İçeriğe geç

Y4.57·Sādhana Pāda

Dveṣa

sıfırdan ileri2.088 kelime15 uygulama örneği≈ 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Dveṣa, bir acı anısına yaslanan öfke ve itme.

Rāga'nın aynası, ama bir çekim değil bir karşı koyma.

Gelecekteki acıdan kaçınmak bir kleśa değil, yoganın hedeflerinden biri.

Bir başkasının kaçınmasını dveṣa diye yorumlamak klasik çözümlemenin amacı değil.

Dört tutum dveṣa'nın karşıtlarını besliyor.

Açılış sahnesi

Bir yoga dersinde öğretmen öğrencilere bir poz öneriyor. Öğrencilerden biri pozu duyar duymaz içinden bir direnç yükseldiğini hissediyor. Aylar önce bu pozu yaparken dizini incitmişti. Dizi şimdi iyileşmiş, ama pozun adını duymak bile göğsünde bir sıkışmaya yol açıyor.

Aynı derste başka bir öğrenci de aynı poza itiraz ediyor, ama başka bir nedenle. Onun dizinde teşhis edilmiş bir sorun var ve doktoru bu tür bir yükü şimdilik önermemiş.

Ders sonrası öğretmen iki öğrenciyi düşünüyor. İkisi de aynı pozdan kaçındı. Birinin kaçınması bir bilgiye, ötekininki bir hatıraya dayanıyordu. Dışarıdan bakan biri ikisini aynı görürdü.

Aşağıda, Yoga Sūtra'nın bu iki kaçınmayı nasıl ayırdığını ve birini nasıl adlandırdığını okuyor.

Bu derste ne olacak

İlk adımda sekizinci sūtranın dveṣa tanımını ve onun bir önceki kleśayla, rāga ile nasıl aynalandığını göreceğiz. Sonra acıdan kaçınmanın her zaman bir kleśa olmadığını, çünkü Yoga Sūtra'nın kendisinin de bir acıdan kaçınmayı hedeflediğini tartışacağız. Ardından Johnston'ın bu sūtraya getirdiği kişiler arası bakışı okuyacağız. En sonda metnin kleśalara karşı önerdiği araçlara, özellikle dört tutuma bakacağız.

Sıfır noktası

Bir önceki derste isteğin ardında bir hatırlamanın ve bir tahminin yattığını gördük. Dveṣa bu işleyişin öbür yüzü.

Y3.61'de travmaya duyarlı öğretimi, öğrencinin açıklama yapmadan seçim yapabilmesini ve öğretmenin bir tepkiyi yorumlamadan karşılamasını incelemiştik. Bu ders dveṣa'yı anlatırken o dersin ilkelerini gözeteceğiz: bir kaçınmanın ardında ne olduğunu dışarıdan bilmek çoğu zaman mümkün değil.

Mekanizma

Acıya yaslanan

Harvard çevirisinde sekizinci sūtra, rāga'nın tanımının tam karşılığı: tiksinti, acıya yaslanandır. Vyāsa da tanımı aynı kalıpla veriyor. Woods'un çevirisiyle tiksinti, acıyı tanımış birinde, bir acı anısının ardından, ya acının kendisine ya da ona yol açan araçlara karşı duyulan itme, hiddet ya da öfke.

Vācaspati açıklamayı kısa tutuyor: "acıyı tanıyan" ifadesi bir önceki sūtradaki gibi açıklanmalı. Yani rāga'da haz anısı neyse, burada acı anısı o.

Bryant da iki kleśayı koşut olarak anlatıyor. Onun betimlemesinde dveṣa, geçmişte benzer acılar yaşamış birinin, bu acıların hatırası canlandıkça hem acıya hem de acıyı getirene yönelttiği direnç ve kızgınlık; madde hüsranı da bu duygular arasında sayıyor.

Ayna mı, başka bir şey mi?

Tanımın rāga'yla simetrisi dikkat çekici. Rāga hazza, dveṣa acıya yaslanıyor; birinde istek, ötekinde itme var; ikisinde de bir anı ve bir araç kavramı işliyor.

