İçeriğe geç

Y4.54·Sādhana Pāda

Avidyā

sıfırdan ileri2.183 kelime15 uygulama örneği≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Vyāsa'ya göre beş kleśa, beş yanılgı.

Avidyā öbür dört kleśanın tarlası.

Kleśalar uykuda, incelmiş, kesintiye uğramış ya da etkin olabiliyor; ayırt edici bilgide yanık tohuma dönüşüyor.

Avidyā dört karışıklıktan oluşuyor: kalıcılık, saflık, haz ve benlik.

Avidyā bilginin yokluğu değil, karşıtı.

Açılış sahnesi

Bir felsefe atölyesinde bir katılımcı "avidyā" sözcüğünü sözlükten bulup okuyor: "cehalet, bilgisizlik". Sonra bir soru soruyor: "Madem sorun bilgisizlik, çözüm de bilgi olmalı. Bir kitap okuyup öğrenince geçmesi gerekmez mi?"

Başka bir katılımcı gülümsüyor. "Ben yıllardır her şeyin geçici olduğunu biliyorum," diyor. "Okudum, anladım, başkalarına da anlatıyorum. Ama geçen ay sevdiğim bir fincanı kırdığımda bir gün boyunca üzüldüm. Bilgim oradaydı; bir işe yaramadı."

Atölye yürütücüsü iki cümleyi tahtaya yazıyor ve arasına bir soru işareti koyuyor. "Belki de," diyor, "avidyā sandığımız gibi bir boşluk değildir. Belki bir şeyin yokluğu değil, başka bir şeyin varlığıdır."

Bu ders o soru işaretini açıyor.

Bu derste ne olacak

Önce ikinci bölümün üçüncü sūtrasındaki beş kleśa listesini ve Vyāsa'nın bu listeye verdiği adı göreceğiz. Sonra dördüncü sūtranın avidyā'yı öbür dördünün tarlası olarak tanımlamasını ve kleśaların dört hâlini okuyacağız. Ardından beşinci sūtradaki dört yanılgıyı tek tek ele alacağız. En sonda Vyāsa'nın avidyā'nın bir yokluk değil, bir karşıtlık olduğunu gösteren benzetmesine ve bunun açılış sahnesindeki soruya verdiği cevaba bakacağız.

Sıfır noktası

Bir önceki derste eylem yoluyla yoganın kleśaları zayıflattığını, son sözü ise ayırt edici bilgiye bıraktığını gördük. Kleśaların ne olduğunu ise henüz sormamıştık. Y4.47'de kliṣṭa ile akliṣṭa ayrımını tanımış, Bryant'ın vṛtti'lerin kleśaların etkisinden doğduğunda yoganın hedefine zarar verdiğini söylediğini görmüştük.

Y4.45'te Woods'un önsözünden avidyā hakkında kısa bir not okumuştuk: sözcüğün başındaki olumsuzluk eki yanıltıcı, çünkü anlattığı şey bir eksiklik değil. Bu ders o notun neden önemli olduğunu gösteriyor.

Mekanizma

Beş kleśa, beş yanılgı

Harvard çevirisinde ikinci bölümün üçüncü sūtrası beş kleśayı sayıyor: avidyā, benlik duygusu, tutku, tiksinti ve yaşama isteği. Woods "kleśa" için "hindrance", yani engel sözcüğünü seçiyor.

Vyāsa bu listeye dikkat çekici bir ad veriyor: bu engeller beş yanılgı. Yani Y4.47'de beş vṛtti'nin ikincisi olarak gördüğümüz yanılgı, burada kleśaların ortak doğası oluyor. Vyāsa'ya göre bu yanılgılar akıp dışa taştıkça guṇaların hâkimiyetini katılaştırıyor, değişimi daha kalıcı kılıyor, nedenler ve sonuçlar akışını büyütüyor ve birbirine dayanarak karmanın meyvesini doğuruyor.

Bryant da kleśaların vṛtti'lerden daha derin bir katmanda durduğunu söylüyor. Maddeye göre kleśalar ruhun, vṛtti'lerin yüzeydeki görünümlerinden daha derin öğeleri. Yani bir düşünce ya da bir duygu bir vṛtti; o düşüncenin ve duygunun altında onu besleyen eğilim bir kleśa.

