattığını görmüştük. Y4.72'de Āgama külliyatının üç koluyla tanışmış, Śaiva Siddhānta ile Trika okulu arasındaki ritüel–bilgi tartışmasını okumuştuk. Bu ders o kolları tek tek açıyor.

Bilgilerin çoğu Wikipedia'nın Tantra maddesinin "Hindu tantrası" bölümünden ve Āgama maddesinden geliyor. Bu bölümler Alexis Sanderson, David Gray, André Padoux ve David Gordon White gibi akademisyenlerin görüşlerini aktarıyor; aktarılan tarihler ve sınıflandırmalar yaklaşık ve tartışmaya açık.

Mekanizma

Vedik gelenekle ilişki

Tantra maddesi, tantrik metinlerin ve uygulayıcıların çoğu zaman Vedik metinlerle ve Vedik dini uygulayanlarla karşılaştırıldığını aktarıyor. Madde Hindu tantrik öğretilerinin genellikle Śiva ya da tanrıça gibi tanrısal bir varlıktan gelen vahiyler olarak görüldüğünü, tantra uygulayıcılarının bunları kurtuluşa götürmede Vedalardan üstün saydığını, ayrıca içinde bulunulan karanlık çağda daha etkili bulduğunu not ediyor.

Ama bu üstünlük iddiası her zaman bir reddiye değil. Madde Abhinavagupta gibi düşünürlerin tantrayı üstün saysalar da Vedik öğretileri bütünüyle reddetmediğini, onları aynı kaynaktan, en yüce tanrılıktan geldikleri için daha alt bir düzeyde geçerli saydığını aktarıyor.

Karşı taraftan da farklı sesler var. Madde Jayanta Bhaṭṭa ve Yāmunācārya gibi bazı ortodoks düşünürlerin Vedik öğretiye ve toplumsal kurallara aykırı düşmedikçe belirli tantra biçimlerini kabul ettiğini, Kumārila Bhaṭṭa'nın ise tantra uygulayıcılarıyla hiçbir ilişki kurulmamasını ve konuşulmamasını yazdığını aktarıyor.

Çileci yol ve mantra yolu

Madde Śiva merkezli tantranın Mantramārga, yani mantra yolu adını taşıdığını ve çoğu zaman "Atimārga" denen çileci gelenekten ayrı bir öğreti olarak görüldüğünü aktarıyor. Atimārga'ya Pāśupata ve Kāpālika çileci toplulukları dahil.

Bu ayrım, Y4.73'te gördüğümüz "mantra yolu" adının Śiva merkezli dünyadaki yerini gösteriyor: mantra yolu, Śiva'ya yönelen tek yol değil; onun yanında bir de çileci yol var.

Tapınak ritüeli: Śaiva Siddhānta

Madde Śaiva Siddhānta geleneğini en erken Śaiva tantra okulu olarak tanıtıyor ve onu rahiplerin yürüttüğü kamusal ritüellerle nitelendiriyor. Bazı metinleri beşinci yüzyıla tarihleniyor. Madde bu geleneğin Āgamalarının ve temel öğretilerinin öteki Śaiva gelenekleri tarafından da ortak bir öğreti olarak paylaşıldığını, ritüellerinin başka okullarda da kullanıldığını aktarıyor.

Madde bu geleneğin kurallarının Güney Hindistan'daki Śiva tapınaklarınca genel olarak izlendiğini, korkutucu tanrılar ve hayvan kurbanı içermediği için ortodoks Brahmanizm'le büyük ölçüde uyumlu olduğunu aktarıyor. Açılış sahnesindeki birinci arkadaşın tanık olduğu düzenli ve sakin tören, büyük olasılıkla bu geleneğin bir örneği.

Yaygın yanlışTantrik gelenekler her zaman ortodoks Hinduizm'in dışında ve ona karşıttır.
Doğrusu

Tantra maddesine göre Śaiva Siddhānta gibi gelenekler ortodoks Brahmanizm'le büyük ölçüde uyumlu ve Güney Hindistan tapınaklarının gündelik ritüelini biçimlendiriyor.

Korkutucu biçimler ve kural aşan akımlar

Madde Śaiva Siddhānta'nın karşı ucunda başka akımlar da sayıyor. Mantrapīṭha geleneği, Śiva'nın korkutucu bir biçimi olan Svacchanda Bhairava'ya tapınıyor ve kafatası adağını, yani bir kafatası ve kafatası asası taşımayı ve ölü yakma alanlarında ibadet etmeyi teşvik ediyor. Madde çağdaş bir Kāpālika çileci grubu olarak Aghorī'leri anıyor.

