İçeriğe geç

Y2.89·Denge pozları

Destek yüzeyi ve ağırlık merkezi

temelden ileri2.363 kelime20 uygulama örneği≈ 16 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Destek alanının büyüklüğü tek başına bir şey söylemiyor; pozun sınırını ağırlık merkezinin en yakın kenara olan uzaklığı belirliyor ve bu pay yönlü.

Alanı ayakların dış hattı değil gerçekten yük taşıyan noktalar çiziyor; yüklenmemiş bir bölge alanı büyütmüyor.

Ağırlık merkezi sabit bir nokta değil; kişinin oranlarına ve o an uzuvların nerede olduğuna göre yer değiştiriyor, bu yüzden kol ve bacak konumu bir denge ayarı.

Aynı alanda sınırda duran iki kişinin sebebi üç tane olabiliyor: yükün tabana dağılmaması, merkezin kenara yakın durması ya da payın tek yönde küçük olması.

Sıra ekonomik: önce ayak okuması, sonra uzuv konumu, en son duruş ölçüsü; çünkü ilk ikisi bedava, üçüncüsü pozu değiştirebiliyor.

Açılış sahnesi

Bir öğretmen iki öğrencinin duran ayağının çevresini bantla işaretliyor. İki iz neredeyse aynı; aynı numara, aynı yerleşim.

Ağaç duruşuna geçiliyor. Birinci öğrenci bir dakika duruyor, ikincisi sekiz saniyede çıkıyor.

Öğretmen tek bir şey istiyor: hiçbir yerinizi oynatmadan ayak parmaklarınızı yerden kaldırın.

Birinci öğrenci kaldırıyor ve hiçbir şey olmuyor. İkinci öğrenci kaldırır kaldırmaz öne düşüyor ve adım atıyor.

Bandın içindeki alan ikisinde de aynıydı ve ölçüm yanlış değildi.

Ama biri o alanın ortasında duruyordu, öteki ön kenarına yapışmıştı. Ve kenardaki için sekiz saniye zaten uzun bir süreydi.

Bu derste ne olacak

Önce destek alanının büyüklüğünün tek başına bir şey söylemediğini göstereceğiz; asıl sayı ağırlık merkezinin en yakın kenara olan uzaklığı. Sonra o alanın ayakların sınırıyla değil gerçekten yük taşıyan noktalarla çizildiğini kuracağız; yüklenmemiş bir temas alanı büyütmüyor. Ardından ağırlık merkezinin nerede durduğunu belirleyen iki şeye bakacağız: kişinin oranları ve o an uzuvların nerede olduğu. Sonra açılıştaki soruyu cevaplayacağız; aynı poz, aynı alan ve iki ayrı sınır. Kapanışa doğru bu üç şeyin stüdyoda ölçüsüz nasıl okunacağını konuşacağız. Yirmi vaka anlatının içine dağıldı. Ders kapandığında bir öğrencinin neden sınırda durduğunu üç kısa sınamayla ayırabiliyor olacaksın.

Sıfır noktası

Y1.46 destek alanını tanımlamıştı: ayakların zeminle buluştuğu noktaların sınırladığı alan. Yanına da bir kural koymuştu; ağırlık merkezi o sınırın dışına çıkmadıkça denge duruyor.

Y2.04 aynı kuralı tersinden yazmıştı. Denge kısıtı, yani bir kütle geriye giderse başka bir kütlenin öne gelmek zorunda olması.

Bu ders o iki cümlenin arasına giriyor.

Çünkü kural doğru ama kaba: içinde kalmak bir eşik ve eşiğe ne kadar yakın durduğunu söylemiyor.

Bir önceki ders beş değişkenli bir merdiven kurmuştu ve ikisi doğrudan buraya bakıyordu: destek ve yüzey.

Şimdi o ikisinin altındaki geometriye iniyoruz.

Mekanizma

Ölçü alan değil pay

Alan büyük olabilir ve pay sıfıra yakın olabilir; açılıştaki ikinci öğrenci tam olarak bunu gösteriyor. Alanı genişti, payı yoktu.

Ve pay tek bir sayı değil, yönlü. Öne doğru bir payın var, arkaya doğru başka bir payın, iki yana doğru iki ayrı payın.

Y2.77 bunu yüksek hamlede görmüştü: taban uzun ama dar. Öne arkaya sallanma kolayca tolere ediliyor, yana sallanma hiç tolere edilmiyordu.

