Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Siddhiler, saṃyamanın belirli nesnelere uygulanmasının sonuçları.
Listenin büyük kısmı bilgiyle ilgili güçlerden oluşuyor.
Vyāsa'ya göre en yüksek güce sahip yogi bile öğelerin düzenini tersine çevirmiyor.
Metin başka zihnin bilgisine bir sınır çiziyor.
Liste bir güçle değil, ayırt edici bilgiyle doruğa ulaşıyor.
Açılış sahnesi
Bir okuma grubu üçüncü bölümün ortasına geldiğinde bir katılımcı sayfaları hızla çeviriyor ve sesli okuyor: geçmişin ve geleceğin bilgisi, bütün canlıların seslerini anlamak, önceki doğumları bilmek, başkasının zihnini okumak, görünmez olmak, bir filin gücüne sahip olmak, açlığı ve susuzluğu durdurmak, havada yürümek.
Grup bir an susuyor. Sonra biri gülüyor: "Bu bir yoga metni mi, bir masal kitabı mı?"
Başka bir katılımcı ciddi bir yüzle cevap veriyor: "Belki ikisi de değil. Belki bu listenin bir sırası, bir mantığı var ve biz onu göremeyecek kadar hızlı okuyoruz."
Grup yürütücüsü listeyi yeniden, bu kez yavaşça, okumayı öneriyor. İkinci okumada bir şey dikkatlerini çekiyor: liste bir yerde bir güçle değil, bir bilgiyle doruğa ulaşıyor.
Bu ders o listeyi yavaşça okuyor.
Bu derste ne olacak
Önce üçüncü bölümün on altıncı sūtrasından başlayan güç listesini kategorilere ayıracağız: bilgiyle ilgili güçler, bedenle ilgili güçler ve zihinle ilgili güçler. Sonra Vyāsa'nın sekiz klasik gücü nasıl saydığını ve bu listeye koyduğu ilginç bir sınırı okuyacağız. Ardından listenin kendi içindeki bir sınırlamayı, başka birinin zihnini bilmenin neyi kapsamadığını göreceğiz. En sonda listenin doruğuna, ayırt edici bilgiye bakacağız.
Sıfır noktası
Bir önceki derste saṃyamanın ne olduğunu, ilk meyvesini ve basamaklı uygulanışını ele aldık. Bölümün devamı, bu birleşik uygulamanın tek tek nesnelere yöneltildiğinde neler doğurduğunu sıralıyor. Bu sonuçlara siddhi, yani yetkinlik ya da güç deniyor.
Bu kavramla daha önce iki yerde karşılaştık. Y3.67'de güç vaadi kavramını, klasik bir kavramı olağanüstü yetenekler kazandıran bir yöntem gibi pazarlamayı tanımıştık. Y4.42'de ise Bryant'ın bu bölümü bir yan yol uyarısı olarak da okuduğunu görmüştük. Bu ders listenin kendisine bakıyor; uyarılara bir sonraki derste döneceğiz.
Mekanizma
Bir siddhi nedir?
Harvard çevirisinde otuz yedinci sūtra, bu olağanüstü etkinliklerin yoğunlaşmada engel, zihin dışa dönükken ise yetkinlikler, yani siddhiler olduğunu söylüyor. Bu sūtranın ilk yarısını bir sonraki derse bırakıp ikinci yarısından başlayalım: siddhi, olağan zihnin bakış açısından bir yetkinlik ya da kazanım.
Dördüncü bölümün ilk sūtrası, Y4.42'de gördüğümüz gibi, bu yetkinliklerin başka kaynaklarını da sayıyor: doğuştan gelebilir ya da bitkilerle, büyü sözleriyle, çilecilikle veya yoğunlaşmayla kazanılabilir. Yani üçüncü bölümün güç listesi, bu kaynaklardan yalnızca birinin, yoğunlaşmanın, ürünlerini anlatıyor.
