İçeriğe geç

Y4.18·Śramaṇa hareketleri, Budizm ve Jainizm

Jain tapas ve özgürleşme

sıfırdan ileri2.101 kelime15 uygulama örneği≈ 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Kaynağımız Jain ahlakını "çileci bir ideal" olarak tarif ediyor; uygulama ayrıntısı vermiyor.

Jainler karma'yı ruha yük olan bir madde gibi düşünüyor; iyi karma da bağlıyor.

Özgürleşme bütün karma'dan arınmak; çile yeni karma çekmeyi durdurmanın yolu.

Beş yeminin merkezinde ahiṃsā var.

Bir geleneği kendi kaynağından okumak tabloyu değiştirir.

Açılış sahnesi

Bir felsefe kulübünde üyeler "iyi eylemler bizi özgürleştirir mi?" sorusunu tartışıyor. Çoğu kişi aynı fikirde: iyilik yaparsan iyi sonuçlar doğar, iyi sonuçlar biriktikçe hedefe yaklaşırsın.

Bir üye itiraz ediyor: "Bir gelenek düşünün ki iyi eylemlerin de, kötü eylemlerin de kişiyi aynı ölçüde bağladığını söylesin. Orada iyilik biriktirmek hedefe götürmez; çünkü hedef, biriktirmeyi tamamen durdurmaktır."

Salonda kısa bir sessizlik oluyor. Biri soruyor: "O zaman insan ne yapacak? Hiçbir şey yapmayacak mı?"

İtiraz eden üye gülümsüyor: "İşte o geleneğin bütün ahlakı bu sorunun cevabı üzerine kurulu."

Bu ders o geleneği, Jain düşüncesini, ve onun çile ile özgürleşme arasında kurduğu bağı inceliyor.

Bu derste ne olacak

Önce kaynağımızın ne söylediğini ve ne söylemediğini ayıracağız. Sonra Jain düşüncesinde ruhun, maddenin ve karma'nın nasıl düşünüldüğüne bakacağız. Ardından iyi ve kötü karma'nın ikisinin de bağladığı bir çerçevede özgürleşmenin ne anlama geldiğini göreceğiz. Bunun ardından çilenin bu çerçevede hangi işi gördüğünü, beş yemini ve zarar vermeme ilkesini izleyeceğiz. Son olarak önceki iki derste Jain görüşünü başka bir geleneğin maddesinden okuduğumuzu hatırlayıp, bu kez o geleneğin kendi maddesine bakınca tablonun nasıl değiştiğini konuşacağız. Kaynağımız Mark Owen Webb'in IEP'de yayımlanan Jain maddesi.

Sıfır noktası

Y4.08 tapas'ı Upaniṣadlardaki izleriyle tanıtmış, kavram göçünü adlandırmıştı. Y4.15 Jain ahlakının karmayı arındırmaya yöneldiğini not etmişti. Y4.16 ise Buddha maddesinin karma'yı üç biçimde tanımladığını ve Jainleri, bilmeden yapılanı da karma sayan taraf olarak konumladığını göstermişti.

Y4.02'nin soruya göre konum ilkesi bu derste merkezde: bir geleneği anlatan kaynağın kimin bakış açısından yazıldığı, o geleneğin nasıl göründüğünü değiştirir.

Mekanizma

Kaynak ne söylüyor, ne söylemiyor?

Dersin başlığında "tapas" sözcüğü var; ama kaynağımız bu sözcüğü kullanmıyor. Webb'in IEP için yazdığı Jain maddesi, Jainizmdeki ahlaki idealin "çileci bir ideal" olduğunu söylüyor ve bunu dünyaya bağlılıkları kırmaya adanmış bir yaşam olarak tarif ediyor.

Madde belirli oruç biçimlerini, çile türlerini ya da bir uygulama takvimini saymıyor. Bu derste de bunları saymayacağız. Y4.03'ün beklenti testi burada iki yönde işliyor: bir felsefe maddesinin uygulama ayrıntısına girmemesi o ayrıntıların olmadığını göstermez; ama o ayrıntıları kaynaksız doldurmak da bir uydurma olur.

Ruh, madde ve karma

Madde Jain düşüncesinde gerçekliğin temel bileşenlerini sayıyor: ruhlar (jīva), madde, hareket, durgunluk, uzay ve zaman. Maddeye göre Jainizm ikicidir: madde ve ruhlar tamamen farklı türden tözler olarak düşünülür.

Bu çerçevede karma'nın yeri Y4.15'te değindiğimiz gibi. Madde, ruhların eylemleriyle karma biriktirdiğini, karma'nın bir tür madde olarak anlaşıldığını ve bu birikimin ölümden sonra ruhu yeniden bir bedene çektiğini söylüyor. Her yeni yaşamı, biriken karma'nın türü ve miktarı belirliyor.

