Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bu duruşta görünür şekil dört bölgeden ve bir de elden geliyor; el ile ayak birbirini tuttuğunda iki uzuv birbirine kuvvet uygulayabiliyor.
Çekilerek kurulmuş bir şekil hiçbir aralık hakkında bilgi vermiyor; ölçüm ancak tutuş bırakıldığında ve şekil korunmaya çalışıldığında oluşuyor.
Bileşenler birleşik hâlde birbirini gizlediği için ayrı ayrı çalışılıyor: kalça payı, omurga, omuz kuşağı ve denge.
Kayış omuz bileşenini kapatıyor ve çekmeyi kolaylaştırıyor; hangi bileşeni açıp hangisini kapattığı bilinerek veriliyor.
Merdivenin her basamağında ölçüt aynı: bırakma sınamasında şekil belirgin biçimde düşmüyorsa basamak kurulmuş demektir.
Açılış sahnesi
Bir öğrencinin dansçı duruşu etkileyici görünüyor. Ayak yüksekte, göğüs açık, sırt geniş bir yay çizmiş.
Öğretmen küçük bir şey rica ediyor: ayağını bırak ve geri kalan her şeyi olduğu yerde tut.
El açılıyor.
Bacak bir anda düşüyor ve yataya yakın bir yere geliyor. Göğüs de onunla birlikte iniyor.
Öğrenci şaşırıyor, çünkü hiçbir şeyi değiştirmediğini düşünüyordu.
Şekli tutan şey kalça ve omurga değildi; el çekiyordu.
El bıraktığında geriye kalan ise o öğrencinin gerçekten sahip olduğu şeydi. Sekiz aydır kaydettiği ilerleme, çekme kuvvetinin kaydıydı.
Bu derste ne olacak
Önce bu duruşun görünür şeklinin kaç ayrı kaynaktan doğduğunu sayacağız; kaynaklardan biri bu bölümde daha önce hiç karşımıza çıkmadı. Sonra el ile ayağın birbirini tutmasının ne anlama geldiğini açacağız; iki uzuv birbirine kuvvet uygulayabildiğinde biri ötekinin eksiğini kapatabiliyor. Ardından bunun ölçüme ne yaptığını konuşacağız, çünkü çekilerek kurulmuş bir şekil hiçbir aralık hakkında bilgi vermiyor. Sonra bileşenleri ayrı ayrı çalışmanın neden bu pozda zorunlu olduğunu göstereceğiz. Kapanışa doğru merdiveni kuracağız ve birleştirmenin neden en son basamak olduğunu söyleyeceğiz. Yirmi sınıf durumu anlatının içine yayıldı. Kapanışta bir öğrencinin bu şekli neyle kurduğunu iki saniyelik tek bir sınamayla ayırabiliyor olacaksın.
Sıfır noktası
Bu duruş kaynak paketinin poz tablosunda yer almıyor. Müfredat adını veriyor, tablo bir satır taşımıyor.
Yani merdiveni serinin kendi araçlarından türeteceğiz ve bunu açıkça söylüyoruz. Kaynağı olmayan bir kuruluma kaynak uydurulmuyor.
Elimizdeki araçlar hazır.
Y2.53 bir arkaya bükülmenin görünür şeklini üreten kaynakları ayrı ayrı yazmayı öğretmişti; ekstansiyon defteri göğüs, bel, kalça, omuz kuşağı ve başı ayrı satırlara koyuyor.
Y1.55 yığılma noktasını vermişti: ekstansiyonun yoğunlaştığı bölge, genellikle en çok aralığın olduğu yer.
Y2.84 ise bir pozun neden doğrudan verilmediğini kurmuştu; tabloda birden çok satır aynı anda değiştiğinde merdiven yazılıyor.
Bu duruşta değişen satır sayısı fazla. Destek tabanı tek ayağa iniyor, kaldırılan bacak hem geriye açılıyor hem dizden bükülüyor, omurga arkaya gidiyor ve bir kol başın üstünden geriye uzanıyor.
Ve defterin altına bir satır daha ekleniyor.
Mekanizma
Şekli üreten bir kaynak daha var
Ekstansiyon defteri dört yeri sayıyor: göğüs, bel, kalça ve omuz kuşağı.
Bu duruşta beşinci bir kaynak daha var ve o bir beden bölgesi değil.
Halka kapanınca kol bacağı yukarı çekebiliyor; bacak da aynı anda kolu geriye çekebiliyor.
Yani ayağın yüksekliği artık yalnız kalçanın açılma payından gelmiyor; elin ne kadar çektiğinden de geliyor.
