Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Vācaspati'ye göre ikinci bölüm, zihni dağınık yeni başlayan için başlıyor.
Tapas, bedenin ve zihnin dengesini bozmayacak ölçüde bir çaba.
Svādhyāya, özgürleşme metinlerinin incelenmesi ve arındırıcı dizelerin tekrarı.
Īśvara-praṇidhāna, eylemleri sunmak ya da eylemin meyvesinden vazgeçmek.
Kriyā-yoga kleśaları inceltir; kısırlaştırmak ayırt edici bilginin işi.
Açılış sahnesi
Bir okuma grubu Samādhi Pāda'yı bitirdiğinde bir sessizlik oluyor. Katılımcılardan biri dürüstçe itiraf ediyor: "Bu bölüm bana çok uzak geldi. Tohumlu yoğunlaşma, nesnesiz hâl, üst tutkusuzluk. Zihnim bir sabah bile on dakika sakin durmuyor. Bu metin benim gibi biri için yazılmamış gibi."
Bir başkası başını sallıyor: "Ben de aynı şeyi hissettim. Pratik ve tutkusuzluk diyor, ama nereden başlayacağımı söylemiyor."
Grup yürütücüsü ikinci bölümün ilk sayfasını açıyor. "Bu hissinizi," diyor, "klasik yorum geleneği de biliyordu. İkinci bölümün neden var olduğunu açıklarken tam olarak sizin cümlelerinizi kuruyor."
Bu ders ikinci bölümün kapısını ve o kapının kimin için açıldığını okuyor.
Bu derste ne olacak
Önce Vācaspati Miśra'nın ikinci bölümün varlık gerekçesini nasıl açıkladığını göreceğiz. Sonra ikinci bölümün ilk sūtrasındaki üç öğeyi, tapas'ı, svādhyāya'yı ve īśvara-praṇidhāna'yı, iki kaynağın açıklamalarıyla tek tek okuyacağız. Ardından bu üçlünün neden "eylem yoluyla yoga" diye adlandırıldığını ve ikinci sūtranın ona hangi iki amacı yüklediğini inceleyeceğiz. En sonda bu yolun sınırını, neyi yapıp neyi yapamadığını tartışacağız.
Sıfır noktası
Y4.08'de tapas'ı ısı ve disiplinli çaba olarak tanımış, onu ağrıya rağmen kendini zorlamak diye anlayan zorlama okumasını sorgulamış ve Johnston'ın bu sūtra için seçtiği karşılığı görmüştük. Y4.45'te aynı sūtranın Johnston ve Woods çevirilerini karşılaştırmış, Y4.52'de ise Bryant'a göre Īśvara'nın bu sūtrada ikinci kez karşımıza çıkacağını not etmiştik.
Bu ders o parçaları tekrarlamıyor. Yeni olan, klasik yorumun bu üçlüyü neden, kimin için ve hangi sınırlarla önerdiği.
Mekanizma
İkinci bölüm neden var?
Vācaspati Miśra ikinci bölümün başında bir itirazı ele alıyor. Harvard çevirisinde itiraz şu: birinci bölüm yogayı araçlarıyla, alt bölümleriyle ve sonuçlarıyla anlattı; ikinci bir bölüme başlamak için ne neden kaldı?
Cevap açılış sahnesindeki itirafa çok yakın. Vācaspati'ye göre birinci bölümde yoganın araçları olarak pratik ve tutkusuzluk anlatıldı. Ama zihni dışa dönük, dağınık olan biri için bu ikisi bir anda ortaya çıkmıyor. Böyle birinin sattva'yı arındırmak için ikinci bölümde öğretilen araçlara ihtiyacı var. Vācaspati, yazarın sonradan anlatılacak uygulamalar arasından yeni başlayana daha yararlı olanları seçerek önce eylem yoluyla yogayı öğrettiğini söylüyor.
Tapas: sınırı olan çaba
Harvard çevirisinde ikinci bölümün ilk sūtrası, kendini zorlama, okuma ve Īśvara'ya adanmışlığın eylem yoluyla yoga olduğunu söylüyor. Vyāsa ilk öğeyi açıklıyor: kendini zorlamayan kişide yoga yetkinleşmiyor, çünkü hiçbir başlangıcı bilinmeyen çağlardan bu yana kleśalardan ve karmadan gelen izlerle alacalanmış, içine nesneler ağının sızdığı kirlilik, ancak bu çabayla inceltilebiliyor.
