İçeriğe geç

Y4.60·Sādhana Pāda

Ahiṃsā, satya, asteya, brahmacarya, aparigraha

sıfırdan ileri2.086 kelime15 uygulama örneği≈ 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Vyāsa'ya göre doğruluk, gerçeğe uygun ve herkesin yararına olan söz.

Çalmamak, başkasının malını istememeyi de içeriyor.

Sahiplenmeme, edinmenin kusurlarını görmekten doğuyor.

Büyük yemin, tür, yer, zaman ya da durum istisnası tanımayan bağlılık.

Yamaların listesi Jain beş yeminiyle neredeyse aynı.

Açılış sahnesi

Bir yoga öğretmenleri buluşmasında bir tartışma çıkıyor. Biri, zarar vermeme ilkesini ciddiye aldığı için bitkisel beslendiğini söylüyor. Bir başkası buna itiraz etmiyor, ama bir soru soruyor: "Peki bahçendeki salyangozlar? Evindeki böcekler? Yürürken ezdiğin karıncalar?" Birincisi biraz düşünüyor ve "Bir yerde sınır çizmem gerekiyor," diyor.

Üçüncü bir öğretmen söze giriyor: "Ben de sınır çiziyorum. Derste öğrencilerime hiçbir zaman yalan söylemem. Ama bir öğrencim bir pozu yapamadığı için ağlarken 'çok iyi gidiyorsun' dediğim oldu. Bu yalan mıydı?"

Masadaki herkes bir an susuyor. Herkesin bir sınırı var; ama sınırın nerede çizildiği kişiden kişiye değişiyor.

Bu ders, klasik yorumun bu sınırlar hakkında ne söylediğini okuyor. Cevabı şaşırtıcı: klasik yorum, en yüksek biçimiyle, hiçbir sınır tanımıyor.

Bu derste ne olacak

Önce Vyāsa'nın dört yamayı, satya'yı, asteya'yı, brahmacarya'yı ve aparigraha'yı nasıl tanımladığını göreceğiz; ahiṃsā'nın kök ilke oluşunu Y4.41'de zaten okumuştuk. Sonra otuz birinci sūtranın "büyük yemin" dediği şeyi ve Vyāsa'nın dört tür istisnayı nasıl sıraladığını inceleyeceğiz. Ardından yamaların meyvelerini anlatan sūtralara bakacağız. En sonda bu beş ilkenin Y4.18'deki Jain beş yeminiyle benzerliğini ve bu benzerliğin ne gösterip ne göstermediğini tartışacağız.

Sıfır noktası

Yamalarla bu kursta birkaç kez karşılaştık. Y4.41'de Vyāsa'nın ahiṃsā'yı öbür yamaların kökü saydığını, fil ayak izi benzetmesini ve doğruluğun şiddete yol açmaması gerektiğini okuduk. Y4.45'te ise yama listesinin Johnston ve Woods çevirilerinin dördüncü ve beşinci maddelerde nasıl ayrıştığını gördük.

Bu ders o iki dersi tekrarlamıyor. Yeni olan, yamaların klasik tanımlarındaki incelikler ve "büyük yemin" kavramı.

Mekanizma

Doğruluğun koşulları

Harvard çevirisinde Vyāsa satya'yı, sözün ve zihnin kastedilen nesneye, yani görülene, çıkarılana ya da duyulana karşılık gelmesi olarak tanımlıyor. Ama tanım burada bitmiyor. Söz, kişinin bilgisini bir başkasına aktarmak için söyleniyorsa, aldatıcı, yanılgılı ya da bilgiden yoksun olmamalı. Söz herkesin yararına kullanılmalı, canlıların yıkımına değil.

Vyāsa son koşulu çok güçlü bir dille vurguluyor. Canlıların yıkımına yol açan bir söz doğruluk değil, düpedüz yanlış. Böyle bir sözde sahte bir erdem, bir erdem görüntüsü olacağı için, kötülüklerin en kötüsü hâline geliyor. Bu yüzden Vyāsa'ya göre yogi önce bütün canlılar için neyin iyi olduğunu düşünmeli, sonra doğrulukla konuşmalı.

