İçeriğe geç

Y4.30·Sāṃkhya sistemi

Mahat/buddhi

sıfırdan ileri1.962 kelime15 uygulama örneği≈ 13 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

"Mahat" adı bu kursun kaynaklarında geçmiyor; ders buddhi adıyla çalışıyor.

Buddhi görünen doğadan ilk ortaya çıkan ve en yüksek yapı.

İşlevi belirleme; sekiz biçimi erdem, bilgi, tutkusuzluk, hâkimiyet ve karşıtları.

Bilinçsiz ama puruṣa'ya yakınlığı nedeniyle bilinçli görünüyor.

Yoga'da ayrı bir katman değil, citta'nın bir işlevi.

Açılış sahnesi

Bir kişisel gelişim atölyesinin broşüründe iri harflerle şu yazıyor: "Buddhi'ni uyandır: yüksek zekânı ve sezgini açığa çıkar." Broşürün arka yüzünde küçük bir çizim var: bir beyin, alnın hemen arkasındaki bölgesi parlak bir renkle işaretlenmiş, altında "buddhi merkezi" yazıyor.

Broşürü eline alan bir yoga öğrencisi kafası karışmış bir hâlde öğretmenine gidiyor: "Buddhi bir zekâ türü mü? Beynin bir bölgesi mi? Yoksa bir sezgi mi?"

Öğretmen gülümsüyor: "Bu üç cevabın hiçbiri, sözcüğün geldiği sistemdeki anlamına tam oturmuyor. Ama bunu göstermek için önce o sistemin haritasına bakmamız gerek."

Bu ders o haritada, Sāṅkhya'nın yirmi beş tattva'sının üçüncüsünde, görünen doğanın en yüksek yapısında duruyor.

Bu derste ne olacak

Önce adla ilgili bir notla başlayacağız: müfredatımız bu tattva'yı "mahat/buddhi" diye anıyor, kaynaklarımız ise yalnızca buddhi adını kullanıyor. Sonra buddhi'nin görünen doğadaki yerini, yani ilk ortaya çıkan yapı olduğunu göreceğiz. Ardından onun işlevine, belirlemeye ve sekiz biçimine bakacağız. Bunun ardından sistemin en ilginç iddiasına geçeceğiz: bilinçsiz olduğu hâlde bilinçliymiş gibi görünen bir yapı. Son olarak Yoga geleneğinin bu kavramı Sāṅkhya'dan nasıl farklı kullandığına değineceğiz.

Kaynaklarımız Ruzsa'nın Sāṅkhya maddesi ve Bryant'ın Yoga Sūtraları maddesi.

Sıfır noktası

Bölümün ilk dersi iki tür varlığı, yirmi beş gerçekliği ve Ruzsa'nın "dengesiz" dediği ikiciliği tanıtmıştı. Aynı ders bir ipucuyla bitmişti: yirmi üç görünür yapının tepesinde duran akıl, kendisi bilinç taşımadığı hâlde, tanığa komşu olduğu için bilinç sahibiymiş izlenimi veriyor.

Bölümün hedefini yeniden hatırlayalım: sistemin terimlerini bugünün bilim dilindeki karşılıklarına eşitlemeden, kendi yerlerine oturtmak. Açılış sahnesindeki broşür, bu hedefin neden gerekli olduğunu gösteren iyi bir örnek.

Mekanizma

Ad üzerine bir not

Müfredatımız bu dersin başlığında iki ad kullanıyor: mahat ve buddhi. Bu bölümde kullandığımız iki ansiklopedi maddesi ise yalnızca buddhi adını kullanıyor; Ruzsa onu "akıl", Bryant "zekâ" diye karşılıyor.

"Mahat" adı bu kursun kaynaklarında geçmiyor. Bu yüzden bu derste onun sözcük anlamını ya da kullanım tarihini anlatmayacağız; Y4.03'teki ilke burada da geçerli: kaynak sustuğunda boşluğu tahminle doldurmuyoruz. Ders boyunca kaynaklarımızın kullandığı buddhi adıyla çalışacağız. Bir terimin anlamını bilmediğimizi söylemek, onu uydurmaktan her zaman daha iyi bir başlangıçtır.

