Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Śramaṇa, kaynak paketinde birbiriyle alışveriş içindeki farklı çileci ve meditatif çevrelerin adı; bir Upaniṣad'da "vazgeçmiş kişi" anlamında da geçiyor.
Heterodoks etiketi, bir geleneği başka bir geleneğin ölçütüne göre adlandıran, bir bakış açısı taşıyan etiket.
Tek yönlü etki anlatısı, karşılıklı bir alışverişi tek bir oka indirmek.
İlk Upaniṣadların bu geleneklerden önce tarihlendirilmesi, sonraki ilişkinin yönünü tek başına belirlemiyor.
Aynı düşünce birden çok çevrede, her birinin kendi biçimiyle yaşayabiliyor.
Açılış sahnesi
Bir yoga kitabının tarih bölümü tek bir düz çizgi çiziyor: önce Vedalar, sonra Upaniṣadlar, sonra Yoga Sūtra, sonra Haṭha Yoga. Bu çizginin hiçbir yerinde Budizm ya da Jainizm geçmiyor. Kitabı okuyan biri, yoganın bu iki gelenekle hiçbir ilişkisi olmadığını düşünüyor.
Aynı hafta bir başka kitap tam tersini iddia ediyor: "Yoga aslında Budizmden doğdu; Hindu metinleri meditasyonu Budistlerden öğrendi." Bu kitap da tek bir çizgi çiziyor, ama yönü ters.
Bir öğrenci iki kitabı yan yana koyuyor. İkisi de aynı dönemden söz ediyor, ikisi de kendinden emin, ama biri etkiyi bir yöne, öteki ters yöne çiziyor. Öğrenci soruyor: acaba ikisi de aynı hatayı mı yapıyor?
Bu ders o soruya bir sözcükle yaklaşıyor: śramaṇa. Ve bu sözcüğün, tek yönlü çizgiler yerine iç içe geçmiş bir çevreyi nasıl görünür kıldığını gösteriyor.
Bu derste ne olacak
Yeni bölümümüz, Vedik geleneğin yanı başında yaşayan çileci ve meditatif çevrelerle ilgileniyor; bu ders onun kapısını açıyor. Bölümün amacı, erken meditatif ve çileci ortamı tek yönlü bir etki hikâyesi kurmadan karşılaştırabilmek. Önce kaynak paketinin bu çevreler hakkında ne söylediğine bakacağız. Sonra śramaṇa sözcüğünün bir Upaniṣad metninde bile geçtiğini göreceğiz. Ardından bu çevreleri adlandırmak için kullanılan "heterodoks" etiketinin nereden baktığını soracağız. Son olarak tek yönlü etki hikâyelerinin neden bu dönemi anlatmakta yetersiz kaldığını konuşacağız. Dersin dış dayanağı yine IEP'nin Upaniṣadlar maddesi.
Sıfır noktası
Y4.01 bir geleneğin kendi geçmişini anlatma biçimini akademik tarihten ayırmıştı. Y4.08 tapas sözcüğünün yeni bir metinde yeni bir işlev üstlenebildiğini göstermiş, Y4.12 ise karma'nın ritüelden ahlaka doğru genişleyen yolunu izlemişti.
Y4.07'deki Vedik katmanlar haritası bu dersin arka planı. O haritada Upaniṣadlar Vedaların son katmanıydı. Bu ders aynı dönemde, o haritanın dışında duran başka çevrelere bakıyor.
Mekanizma
Kaynak paketinin cümlesi
Kaynak paketinin tarih haritası, erken öncüller arasında tek bir cümleyle bu çevreleri anıyor: milattan önceki ilk binyılın ikinci yarısında farklı śramaṇa çevreleri, yani Budist, Jain ve diğer çileci ya da meditatif hareketler, birbirleriyle kavramsal ve pratik bir alışveriş içindeydi.
Bu cümlenin üç sözcüğü dikkat çekiyor. "Farklı" sözcüğü tek bir hareketten değil, bir çoğulluktan söz ediyor. "Diğer" sözcüğü Budizm ve Jainizm dışında da başka çevrelerin bulunduğunu hatırlatıyor. "Alışveriş" sözcüğü ise ilişkinin tek yönlü değil, karşılıklı olduğunu söylüyor.
Bir Upaniṣad'da śramaṇa
Śramaṇa sözcüğü yalnızca Vedik geleneğin dışındaki çevreleri anlatan bir dış ad değil. Ansiklopedi maddesi bu sözcüğün bir Upaniṣad'da da geçtiğini gösteriyor.
