İçeriğe geç

Y3.42·Açık izleme ve beden taraması

Duyum, düşünce, duygu ve dürtü

sıfırdan ileri1.957 kelime15 uygulama örneği≈ 13 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Açık izleme, sabit bir nesneye dönmek yerine gelen her şeyin değişen bir olay olarak fark edildiği yöntem ailesi.

Değişen olay, dikkate gelen, bir süre kalan, sonra kendiliğinden geçen herhangi bir deneyim parçası.

Dürtü, harekete geçme isteği; bir duyumdan doğabilir ama duyumun kendisi değil.

Tepkisiz fark etme, gelen bir olaya eylem ya da yargıyla karşılık vermeden onu olduğu gibi tanımak.

Açık izleme odaklanmış dikkatten daha ileri değil, farklı; ikisi birbirini tamamlayan iki ayrı araç.

Açılış sahnesi

Bir kişi haftalarca sabırla nefesine dönerek pratik yapmıştı; dağılınca nefese dönüyordu, her seferinde aynı adres.

Bir gün yeni bir kayıt denedi. Kayıt hiçbir sabit nesne vermiyordu; yalnızca "ne geliyorsa fark et" diyordu.

İlk birkaç dakika kayboldu gibi hissetti. Dönecek bir yer yoktu; her şey aynı anda hem konu hem dikkat dağıtıcıydı.

Sonra bir şey değişti. Bir ses geldi, gitti. Bir düşünce geldi, gitti. Bir kaşıntı geldi, gitti. Hiçbirine tutunmadı; yalnızca gelip geçtiklerini izledi.

Dönecek bir yer yoktu, çünkü artık her şey zaten oradaydı.

Haftalarca öğrendiği tek beceri, bir nesneye dönmekti; şimdi o beceri hiç kullanılmadan, kendiliğinden başka bir şeye dönüşmüştü. Dönmek yerine kalmak, izlemek, bırakmak.

Bu derste ne olacak

Bu bölüm, bu akademideki ikinci büyük yöntem ailesini, açık izlemeyi, açıyor. Önce açık izlemenin odaklanmış dikkatten temel farkını göreceğiz: sabit bir nesne yok, gelen her şey fark ediliyor. Sonra kaynağın verdiği üç olay türünü, duyum, düşünce ve duygu, tek tek tanıyacağız. Ardından bu üçe dördüncü bir türü, dürtüyü, neden eklediğimizi açıklayacağız. Kapanışa doğru bu dört türün hepsinde geçerli olan tek ortak kuralı, tepki vermeden fark etmeyi, kuracağız. Örnekler dört tür arasında dengeli biçimde paylaştırılıyor. Ders bittiğinde açık izleme sırasında karşına çıkan herhangi bir şeyi hangi kategoriye koyacağını ve ona nasıl davranacağını bileceksin.

Sıfır noktası

Y3.36 yöntem ailelerini sayarken açık izlemeyi de saymıştı: duyum, düşünce ve duygunun değişen olaylar olarak fark edildiği bir yaklaşım. Bu ders o kısa tanımı yavaşça, adım adım, tam boyutuna açıyor.

Y3.37 odaklanmış dikkatte tek bir seçilen nesneye dönmeyi öğretmişti; dikkat dağılıp fark edilip geri döndüğünde bu hep aynı adrese işliyordu. Açık izlemede dönülecek sabit bir adres yok; bu, önceki döngünün geçersiz olduğu anlamına gelmiyor, farklı bir işleyişe sahip olduğu anlamına geliyor.

Y3.41'in son kaydı, on iki dakikalık kayıt, bu geçişe küçük bir kapı açmıştı; nefesin yanına genel bedensel duyumu da eklemişti. Bu ders o kapıyı tam olarak açıyor.

Mekanizma

Sabit nesneden akan olaylara

Açık izleme, odaklanmış dikkatten kökten farklı bir kurulum.

Odaklanmış dikkatte bir nesne seçiliyor ve dikkat oradan her uzaklaştığında geri getiriliyor; "doğru" yer bellidir. Açık izlemede "doğru" bir yer yok; her şey, geldiği anda, dikkatin konusu.