Tarla ve dört hâl

Dördüncü sūtra avidyā'ya özel bir yer veriyor. Harvard çevirisinde avidyā, öbürlerinin tarlası, ister uykuda ister incelmiş ister kesintiye uğramış ister etkin olsunlar. Vyāsa "tarla" sözcüğünü "filizlendirici toprak" diye açıyor.

Vyāsa dört hâli tek tek açıklıyor. Uykudaki kleśa, zihinde yalnızca bir olanak olarak, bir tohum durumunda bekleyen eğilim; onu uyandıran, kendisini ortaya çıkaran nesneyle yüz yüze gelmek. İncelmiş kleśa, karşıtları geliştirilerek güçten düşürülmüş olan. Kesintiye uğramış kleśa, başka bir kleśa etkinken geri çekilen; Vyāsa'nın örneğiyle kişi birine âşıkken öfke kendini göstermiyor, ama bu öfkenin yok olduğu anlamına gelmiyor. Etkin kleśa ise o an nesnesiyle birlikte tam olarak işleyen.

Vyāsa bir beşinci durumdan da söz ediyor. Ayırt edici derin düşünmeye ulaşmış birinde kleśalar yanmış tohumlar gibi. Nesneyle yüz yüze gelse bile uyanmıyorlar, çünkü yanmış tohum neyden filizlenebilir ki? Vyāsa böyle birinin son bedeninde olduğunu söylüyor.

Bu imge Y4.53'teki iş bölümünü tamamlıyor. Kriyā-yoga kleśaları incelmiş hâle getiriyordu; yanık tohum hâli ise ayırt edici bilginin işi.

Yaygın yanlışBir kleśa şu an hissedilmiyorsa yok olmuştur.
Doğrusu

Vyāsa'ya göre bir kleśa uykuda ya da kesintiye uğramış hâlde bekleyebilir ve nesnesiyle karşılaşınca uyanabilir.

Dört yanılgı

Beşinci sūtra avidyā'yı tanımlıyor. Harvard çevirisinde avidyā, kalıcı olmayanda kalıcıyı, saf olmayanda safı, acıda hazzı ve benlik olmayanda benliği tanımak. Bryant aynı sūtrayı öbür yönden özetliyor: sevinçli, saf ve kalıcı olan benliği, acı veren, kirli ve geçici olan benlik olmayan sanmak.

Vyāsa her yanılgıya örnekler veriyor. Kalıcı olmayanda kalıcıyı görmek: yerin sonsuza dek var olacağını, gökyüzünün ay ve yıldızlarla birlikte kalıcı olduğunu, göksel varlıkların ölümsüz olduğunu sanmak. Acıda hazzı görmek için Vyāsa ileride gelecek bir sūtraya gönderme yapıyor: ayırt edebilen biri için her şey acı. Benlik olmayanda benliği görmek ise dış destekleri, canlı ya da cansız, bedeni ya da zihni kendi sanmak.

Vyāsa bu son yanılgıyı bir alıntıyla açıyor: tezahür etmiş ya da etmemiş herhangi bir şeyi kendisi sayan, onun başarısına kendi başarısı gibi sevinen, başarısızlığına kendi başarısızlığı gibi üzülen, aydınlanmamış. Bryant da benlik olmayanın yalnızca bedeni ve zihni değil, bedenin canlı ve cansız eklentilerini, eşi, hayvanları, çocukları, eşyaları ve yiyeceği de kapsadığını söylüyor.

Bir yokluk değil, bir karşıtlık

Şimdi açılış sahnesindeki soruya dönelim. Vyāsa beşinci sūtranın yorumunu önemli bir açıklamayla bitiriyor. Harvard çevirisinde avidyā, gerçekliği olan bir nesne gibi düşünülmeli. Vyāsa bunu iki Sanskritçe sözcükle açıklıyor. "Amitra", yani düşman, bir dostun yokluğu ya da dosta yakın bir şey değil, dostun karşıtı, bir rakip. "Agoṣpada", yani ıssız orman, ineklerin gitmediği bir yer ya da bir inek ayağı kadar bir toprak değil, bunlardan farklı, belirli bir yer.

Vyāsa'ya göre avidyā da böyle: ne geçerli bilginin bir kaynağı ne de onun yokluğu; bilginin tersi olan başka bir düşünme biçimi.