Bryant tapas'ı daha somut tanımlıyor: yeme ve içme dürtüsüne, sıcak ve soğuk gibi hayatın ikiliklerine katlanabilme, boş konuşmadan kaçınma ve oruç tutma.
Vyāsa'nın açıklamasında önemli bir kısıtlama var. Bu çaba, zihnin bozulmamış sükûnetini engellemediği sürece değerli sayılıyor. Vācaspati bu kısıtlamayı bir itirazla açıyor: kendini zorlama, bedenin sıvılarının dengesini bozduğu ölçüde yogaya düşman olmaz mı? Cevabı açık: kendini zorlama, yalnızca bedenin dengesini bozmayacak ölçüde yapılmalı.
Bu, Y4.08'deki zorlama okumasına klasik yorumun içinden bir cevap. Orada tapas'ın niyama listesinde sakin öğelerle birlikte durduğunu görmüştük; burada yorumcunun kendisi, bu çabanın bedeni ve zihni bozacak bir noktaya taşınmasını açıkça reddediyor.
Yaygın yanlışKlasik yorum tapas'ı sınırsız bir kendini zorlama olarak önerir.
Vācaspati'ye göre tapas yalnızca bedenin dengesini bozmayacak ölçüde yapılmalı; Vyāsa da onu zihnin sükûnetini engellememe koşuluna bağlıyor.
Svādhyāya: okuma ve tekrar
İkinci öğe svādhyāya. Harvard çevirisinde Vyāsa onu, praṇava gibi arındırıcı dizelerin tekrarı ya da özgürleşme konulu kitapların incelenmesi olarak tanımlıyor. Bryant da benzer bir tanım veriyor: kurtuluşu konu alan kutsal metinleri okumak, Oṃ hecesinin tekrarını da içeriyor.
Vācaspati örnek metinler de sayıyor: Vedalardan bazı ilahiler ve bölümler, Purāṇalardan bir bölüm. Yani svādhyāya, klasik yorumda belirli bir metin kümesiyle ilişkili; her türlü okumayı değil, özgürleşmeyi konu alan metinleri kapsıyor.
Y4.52'de Vyāsa'nın aktardığı dizeyi hatırlayalım: okumayla yoga yapsın, yogayla okuma üzerine derinleşsin. Svādhyāya bu karşılıklılığın ikinci bölümdeki adı.
Īśvara-praṇidhāna: eylemi sunmak
Üçüncü öğe Īśvara'ya adanmışlık. Vyāsa bu sūtrada onu birinci bölümdekinden farklı tanımlıyor: bütün eylemleri yüce öğretmene sunmak ya da bu eylemlerin meyvesinden vazgeçmek. Bryant da aynı tanımı veriyor: bütün etkinlikleri, meyvesini istemeden, Īśvara'ya sunmak.
Vācaspati bu tanımı iki alıntıyla açıyor. İlki bir adanma dizesi: iyi ya da kötü, bilerek ya da bilmeyerek ne yapıyorsam hepsi sana emanet. İkincisi, Woods'un dipnotuna göre Bhagavad Gītā'nın ikinci bölümünden: senin ilgin yalnızca eylemlerle, asla meyvelerle; eylemin meyvesini güdü edinme, eylemsizliğe de bağlanma.
Bu alıntı, Y4.24'te Gītā'dan tanıdığımız sonuca tutunmadan eyleme fikrini doğrudan Yoga Sūtra'nın yorumuna taşıyor. İki metin, klasik yorumcunun gözünde, aynı tutumu anlatıyor.
Eylem yoluyla yoga
Üçlünün ortak adı kriyā-yoga, yani eylem yoluyla yoga. Vācaspati bu adı açıklıyor: kendisi yoga olan eylem, yogayı gerçekleştirmenin aracı olduğu için eylem yoluyla yoga.
İkinci sūtra bu yolun iki amacını söylüyor. Harvard çevirisinde eylem yoluyla yoga, yoğunlaşmayı geliştirmek ve kleśaları inceltmek için. Vyāsa bunu açıyor: bu yol içtenlikle sürdürüldüğünde yoğunlaşmayı besliyor ve kleśaları son derece inceltiyor.
