Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Ön diz düzeldiğinde büküm satırı boşalıyor ama poz kolaylaşmıyor; tutma işi çıkıyor ve yerine aralık işi giriyor.
Yan eğilmeyi durduran yapı gövdede değil ön bacakta ve kalçada; pay bittiğinde kalan açı bele kayıyor ya da gövde öne dönüyor.
Alt elin yeri bir ayar değil bir okuma; doğrudan aşağı zorlandığında poz gelişmiyor, yalnız ölçüm bozuluyor ve blok burada bir cetvel işi görüyor.
Bir satırın değeri başka bir satırın kadranına tavan koyuyor; yan eğilme kapasitesi düz bacakla ölçülürse ölçülen şey bacak oluyor.
Düz ve yüklü bacakta diz açıklığın ucuna itilebiliyor; bir parmak yumuşama hem sınırı gevşetiyor hem yükü kasa geri veriyor.
Açılış sahnesi
Bir öğretmen üçgen pozunda sınıfa blok dağıtıyor. Bir öğrenci bloğu geri veriyor; parmakları zaten yere değiyor.
Yanındaki öğrenci en yüksek ayarındaki bloğa uzanıyor ve eli orada duruyor.
Öğretmen ikisine aynı şeyi söylüyor: ön dizinizi bir parmak kadar bükün.
Bloğu reddeden öğrencinin eli yerin hizasının altına iniyor; artık avucunun tamamı rahatça yerde. Bloklu öğrencinin eli bloktan aşağı kayıyor ve bir kademe iniyor.
Bir saniye içinde kimsenin gövdesi esnemedi.
Değişen tek şey ön bacaktı. Ve iki elin de nerede durduğunu baştan beri o bacak söylüyordu.
Bu derste ne olacak
Önce büküm satırının boşaldığını ve boşalmanın pozu kolaylaştırmadığını göstereceğiz; satır sıfıra giderken talebin ailesi değişiyor. Sonra yan eğilmenin sınırını koyan yapının gövdede değil ön bacakta olduğunu açacağız; hareket eden yer ile duran yeri belirleyen yer aynı değil. Ardından bu dersin merkezine geleceğiz: alt elin yeri bu pozda bir ayar değil bir okuma ve ikisi karıştırıldığında ölçüm kendi kendini bozuyor. Sonra bir satırın başka bir satırın tavanını indirdiğini kuracağız. Kapanışa doğru düz ve yüklü bir bacağın dizde ne yaptığını konuşacağız. Yol boyunca yirmi ayrı sınıf durumu göreceksin. Kapanışta bir öğrencinin eline bakıp o yüksekliğin neyi bildirdiğini, bir kapasiteyi mi bir tercihi mi, ayırabiliyor olacaksın.
Sıfır noktası
Bir önceki pozda ön diz bükülüydü ve bacak yükü taşıyordu. Gövde yana eğiliyor, alt kol bir yere dayanıyordu.
Buraya gelirken tek bir şey değişiyor: ön diz düzeliyor.
Tabloda mesafe bir. Üstelik değişen değer sıfıra doğru gidiyor; büküm satırı boşalıyor ve poz kâğıt üzerinde sıfır ayara yaklaşıyor.
Öbür satırlar yerinde. Destek tabanı benzer bir açıklıkta, ön ayak yana dönük. Kollar bir yukarı bir aşağı, yani satır hâlâ bölünmüş. Dönmede de bir değişiklik yok; gövde aynı yöne bakmayı sürdürüyor ve simetri satırı sıfırdan çıkmış durumda.
Ve gövdenin yana eğilmesi hâlâ tabloda hiçbir satıra yazılmıyor.
Şimdi dersin tezi. Bir satır sıfıra gittiğinde poz sıfır ayara yaklaşmıyor; yalnız o satırın taşıdığı iş başka bir aileye devrediliyor.
Mekanizma
Satır boşalıyor, talep boşalmıyor
Bükülü bir bacak yükü taşıyordu. Taşımak bir tutma işiydi; süre uzadıkça titreme geliyor ve poz orada bitiyordu.
Diz düzeldiğinde o iş büyük ölçüde ortadan kalkıyor. Kemik dizilimi yükün bir kısmını taşıyor ve bacak artık aynı biçimde yorulmuyor.
Yerine başka bir şey giriyor.
Düz bacak, gövdenin yana gitmesini bir yerden sonra durduruyor. Ön kalçanın eğilme payı ve bacağın arka tarafındaki dokular bir sınır koyuyor.
