Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Denge seansının planlama birimi dakika değil deneme; düzeltme kapasitesi yorulmayla hızla düştüğü için her deneme kısa tutuluyor.
Denemeler arasındaki süre bir doz kalemi; kısa bir ara sonraki denemede dengeyi değil kalan yorgunluğu ölçtürüyor ve ölçüm turlarında ara denemeden uzun oluyor.
Bir seans beş sütundan yalnız birini ilerletiyor; iki sütun birden oynadığında hangisinin işe yaradığı bilinemiyor.
Seçilmeyen dört sütun bilinen kademelerinde çalışmayı sürdürüyor ve sıraları haftalık plana yazılıyor.
Ölçüm seansın en başında, çıkış provası ise en sonunda; biri yorgunluğun önüne konuyor, öteki bilerek yorgunluğun içine.
Açılış sahnesi
Bir öğretmen otuz dakikalık bir denge dersi kuruyor. Beş poz seçiyor ve her birini uzun tutuyor; arka arkaya, aralar kısa.
İlk on dakika iyi gidiyor. Sayılar yüksek, sınıf rahat.
On ikinci dakikadan sonra her şey düşüyor. Süreler yarıya iniyor, düzeltmeler büyüyor, iki kişi oturuyor.
Kalan on sekiz dakika boyunca sınıf denge çalışmıyor; yorgunluk çalışıyor.
Ertesi hafta aynı beş poz aynı sırayla verildi. Değişen tek şey şu: her poz kısa denemelere bölündü ve aralara gerçek dinlenme kondu.
Otuzuncu dakikada sayılar hâlâ ilk dakikadaki gibiydi. Aynı içerik, aynı süre ve bambaşka bir seans.
Bu derste ne olacak
Önce bir denge seansının planlama biriminin dakika olmadığını göstereceğiz; birim deneme ve her denemenin kısa olması bir tercih değil bir zorunluluk. Sonra denemeler arasındaki sürenin bir doz kalemi olduğunu söyleyeceğiz, çünkü kısa bir ara sonraki denemede ölçülen şeyi değiştiriyor. Ardından bir seansın beş sütundan yalnız birini ilerletebildiğini kuracağız ve kalan dördünün ne olduğunu konuşacağız. Sonra seçilmeyen sütunların haftanın neresine yazıldığını yazacağız. Kapanışa doğru otuz dakikayı blok blok kuracağız ve çıkış provasının neden sona bırakıldığını söyleyeceğiz. Aradaki yirmi durum sınıftan geliyor. Kapanışta kendi denge seansını tek bir sütun seçerek yazabiliyor olacaksın.
Sıfır noktası
Y2.86 bir seans planının nasıl yazıldığını kurmuştu. Önce bir para birimi seçiliyor, dakikalar o birime bölünüyor ve pozlar en son yerleşiyor.
Orada para birimi talep türüydü.
Burada para birimi sütun oluyor. Denge talebini beş sütunda toplayan Y2.88 ile o sütunlardan birini beş basamağa bölen Y2.90 bu bölümün iskeletini vermişti.
Y2.83 ölçüm için oynatılmayan bir yuva açmıştı; poz değişebiliyor, yuvanın yeri değişmiyor.
Y2.85 ise ölçütü değiştirmişti: kayda giren şey sürenin kendisi değil, ufak düzeltmelerle geçirilen kısmı.
Bu ders o araçları otuz dakikaya çeviriyor. Ve bir şeyi baştan söylüyor: denge seansı, öbür seanslarla aynı biçimde planlanmıyor.
Mekanizma
Birim dakika değil deneme
Aralık çalışmasında bir blok dakikayla ölçülüyor; sekiz dakika öne katlanma bir iş.
Denge çalışmasında sekiz dakika kendi başına bir iş değil.
Çünkü denge işi düzeltme üretmekle yapılıyor ve düzeltme üretme kapasitesi yorulunca hızla düşüyor. Düşen kapasiteyle geçen dakikalar başka bir şeyi ölçüyor.
Yani plan şöyle yazılıyor: bu blokta kaç deneme var, her biri ne kadar sürüyor ve aralar kaç saniye.
Ara da bir doz kalemi
Araları kimse yazmıyor.
