Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Tapas, kaynağın sözlüğünde ısı ve disiplinli çaba.
Kavram göçü, bir kavramın adını koruyup rolünü ve birlikte anıldığı uygulamaları değiştirmesi.
Bṛhadāraṇyaka'da tapas ritüel uygulamalarla yan yana, Yoga Sūtra'da niyama listesinde duruyor.
Zorlama okuması, tapas'ı ağrıyı görmezden gelme izni saymak.
Bir kavramın adı, bir uygulamanın güvenlik ölçütlerini değiştirmez.
Açılış sahnesi
Bir stüdyonun haftalık programında yeni bir ders var: "Tapas atölyesi. Doksan dakika, sıcak oda, sınırlarını zorla. Terledikçe arın." Kayıt listesi hızla doluyor.
Bir öğrenci aynı hafta bir kitapta tapas sözcüğünün "kendini disipline etmek" anlamına geldiğini okuyor ve bunu kendine bir izin gibi alıyor: yorgun olsa da, ağrısı olsa da pratiği bırakmıyor, çünkü "tapas budur" diye düşünüyor.
Bir başka öğrenci ise Yoga Sūtra'nın niyama listesinde tapas'ı görüyor ve kafası karışıyor. Listede tapas, arınma ve hoşnutluk gibi sakin sözcüklerin arasında duruyor. Sıcak odadaki doksan dakika ile bu sakin liste aynı sözcüğü nasıl paylaşabilir?
Tapas, yoga tarihinin en uzun yol yürümüş sözcüklerinden biri. Bu ders o yolu izliyor ve sözcüğün her durakta neyi taşıdığını, neyi taşımadığını ayırıyor.
Bu derste ne olacak
Bir önceki derste Vedik metinlerin haritasını çizdik ve kaynağın yogayla ilişkilendirilebilecek temalar arasında tapas'ı ilk sırada saydığını gördük; bu ders o temayı açıyor. Önce sözcüğün kaynaktaki iki anlamına bakacağız. Sonra tapas'ın bir Upaniṣad'da hangi uygulamalarla birlikte anıldığını göreceğiz. Ardından aynı sözcüğün Yoga Sūtra'da nasıl bir yere yerleştiğini ve bir çevirmenin onu nasıl karşıladığını inceleyeceğiz. Son olarak sözcüğün bugünkü en yaygın yanlış okumasını, kendini zorlama okumasını konuşacağız. Örnekler çoğunlukla stüdyo programlarından, kişisel pratikten ve metin okumalarından geliyor.
Sıfır noktası
Y4.07 Vedik metinlerin derlemelerini ve katmanlarını bir tabloya yerleştirdi. Aynı ders kaynağın bir uyarısını da taşıdı: Vedik metinlerdeki çile, soluk, içe dönüş ve dikkat toplama izlerinin hepsine sonraki yoga düzeninin adını vermek bir tarihsel karışıklık yaratabilir.
Y4.04'teki ad sürekliliği kavramı da burada iş görüyor: bir sözcüğün yüzyıllar boyunca kullanılmaya devam etmesi, onun hep aynı şeyi gösterdiği anlamına gelmiyor. Tapas bu ilkenin en iyi sınanabileceği sözcüklerden biri.
Mekanizma
İki anlam: ısı ve disiplinli çaba
Kaynağın terimler sözlüğü tapas için iki karşılık veriyor: ısı ve disiplinli çaba.
İki karşılık birbirine uzak görünebilir, ama aralarında bir köprü var. Isı, bir şeyi dönüştüren, pişiren, sertleştiren bir güç. Disiplinli çaba da kişiyi dönüştüren, biçimlendiren bir güç. Sözcük, fiziksel bir sıcaklıktan bir çaba ve dönüşüm anlamına doğru genişleyen bir alanı kapsıyor.
Bu genişlik, sözcüğün neden bu kadar farklı biçimlerde kullanılabildiğini de açıklıyor. Bir sözcük ne kadar geniş bir alanı kapsıyorsa, o alanın bir köşesini alıp bütünüymüş gibi sunmak o kadar kolaylaşıyor. Aynı ad, bir yerde bir çile uygulamasını, başka bir yerde düzenli bir disiplini, bir başka yerde ise sıcak bir odayı çağrıştırabiliyor.