Bṛhadāraṇyaka Upaniṣad'da Yājñavalkya, brahman dünyasında bir hırsızın hırsız, bir katilin katil olmadığını, bir vazgeçmiş kişinin, yani bir śramaṇa'nın, vazgeçmiş kişi ve bir çilecinin çileci olmadığını, iyinin ve kötünün onu izlemediğini anlatıyor.
Pasajın tercümesi de dikkat istiyor: madde śramaṇa'yı "vazgeçmiş kişi" diye karşılıyor, hemen yanında da ayrı bir sözcükle "çileci"den söz ediyor. Yani bu Upaniṣad'ın dünyasında dünyadan el çekmek ile bedeni zorlayan bir çile uygulamak birbirine yakın, ama aynı olmayan iki figür olarak duruyor. Bu pasaj ilginç bir şey gösteriyor. Śramaṇa sözcüğü bir Upaniṣad'ın içinde, bir toplumsal rol olarak, hırsız, katil ve çileci gibi başka rollerle birlikte sayılıyor. Yani bu sözcük, Upaniṣad düşünürlerinin dünyasında tanıdık bir figürü anlatıyor.
Upaniṣadlar ve bu çevreler: göreli sıra
Ansiklopedi maddesi bu çevrelerle ilk Upaniṣadlar arasındaki zaman ilişkisi hakkında da bir şey söylüyor. Y4.07'de iki yüzyıllık bir pencereye yerleştirilen ilk dönem Upaniṣadlarının, genellikle, Budistler, Jainler ve Ājīvikalar gibi sözde heterodoks geleneklerin ortaya çıkışından önceye konduğunu belirtiyor.
Bu cümle Y4.06'daki araçlarla okunmalı. Madde bir pencere veriyor ve cümleyi "genellikle" sözcüğüyle kuruyor. Yani ilk Upaniṣadların bu gelenekten önce geldiği yaygın bir görüş, ama tarihlendirmenin kendisi yine aralıklarla çalışıyor.
Madde bir şeyi daha gösteriyor: Budistler ve Jainlerin yanında Ājīvikalar da anılıyor. Kaynak paketinin "diğer çileci ya da meditatif hareketler" ifadesinin bir örneği bu.
Yaygın yanlışBudizm ve Jainizm, Upaniṣadlardaki düşüncelerin doğrudan bir kopyasıdır; bütün meditatif fikirler Vedik gelenekten bu çevrelere tek yönde akmıştır.
Kaynak paketi bu çevrelerin birbirleriyle karşılıklı bir alışveriş içinde olduğunu söylüyor; ilk Upaniṣadların bu geleneklerden önce tarihlendirilmesi, sonraki bütün ilişkinin tek yönlü olduğunu göstermiyor.
"Heterodoks" etiketi nereden bakıyor?
Ansiklopedi maddesi bu çevreler için "sözde heterodoks" ifadesini kullanıyor. Bu küçük "sözde" sözcüğü önemli bir uyarı taşıyor.
Bir geleneği heterodoks diye adlandırmak, bir merkezin varlığını varsayıyor: bir ortodoksluk ve onun dışında kalanlar. Bu merkez Vedik gelenek olarak alındığında Budizm ve Jainizm heterodoks sayılıyor. Ama Budist ya da Jain bir düşünür kendi geleneğini bu merkeze göre tanımlamıyor. Etiket, adlandıranın nerede durduğunu gösteriyor.
Bu, Y4.01'deki soru ayrımına benzer bir durum. "Heterodoks" etiketi bir tarih bilgisi değil; bir geleneğin öteki gelenekler hakkındaki bakışını taşıyan bir sınıflandırma.
Tek yönlü etki hikâyeleri
Açılış sahnesindeki iki kitap aynı hatayı yapıyordu: biri etkiyi Vedik gelenekten ötekilere, öteki Budizmden Vedik geleneğe doğru tek bir ok olarak çiziyordu.
Tek yönlü anlatıların bir başka sorunu da, bir geleneğin kendi iç çeşitliliğini görünmez kılması. "Budizm" ya da "Vedik gelenek" dendiğinde tek bir blok hayal ediliyor; oysa her biri kendi içinde farklı okullar, farklı metinler ve farklı uygulamalar barındırıyor. Bir bloktan ötekine çizilen tek bir ok, iki bloğun içindeki bütün bu çeşitliliği siliyor.
