İçeriğe geç

Y4.64·Vibhūti ve Kaivalya Pāda

Saṃyama

sıfırdan ileri1.992 kelime15 uygulama örneği≈ 13 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Vācaspati'ye göre saṃyama, üç iç uzvun kısaltma adı.

Saṃyamanın ilk meyvesi güçler değil, içgörünün ışığı.

Saṃyama basamaklarla uygulanıyor; alt basamak atlanmıyor.

Vācaspati'nin benzetmesinde Ganj'a giden yolcu aradaki ormandan geçmek zorunda.

Vyāsa'ya göre bir sonraki basamağı yoganın kendisi gösteriyor.

Açılış sahnesi

Bir çevrim içi yoga forumunda bir kullanıcı bir soru paylaşıyor: "Üçüncü bölümü okudum. Güneş üzerine saṃyama yapınca dünyaların bilgisi geliyormuş. Yarın sabahtan itibaren her gün güneşe bakarak saṃyama yapmayı planlıyorum. Kaç günde sonuç alırım?"

Altına birkaç cevap geliyor. Biri heyecanla "Ben de deneyeceğim!" yazıyor. Bir başkası temkinli: "Güneşe bakmak gözlerine zarar verir." Üçüncü bir kullanıcı ise yalnızca bir sūtra numarası yazıyor: üçüncü bölüm, altıncı sūtra.

İlk kullanıcı o sūtrayı açıyor ve iki sözcük okuyor: uygulaması basamaklarladır. "Basamaklar mı?" diye yazıyor. "Hangi basamaklar?"

Bu ders o soruya klasik yorumun verdiği cevabı okuyor.

Bu derste ne olacak

Önce dördüncü sūtranın saṃyama adını nasıl ve neden koyduğunu, Vācaspati'nin bu adı bir "kısaltma terimi" olarak açıklamasıyla birlikte göreceğiz. Sonra beşinci sūtranın saṃyamanın meyvesi olarak andığı içgörünün ışığını inceleyeceğiz. Ardından altıncı sūtranın asıl konusuna, basamaklı uygulamaya ve Vyāsa'nın ile Vācaspati'nin bu basamakları nasıl açıkladığına geçeceğiz. En sonda bu basamaklılığın bir istisnasını ve yorumun "yogayı yoga öğretir" dizesini tartışacağız.

Sıfır noktası

Y3.67'de saṃyamayı dhāraṇā, dhyāna ve samādhi'nin bir arada uygulanması olarak tanımış ve onun güçlerin anlatıldığı bölümde yer aldığını görmüştük. O ders bir sözü açık bırakmıştı: altıncı sūtranın işaret ettiği aşamalar kursun ilerideki Vibhūti Pāda okumasının konusuydu. Bu ders o sözü karşılıyor.

Y4.63'te üç iç uzvu tek tek okuduk ve Vācaspati'nin üçüncü bölümün güçlere giden yolun araçlarıyla açıldığını söylediğini gördük. Saṃyama, o araçların birleşik adı.

Mekanizma

Bir kısaltma terimi

Harvard çevirisinde dördüncü sūtra kısa: üçü bir arada, saṃyama. Vyāsa açıklıyor: bu üç araç tek bir nesneye yöneldiğinde saṃyama adını alıyor; bu üçünün bu sistemdeki teknik adı saṃyama.

Vācaspati bu adın neden gerektiğini söylüyor. Harvard çevirisine göre dikkat, meditasyon ve yoğunlaşma birçok yerde birlikte kullanılıyor ve her seferinde üçünün ayrı teknik adlarını anmak yorucu olurdu. Bu yüzden yazar, kısalık uğruna, bir teknik terim koyan bir sūtra getiriyor.

Bu açıklama saṃyamayı sūtra biçimiyle, Y4.40'ta gördüğümüz sıkıştırma alışkanlığıyla ilişkilendiriyor. Üçüncü bölümün geri kalanında onlarca sūtra "şuna saṃyama uygulayınca şu olur" biçiminde kurulacak; her birinde üç uzvun adını tekrarlamak yerine tek bir sözcük yetiyor.