Bir Upaniṣad'da tapas
Y4.07'de kullandığımız ansiklopedi maddesi, tapas'ın bir Upaniṣad'da hangi uygulamalarla birlikte anıldığına dair somut bir örnek veriyor. Bṛhadāraṇyaka Upaniṣad'ın dördüncü bölümündeki bir pasaja göre brahmanlar ātman'ı Vedik okuma, kurban, bağış, tapas ve oruç yoluyla bilmeye çalışıyor.
Bu listenin kendisi bir şey söylüyor. Tapas burada tek başına, bağımsız bir teknik olarak değil, Vedik okuma, kurban ve bağış gibi ritüel ve dinsel uygulamalarla yan yana sayılıyor. Aynı madde Muṇḍaka Upaniṣad'da benliğin çilecilik ve bekârlık gibi uygulamalarla kavranabileceğinin öğretildiğini de aktarıyor.
Tapas bir kavram göçünün iyi bir örneği. Bir Upaniṣad'da ritüel uygulamalarla yan yana duran tapas, daha sonra başka bir metinde başka bir listenin içinde karşımıza çıkıyor. Adı aynı; ama yanındaki sözcükler değişiyor. Bir kavramın ne anlama geldiğini sormak, onun hangi sözcüklerle birlikte anıldığını sormaktan ayrılamıyor.
Yaygın yanlışUpaniṣadlardaki tapas, bugünkü yoga derslerindeki fiziksel zorlamanın aynısıdır.
Ansiklopedi maddesinin aktardığı pasajlarda tapas Vedik okuma, kurban, bağış ve oruç gibi uygulamalarla yan yana anılıyor; bugünkü bir ders biçimiyle eşitlenmesi bir kavram göçünü gözden kaçırıyor.
Yoga Sūtra'da tapas
Tapas'ın bir sonraki önemli durağı Yoga Sūtra. Kaynak sekiz uzvun ikincisi olan niyama'yı kişisel gözlemler ya da disiplinler olarak tanımlıyor ve beş öğesini sayıyor: śauca, santoṣa, tapas, svādhyāya ve īśvara-praṇidhāna. Açılış sahnesindeki üçüncü öğrencinin fark ettiği gibi, tapas burada arınma ve hoşnutluk gibi öğelerle yan yana duruyor.
Y3.67'de kullandığımız Charles Johnston çevirisi tapas'ı üç sūtrada daha gösteriyor. İkinci bölümün ilk sūtrası tapas'ı, svādhyāya ve īśvara-praṇidhāna ile birlikte üçlü bir uygulamanın ilk öğesi olarak veriyor; ikinci sūtra bu üçlünün amacını engelleri aşındırmak olarak tanımlıyor. Kırk üçüncü sūtra ise bedensel güçlerin kusursuzluğunun safsızlıkların aşındırılması ve tapas yoluyla geldiğini söylüyor.
Johnston'ın tapas için seçtiği İngilizce karşılık ilginç: "ateşli bir istek" ya da "yoğun bir özlem" anlamına gelen fervent aspiration. Kaynak paketinin "ısı" ve "disiplinli çaba" karşılıklarıyla yan yana konduğunda, bu seçimin Y3.69'da adlandırdığımız türden bir çeviri seçimi olduğu görülüyor. Çevirmenin sūtranın altındaki açıklamada sözcüğün ateş anlamına dikkat çektiği de not edilebilir, ama bu açıklama Y3.69'daki yorum katmanına ait.
Zorlama okuması
Açılış sahnesindeki ikinci öğrenci tapas'ı kendine bir izin gibi almıştı: yorgunken de, ağrılıyken de devam etmek. Bu, sözcüğün bugünkü en yaygın yanlış okumalarından biri.
Zorlama okuması iki yerde yanılıyor. Birincisi metinde: tapas, niyama listesinde arınma, hoşnutluk, kendini çalışma ve adanma ile birlikte duruyor; bu liste bir zorlamayı değil, bir düzeni anlatıyor. Kavram göçü de burada bir uyarı veriyor: sözcük bugünkü bir stüdyoya taşındığında yanındaki sözcükler değişmiş, arınma ve hoşnutluğun yerini ter, sınır ve dayanıklılık almış. Adı aynı kalan kavram, taşındığı yerde başka bir çevreyle birlikte anlam kazanıyor ve o çevre, kavramın ne anlatacağını belirliyor. İkincisi güvenlikte: bu kurs baştan beri ağrı ile efor arasındaki farkı ve bir belirti karşısında durmayı öğretiyor. Bir kavramın adı, bu güvenlik ilkelerini askıya almıyor.