Bu fark, ilk denendiğinde kafa karıştırıcı olabiliyor. Odaklanmış dikkatte bir kişi "dikkatim nereye gitmeli" sorusuna hep aynı cevabı veriyordu; açık izlemede bu soru anlamını yitiriyor, çünkü dikkat zaten her an bir şeyin üzerinde, yalnızca o şey sürekli değişiyor. Bir kişi bu geçişi ilk yaptığında, "hiçbir şeye odaklanmıyorum" hissiyle "her şeye odaklanıyorum" hissi arasında bir yerde kalabiliyor; bu geçiş hissi normal, alışkanlık kazanılınca netleşiyor.

Yaygın yanlışAçık izlemede hiçbir şeye dikkat vermemek, tam bir zihinsel boşluk aramak gerekir.
Doğrusu

Açık izleme her şeyi fark eder, hiçbir şeyi fark etmemeyi değil; Y3.38'de görülen zihin boşaltma miti burada da geçerli.

Üç kaynak tür: duyum, düşünce, duygu

Kaynak açık izlemeyi tanımlarken üç tür sayıyor.

Duyum, bedende hissedilen herhangi bir şey; bir baskı, bir sıcaklık, bir karıncalanma, bir hafif ağırlık. Düşünce, zihinde beliren herhangi bir içerik; bir cümle, bir imge, bir anı. Duygu, bir renk ya da tonla gelen herhangi bir hâl; bir huzursuzluk, bir hafiflik, bir üzüntü kırıntısı.

Üçü de aynı kurala tabi: geldiklerinde fark ediliyor, isimlendiriliyor ya da isimlendirilmeden bırakılıyor, sonra geçmelerine izin veriliyor.

Bu üç türün sınırları bazen bulanıklaşıyor. Bir düşünce bir duyguyu tetikleyebiliyor, bir duygu bedende bir duyum olarak hissedilebiliyor; endişeli bir düşünce göğüste bir sıkışma duyumuna dönüşebiliyor. Bu bulanıklık bir sorun değil; açık izlemenin amacı türleri kusursuz biçimde ayırmak değil, gelen şeyi olduğu gibi fark etmek. Bir olay hem duyum hem duygu gibi hissettiriyorsa, ikisini de adlandırmak ya da hiçbirini adlandırmadan yalnızca "bir şey var" demek, aynı derecede geçerli.

Dördüncü bir tür: dürtü

Üç tür çoğu zaman yeterli görünüyor, ama pratikte sık karşılaşılan bir dördüncüsü var.

Dürtü, çoğu zaman bir duyumdan doğuyor, ama duyumun kendisi değil, ona verilecek bir tepki isteği. Bir kaşıntı bir duyum; o kaşıntıyı kaşıma isteği ise ayrı bir dürtü. Ayrımı görmek önemli, çünkü ikisine verilecek yanıt farklı: duyum yalnızca fark ediliyor, dürtü de yalnızca fark ediliyor, ama dürtünün kendine özgü bir çekim gücü var, hemen harekete geçirme baskısı taşıyor.

Bu çekim gücü, dürtüyü diğer üç türden ayıran şey. Bir düşünce ya da bir duygu, fark edildiğinde genellikle kendiliğinden hafifliyor; bir dürtü ise fark edilse bile bir süre ısrarcı kalabiliyor, sanki bir eylemi bekliyormuş gibi. Bu ısrar, dürtüyü göz ardı edilmesi gereken bir şey yapmıyor; yalnızca ona verilecek dikkatin biraz daha sabır istediği anlamına geliyor. Dürtüyü fark edip hemen tepki vermemek, kasları zorlamak değil, yalnızca bir isteğin kendiliğinden gelip geçtiğini gözlemlemek.

Yaygın yanlışAçık izlemede bir dürtü hissedilirse hemen ona göre hareket edilmelidir, örneğin kaşıntı hissedilince hemen kaşınmalı.
Doğrusu

Dürtü de yalnızca fark edilen bir olay; hemen tepki vermek zorunlu değil, isteğin kendisini birkaç saniye gözlemlemek mümkün.

Tepkisiz fark etme

Dört tür için de geçerli tek bir ortak kural var.

Y3.37'de "yargılamadan dönme" öğrenilmişti; orada dönülecek bir nesne vardı. Burada dönülecek nesne yok, ama ilke aynı: gelen şeye bir yargı eklemeden, onu olduğu gibi kabul etmek.