Bir seans planında pozların adı, sürelerin uzunluğu ve tekrar sayısı yazılıyor; aralar bir boşluk sayılıyor ve boşluklar planlanmıyor.
Oysa denge çalışmasında ara, denemenin kendisi kadar belirleyici.
Kısa bir ara sonraki denemeyi yorgun başlatıyor. Ölçüm alınan bir seansta bu, kaydı doğrudan bozuyor.
Pratik kural basit: ölçüm turlarında ara, denemenin kendisinden uzun. Çalışma turlarında daha kısa olabiliyor ve o zaman kaydın yanına yazılıyor.
Bir seans tek sütun ilerletiyor
Şimdi planın merkezi kararı.
Beş sütun var ve hepsi aynı seansta ilerletilemiyor.
Sebep atfetme. İki sütun birden oynatıldığında, sonraki hafta sayı değiştiğinde hangisinin işe yaradığı bilinemiyor.
Y2.88 bu kuralı değişken düzeyinde koymuştu; bir seansta bir değişken oynatılıyor.
Burada aynı kural seans düzeyine çıkıyor. Seans başlarken şu cümle yazılıyor: bugün ilerleyen sütun bu.
Kalan dördü kaybolmuyor. Bilinen kademelerinde çalışmaya devam ediyorlar ve o kademeler kayıtta duruyor.
Seçilmeyen dördü nereye yazılıyor
Bir seans bir sütun seçtiğinde geriye dört sütun kalıyor.
Bunlar bu seansta ilerlemiyor. Ama haftada ilerlemeleri gerekiyor.
Y2.87 bunun bir örneğini vermişti; bir seans tek düzleme adandığında öbür düzlemlerde bir açık kalıyor ve hesap haftada kapanıyor.
Burada da aynı yapı işliyor. Haftalık plana ikinci bir sütun açılıyor ve her seansın yanına o gün ilerletilen sütun yazılıyor.
Dört haftalık bir döngüde beş sütunun her birine sıra geliyor; biri iki kez, dördü birer kez.
Sıra kişinin ölçümünden çıkıyor. Sayfası görme duyusuna ağır yaslandığını gösteriyorsa bakış sütunu döngüye iki kez giriyor.
Otuz dakika
Sıra planda. Dakikalar sütun kararından ve deneme yapısından çıkıyor; hiçbir blok kendi başına seçilmiyor.
İlk beş dakika ölçüm yuvası. Dört sayılık sayfa, dinlenmiş hâlde ve hiçbir çalışmadan önce alınıyor; yorgun bir bedende bu sayfa başka bir şey ölçüyor.
Sonraki beş dakika hazırlık. Ayak ve bilek uyanması, iki yana ağırlık aktarımı, birkaç nefes.
Onuncu dakikadan yirminciye seçilen sütunun bloğu. Sekiz deneme, her biri kısa; aralar denemeden uzun ve oturarak geçiyor.
Sonraki altı dakika sabit sütunlar bloğu. Bilinen kademelerde iki kurulum, yine kısa denemelerle.
Yirmi altıncı dakikadan yirmi dokuzuncuya çıkış provası. Y1.51'in provası burada, seansın sonunda ve bilerek yorgunken çalışılıyor.
Son dakika kapanış. Ayakta nötr duruş ve nefesin yerine oturması.
Çıkış provasının sonda olması bir ihmal değil. Y1.53 yorgun beceriyi tanımlamıştı: yorgunken çalışılması gereken beceri, çünkü ona ihtiyaç duyulan an yorgun olunan an.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Birincisi, deneme birimi denge dışındaki çalışmalara da taşınıyor. Yorulmayla hızla bozulan her beceri, dakika bloklarıyla değil deneme sayılarıyla planlanıyor. Ölçüt şu: bir bloğun sonunda alınan sayı başındakinden belirgin biçimde düşükse, o blok bir dakika bloğu olarak kurulmuş demektir. Bunu görmek için ayrı bir sınamaya gerek yok; bloğun ilk ve son denemesini yan yana yazmak yetiyor.
İkincisi, ara süresi bir planın en görünmez kalemi ve değiştirmesi en ucuz olanı. Poz eklemek, kurulum değiştirmek ve kademe yükseltmek zaman ve karar istiyor; arayı uzatmak yalnız bir cümle. Buna rağmen neredeyse hiçbir seans planında ara yazmıyor. Bir kaydın iki haftası birbirini tutmuyorsa, ilk bakılacak yerlerden biri burası.