Aynı şey omurga için geçerli. Çekilen bir bacak gövdeyi öne devirmeye çalışıyor ve gövde buna karşı geriye gidiyor; şeklin bir kısmı bu karşılıklı çekişten doğuyor.
Çekilen şekil ölçüm vermiyor
Bu, bu bölümde tanıdık bir kalıbın yeni bir hâli.
Y2.81'de elin yüksekliği bir okumaydı ve doğrudan zorlandığında yalnız okuma bozuluyordu. Y2.91'de sertlik kararlılık gibi hissettiriyordu.
Burada olan daha keskin. Şekil gerçekten üretiliyor ve üretildiği için ölçüm diye bir şey kalmıyor.
Sınaması tek hareket. Ayağı bırak ve her şeyi olduğu yerde tutmaya çalış.
Bırakıldığında bacak nerede kalıyorsa kalçanın payı orası; göğüs nerede kalıyorsa omurganın payı orası. İki sayı da birkaç saniyede alınıyor.
Bileşenler ayrı çalışılıyor
Y1.63 hazırlığın ana beceriden sökülerek çıkarıldığını söylemişti. Burada sökme zorunlu, çünkü birleşik hâlde bileşenler birbirini gizliyor.
Dört bileşen var ve dördü ayrı çalışılıyor.
Birincisi kalçanın açılma payı. Yüzüstü ya da yanüstü, elsiz; bacak yalnız kendi kasıyla kalkıyor.
İkincisi omurganın arkaya açılması. Y1.55'in alçak sürümleri; bacaksız ve elsiz.
Üçüncüsü omuz kuşağının işi; kol baş hizasını aşıp geriye gidiyor. Ayakta ya da duvarda, bacak devrede değil.
Dördüncüsü tek ayak üzerinde durmak. Bu bölümün araçlarıyla, arkaya açılma olmadan.
Dördü de kendi sayısını veriyor. Ve poz ancak dördünün sayıları yazıldıktan sonra birleştiriliyor.
Kayışın işi
Halkayı uzatmanın bir yolu var ve yaygın olarak kullanılıyor: ayağın etrafına bir kayış geçirip kayışı elle tutmak.
Kayış iki şeyi birden değiştiriyor.
Birincisi omuz kuşağından istenen uzanmayı azaltıyor; el ayağa kadar gitmek zorunda kalmıyor.
İkincisi çekme kuvvetini kolaylaştırıyor. Kayışla daha rahat çekiliyor ve maskeleme riski artıyor.
Yani kayış bir bileşeni kapatırken ötekini büyütüyor ve bu iki etki aynı anda geliyor.
Kullanım kuralı buradan çıkıyor: kayış omuz bileşeni geride olan öğrenciye veriliyor ve o öğrencide bırakma sınaması daha sık yapılıyor.
Merdiven
Beş basamak ve birleştirme sonda.
Birinci basamak dört bileşenin ayrı ayrı ölçülmesi ve her birinin kendi sayısının yazılması.
İkinci basamak duvara dönük, tek ayak üzerinde, kaldırılan bacak elsiz olarak geriye açılıyor. Şekil küçük, ölçüm temiz.
Üçüncü basamak kayışla, duvara yakın. El kayışı tutuyor ama çekmiyor; tutuş yalnız bağlantı.
Dördüncü basamak kayışla, desteksiz.
Beşinci basamak ayağın doğrudan tutulması.
Ve her basamakta aynı ölçüt geçerli: bırakma sınamasında şekil belirgin biçimde düşmüyorsa basamak gerçekten kurulmuş demektir.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Birincisi, uzuv halkası bu seride ilk kez karşımıza çıkıyor ama tek örneği bu duruş değil. El ile ayağın, iki elin ya da bir elin karşı ayağın tutulduğu her kurulumda aynı sorun var: iki uzuv birbirine kuvvet uygulayabiliyor ve şekil bileşenlerden bağımsız üretilebiliyor. Bu tür kurulumlarda bırakma sınaması standart hâle geliyor ve sınamanın maliyeti iki saniye. Halkayı tanımak da kolay: bedenin iki ucu birbirine değiyorsa halka kapanmıştır.
İkincisi, maskeleyen tutuş ölçüm sorununun en sert biçimi. Y2.81'de zorlanan bir okuma bozuluyordu; burada okuma diye bir şey hiç oluşmuyor. Şekil bir sonuç olmaktan çıkıp bir üretim hâline geldiğinde, o şekle bakarak söylenebilecek hiçbir şey kalmıyor.