Ama bu simetri tam değil. Rāga'da kişi bir şeye doğru hareket ediyor; dveṣa'da ondan uzaklaşıyor ya da ona karşı duruyor. Vyāsa'nın sözcükleri de bunu gösteriyor: itme, hiddet, öfke. Rāga'nın açgözlülüğü bir çekim; dveṣa'nın öfkesi bir karşı koyma.

Her kaçınma dveṣa değil

Açılış sahnesindeki iki öğrenciye dönelim. İkisi de aynı pozdan kaçındı. İkisi de mi dveṣa taşıyor?

Yoga Sūtra'nın kendisi bu soruya bir cevap veriyor. Harvard çevirisinde ikinci bölümün on altıncı sūtrası şöyle: kaçınılacak olan, henüz gelmemiş acı. Woods'un özetine göre bu acı, henüz gerçek bir acı olarak ortaya çıkmadığı için önlenebilir. Yani metin, gelecekteki bir acıdan kaçınmayı yoganın amaçlarından biri sayıyor.

Bu, dveṣa'yı acıdan kaçınmaktan ayırıyor. Dveṣa, bir acı anısına yaslanıp ona karşı duyulan öfke ve itme. Gelecekteki bir acıyı öngörüp ondan sakınmak ise bir bilgi işi. Açılış sahnesindeki ikinci öğrencinin kaçınması doktorunun önerisine, yani bir bilgiye dayanıyordu. Birincisinin kaçınması ise bir hatıraya yapışmış bir direnç gibi görünüyordu. Ama öğretmen bunu dışarıdan bilemezdi.

Yaygın yanlışAcıdan kaçınmak her zaman bir kleśadır.
Doğrusu

On altıncı sūtraya göre gelecekteki acıdan kaçınmak yoganın hedeflerinden biri; dveṣa ise bir acı anısına yaslanan öfke ve itme.

Johnston: kişiler arasındaki acı

Johnston sekizinci sūtrayı, nefret acı duyumunda dinlenmektir diye veriyor ve açıklamasında dveṣa'yı kişiler arası bir çerçeveye taşıyor. Ona göre acı çoğunlukla kişiliklerin çatışmasından, her biri kendini üstün sayan psişik benlikler arasındaki uyumsuzluktan geliyor. Bu acı üzerinde durmak nefreti doğuruyor; nefret de çatışan benlikleri birbirinden daha da uzaklaştırıyor ve aralarına yeni bir düşmanlık koyuyor.

Bu çerçeve, klasik yorumun görmediği bir boyutu öne çıkarıyor. Vyāsa dveṣa'yı bir bireyin zihnindeki bir işleyiş olarak tarif ediyor. Johnston ise onun iki insan arasında nasıl büyüdüğünü, her iki tarafın acısının ötekinin nefretini nasıl beslediğini anlatıyor. Bu, Y4.55'teki asmitā ile de bağlantılı: her biri kendini üstün sayan benlikler.

Karşı akım ve karşıtını geliştirme

Metin kleśalara karşı araçlar da öneriyor. Harvard çevirisinde onuncu sūtra, incelmiş kleśaların Woods'un "inverse-propagation" dediği, ters yönde bir yayılımla giderileceğini söylüyor. On birinci sūtra ise onların dalgalanmalarının derin düşünmeyle giderileceğini ekliyor. Johnston onuncu sūtrayı, incelmiş engellerin bir karşı akımla giderileceği diye veriyor.

Otuz üçüncü sūtra daha somut bir öneri sunuyor: yanlış düşünceler tarafından engellenildiğinde, onların karşıtları geliştirilmeli. Y4.54'te Vyāsa'nın incelmiş kleśaları karşıtları geliştirilerek güçten düşürülmüş kleśalar olarak tanımladığını görmüştük; burada o yöntem kendi sūtrasına kavuşuyor.