Aynı bölümde bir gözlem daha var: her canlının bir ruhu var, bu yüzden her canlıya zarar verilebilir ya da yardım edilebilir. Canlılar sahip oldukları duyuların sayısına göre bir sıraya konuyor; bitkiler ve bazı tek hücreli canlılar yalnızca dokunma duyusuna sahip sayılıyor, insan ise beş duyunun hepsine.

İyi karma da bağlar

Açılış sahnesindeki itirazın kaynağı burada. Madde, Jainlerin de Budistler ve Hindular gibi iyi karma'nın bir sonraki yaşamda daha iyi koşullara, kötü karma'nın daha kötü koşullara yol açtığına inandığını söylüyor. Ama bir fark var: karma, ruhu her ölümün ardından yeni bir bedene sürükleyen bir madde sayıldığı için, iyi ya da kötü bütün karma bedende yeniden doğuşa götürüyor.

Madde sonucu açıkça yazıyor: hiçbir karma, kişinin yeniden doğuştan kurtulmasına yardım edemez. Özgürleşme, ruhun iyi ve kötü bütün karma'dan arındırılmasıyla gerçekleşiyor.

Bu, açılış sahnesindeki çoğunluğun sezgisini tersine çeviriyor. "İyilik biriktirerek hedefe yaklaşmak" bu çerçevede mümkün değil; biriktirmenin kendisi bağlıyor.

Yaygın yanlışBütün Hint geleneklerinde iyi eylemler biriktikçe kişi özgürleşmeye yaklaşır.
Doğrusu

Webb'in maddesinde iyi karma da, kötüsü gibi, ruhu bir bedene bağlayan bir yük; hiçbir karma yeniden doğuştan kurtuluşa yardım etmiyor.

Karma nereden gelir?

Madde karma'nın, onu çeken eylem ve niyet türüne göre farklı türlerde olduğunu söylüyor ve dört temel kaynak sayıyor: dünyevi şeylere bağlılık; öfke, açgözlülük, korku, gurur gibi tutkular; duyusal haz; ve cehalet ya da yanlış inanç.

Madde, bunlardan yalnızca ilk üçünün doğrudan ahlaki bir sonucu olduğunu ekliyor; çünkü cehalet ahlaki eylemle değil, bilgiyle giderilir.

Bu liste, çilenin neden bu geleneğin ahlaki merkezinde durduğunu açıklıyor. Madde bunu şöyle bağlıyor: ahlaki yaşam kısmen dünyaya, duyusal haz da dahil, bağlılıkları kırmaya adanmış yaşamdır; bu yüzden Jainizmde ahlaki ideal çileci bir idealdir.

Burada çile, Y4.08'deki zorlama okumasının tersine, bir dayanıklılık gösterisi değil; bağlılıkları kırarak yeni karma çekmeyi durdurmanın yolu olarak çerçeveleniyor.

Beş yemin ve zarar vermeme

Madde, keşişlerin sıradan inananlardan daha katı kurallarla yaşadığını ve beş temel kurala, "beş yemine" bağlı olduğunu söylüyor: ahiṃsā (zarar vermeme), satya (doğruluk), asteya (verilmeyeni almamak), brahmacarya (iffet) ve aparigraha (bağlanmama).

Maddeye göre öteki canlılarla ilişkideki temel kural ahiṃsā. Gerekçe şu: başka canlılara zarar vermek ya öfke gibi tutkulardan ya da onların canlı olduğunu bilmemekten kaynaklanıyor. Bu yüzden Jainlerin vejetaryen olması gerekiyor. Ama madde bir ayrıntı ekliyor: en eski Jain belgelerine göre bitkiler de canlı varlıklar olduğu için vejetaryen bir yaşam bile zarar veriyor.

Madde bu düşüncenin vardığı en uç noktayı da kaydediyor: bu geleneğin ideal saydığı ölüm biçimi, kıpırdamadan oturup açlıktan ölmek; Mahāvīra'nın ve öteki büyük Jain azizlerinin böyle öldüğü anlatılıyor. Madde bunu, hiçbir canlıya zarar vermediğinden emin olmanın tek yolu olarak açıklıyor.

Yaygın yanlışJain çilesi, bedeni sınamak ve dayanıklılık kazanmak için yapılan bir disiplindir.
Doğrusu

Kaynağımız çileyi, karma'yı çeken bağlılıkları kırmanın ve öteki canlılara zarar vermemenin yolu olarak çerçeveliyor; hedef dayanıklılık değil, yeni karma çekmemek.

Kevala: tamamlanmış bilgi

Madde özgürleşmiş ruhun bilgisine de değiniyor. Jain bilgi kaynakları listesinde kevala adlı bir durum var: maddeye göre tamamlanmış bir ruhun her şeyi bilme hâli. Madde, gerçekliğin çok yüzlü olduğu için bilgi kaynaklarının hiçbirinin mutlak bilgi vermediğini, tek istisnanın kevala olduğunu, onun da yalnızca tamamlanmış ruha ait olduğunu ve dile getirilemeyeceğini söylüyor.