Bilgi güçleri
Listenin büyük bir kısmı bilgiyle ilgili. Harvard çevirisinde on altıncı sūtradan başlayarak, üç değişim üzerine saṃyamanın geçmişin ve geleceğin bilgisini, sözcük, nesne ve fikir arasındaki farklar üzerine saṃyamanın bütün canlıların seslerinin anlamını, izlerin doğrudan algılanmasının önceki doğumların bilgisini, bir fikir üzerine saṃyamanın başka birinin zihninin bilgisini getirdiği söyleniyor.
Liste bilgiyi kozmik ölçeğe de taşıyor: güneş üzerine saṃyama dünyaların bilgisini, ay üzerine yıldızların düzeninin bilgisini, kutup yıldızı üzerine onların hareketlerinin bilgisini getiriyor. Bedenin kendisi de bir bilgi nesnesi: göbek çarkı üzerine saṃyama bedenin düzeninin bilgisini getiriyor.
Bu güçlerden biri Y4.47'yi hatırlatıyor. On yedinci sūtraya göre sözcük, kastedilen nesne ve fikir birbirleriyle yanlışlıkla özdeşleştirildikleri için karışıyor; aralarındaki farklar üzerine saṃyama bütün canlıların seslerinin anlaşılmasını getiriyor. Bu, vikalpa'nın, sözcükten doğan kurgunun, bir yoğunlaşma nesnesine dönüştüğü bir yer.
Beden güçleri
Listenin bir bölümü bedene yöneliyor. Harvard çevirisine göre bedenin dış biçimi üzerine saṃyama görünmezliği, güçler üzerine saṃyama bir filinki gibi güçleri, boğaz çukuru üzerine saṃyama açlığın ve susuzluğun kesilmesini getiriyor. Belirli yaşam soluklarında ustalaşmak suya, çamura ve dikenlere yapışmamayı ya da bir ışımayı getiriyor; beden ile hava arasındaki ilişki üzerine saṃyama ise havada yürümeyi.
Vyāsa kırk beşinci sūtrada klasik sekiz gücü sayıyor. Harvard çevirisine göre bunlar küçülme, hafifleme, büyüme, uzanma, yani parmak ucuyla aya dokunabilme, isteğin engellenmemesi, yani yere dalıp suya dalar gibi yeniden çıkabilme, öğeler üzerinde hâkimiyet, onların oluşumu ve dağılması üzerinde egemenlik ve istediği gibi belirleme gücü.
Vyāsa bu listenin sonuna ilginç bir sınır koyuyor. Harvard çevirisine göre yogi güce sahip olsa da nesnelerin düzenini tersine çevirmiyor. Neden? Çünkü öğeler, başından beri yetkin olan ve şeyleri istediği gibi belirleyen başka birinin, yani Īśvara'nın isteğiyle öyle belirlenmiş.
Başka zihnin sınırı
Listenin kendi içinde de bir sınır var. On dokuzuncu sūtraya göre bir fikir üzerine saṃyama başka birinin zihninin bilgisini getiriyor. Ama yirminci sūtra hemen bir kısıtlama ekliyor. Harvard çevirisinde başka zihnin bilgisi, o fikrin dayandığı şeyi kapsamıyor, çünkü o şey bilinç alanında değil.
Bu kısıtlama dikkat çekici. Metin bir gücü sayar saymaz onun sınırını da çiziyor. Birinin öfkeli olduğunu bilmek, neye öfkelendiğini bilmek anlamına gelmiyor. Bu, güç listesinin bir sınırsız yetenekler kataloğu değil, dikkatle çizilmiş bir harita olduğunu gösteriyor.
Listenin doruğu
Açılış sahnesindeki ikinci okumada grubun fark ettiği şeye dönelim. Liste bir güçle değil, bir bilgiyle doruğa ulaşıyor.
Harvard çevirisinde otuz beşinci sūtra deneyimin, sattva ile benliğin birbirinden ayırt edilemediği bir fikir olduğunu, başkası için var olan şey yerine kendi için var olan şey üzerine saṃyamanın benliğin bilgisini getirdiğini söylüyor. Kırk dokuzuncu sūtra ise sattva ile benlik arasındaki farkı tam olarak görenin bütün varoluş hâlleri üzerinde yetkiye sahip olduğunu ve her şeyi bildiğini söylüyor. Ellinci sūtra da bu yetkinliklere karşı bile tutkusuzluktan, kusurların tohumları söndükten sonra ayrışmanın geldiğini ekliyor.