Dört tutum

Dveṣa'ya karşı en doğrudan araç ise birinci bölümde duruyor. Harvard çevirisinde otuz üçüncü sūtra, mutluluğa karşı dostluk, acıya karşı merhamet, erdeme karşı sevinç ve erdemsizliğe karşı kayıtsızlık geliştirilerek zihnin bozulmamış sükûnetine ulaşıldığını söylüyor.

Bu dört tutum dveṣa'nın dört yaygın biçimine karşılık geliyor gibi okunabilir: başkasının mutluluğuna duyulan kıskançlık yerine dostluk, acı çekene duyulan tiksinti yerine merhamet, erdemliye duyulan kıskançlık yerine sevinç, erdemsiz olana duyulan öfke yerine kayıtsızlık. Bu eşleştirme bir yorum; sūtra dört tutumu sayıyor ama onları kleśalarla açıkça eşleştirmiyor.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Dveṣa'nın klasik tanımı, rāga'nın tanımının aynası; ama bu ayna bir öğretmene önemli bir uyarı taşıyor. Rāga bir çekim olduğu için çoğu zaman görünür değil; dveṣa ise bir kaçınma olarak dışarıdan kolayca görülebiliyor. Bu görünürlük, bir öğretmeni başkasının kaçınmasını yorumlamaya kışkırtabilir. On altıncı sūtra ve Y3.61'in ilkeleri bu kışkırtmaya karşı bir set.

Kaçınılacak gelecek acı ile dveṣa arasındaki ayrım, bu dersin en ince noktası. İkisi dışarıdan aynı görünüyor: bir şeyden uzak durmak. Ama birincisi bir bilgiye, ikincisi bir anıya yaslanan bir öfkeye dayanıyor. Bu ayrımı bir insan ancak kendi içinde yapabilir; başkası için yapmaya çalışmak, klasik çözümlemenin amacının dışına düşüyor.

Son olarak dört tutum, kleśa listesinin olumsuz dilini olumlu bir dille tamamlıyor. Kleśalar neyin engel olduğunu söylüyor; dört tutum neyin geliştirilebileceğini. Bir öğretmen bu ikisini birlikte anlatırsa, öğrencisi kendi zihnini yalnızca bir engeller listesi olarak değil, beslenebilecek eğilimlerin de bulunduğu bir alan olarak görebilir.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışDveṣa, her türlü olumsuz duygudur.
Doğrusu

Vyāsa'ya göre dveṣa, bir acı anısına yaslanan öfke ve itme; her olumsuz duygu bu tanıma girmiyor.

Yaygın yanlışBir pozdan kaçınan öğrenci dveṣa taşıyordur.
Doğrusu

Kaçınmanın ardında bir bilgi, bir tıbbi öneri ya da bir travma olabilir; dışarıdan bilinemez.

Yaygın yanlışDört tutum, haksızlık karşısında sessiz kalmayı önerir.
Doğrusu

Bu kurs erdemsizliğe karşı kayıtsızlığı bir zihin sükûneti tutumu olarak aktarıyor; zarar karşısında harekete geçmenin yerine koymuyor.

Uygulama

Aklında kalsın

Dveṣa, bir acı anısına yaslanan öfke ve itme.

Rāga'nın aynası, ama bir çekim değil bir karşı koyma.

Gelecekteki acıdan kaçınmak bir kleśa değil, yoganın hedeflerinden biri.

Bir başkasının kaçınmasını dveṣa diye yorumlamak klasik çözümlemenin amacı değil.

Dört tutum dveṣa'nın karşıtlarını besliyor.

Sonraki derse köprü

Bu derste acıya duyulan karşı koymayı gördük. Beşinci kleśa, bütün acıların en derinine, ölüme karşı duyulan korkuya uzanıyor. Harvard çevirisinde dokuzuncu sūtra onu, kendi doğasının gücüyle akan ve bilgelerde bile bulunan yaşama isteği olarak tanımlıyor.

Sıradaki ders abhiniveśa'yı ele alıyor.

Soru şu: bilgelerde bile bulunan bir kleśa neden bu kadar derin sayılıyor ve Vyāsa onu hangi deneyimle açıklıyor?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.