Bryant da aynı sonucu kısaca veriyor: kriyā yoga uygulanarak samādhi'ye ulaşılıyor ve kleśalar zayıflıyor.
Yolun sınırı: inceltmek ve kurutmak
İkinci sūtranın yorumunda ince bir ayrım var. Vyāsa'ya göre eylem yoluyla yoga kleśaları son derece inceltiyor ve böyle incelmiş kleśaları, derin bir ayırt edici bilginin ateşinde yanmış tohumlar gibi, çoğalamaz hâle getirecek. Vācaspati bu noktada kendine bir soru soruyor: eylem yoluyla yoga kleśaları tek başına inceltebiliyorsa, ayırt edici bilgiye ne gerek var?
Cevabı açık bir iş bölümü kuruyor. Vācaspati'ye göre eylem yoluyla yoga yalnızca kleśaların son derece incelmesi için işliyor, onların kısırlaştırılması için değil; kısırlaştırma, Y4.49'da tanıdığımız ayırt edici derin düşünmenin işi.
Bu ayrım, kriyā-yoga'nın değerini de sınırını da gösteriyor. Değeri, yeni başlayan biri için gerçekten ulaşılabilir olması ve kleśaları gözle görülür biçimde zayıflatması. Sınırı, tek başına son hedefe götürmemesi.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
İkinci bölümün açılışı bir pedagoji hamlesi. Birinci bölüm yoganın ne olduğunu ve nereye vardığını söylemişti; ikinci bölüm, Vācaspati'nin okumasıyla, oraya henüz yakın olmayan biri için başlıyor. Bu, Y4.42'de gördüğümüz hedef önce düzeninin doğal devamı: önce varış noktası, sonra ilk adımlar.
Üç öğenin seçimi de rastgele değil. Biri bedensel ve duyusal bir disiplin, biri zihinsel bir beslenme, biri eyleme karşı bir tutum. Birlikte, bir insanın yaşamının üç alanını, bedenini, zihnini ve eylemini, aynı yöne çeviriyorlar. klasik yorumcuların koyduğu sınırlar ise bu çevirmenin bir zorlamaya dönüşmesini engelliyor.
Son olarak inceltme ile kısırlaştırma ayrımı, bir öğretmenin öğrencisine dürüst olması için bir çerçeve sunuyor. Kriyā-yoga gerçek bir değişim sağlıyor, ama klasik yoruma göre son değişimi değil. Bu ayrımı bilmek, bir öğrencinin ilerlemesini küçümsemeden de abartmadan da anlatmayı mümkün kılıyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışİkinci bölüm, birinci bölümü tamamlamış ileri öğrenciler içindir.
Vācaspati'ye göre ikinci bölüm, zihni dağınık olan yeni başlayan için yazılmış.
Yaygın yanlışSvādhyāya her türlü kişisel okumadır.
Klasik yorumda özgürleşme konulu metinlerin incelenmesi ve arındırıcı dizelerin tekrarı.
Yaygın yanlışKriyā-yoga tek başına son hedefe götürür.
Vācaspati'ye göre kleśaları inceltiyor, ama kısırlaştırmıyor.
Uygulama
Aklında kalsın
Vācaspati'ye göre ikinci bölüm, zihni dağınık yeni başlayan için başlıyor.
Tapas, bedenin ve zihnin dengesini bozmayacak ölçüde bir çaba.
Svādhyāya, özgürleşme metinlerinin incelenmesi ve arındırıcı dizelerin tekrarı.
Īśvara-praṇidhāna, eylemleri sunmak ya da eylemin meyvesinden vazgeçmek.
Kriyā-yoga kleśaları inceltir; kısırlaştırmak ayırt edici bilginin işi.
Sonraki derse köprü
Bu derste kriyā-yoga'nın kleśaları incelttiğini gördük, ama kleśaların ne olduğunu henüz sormadık. Harvard çevirisinde bir sonraki sūtra onları sayıyor ve hemen ardından birini öbürlerinin tarlası olarak adlandırıyor.
Sıradaki ders o kökü, avidyā'yı ele alıyor.
Soru şu: beş kleśadan biri neden öbür dördünün tarlası sayılıyor ve metin onu nasıl tanımlıyor?