Bu, Y4.17'de gördüğümüz bir tutumla ilginç bir karşıtlık kuruyor. Orada erken Budist metinler yüce deneyimlerin bile çözümlenmesi gerektiğini söylüyordu. Burada ise sıradan bilginin her zaman geçici ve kısmi olduğu söyleniyor, ama tamamlanmış ruhun bilgisi bu kısıtın dışında tutuluyor. İki gelenek bilginin sınırlarını farklı yerlerden çiziyor.

Bir geleneği kendi kaynağından okumak

Y4.16'da Jain görüşünü Buddha maddesinden okumuştuk: orada Jainler, farkında olunmadan yapılan şeyi bile karma hanesine yazan taraf olarak görünüyordu. Jain felsefesi maddesi ise karma'nın "onu çeken eylemlerin ve niyetlerin türüne göre" farklı türlerde olduğunu söylüyor.

Bu iki ifade çelişmek zorunda değil; ama vurguları farklı. Bir geleneği başka bir geleneği anlatan bir maddeden okuduğumuzda, o gelenek karşılaştırmanın bir kutbu olarak görünür. Kendi maddesinden okuduğumuzda iç ayrımları ortaya çıkar.

Yaygın yanlışJain düşüncesinde niyet karma açısından hiçbir rol oynamaz.
Doğrusu

Buddha maddesi Jain görüşünü, bilinçsiz yapılanı da hesaba katan bir görüş olarak sunuyor; Jain felsefesi maddesi ise karma türlerinin onu çeken eylem ve niyet türüne göre ayrıldığını söylüyor.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Birincisi, Webb'in Jain maddesi "tapas" sözcüğünü kullanmıyor; Jain ahlaki idealini "çileci bir ideal" olarak tarif ediyor ve uygulama ayrıntısı vermiyor.

İkincisi, Jainizm ikici: ruh ve madde farklı tözler; karma ruhu bedene çeken bir tür madde.

Üçüncüsü, iyi karma da bağlıyor; hiçbir karma özgürleşmeye yardım etmiyor, özgürleşme bütün karma'dan arınmak.

Dördüncüsü, karma'nın dört kaynağı var; çile ilk üçüne, bağlılıklara, tutkulara ve duyusal hazza karşı bir yol olarak çerçeveleniyor.

Beşincisi, beş yeminin merkezinde ahiṃsā var; madde bu düşüncenin vardığı uç noktayı da kaydediyor, ama bu kurs onu hiçbir biçimde uygulama olarak sunmuyor.

Altıncısı, bir geleneği kendi maddesinden okumak, başka bir geleneğin karşılaştırmasından okumaktan farklı bir tablo veriyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışİyi eylemler biriktikçe özgürleşmeye yaklaşılır.
Doğrusu

Jain düşüncesinde iyi karma da bağlıyor.

Yaygın yanlışJain çilesi bir dayanıklılık disiplinidir.
Doğrusu

Kaynağa göre hedef bağlılıkları kırmak ve yeni karma çekmemek.

Yaygın yanlışAhiṃsā yalnızca beslenmeyle ilgili bir kuraldır.
Doğrusu

Madde onu tutkulardan ve bilgisizlikten doğan zarara karşı bir ilke olarak açıklıyor.

Yaygın yanlışBir geleneği anlatan her kaynak aynı tabloyu verir.
Doğrusu

Başka bir geleneğin maddesi ile kendi maddesi farklı vurgular taşıyabiliyor.

Uygulama

Aklında kalsın

Kaynağımız Jain ahlakını "çileci bir ideal" olarak tarif ediyor; uygulama ayrıntısı vermiyor.

Jainler karma'yı ruha yük olan bir madde gibi düşünüyor; iyi karma da bağlıyor.

Özgürleşme bütün karma'dan arınmak; çile yeni karma çekmeyi durdurmanın yolu.

Beş yeminin merkezinde ahiṃsā var.

Bir geleneği kendi kaynağından okumak tabloyu değiştirir.

Sonraki derse köprü

Bu derste Jain keşişlerinin beş yeminini gördük: ahiṃsā, satya, asteya, brahmacarya ve aparigraha. Johnston'ın Yoga Sūtra çevirisinde ikinci bölümün otuzuncu sūtrası da beş ilke sayıyor: zarar vermeme, doğruluk, çalmaktan, kirlilikten ve açgözlülükten kaçınma.

Sıradaki ders ortak terminolojiyi ve farklı hedefleri ele alıyor.

Soru şu: iki gelenek aynı ya da benzer adları taşıyan ilkeleri sayıyorsa, bu adlar her iki gelenekte de aynı hedefe mi hizmet ediyor?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.