Yani bir pozun sınırı, en küçük paya sahip yönde duruyor. O yön bulunduğunda pozun nereden bozulacağı da biliniyor.

Alan ayak sınırı değil yük sınırı

Şimdi ilk bakışta görünmeyen kısım.

Ayağın tamamı yerde olabilir ve yükün tamamı ön yarıya binmiş olabilir. O durumda bandın içindeki alan geniş görünüyor, bedenin fiilen kullandığı alan ise küçük kalıyor.

Y1.23 basınç dağılımını ve üç nokta desteğini kurmuştu; ağırlığın ayak tabanının bölgelerine ne oranda bindiği ve bunun sabit olmadığı. Y2.24 ise o üç noktanın iş bölümünü ayırmıştı.

Bu iki araç etkin tabanı okumaya yarıyor. Topuk yüklenmiyorsa arka kenar orada değil. Küçük parmak tarafı boşsa dış kenar orada değil.

Sınıfta okuma yolu basit. Öğrenciden ayak parmaklarını, sonra topuğunu bir an kaldırmasını iste; kaldırdığında hiçbir şey değişmiyorsa orası zaten yük taşımıyordu.

Merkez nerede duruyor

Ağırlık merkezi bedenin dışında bile olabilen bir nokta ve yeri iki şeye bağlı.

Birincisi kişinin oranları. Y2.04'ün segment oranı burada da çalışıyor; omuz genişliği, bacak uzunluğu, kütlenin gövdede nasıl dağıldığı.

İkincisi o an uzuvların nerede olduğu.

Kolunu öne uzattığında merkez öne gidiyor. Bacağını geriye uzattığında merkez geriye gidiyor.

Denge kısıtı da tam bu yüzden var. Bir kütle geriye giderse başkası öne gelmek zorunda; üçüncü savaşçıda gövdenin öne inmesi kaldırılan bacağın karşılığı.

Yani kollar bu bölümde bir süs değil. Kol konumu doğrudan merkezin yerini değiştiriyor ve dolayısıyla kenar payını.

Aynı poz, iki ayrı sınır

Şimdi açılıştaki soru.

Aynı pozda duran iki kişi var, bandın içindeki alan aynı ve yalnız biri sınırda.

Üç ayrı sebep olabiliyor ve üçü ayrı hamle istiyor.

Birincisi etkin taban. Alan aynı görünüyor, yük taşıyan bölge küçük. Hamle yükü tabana yaymak.

İkincisi merkezin yeri. Kişinin oranları ya da uzuvlarının konumu merkezi kenara yaklaştırmış. Hamle bir uzvu taşımak; kolları indirmek ya da bacağı biraz geri almak.

Üçüncüsü payın yönü. Merkez ortada ama sallanma tek bir yönde ve o yönde pay küçük. Hamle tabanı o yönde büyütmek.

Bu üçü sırayla sınanıyor ve sıra önemli. Önce taban okunuyor, sonra uzuvlar, en son duruş ölçüsü değiştiriliyor.

Ölçüsüz okumak

Stüdyoda ağırlık merkezinin yeri ölçülemiyor. Ama payı okumak için alete gerek yok.

Birinci okuma parmak kaldırma. Parmaklar kalkınca gövde öne düşüyorsa öne payı küçük.

İkinci okuma topuk kaldırma. Topuk kalkınca arkaya bir tepki geliyorsa arka pay küçük.

Üçüncü okuma kontrollü salınım. Öğrenci pozda kalırken çok küçük bir öne arkaya, sonra iki yana salınım yapıyor ve hangi yönde daha erken durduğunu söylüyor.

Üçü birlikte payın hangi yönde en küçük olduğunu veriyor ve bir sonraki hamlenin adresi orası.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Birincisi, alan ile pay ayrımı bütün denge çalışmasının ekonomisini değiştiriyor. Alanı büyütmek her zaman mümkün değil; pozun kendisi tabanı belirliyor. Payı değiştirmek ise neredeyse her pozda mümkün, çünkü uzuvların konumu ve yükün tabana dağılımı serbest kalemler.

İkincisi, etkin taban kavramı ayak çalışmasının neden denge çalışması olduğunu açıklıyor. Ayak tabanının bölgelerini kullanabilen bir kişi, aynı ayak izinde daha büyük bir alan kullanıyor. Bu, ayak egzersizlerinin dengeye katkısını bir inanç olmaktan çıkarıp bir geometri sonucu hâline getiriyor.