Açılış sahnesindeki sıcak oda atölyesi ise başka bir soruyu da gündeme getiriyor. Kaynak, yüksek tansiyon ve kalp-damar hastalıklarıyla ilgili bölümünde, güçlü nefes tutma, aşırı ıkınma, hızlı poz değişimi ve sıcak ortam konusunda profesyonel görüş alınması gerektiğini söylüyor. Bir atölyenin adına tapas konması, sıcak ortamın bu uyarısını ortadan kaldırmıyor.
Yaygın yanlışTapas, ağrıya ve yorgunluğa rağmen kendini sınırın ötesine itmek demektir; gerçek disiplin bedenin sinyallerini dinlememektir.
Kaynak tapas'ı disiplinli çaba olarak karşılıyor ve niyama listesinde sakin öğelerle birlikte sayıyor; bu kurs da bir belirti karşısında durmayı bir disiplin eksikliği değil, bir güvenlik ilkesi olarak öğretiyor.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Birincisi, kaynak tapas'ı ısı ve disiplinli çaba olarak karşılıyor; sözcük fiziksel bir sıcaklıktan bir dönüşüm çabasına uzanan bir alanı kapsıyor.
İkincisi, ansiklopedi maddesine göre Bṛhadāraṇyaka Upaniṣad'da tapas Vedik okuma, kurban, bağış ve oruçla birlikte, ātman'ı bilmenin yolları arasında sayılıyor.
Üçüncüsü, tapas bir kavram göçü örneği; adı aynı kalırken yanındaki uygulamalar ve rolü metinden metne değişiyor.
Dördüncüsü, Yoga Sūtra'da tapas niyama listesinde ve ikinci bölümün ilk sūtrasındaki üçlüde yer alıyor; Johnston onu "fervent aspiration" diye çeviriyor.
Beşincisi, zorlama okuması tapas'ı ağrıyı görmezden gelme izni sayıyor; kaynak onu disiplinli çaba olarak karşılıyor ve bu kurs bir belirti karşısında durmayı öğretiyor.
Altıncısı, bir uygulamaya tapas adı verilmesi, kaynağın sıcak ortam ve güçlü nefes uyarılarını ortadan kaldırmıyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışTapas, ağrıya rağmen kendini sınırın ötesine itmektir.
Kaynak tapas'ı disiplinli çaba olarak karşılıyor.
Yaygın yanlışUpaniṣadlardaki tapas bugünkü fiziksel zorlamanın aynısıdır.
Tapas orada ritüel uygulamalarla birlikte anılıyor.
Yaygın yanlışSıcak bir odada yapılan her ders tapas'tır.
Bu, bir kavram göçünü tek bir ders biçimine indiren bir sözcük eşlemesi.
Yaygın yanlışBir derse tapas adı verilmesi onun güvenlik değerlendirmesini değiştirir.
Kaynağın sıcak ortam uyarısı ad ne olursa olsun geçerli.
Uygulama
Aklında kalsın
Tapas, kaynağın sözlüğünde ısı ve disiplinli çaba.
Kavram göçü, bir kavramın adını koruyup rolünü ve birlikte anıldığı uygulamaları değiştirmesi.
Bṛhadāraṇyaka'da tapas ritüel uygulamalarla yan yana, Yoga Sūtra'da niyama listesinde duruyor.
Zorlama okuması, tapas'ı ağrıyı görmezden gelme izni saymak.
Bir kavramın adı, bir uygulamanın güvenlik ölçütlerini değiştirmez.
Sonraki derse köprü
Bu derste tapas'ın bir Upaniṣad'dan Yoga Sūtra'ya uzanan yolunu izledik.
Kaynak Vedik metinlerde yogayla ilişkilendirilebilecek temalar arasında tapas'ın hemen ardından nefesi sayıyor.
Sıradaki ders nefes ve yaşam gücü temalarını ele alıyor. Soru şu: erken metinlerde nefes ve yaşam gücüyle ilgili temalar hangi biçimlerde görülüyor ve bunlar sonraki prāṇāyāma uygulamalarıyla ne ölçüde aynı şey?