Bu ilkenin pratikteki karşılığı basit ama alışılması zaman alıyor. Bir düşünce geldiğinde "bu düşünceyi düşünmemeliyim" demek, zaten bir yargı eklemek demek. Bir duygu geldiğinde "bu duyguyu hissetmemeliyim" demek de aynı şekilde bir yargı. Tepkisiz fark etme, gelen şeyin orada olmaması gerektiğini söylemeden, yalnızca "bu burada" demek. Bu, gelen şeyi onaylamak ya da ona katılmak anlamına gelmiyor; yalnızca onun varlığını, en azından o an için, inkâr etmemek anlamına geliyor.

Yaygın yanlışAçık izleme odaklanmış dikkatten daha ileri, daha zor bir teknik olduğu için yeni başlayanlara uygun değildir.
Doğrusu

İkisi farklı beceriler geliştiriyor; sekiz haftalık planda açık izlemenin sonraya konması bir zorluk sıralaması değil, önce tek nesneyle döngü kurma becerisinin kazanılması.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Birincisi, açık izleme sabit bir nesneyi elden çıkarmıyor, sabit bir nesneye duyulan ihtiyacın kendisini ortadan kaldırıyor; her şey zaten dikkatin konusu.

İkincisi, kaynağın üç türü, duyum, düşünce, duygu, kapsamlı ama tam değil; dürtü, pratikte sık karşılaşılan, kendine özgü, ayrıca adlandırılmayı hak eden bir dördüncü tür.

Üçüncüsü, dürtü ile duyum arasındaki fark önemli: bir kaşıntı bir duyum, o kaşıntıyı kaşıma isteği ayrı bir dürtü; ikisi ayrı ayrı, kendi hâlleriyle fark ediliyor.

Dördüncüsü, tepkisiz fark etme dört türün hepsinde geçerli tek ortak kural; Y3.37'de görülen yargılamadan dönmenin, sabit bir nesnesi olmayan, daha genel bir versiyonu.

Beşincisi, açık izleme odaklanmış dikkatten "daha ileri" değil, farklı; sekiz haftalık plandaki sırası bir zorluk hiyerarşisi değil, bir beceri inşası.

Altıncısı, açık izlemede güçlü bir duygu geldiğinde geçici olarak nefese dönmek bir başarısızlık değil, elde bulunan iki aracı birlikte kullanmanın akıllıca bir yolu; iki yöntem birbirini dışlamıyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışAçık izlemede hiçbir şeye dikkat vermemek, tam bir zihinsel boşluk aramak gerekir.
Doğrusu

Açık izleme her şeyi fark eder, hiçbir şeyi fark etmemeyi değil.

Yaygın yanlışAçık izlemede bir dürtü hissedilirse hemen ona göre hareket edilmelidir.
Doğrusu

Dürtü de yalnızca fark edilen bir olay; hemen tepki vermek zorunlu değil.

Yaygın yanlışAçık izleme odaklanmış dikkatten daha ileri, daha zor bir teknik olduğu için yeni başlayanlara uygun değildir.
Doğrusu

İkisi farklı beceriler geliştiriyor, bir zorluk sıralaması değil.

Yaygın yanlışAçık izlemede her duygu ya da düşünceyi derinlemesine analiz etmek, nedenini anlamaya çalışmak gerekir.
Doğrusu

Açık izleme yalnızca fark etmeyi ister, analiz etmeyi değil; bu bir terapi tekniği değil.

Uygulama

Aklında kalsın

Açık izleme, sabit bir nesneye dönmek yerine gelen her şeyin değişen bir olay olarak fark edildiği yöntem ailesi.

Değişen olay, dikkate gelen, bir süre kalan, sonra kendiliğinden geçen herhangi bir deneyim parçası.

Dürtü, harekete geçme isteği; bir duyumdan doğabilir ama duyumun kendisi değil.

Tepkisiz fark etme, gelen bir olaya eylem ya da yargıyla karşılık vermeden onu olduğu gibi tanımak.

Açık izleme odaklanmış dikkatten daha ileri değil, farklı; ikisi birbirini tamamlayan iki ayrı araç.

Sonraki derse köprü

Bu derste dört olay türünü tanıdık, ama henüz onları nasıl adlandıracağımızı derinlemesine işlemedik.

Sıradaki ders tam olarak bunu, etiketlemeyi, ele alıyor.

Etiketleme, Y3.41'de yalnızca düşünceler için tanışılan "düşünme" aracının, dört türün hepsine nasıl genişletileceğini gösteriyor.

Bugün dört ayrı kapıyı tanıdık; sırada o kapılara asılacak dört tabelayı, her birinin tam olarak nasıl adlandırılacağını, öğreneceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.