Üçüncüsü, tek sütun kuralı bir yavaşlama gibi görünüyor ve tersini üretiyor. Beş sütunu birden ilerletmeye çalışan bir program üç ay sonra hiçbirinde net bir ilerleme gösteremiyor; sırayla ilerleyen bir program aynı sürede her sütunda bir kademe kaydediyor. Yavaş görünen şey, atfedilebilir olan şey.
Dördüncüsü, seçilmeyen sütunların sabit tutulması bir bekleme değil bir zemin. O sütunlar bilinen kademelerinde çalışmayı sürdürüyor ve seçilen sütun onların üzerinde ilerliyor. Sabit sütunları tamamen bırakmak, seçilen sütunun altındaki zemini de çekiyor.
Beşincisi, bu bölümün araçları bir seans planına çevrildiğinde geriye üç sayı kalıyor: hangi sütun ilerledi, kaç deneme yapıldı ve aralar ne kadardı. Üçü de tek bir satıra sığıyor. Üçü yazılmadığında elde kalan sayı, hangi koşulda alındığı bilinmeyen bir süre oluyor ve o süre bir sonraki haftayla karşılaştırılamıyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışDenge bloğu dakikayla planlanır.
Düzeltme üretme kapasitesi yorulmayla hızla düşüyor ve düşen kapasiteyle geçen dakikalar başka bir şey ölçüyor. Blok deneme sayısıyla planlanıyor; her deneme kısa ve aralar plana yazılıyor.
Yaygın yanlışAralar planın parçası değildir.
Kısa bir ara sonraki denemeyi yorgun başlatıyor ve o denemede ölçülen şey denge değil kalan yorgunluk oluyor. Ölçüm turlarında ara denemeden uzun tutuluyor ve kayda yazılıyor.
Yaygın yanlışBir seansta ne kadar çok değişken ilerletilirse o kadar iyidir.
İki sütun birden oynadığında hangisinin işe yaradığı bilinemiyor ve üç ay sonra hiçbir sütunda net bir ilerleme kalmıyor. Bir seans bir sütun ilerletiyor, kalan dördü bilinen kademesinde duruyor.
Yaygın yanlışÇıkış provası ısınmanın bir parçasıdır.
Çıkışa ihtiyaç duyulan an yorgun olunan an; prova bu yüzden seansın sonuna konuyor. Başta yapılan bir prova dinlenmiş bedenin çıkışını öğretiyor ve gerçek durumda kullanılmıyor.
Uygulama
Aklında kalsın
Denge seansının planlama birimi dakika değil deneme; düzeltme kapasitesi yorulmayla hızla düştüğü için her deneme kısa tutuluyor.
Denemeler arasındaki süre bir doz kalemi; kısa bir ara sonraki denemede dengeyi değil kalan yorgunluğu ölçtürüyor ve ölçüm turlarında ara denemeden uzun oluyor.
Bir seans beş sütundan yalnız birini ilerletiyor; iki sütun birden oynadığında hangisinin işe yaradığı bilinemiyor.
Seçilmeyen dört sütun bilinen kademelerinde çalışmayı sürdürüyor ve sıraları haftalık plana yazılıyor.
Ölçüm seansın en başında, çıkış provası ise en sonunda; biri yorgunluğun önüne konuyor, öteki bilerek yorgunluğun içine.
Sonraki derse köprü
Bu bölümde denge ayakta ele alındı ve destek tabanı hep zeminle temas eden bir ayaktı.
Sıradaki bölümde beden yere oturuyor.
Oturma ve öne katlanmalar bölümü, müfredatın yazdığına göre oturma yüksekliği, diz açısı ve gövde desteğiyle beş öne katlanmayı uyarlamayı hedefliyor.
İlk ders de temelden başlıyor: oturma kemikleri ve pelvis.
Ve bir şey değişiyor. Ayakta destek tabanı ayaklardı; oturuşta taban değişiyor ve pelvisin üzerinde durduğu iki kemik oluyor.
Bu bölümde öğrendiğin pay, taban ve merkez kavramları oraya taşınıyor. Yalnız zemin başka bir yerden geliyor.