Bu açıklama açılış sahnesindeki iki cümleyi birleştiriyor. Birinci katılımcı avidyā'yı bir boşluk sanıyordu: bilgi eklenince dolacak bir eksik. İkinci katılımcının deneyimi ise bunun doğru olmadığını gösteriyordu: bilgi oradaydı, ama başka bir şey de oradaydı ve daha güçlüydü. Vyāsa'nın açıklaması bu "başka bir şey"e bir ad veriyor. Avidyā, bilginin eksikliği değil, onunla yarışan bir görme biçimi.

Yaygın yanlışAvidyā yalnızca bilgi eksikliğidir; doğru bilgiyi okumak onu giderir.
Doğrusu

Vyāsa'ya göre avidyā bilginin yokluğu değil karşıtı; bu yüzden onu gidermek, bir bilgiyi eklemekten öte, bir görme biçimini değiştirmeyi gerektiriyor.

Bu, Y4.53'teki kriyā-yoga'nın ve Y4.48'deki uzun süreli pratiğin neden gerekli olduğunu da açıklıyor. Bir boşluğu doldurmak için bir kitap yeterli olabilir. Ama yerleşmiş, karşıt bir görme biçimini değiştirmek için uzun, kesintisiz bir çaba gerekiyor.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Avidyā'nın klasik çözümlemesi üç katmanlı. İlk katman bir liste: beş kleśa, hepsi birer yanılgı. İkinci katman bir yapı: avidyā öbürlerinin tarlası, kleśalar dört ya da beş hâlde bulunabiliyor. Üçüncü katman bir tanım: dört karışıklık ve bu karışıklığın bir yokluk değil bir karşıtlık olması.

Usta bir okur için en önemli katman sonuncusu. Avidyā'yı bir bilgi eksikliği saymak, yogayı bir bilgi aktarımına indirger; bir kitap okumak ya da bir cümle ezberlemek yeterli görünür. Vyāsa'nın düşman benzetmesi bu indirgemeyi reddediyor. Avidyā bir boşluk değil, bir karşı güç; onu gidermek, onunla yarışan bir görme biçimini uzun süre beslemeyi gerektiriyor.

Kleśaların dört hâli ise bir öğretmene dürüst bir gözlem aracı sunuyor. Bir öğrencinin bir kleśasının görünmemesi, onun çözüldüğü anlamına gelmiyor; uykuda ya da kesintiye uğramış olabilir. Bu bilgi, hem kendi ilerlemesini abartmamayı hem de bir öğrencinin ilerlemesini aceleyle ilan etmemeyi öğretiyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışAvidyā, yalnızca bir kavramı bilmemektir.
Doğrusu

Vyāsa'ya göre bilginin karşıtı olan olumlu bir düşünme biçimi.

Yaygın yanlışBeş kleśa birbirinden bağımsızdır.
Doğrusu

Dördüncü sūtraya göre avidyā öbür dördünün tarlası.

Yaygın yanlışBenlik olmayan yalnızca bedendir.
Doğrusu

Vyāsa'ya ve Bryant'a göre zihin ve bedenin canlı ve cansız eklentileri de kapsamda.

Uygulama

Aklında kalsın

Vyāsa'ya göre beş kleśa, beş yanılgı.

Avidyā öbür dört kleśanın tarlası.

Kleśalar uykuda, incelmiş, kesintiye uğramış ya da etkin olabiliyor; ayırt edici bilgide yanık tohuma dönüşüyor.

Avidyā dört karışıklıktan oluşuyor: kalıcılık, saflık, haz ve benlik.

Avidyā bilginin yokluğu değil, karşıtı.

Sonraki derse köprü

Bu derste avidyā'nın bir tarla olduğunu gördük; bu tarlada ilk filizlenen kleśa benlik duygusu. Harvard çevirisinde altıncı sūtra onu, görme gücü ile görmeyi sağlayan gücün tek bir benlik gibi görünmesi olarak tanımlıyor.

Sıradaki ders asmitā'yı ele alıyor.

Soru şu: gören ile görmenin aracı nasıl olup da tek bir şey gibi görünmeye başlıyor ve bu karışıklık avidyā'dan nasıl ayrılıyor?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.