Vidyāpīṭha olarak sınıflandırılan gelenekler ise Yoginī ya da Ḍākinī denen tanrıçalara tapınmaya odaklanıyor ve maddeye göre ölü yakma alanlarıyla ve cinsellikle ilgili, toplumsal kuralları bilinçli olarak aşan uygulamalar içeriyor. Madde bu tanrıça merkezli geleneklerin çoğunlukla "sol" akıma ait olduğunu ve bu yüzden daha az ortodoks sayıldığını aktarıyor.

Klanların yolu

Madde tanrıça merkezli geleneklerin Kulamārga, yani "klanların yolu" adıyla anıldığını aktarıyor. Ad, tanrıçaların klanlarına ve onların Śakti tantralarına gönderme yapıyor; madde bu geleneklerin dokuzuncu yüzyıl civarında kurulmuş olabileceğini not ediyor.

Madde bugün en önemli iki Śākta tantra geleneğini de sayıyor: güzel tanrıça Śrī ya da Lalitā Tripurasundarī'ye odaklanan güney aktarımı ve korkunç tanrıça Kālī'ye odaklanan kuzey ve doğu aktarımı. Güney aktarımından doğan Śrī Vidyā geleneği, maddeye göre felsefi sistemini büyük ölçüde Keşmir Śaivizmi'nden alıyor ama kural aşan unsurlardan kaçınıyor ve "sağ" akıma ait.

Açılış sahnesindeki ikinci arkadaşın ziyaret ettiği Kālī tapınağı, bu kuzey ve doğu aktarımının bugünkü canlılığının bir örneği olabilir. Ama bir tapınağın Kālī'ye adanmış olması, orada kural aşan ritüellerin yapıldığı anlamına gelmiyor.

Keşmir Śaivizmi: bir sentez

Madde onuncu yüzyılda Keşmir Śaivizmi adıyla anılan sentezci ve ikicilik karşıtı bir geleneğin geliştiğini aktarıyor. Alexis Sanderson'a göre bu gelenek, ikici ve ortodoks Śaiva Siddhānta ile ikicilik karşıtı ve kural aşan Trika ve Krama gelenekleri arasındaki karşılaşmadan doğmuş. David Gray'e göre ise ortaya kural aşan unsurların içselleştirildiği ve böylece ortodokslar için daha az rahatsız edici hâle getirildiği bir sistem çıkmış.

Madde Abhinavagupta'nın ve öğrencisi Jayaratha'nın Hindu tantrası üzerine yazan en etkili düşünürler arasında olduğunu aktarıyor. David White'a göre Abhinavagupta, Vidyāpīṭha soylarının kural aşan uygulamalarını bir tür meditatif çileciliğe dönüştürmüş; amacı aşkın bir öznelliği gerçekleştirmek olan bir çileciliğe.

Bu dönüşüm, Y4.70'de gördüğümüz alegorik kurtarma kavramını hatırlatıyor. Ama burada kurtarmayı yapan modern bir çevirmen değil, geleneğin içinden bir ortaçağ düşünürü. İçselleştirme, geleneklerin kendi tarihinde de işleyen bir strateji.

Viṣṇu merkezli tantra

Madde tantrayla ilişkilendirilen başlıca Vaiṣṇava geleneğinin Pāñcarātra olduğunu aktarıyor. Bu gelenek Lakṣmī Tantra gibi bir dizi tantrik metin üretmiş, ama metinlerin çoğu kayıp. Madde dikkat çekici bir ayrıntıyı da not ediyor: bu gelenek kendini "tantrik" diye tanımlamıyor.

Madde Padoux'ya dayanarak bu geleneğin öğreti açısından Brahmanik ortodoksiye daha yakın olduğunu ve mantralarının çoğu zaman Vedik olduğunu aktarıyor. Bu, Y4.71'deki tanım sorununun bir başka yüzü: dışarıdan "tantrik" diye sınıflanan bir gelenek, kendini bu adla anmıyor.

Madde Bengal'de ortaçağda ortaya çıkan başka bir Vaiṣṇava geleneğini de anıyor: David Gray'e göre on altıncı ile on dokuzuncu yüzyıllar arasında gelişen Sahajiyā geleneği, her bireyin Kṛṣṇa ve eşi Rādhā çiftini bedeninde taşıyan bir tanrısallık olduğunu öğretiyor ve daha önceki Hindu ve Budist tantrik uygulamaları bir Vaiṣṇava teolojisi içinde birleştiriyor.

Bir yelpaze olarak tantra

Āgama maddesi, bütün bu çeşitliliği tek bir çerçevede görmeyi sağlayan bir sınıflandırma aktarıyor. Abhinavagupta'nın getirdiği ayrımlara dayanan bu çerçeve, Śaiva ve Śākta Āgamalarını bir yelpaze üzerine yerleştiriyor: bir uçta ikici, Śiva merkezli ve kural aşmayan metinler; öbür uçta ikicilik karşıtı, Śakti merkezli ve kural aşan metinler.