Üçüncüsü, merkez kaydırma bir zorlaştırma aracı olarak da kullanılabiliyor ve çoğu zaman kullanılmıyor. Kolları yukarı almak, bir kütleyi öne uzatmak ya da elde bir nesne tutmak, poz değiştirmeden talebi büyütüyor. Yeni bir poz öğretmeden bir basamak eklemenin en ucuz yolu bu.

Dördüncüsü, üç sebebin sırası ekonomik bir sıra. Ayak okuması saniyeler sürüyor ve bedava; uzuv taşımak da bedava. Duruş ölçüsünü değiştirmek ise pozun kimliğini değiştirebiliyor ve o yüzden en sona bırakılıyor. Sıra tersine çevrildiğinde çoğu zaman gereksiz bir kurulum değişikliği yapılmış oluyor.

Beşincisi, bu dersin araçları denge dışındaki pozlarda da çalışıyor. Bir öne katlanmada ya da bir hamlede de merkez ile taban arasındaki ilişki var; yalnız pay büyük olduğu için görünmüyor. Denge pozları bu ilişkiyi büyütüp gösteren yer; öğrenilen şey ise bütün ayakta çalışmaya ait.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışDestek alanı büyükse denge kolaydır.
Doğrusu

Alanın büyüklüğü tek başına bir şey söylemiyor; belirleyici olan ağırlık merkezinin en yakın kenara olan uzaklığı. Geniş bir tabanda kenara yapışmış bir merkez, dar bir tabanda ortada duran bir merkezden daha zor bir durumda.

Yaygın yanlışAyak yerdeyse tabanın tamamı kullanılıyordur.
Doğrusu

Alanı yük taşıyan noktalar çiziyor; topuğu ya da dış kenarı yüklenmemiş bir ayak, izinden küçük bir alan kullanıyor. Parmak ve topuk kaldırma sınaması bunu saniyeler içinde gösteriyor.

Yaygın yanlışAğırlık merkezi bedende sabit bir noktadır.
Doğrusu

Merkez, bütün segmentlerin kütle ve konumlarının bileşiminden çıkıyor ve bir uzuv kımıldadığında yer değiştiriyor. Kol konumu bu yüzden bir süs değil, doğrudan bir denge ayarı.

Yaygın yanlışSallanma varsa gövde zayıftır.
Doğrusu

Sallanmanın yönü hangi payın küçük olduğunu söylüyor ve bu üç ayrı sebepten gelebiliyor: yük dağılımı, uzuvların yeri ya da duruş ölçüsü. Üçü sırayla sınanmadan verilen bir kuvvet yönergesi çoğu zaman yanlış adrese gidiyor.

Uygulama

Aklında kalsın

Destek alanının büyüklüğü tek başına bir şey söylemiyor; pozun sınırını ağırlık merkezinin en yakın kenara olan uzaklığı belirliyor ve bu pay yönlü.

Alanı ayakların dış hattı değil gerçekten yük taşıyan noktalar çiziyor; yüklenmemiş bir bölge alanı büyütmüyor.

Ağırlık merkezi sabit bir nokta değil; kişinin oranlarına ve o an uzuvların nerede olduğuna göre yer değiştiriyor, bu yüzden kol ve bacak konumu bir denge ayarı.

Aynı alanda sınırda duran iki kişinin sebebi üç tane olabiliyor: yükün tabana dağılmaması, merkezin kenara yakın durması ya da payın tek yönde küçük olması.

Sıra ekonomik: önce ayak okuması, sonra uzuv konumu, en son duruş ölçüsü; çünkü ilk ikisi bedava, üçüncüsü pozu değiştirebiliyor.

Sonraki derse köprü

Bu derste denge yerden yukarı doğru okundu; taban, merkez ve aradaki pay.

Sıradaki ders yukarıdan aşağı bakıyor.

Bakış noktası, kaynak paketinin sözlüğünde dṛṣṭi olarak geçiyor ve karşılığı doğrudan veriliyor: bakış noktası ya da görüş.

Geleneksel bir öge olarak her pozda bir yeri var. Ve modern tarafta da bir karşılığı var; Y1.50 görsel girdinin ağırlığını ölçmüştü, Y2.88 ise bakışı geri alınabilir bir değişken olarak sıraya koymuştu.

Bir sonraki ders o ikisini yan yana getiriyor. Geleneğin verdiği bir yönerge ile ölçülebilir bir değişken aynı şeyi mi söylüyor, yoksa biri ötekinin yalnız bir kademesi mi.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.