İlk ortaya çıkan

Ruzsa, görünür doğanın hangi sırayla açıldığını şöyle veriyor: kök doğadan önce akıl, yani buddhi çıkıyor; ondan benlik, ahaṃkāra; ondan on bir yeti ve beş duyulur nitelik; beş duyulur nitelikten de öğeler.

Bryant'ın maddesi bu sırayı bir benzetmeyle anlatıyor: süte bir maya katıldığında önce yoğurt, lor ya da tereyağı ortaya çıkar; bu ürünler de işlenerek başka ürünlere dönüşür. Maddeye göre klasik Sāṁkhya'da guṇa'lar, özellikle sattva, prakṛti'yi çalkaladığında ortaya çıkan ilk ürün buddhi.

Ruzsa'nın maddesi bir ayrıntı daha veriyor: buddhi, benlik ve beş duyulur nitelik, sistemde hem bir kaynak hem bir dönüşüm sayılıyor; çünkü hem kendilerinden önceki bir şeyden çıkıyor hem de kendilerinden sonra gelenleri üretiyorlar.

Belirleme ve sekiz biçim

Buddhi ne yapıyor? Ruzsa'nın maddesine göre buddhi'nin işlevi "belirleme" diye tanımlanıyor; madde bunun kesin, kavramsal bilgi olarak anlaşılabileceğini söylüyor.

Madde buddhi'nin sekiz biçimini de sayıyor: erdem, bilgi, tutkusuzluk ve hâkimiyet, bir de bunların karşıtları. Buradan şu sonucu çıkarıyor: maddi düzlemde buddhi, bilişin, duygunun, ahlaki yargının ve iradenin yeri gibi görünüyor.

Bryant'ın maddesi benzer bir liste veriyor: yargı, ayırt etme, bilgi, kesinleştirme, irade, erdem ve bağlanmama. Maddeye göre buddhi'de sattva baskın; bu yüzden en saf hâlinde, rajas ve tamas en aza indiğinde, berrak, huzurlu, mutlu, dingin ve ayırt edici.

Açılış sahnesindeki broşürün "yüksek zekâ" sözü bu listenin yalnızca bir parçasını yakalıyor. Sāṅkhya'nın buddhi'si yalnızca bir zekâ ya da hesap gücü değil; erdemi, tutkusuzluğu ve ahlaki yargıyı da içine alıyor.

Yaygın yanlışBuddhi, bugünkü zekâ ölçümlerinin ölçtüğü zihinsel yeteneğin karşılığıdır.
Doğrusu

Ruzsa'nın Sāṅkhya anlatımında buddhi'nin sekiz biçimi erdem, bilgi, tutkusuzluk, hâkimiyet ve bunların karşıtlarından oluşuyor; buddhi biliş kadar duygu, ahlaki yargı ve iradenin de yeri, bu yüzden bir zekâ puanıyla özdeşleştirilemez.

Bilinçsiz ama bilinçli görünen

Sāṅkhya'nın buddhi hakkındaki en ilginç iddiası şu: buddhi kendi başına bilinç taşımıyor; bilinç izlenimini, tanığa olan komşuluğundan ödünç alıyor. Madde bir adım daha ileri gidiyor: puruṣa yalnızca akla doğrudan bağlı ve bütün bilişleri akıl yapıyor, bütün deneyimleri puruṣa için akıl aracılık ediyor.

Ruzsa'nın maddesi bu işbölümünü bir ev benzetmesiyle anlatıyor: puruṣa evin efendisi, üç parçalı zihin, yani akıl, benlik ve zihin, kapıcı; duyular ise kapılar.

Bryant'ın maddesi aynı noktayı "arayüz" sözcüğüyle anlatıyor: buddhi, puruṣa ile öteki bütün prakṛti ürünleri arasındaki arayüz. Maddeye göre buddhi bu konumdan farkındalığı dünyanın nesnelerine ve karmaşasına yöneltebilir; ya da en yüksek olanağında puruṣa'nın varlığının farkına varıp kendini bilincin gerçek kaynağına doğru çevirebilir.

Ruzsa'nın maddesi de buna koşut bir şey söylüyor: bütün bilişi akıl yaptığı için, prakṛti ile puruṣa arasındaki çok ince ayrımı tanıyabilen de yine akıl.