Woods bu noktaya bir dipnot ekliyor: burada işleyen ilkenin, kimseye zarar vermeyen ve bir iyilik yapan bir sözün, doğru olmasa bile doğru sayılması gerektiği olduğunu düşünüyor. Bu, Woods'un kendi yorumu; Vyāsa'nın metni bunu bu kadar açık söylemiyor.

Yaygın yanlışSatya, yalnızca yalan söylememektir.
Doğrusu

Vyāsa'ya göre söz aynı zamanda aldatıcı ya da boş olmamalı ve herkesin yararına kullanılmalı; yıkıma yol açan bir doğru söz, doğruluk sayılmıyor.

Çalmamak, içeriden

Vyāsa asteya'yı iki katmanda tanımlıyor. Harvard çevirisiyle hırsızlık, başkasına ait değerli şeylerin izinsiz olarak edinilmesi. Çalmamak ise bunu yapmayı reddetmek, ama açgözlülükten arınmış olarak.

Bryant bu ikinci katmanı açıkça vurguluyor: başkalarına ait şeyleri almamak ve onları almayı arzulamamak bile.

Bu tanım Y4.56'daki rāga çözümlemesiyle doğrudan bağlantılı. Rāga dersinde isteğin bir hatırlamaya ve bir tahmine dayandığını görmüştük; çalma eylemi de böyle bir istekten besleniyor. Asteya'nın klasik tanımı, eylemi değil, o isteği hedef alıyor.

Perhiz ve sahiplenmeme

Vyāsa brahmacarya'yı kısaca tanımlıyor. Harvard çevirisiyle perhiz, gizli üreme organının denetimi. Bryant bu tanımın daha da inceltildiğini söylüyor: karşı cinsten kişileri arzu nesnesi olarak görmemek, onlarla konuşmamak, onlara sarılmamak ya da başka biçimde etkileşmemek.

Aparigraha'nın tanımı ise bir gerekçeyle geliyor. Woods'un çevirisinde Vyāsa, sahiplenmemeyi, nesneleri edinmekte, korumakta, yitirmekte, onlara bağlanmakta ya da onlara zarar vermekteki sakıncaları gördüğü için nesneleri edinmekten kaçınmak olarak tanımlıyor. Bryant da benzer biçimde, edinmenin, korumanın ve yok etmenin yol açtığı sorunları görebilmek diyor; çünkü bunlar yalnızca bağlanmayı ve zararı kışkırtıyor.

Bu gerekçelendirme dikkat çekici. Aparigraha burada bir kural olarak değil, bir gözlemin sonucu olarak sunuluyor. Nesnelerin kusurlarını gören, onları edinmekten kendiliğinden kaçınıyor. Bu, Y4.49'daki nesnelerin yetersizliği kavramıyla aynı yapıyı taşıyor.

Büyük yemin

Otuz birinci sūtra yamalara özel bir statü veriyor. Harvard çevirisinde bu yamalar tür, yer, zaman ya da durum bakımından sınırlanmadığında ve bütün sınıfları kapsadığında, büyük davranış biçimi, yani büyük yemin oluyor.

Vyāsa dört sınırlama türünü örneklerle açıyor. Tür bakımından sınırlama: bir balıkçı yalnızca balıklara zarar veriyor, başka hiçbir şeye. Yer bakımından: "kutsal bir yerde öldürmeyeceğim." Zaman bakımından: "ayın on dördüncü gününde ya da uğurlu bir günde öldürmeyeceğim." Durum bakımından: "yalnızca tanrılar ve rahipler için öldüreceğim" ya da bir savaşçının "yalnızca savaşta zarar vereceğim" demesi. Vyāsa'ya göre bu sınırlamaların hiçbirinin olmadığı, bütün durumları kapsayan yama, büyük yemin.

Açılış sahnesindeki ilk öğretmen "bir yerde sınır çizmem gerekiyor" demişti. Vyāsa'nın çerçevesinde bu sınır bir tür sınırlaması: bazı canlılara zarar vermemek, bazılarına zorunlu olarak vermek. Büyük yemin, bu sınırın hiç çizilmediği bir ideal.