İçgörünün ışığı

Beşinci sūtra saṃyamanın meyvesini söylüyor. Harvard çevirisinde saṃyamada ustalaşmanın sonucu olarak içgörünün parlaması geliyor. Vyāsa açıklıyor: saṃyama sağlam bir hâle girdiği ölçüde, yoğunlaşmış içgörü de o ölçüde berraklaşıyor. Vācaspati bu açıklama için yine yorumun kolay olduğunu belirtiyor.

Bu meyve dikkat çekici bir biçimde güçlerden önce anılıyor. Saṃyamanın ilk sonucu bir olağanüstü yetenek değil, bir berraklık. Güçler ancak bu berraklığın belirli nesnelere yöneltilmesiyle, sonraki sūtralarda, anılacak.

Yaygın yanlışSaṃyamanın ilk meyvesi olağanüstü güçlerdir.
Doğrusu

Beşinci sūtraya göre ilk meyve içgörünün parlaması; güçler daha sonra, bu içgörünün belirli nesnelere yöneltilmesiyle anılıyor.

Basamaklarla

Altıncı sūtra, açılış sahnesindeki kullanıcının takıldığı yer. Harvard çevirisinde yalnızca şu kadar: uygulaması basamaklarla. Vyāsa açıklıyor: saṃyama, ustalaşılmış basamağın hemen ardındaki basamağa uygulanıyor. Alt basamakta ustalaşmadan bir sonrakini atlayan yogi, en yüksek basamaklarda saṃyamaya ulaşamıyor; ulaşamazsa içgörünün parlaması da nasıl olsun?

Vācaspati basamakların ne olduğunu da gösteriyor. Harvard çevirisine göre bunlar Y4.50'de tanıdığımız samāpatti basamakları: kaba nesneye yönelen yoğunlaşmada ustalaşılınca saṃyama bir sonraki, daha ince basamağa uygulanıyor; o da ustalaşılınca bir sonrakine. Yani saṃyamanın basamakları, nesneli yoğunlaşmanın kabadan inceye giden basamakları.

Vācaspati bir benzetme de veriyor: bir yolcu bir yerden Ganj'a gidiyorsa, aradaki bir ormana varmadan Ganj'a ulaşamaz. Yol, durakları atlamaya izin vermiyor.

Biçimin sadeleşmesi

Vācaspati basamaklı ilerleyişi bir Purāṇa alıntısıyla da örnekliyor. Harvard çevirisine göre alıntıda yogi, önce silahları ve süsleriyle birlikte bir tanrı biçimi üzerinde yoğunlaşıyor. Bu yoğunlaşma sağlamlaşınca, silahları çıkarılmış sade bir biçim üzerinde; o da sağlamlaşınca süslerinden arındırılmış bir biçim üzerinde yoğunlaşıyor. Sonra biçim tek bir uzva indiriliyor ve yogi "ben oyum" diye düşünüyor; en sonunda "ben" düşüncesine yöneliyor.

Bu ilerleyiş Y4.51'deki katman okumasını hatırlatıyor. Orada dikkat kavranan nesneden kavrama aracına, oradan kavrayana kayıyordu. Burada da nesne giderek sadeleşiyor ve en sonunda yoginin kendi "ben" düşüncesine dönüyor.

Lütuf istisnası ve yoganın kendisi

Vyāsa basamaklı uygulamanın bir istisnasını da anıyor. Harvard çevirisine göre Īśvara'nın lütfuyla bir üst basamağa ulaşmış birinin saṃyaması, alt basamaklardaki şeylere, örneğin başkalarının zihnini bilmeye, uygulanmıyor. Çünkü bunun amacı başka bir yoldan elde edilmiş. Vācaspati bunu açıklıyor: amacı zaten gerçekleşmiş bir araç, artık bir araç olmaktan çıkar.