Üçüncüsü, ayrık prova pahalı görünüyor ve değil. Dört bileşeni ayrı ölçmek bir seansın on dakikasını alıyor; birleşik hâlde çalışılan sekiz hafta ise hiçbir bileşende ilerleme üretmeyebiliyor. Ayırmanın maliyeti bir kez ödeniyor, ayırmamanın maliyeti her hafta. Üstelik ayrık ölçüm öğrenciye bir şey daha veriyor: dört sayıdan hangisinin beklettiğini kendi görüyor ve çalışmayı kendisi seçebiliyor.
Dördüncüsü, kayış bir kolaylık aracı olarak tanıtıldığında yanlış öğrenciye gidiyor. Kayış omuz bileşenini kapatıyor ve çekme kolaylığını artırıyor; kalça payı dar bir öğrencide maskelemeyi büyütüyor. Aracın hangi bileşeni açıp hangisini kapattığı yazılmadan verilen her destek, bir kumar.
Beşincisi, bu bölümde ikinci kez pozun kendisi yerine ona giden basamaklar yazıldı. İki durumun ortak yanı şu: ikisinde de tablonun birkaç satırı aynı anda oynuyor. Bir duruş doğrudan verilebilir mi sorusunun cevabı zorlukta değil, kaç satırın birden oynadığında saklı. Bu ölçüt bir öğretmene poz listesi ezberletmeden karar verdiriyor ve daha önce hiç görmediği bir kurulumda da çalışıyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışAyak ne kadar yüksekse kalça o kadar açıktır.
El ayağı tuttuğunda yükseklik elin çekmesinden de gelebiliyor; iki uzuv birbirine kuvvet uygulayabiliyor. Kalçanın payı ancak el bırakıldığında ve şekil korunmaya çalışıldığında görünüyor.
Yaygın yanlışŞekil düzgünse bölüşüm de düzgündür.
Görünür açı birkaç bölgenin toplamı ve toplam korunurken bölüşüm değişebiliyor; kalça payı bittiğinde açı komşu bölgelere kayıyor. Şekle bakarak hangi bölgenin çalıştığı söylenemiyor.
Yaygın yanlışKayış pozu kolaylaştırır.
Kayış omuz kuşağından istenen uzanmayı azaltıyor ama çekmeyi de kolaylaştırıyor; kalça payı dar bir öğrencide maskelemeyi büyütüyor. Hangi bileşeni açıp hangisini kapattığı bilinerek veriliyor.
Yaygın yanlışBileşenleri ayrı çalışmak zaman kaybıdır.
Birleşik hâlde bileşenler birbirini gizliyor ve haftalar hiçbir sayıyı hareket ettirmeden geçebiliyor. Dört bileşenin ayrı ölçümü bir seansın küçük bir bölümünü alıyor ve hangi çalışmanın yapılacağını söylüyor.
Uygulama
Aklında kalsın
Bu duruşta görünür şekil dört bölgeden ve bir de elden geliyor; el ile ayak birbirini tuttuğunda iki uzuv birbirine kuvvet uygulayabiliyor.
Çekilerek kurulmuş bir şekil hiçbir aralık hakkında bilgi vermiyor; ölçüm ancak tutuş bırakıldığında ve şekil korunmaya çalışıldığında oluşuyor.
Bileşenler birleşik hâlde birbirini gizlediği için ayrı ayrı çalışılıyor: kalça payı, omurga, omuz kuşağı ve denge.
Kayış omuz bileşenini kapatıyor ve çekmeyi kolaylaştırıyor; hangi bileşeni açıp hangisini kapattığı bilinerek veriliyor.
Merdivenin her basamağında ölçüt aynı: bırakma sınamasında şekil belirgin biçimde düşmüyorsa basamak kurulmuş demektir.
Sonraki derse köprü
Bu derste merdivenin hiçbir basamağında gözler kapanmadı.
Sıradaki ders tam da bunu soruyor.
Göz kapatma neden varsayılan ilerleme değildir. Bölümde iki kez o basamağa geldik ve iki kez de en sona koyduk; bir kez Y2.88'de beş değişkeni sayarken, bir kez Y2.90'da bakış merdivenini kurarken.
Bir sonraki ders o kararı açıkça savunuyor ve gerekçesini yazıyor.
Ve soruyu tersine çeviriyor. Gözleri kapatmak bir zorluk kademesi olarak neden bu kadar yaygınlaştı, hangi durumlarda gerçekten yerinde ve hangi durumlarda yalnız bir kademe atlama.