Bu çerçevede Śaiva Siddhānta Āgamaları ikici, Śiva merkezli ve kural aşmayan uçta duruyor. Ortada Bhairava Āgamaları, öbür uçta ise Yāmala'ları, Trika'yı ve Kālī geleneğini kapsayan Vidyāpīṭha tantraları yer alıyor.

Bu yelpaze, "tantra" sözcüğünün neden tek bir tanıma sığmadığını görsel olarak gösteriyor. Açılış sahnesindeki iki tapınak, bu yelpazenin farklı noktalarında duruyor olabilir; ikisi de "tantrik" sözcüğüyle anılıyor ama çok farklı teolojileri, ritüelleri ve toplumsal konumları temsil ediyor.

Yaygın yanlışŚaiva ve Śākta tantraları birbirinden tamamen ayrı iki gelenektir.
Doğrusu

Āgama maddesine göre ikisi tek bir yelpazenin farklı noktalarında duruyor ve birbirleriyle ayrılmaz biçimde ilişkili.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Bu dersin en önemli sonucu, "tantrik" sıfatının tek başına neredeyse hiçbir şey söylemediği. Bir tapınak ritüeli, bir çileci adak, bir sentezci felsefe ve bir Vaiṣṇava ibadeti, hepsi bu sıfatla anılabiliyor. Bir öğretmen bu sıfatı kullandığında, hangi geleneği, hangi tanrıyı ve yelpazenin hangi noktasını kastettiğini söylemek zorunda.

İkinci bir sonuç: geleneklerin kendi tarihinde de sürekli bir dönüşüm var. Keşmir Śaivizmi kural aşan uygulamaları içselleştirdi; Śrī Vidyā kural aşan unsurlardan kaçındı; Pāñcarātra kendini tantrik saymadı. Bugün "tantra" diye sunulan bir uygulamanın hangi tarihsel katmandan geldiğini sormak, onu değerlendirmenin ilk adımı.

Üçüncü bir sonuç ise Haṭha Yoga'ya bir köprü. Tantra maddesi Śaiva tantrasının son büyük geleneğini Nātha geleneği olarak anıyor ve bu geleneğin tantrik yogalardan yararlanan Haṭha Yoga metinleri ürettiğini aktarıyor. Bugün dünyada yaygın olarak uygulanan yoga duruşlarının tarihi, bu dersin haritasının bir köşesine bağlanıyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışBütün Śākta gelenekleri kural aşan uygulamalar içerir.
Doğrusu

Tantra maddesine göre Śrī Vidyā gibi önemli bir Śākta geleneği kural aşan unsurlardan kaçınıyor ve "sağ" akıma ait.

Yaygın yanlışViṣṇu'ya tapınan gelenekler tantrayla hiçbir ilişki taşımaz.
Doğrusu

Tantra maddesine göre Pāñcarātra tantrik metinler üretmiş ve Güney Hindistan'daki Viṣṇu tapınaklarının ibadetini biçimlendiriyor.

Uygulama

Aklında kalsın

Hindu tantrası Vedik gelenekle hem ayrılık hem süreklilik içinde; düşünürler bu ilişkiyi farklı biçimlerde değerlendirmiş.

Śaiva Siddhānta ortodoksiyle uyumlu bir tapınak ritüeli geleneği; Güney Hindistan'da bugün de canlı.

Kural aşan akımlar tanrıça merkezli, "sol" akıma ait ve yelpazenin bir ucunda duruyor.

Keşmir Śaivizmi, Abhinavagupta ile, kural aşan uygulamaları meditatif uygulamalara dönüştürdü.

Pāñcarātra tantrik metinler üretti ama kendini tantrik diye tanımlamıyor.

Sonraki derse köprü

Tantra maddesi Nepal'de gelişen bir tantrik sistemi de anıyor: bu sistemin adındaki "āmnāya" sözcüğü çoğu zaman "aktarım" diye çevriliyor. Maddeye göre bu sistemde Śiva, beş yüzüyle, gizli tantrik öğretileri tanrıçaya onun beş karşılık gelen görünümü aracılığıyla aktarıyor. Öğretinin kaynağının bile bir aktarım olarak anlatılması, bu geleneklerde öğretmen ile öğrenci arasındaki bağın ne kadar merkezî olduğunu gösteriyor.

Sıradaki ders guru ve aktarımı ele alıyor.

Soru şu: tantra geleneklerinde öğreti neden bir kitaptan değil bir kişiden, bir soydan ve bir ilişkiden geçerek aktarılıyor ve bu aktarım biçimi hangi olanakları ve hangi riskleri birlikte taşıyor?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.