Peki hangi basamağın hangisinden sonra geldiğini kim söylüyor? Vyāsa'nın cevabı şaşırtıcı: yoganın kendisi, bu basamağın o basamaktan sonra geldiğini gösteren tek rehber. Vyāsa bunu bir dizeyle bağlıyor. Harvard çevirisine göre dize şöyle: yoga yogayla bilinmeli, yoga yoganın birikimini artırır; yogaya özen gösteren, yogada sonsuza dek dinlenir.

Vācaspati bir itirazı da karşılıyor: basamakların neler olduğu genel olarak öğretiden biliniyor, ama hangisinin hangisinden sonra geldiği nasıl biliniyor? Cevap: önceden ustalaşılmış basamak, bir sonrakine geçmenin nedeni.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Saṃyama'nın klasik yorumu, bir kavramın ne kadar sade olabileceğini gösteriyor. Vācaspati'ye göre saṃyama yeni bir teknik değil, üç uzvun birlikte adı; bir kısaltma. Üçüncü bölümün güç listelerini okuyan biri, her "saṃyama" sözcüğünün arkasında uzun bir dikkat, meditasyon ve yoğunlaşma sürecinin durduğunu hatırlamalı.

Altıncı sūtranın basamaklı uygulama ilkesi ise üçüncü bölümün en önemli güvenlik kilidi. Güç listeleri, tek başına okunduğunda, hemen denenebilecek teknikler gibi görünebilir. Altıncı sūtra ve Vyāsa'nın yorumu, bu listelerin uzun bir basamak dizisinin ilerisinde durduğunu ve basamakların atlanamayacağını söylüyor. Vācaspati'nin Ganj yolu benzetmesi bunu herkesin anlayabileceği bir imgeyle söylüyor.

"Yogayı yoga öğretir" dizesi ise bir öğretmenin rolünü ince bir biçimde tanımlıyor. Bir sonraki basamağı gösteren şey dışarıdan bir kural değil, önceki basamakta kazanılan deneyim. Usta bir öğretmen bu yüzden öğrencisini basamaklara zorlamak yerine, onun bir basamakta sağlamlaşmasına eşlik ediyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışSaṃyama, üçüncü bölümün özel ve gizemli bir tekniğidir.
Doğrusu

Vācaspati'ye göre saṃyama, üç iç uzvun aynı nesne üzerinde bir arada uygulanmasının kısaltma adı.

Yaygın yanlışGüç listelerindeki saṃyamalar hemen denenebilir.
Doğrusu

Altıncı sūtraya göre saṃyama basamaklarla uygulanıyor ve alt basamaklar atlanamıyor.

Yaygın yanlışBasamakların sırasını bir öğretmen dışarıdan belirler.
Doğrusu

Vyāsa'ya göre bir sonraki basamağı ustalaşılmış önceki basamak gösteriyor.

Uygulama

Aklında kalsın

Vācaspati'ye göre saṃyama, üç iç uzvun kısaltma adı.

Saṃyamanın ilk meyvesi güçler değil, içgörünün ışığı.

Saṃyama basamaklarla uygulanıyor; alt basamak atlanmıyor.

Vācaspati'nin benzetmesinde Ganj'a giden yolcu aradaki ormandan geçmek zorunda.

Vyāsa'ya göre bir sonraki basamağı yoganın kendisi gösteriyor.

Sonraki derse köprü

Bu derste saṃyamanın ne olduğunu ve nasıl uygulandığını gördük. Üçüncü bölümün geri kalanı, saṃyamanın belirli nesnelere uygulanmasının sonuçlarını sayıyor. Harvard çevirisinde on altıncı sūtra bu listelerin ilkini veriyor: üç değişim üzerine saṃyama geçmişin ve geleceğin bilgisini getiriyor.

Sıradaki ders siddhileri ele alıyor.

Soru şu: klasik metin hangi güçleri sayıyor ve bu güçleri hangi saṃyama nesnelerine bağlıyor?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.