Bu, listenin mantığını ortaya koyuyor. Liste kabadan inceye, bedenden zihne, zihinden benliğe ilerliyor ve Y4.37'de gördüğümüz ayırt edici bilgide doruğa ulaşıyor. En yüksek "güç", bir yetenek değil, bir ayrım.
Yaygın yanlışÜçüncü bölümün asıl konusu olağanüstü güçlerdir.
Güç listesi ayırt edici bilgide doruğa ulaşıyor ve ardından gelen sūtra bu güçlere karşı bile tutkusuzluğu ayrışmanın koşulu sayıyor.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Üçüncü bölümün güç listesi, hızlı okunduğunda bir masal kataloğu, yavaş okunduğunda bir harita. Liste bedenin dış biçiminden göksel düzene, başka zihinlerden benliğin kendisine uzanıyor ve ayırt edici bilgide doruğa ulaşıyor. Bu yapı, Y4.42'de Bryant'ın önerdiği okumayı, bölümü bir yan yol uyarısı olarak okumayı, içeriden destekliyor: liste kendi doruğunda, güçlerin ötesine işaret ediyor.
Listenin içindeki sınırlar da önemli. Başka zihnin bilgisi o zihnin nesnesini kapsamıyor; en yüksek güce sahip yogi bile öğelerin düzenini tersine çevirmiyor. Bu sınırlar, klasik metnin güçleri bir sınırsızlık fantezisi olarak değil, belirli bir düzenin içindeki yetkinlikler olarak tasarladığını gösteriyor.
Usta bir öğretmen bu listeyi öğrencisine ne bir vaat ne de bir alay konusu olarak sunuyor. Liste, bir geleneğin yoğunlaşmanın gücünü nasıl tasavvur ettiğinin bir belgesi; ve o belgenin kendi doruğu, güçlerin değil, ayrımın değerini söylüyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışSiddhi listesi rastgele bir güçler kataloğudur.
Liste bedenden zihne ve benliğe ilerliyor ve ayırt edici bilgide doruğa ulaşıyor.
Yaygın yanlışSiddhiler sınırsız güçlerdir.
Metin başka zihnin bilgisine bir sınır koyuyor; Vyāsa en yüksek gücün bile öğelerin düzenini tersine çevirmediğini söylüyor.
Yaygın yanlışSiddhiler yalnızca yoğunlaşmayla elde edilir.
Dördüncü bölümün ilk sūtrası doğuştan gelebileceklerini ya da bitkiler, büyü sözleri ve çilecilikle kazanılabileceklerini de sayıyor.
Uygulama
Aklında kalsın
Siddhiler, saṃyamanın belirli nesnelere uygulanmasının sonuçları.
Listenin büyük kısmı bilgiyle ilgili güçlerden oluşuyor.
Vyāsa'ya göre en yüksek güce sahip yogi bile öğelerin düzenini tersine çevirmiyor.
Metin başka zihnin bilgisine bir sınır çiziyor.
Liste bir güçle değil, ayırt edici bilgiyle doruğa ulaşıyor.
Sonraki derse köprü
Bu derste güç listesini ve onun doruğunu gördük. Harvard çevirisinde otuz yedinci sūtranın bu derste açık bıraktığımız ilk yarısı bu güçlerin yoğunlaşmada birer engel olduğunu söylüyor. Elli birinci sūtra ise yüksek yerlerdekilerden gelen davetlerin bir bağlılık ya da kibir uyandırmaması gerektiğini, çünkü istenmeyen sonuçların geri döneceğini ekliyor.
Sıradaki ders siddhilerin çekiciliğini ve metnin önerdiği ihtiyatı ele alıyor.
Soru şu: bir kazanım nasıl aynı anda bir engel olabilir ve klasik metin bu çekiciliğe karşı nasıl bir tutum öneriyor?