Yaygın yanlışYamalar, belirli durumlarda esnetilebilen kurallardır.
Doğrusu

Otuz birinci sūtraya göre yamaların en yüksek biçimi, büyük yemin, hiçbir tür, yer, zaman ya da durum istisnası tanımıyor.

Yamaların meyveleri

Metin yamaların sonuçlarını da sayıyor. Harvard çevirisindeki sūtra listesine göre zarar vermemede sağlamlaşan kişinin varlığı düşmanlığın askıya alınmasını doğuruyor. Doğrulukta sağlamlaşana eylemler ve sonuçları bağlı oluyor. Çalmamakta sağlamlaşana bütün mücevherler yaklaşıyor. Perhizde sağlamlaşan enerji kazanıyor. Sahiplenmemede sağlamlaşan ise doğum koşulları üzerine derin bir aydınlanmaya ulaşıyor.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Yamaların klasik tanımları, bir kural listesinden çok bir iç disiplin anlatıyor. Satya yalnızca doğru söz değil, yararlı söz; asteya yalnızca almamak değil, istememek; aparigraha bir yasak değil, edinmenin kusurlarını görmekten doğan bir tutum. Her birinde vurgu, eylemin kendisinden onun arkasındaki zihin hâline kayıyor.

Büyük yemin kavramı ise bu dersin en keskin noktası. Vyāsa'nın dört istisna türü, gündelik etiğin neredeyse her zaman bir yerde sınır çizdiğini gösteriyor: bir türde, bir yerde, bir zamanda, bir durumda. Büyük yemin bu sınırların hiçbirini tanımıyor. Usta bir öğretmen bu ideali bir standart gibi dayatmıyor; ama öğrencisinin kendi sınırlarını görmesine yardım etmek için onu bir ayna gibi kullanabilir.

Son olarak Jain beş yeminiyle benzerlik, yamaların Yoga Sūtra'ya özgü bir buluş olmadığını hatırlatıyor. Y4.19'daki ortak terim havuzu fikri burada elle tutulur bir liste hâlini alıyor; ama bu benzerliği bir aktarım iddiasına çevirmemek için Y4.20'deki merdiven hâlâ geçerli.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışAparigraha bir yoksulluk yasağıdır.
Doğrusu

Vyāsa'ya göre sahiplenmeme, edinmenin, korumanın ve yitirmenin kusurlarını görmekten doğan bir tutum.

Yaygın yanlışYamalar Yoga Sūtra'ya özgüdür.
Doğrusu

Jain geleneğinin beş yemini neredeyse aynı listeyi içeriyor; bu bir benzerlik, aktarım kanıtı değil.

Yaygın yanlışBüyük yemin, herkesin uyması gereken bir kuraldır.
Doğrusu

Klasik metin onu bir ideal olarak adlandırıyor; bu kurs onu bir standart olarak dayatmıyor.

Uygulama

Aklında kalsın

Vyāsa'ya göre doğruluk, gerçeğe uygun ve herkesin yararına olan söz.

Çalmamak, başkasının malını istememeyi de içeriyor.

Sahiplenmeme, edinmenin kusurlarını görmekten doğuyor.

Büyük yemin, tür, yer, zaman ya da durum istisnası tanımayan bağlılık.

Yamaların listesi Jain beş yeminiyle neredeyse aynı.

Sonraki derse köprü

Bu derste sekiz uzvun ilki olan yamaları, başkalarıyla ilişkide gözetilen ilkeleri gördük. İkinci uzuv, niyamalar, kişinin kendisiyle ilişkisine dönüyor. Bryant'a göre ilk ikisi arınma ve hoşnutluk: arınma dışsal ve içsel, hoşnutluk ise anlık ihtiyaçların ötesinde biriktirmeye ilgi duymamak.

Sıradaki ders beş niyamayı ele alıyor.

Soru şu: arınmanın içsel bir yüzü nasıl olabilir ve hoşnutluk neden bir disiplin olarak sayılıyor?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.