Yoga'daki farklı kullanım

Bryant'ın maddesi Yoga ile Sāṁkhya arasında önemli bir fark da gösteriyor. Maddeye göre Yoga okulu buddhi, ahaṃkāra ve manas terimlerini kullanıyor, ama onları üç ayrı metafizik katman olarak değil, tek bir zihnin, citta'nın birbirleriyle etkileşen işlevleri olarak düşünüyor. Madde citta'nın, Patañjali'nin ve yorumcuların bu üç bilişsel işlevin toplamı için kullandığı terim olduğunu ve Yoga Sūtraları'nın en önemli terimlerinden biri olduğunu söylüyor.

Bir önceki derste Sāṅkhya ile Yoga'yı aynı soydan gelip bir yerde yollarını ayıran iki sistem olarak bırakmıştık; burada o ayrılığın yeni bir yüzünü görüyoruz. İki sistem aynı adları kullanıyor, ama bu adların ne tür bir varlığı anlattığı konusunda farklılaşıyor: Sāṅkhya'da ayrı katmanlar, Yoga'da tek bir zihnin işlevleri.

Yaygın yanlışYoga Sūtraları'nda buddhi, ahaṃkāra ve manas, Sāṅkhya'daki gibi üç ayrı metafizik katmandır.
Doğrusu

Bryant'ın IEP maddesine göre Yoga okulu bu terimleri kullanıyor ama onları tek bir citta'nın etkileşen işlevleri olarak düşünüyor; bu, iki sistemin aynı terimleri farklı biçimde kullandığı bir nokta.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Birincisi, müfredatımızın "mahat" adı bu kursun kaynaklarında geçmiyor; ders kaynakların kullandığı buddhi adıyla çalışıyor.

İkincisi, buddhi görünen doğadan ilk ortaya çıkan yapı; ondan ahaṃkāra, ondan yetiler ve duyulur nitelikler, onlardan öğeler çıkıyor.

Üçüncüsü, buddhi'nin işlevi belirleme; sekiz biçimi erdem, bilgi, tutkusuzluk, hâkimiyet ve karşıtları.

Dördüncüsü, buddhi bilinç taşımıyor, ama tanığın hemen yanında durduğu için bilinç sahibi gibi görünüyor; ev benzetmesinde kapıcının en iç parçası.

Beşincisi, Yoga buddhi'yi ayrı bir tattva olarak değil, citta'nın bir işlevi olarak düşünüyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışBuddhi bir beyin bölgesidir.
Doğrusu

Sāṅkhya'da görünen doğanın bir yapısı; beden öldükten sonra ince bedende süren bir şey.

Yaygın yanlışBuddhi yalnızca zekâdır.
Doğrusu

Erdemi, tutkusuzluğu ve ahlaki yargıyı da içine alıyor.

Yaygın yanlışBuddhi bilinçlidir.
Doğrusu

Sāṅkhya'ya göre bilinçli değil, puruṣa'ya yakınlığı nedeniyle öyle görünüyor.

Uygulama

Aklında kalsın

"Mahat" adı bu kursun kaynaklarında geçmiyor; ders buddhi adıyla çalışıyor.

Buddhi görünen doğadan ilk ortaya çıkan ve en yüksek yapı.

İşlevi belirleme; sekiz biçimi erdem, bilgi, tutkusuzluk, hâkimiyet ve karşıtları.

Bilinçsiz ama puruṣa'ya yakınlığı nedeniyle bilinçli görünüyor.

Yoga'da ayrı bir katman değil, citta'nın bir işlevi.

Sonraki derse köprü

Bu derste buddhi'den ahaṃkāra'nın, ondan da zihin ve yetilerin çıktığını gördük; Bryant'ın maddesi ahaṃkāra'yı "ben" ve "benim" duygusu olarak, manas'ı ise duyuların verilerini ayıklayıp buddhi'ye ileten bir aracı olarak anıyordu.

Sıradaki ders ahaṃkāra'yı ve manas'ı ele alıyor.

Soru şu: dünyanın bir parçasını "ben" ve "benim" diye ayıran yapı ile duyuların getirdiğini birleştiren yapı nasıl işbirliği yapıyor ve Sāṅkhya bunları neden ayrı tattva'lar sayıyor?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.