Tek yönlü anlatıların çekiciliği anlaşılabilir: basit, akılda kalıcı ve çoğu zaman bir geleneği ötekinin "kaynağı" olarak yüceltiyor. Ama kaynak paketinin cümlesi başka bir tablo çiziyor: kavramsal ve pratik bir alışveriş.
Ansiklopedi maddesi bu alışverişin bir örneğini de veriyor, ki onu bölümün ilerleyen derslerinde ayrıntılı göreceğiz: bir yaşamdaki eylemleri gelecek bir yaşamdaki sonuçlara bağlayan tartışmalar, sonraki felsefi söylemde yalnızca Hindular arasında değil, Budistler ve Jainler arasında, bir ölçüde de Ājīvikalar arasında geniş kabul görüyor. Aynı düşünce birden çok çevrede, her birinin kendi biçimiyle yaşıyor.
Yaygın yanlışYoga Budizmden doğmuştur; Hindu metinleri meditasyonu Budistlerden öğrenmiştir.
Bu da tek yönlü bir etki anlatısı; kaynak paketi bu çevrelerin birbirleriyle karşılıklı bir alışveriş içinde olduğunu söylüyor ve tek bir kaynaktan akan bir çizgi çizmiyor.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Birincisi, kaynak paketi milattan önceki ilk binyılın ikinci yarısında farklı śramaṇa çevrelerinin, Budist, Jain ve diğer çileci ya da meditatif hareketlerin, karşılıklı bir alışveriş içinde olduğunu söylüyor.
İkincisi, ansiklopedi maddesine göre śramaṇa sözcüğü Bṛhadāraṇyaka'da da "vazgeçmiş kişi" anlamında, tanıdık bir toplumsal figür olarak geçiyor.
Üçüncüsü, ilk Upaniṣadlar genellikle Budist, Jain ve Ājīvika geleneklerinden önce tarihlendiriliyor; ama önce gelmek, sonraki ilişkinin tek yönlü olduğunu göstermiyor.
Dördüncüsü, "heterodoks" etiketi bir bakış açısı taşıyor; ansiklopedi maddesi bu yüzden "sözde" sözcüğünü kullanıyor.
Beşincisi, tek yönlü etki anlatıları, hangi yöne çizilirse çizilsin, kaynağın karşılıklı alışveriş tablosunu tek bir çizgiye indiriyor.
Altıncısı, sonraki yaşamla ilgili karma tartışmalarının Hindular, Budistler, Jainler ve bir ölçüde Ājīvikalar arasında kabul görmesi, aynı düşüncenin birden çok çevrede yaşadığını gösteriyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışBudizm ve Jainizm Upaniṣadların doğrudan kopyasıdır.
Kaynak paketi karşılıklı bir alışverişten söz ediyor.
Yaygın yanlışYoga Budizmden doğmuştur.
Bu da tek yönlü bir etki anlatısı.
Yaygın yanlış"Heterodoks" tarafsız bir tarih terimidir.
Etiket bir bakış açısını taşıyor.
Yaygın yanlışŚramaṇa sözcüğü yalnızca Vedik geleneğin dışında kullanılır.
Sözcük bir Upaniṣad'da da tanıdık bir figürü anlatıyor.
Uygulama
Aklında kalsın
Śramaṇa, kaynak paketinde birbiriyle alışveriş içindeki farklı çileci ve meditatif çevrelerin adı; bir Upaniṣad'da "vazgeçmiş kişi" anlamında da geçiyor.
Heterodoks etiketi, bir geleneği başka bir geleneğin ölçütüne göre adlandıran, bir bakış açısı taşıyan etiket.
Tek yönlü etki anlatısı, karşılıklı bir alışverişi tek bir oka indirmek.
İlk Upaniṣadların bu geleneklerden önce tarihlendirilmesi, sonraki ilişkinin yönünü tek başına belirlemiyor.
Aynı düşünce birden çok çevrede, her birinin kendi biçimiyle yaşayabiliyor.
Sonraki derse köprü
Bu derste śramaṇa çevrelerini kaynak paketinin deyişiyle "çileci ya da meditatif" hareketler olarak andık.
Sıradaki ders bu iki sözcüğü, çileciliği ve meditasyonu, birlikte ele alıyor.
Soru şu: bu çevrelerde bedeni zorlayan çile uygulamaları ile zihni odaklayan meditasyon uygulamaları nasıl bir ilişki içindeydi ve bu ilişki farklı çevrelerde aynı biçimde mi kuruluyordu?