Y2.79'da tanımladığımız tür takası burada bir kez daha çalışıyor: bir düğme çevriliyor, bir tür çıkıyor ve yerine başkası giriyor. Tutma azalıyor, aralık geliyor.
Bunun sekans için sonucu şu: bu iki poz birbirinin kolay ve zor sürümü değil. Biri bacağı yoruyor, öteki bacağın uzunluğunu sınıyor ve ikisi ayrı günlerde ayrı şeyler öğretiyor.
Sınır bacağın arkasında
Gövde yana gidiyor. Peki gövdeyi ne durduruyor?
Gövde yana uzanırken leğen kemiği de eğiliyor. Y1.30 buna kalça menteşesi demişti, Y2.43 leğenin uyluk üzerinde devrilebildiği toplam payı menteşe aralığı olarak ölçmüştü.
O pay bittiğinde hareket durmuyor. Kalan açı omurgadan geliyor.
Ve bir üçüncü yol daha var. Kalça payı bittiğinde gövde yana gitmeyi bırakıp öne dönüyor; Y2.80'in ödüllü kaçağı, çünkü dönmek eli aşağı indiriyor.
Yani ön bacağın arka tarafı bu pozda üç şeyi birden belirliyor: elin nereye ineceğini, belin ne kadar çalışacağını ve gövdenin dönüp dönmeyeceğini.
Alt el bir ayar değil bir okuma
Şimdi bu dersin merkezi.
Bir önceki pozda alt kolun yeri bir düğmeydi. Oraya ne kadar yaslandığın pozun dozunu belirliyordu.
Burada aynı görünen şey bambaşka bir işe geçiyor.
Elin nereye indiği, kalçanın payı bittiğinde gövdenin nerede olduğunu söylüyor. Bir termometrenin gösterdiği sayı gibi.
Termometreyi elinle aşağı çekebilirsin. Sayı düşer ve oda soğumaz.
Bu pozda termometreyi elle çekmenin üç yolu var ve üçü de tanıdık: gövdeyi öne katlamak, yere doğru dönmek ve kalçayı karşı yana kaydırmak.
Bu yüzden bloğun işi bu pozda bir kolaylık sağlamak değil. Blok, elin havada kalmasına izin veren bir cetvel; okumayı bozmadan pozu tamamlıyor.
Bir satır ötekinin tavanını indiriyor
Tabloya bakan biri satırları birbirinden bağımsız sanıyor. Her satırın kendi kadranı var ve her kadran kendi başına çevriliyor.
Bu poz bunun doğru olmadığını gösteriyor.
Ön diz bükülüyken gövde daha aşağı gidebiliyordu. Diz düzeldiğinde aynı gövde daha yukarıda duruyor.
Yani "gövde ne kadar yana eğilir" sorusunun cevabı gövdenin kendisine bağlı değil. Bir satır aşağıda ne yazdığına bağlı.
Bu, kadran ölçmenin kuralını da değiştiriyor. Bir kişinin yan eğilme kapasitesini ölçmek istiyorsan onu diz düz ölçemezsin; ölçtüğün şey bacağın uzunluğu olur.
Düz ve yüklü bacak
Son bir mesele ve dizde.
Bacak düz, üzerinde beden ağırlığının büyük kısmı var ve bu poz uzun tutuluyor.
Y2.64 dirsekte aynı durumu tarif etmişti. Dizde fark şu: dirsek çoğu zaman kendi ağırlığını taşıyor, diz burada bedenin ağırlığını taşıyor.
Belirtisi basit. Yandan bakıldığında dizin arkası belirgin biçimde geriye çıkıyor ve öğrenci pozda hiç kas çalışması hissetmiyor.
Çözümü de basit ve bu derste zaten iki kez geçti: dizde bir parmak kadar yumuşama bırakmak. Aynı hamle hem sınırı gevşetiyor hem yükü kasa geri veriyor.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Birincisi, okunan ayar ile seçilen ayarı ayırmak bu pozdan çok daha geniş bir alışkanlık. Bir sınıfta gördüğün her sayının önce hangisi olduğunu sorman gerekiyor: bunu kişi mi seçti, yoksa bu bir sınırın raporu mu. Seçilen bir ayar doğrudan değiştirilir; okunan bir ayar ancak sebebi değiştirilerek değişir ve doğrudan zorlandığında yalnız rapor bozulur.
İkincisi, bağlı tavan tabloyu okuma biçimini değiştiriyor. Bir satırın kadranını ölçerken öbür satırların nerede durduğu yazılmazsa sayı taşınabilir olmuyor. Aynı kişinin yan eğilmesi bükülü dizle bir, düz dizle başka çıkıyor ve ikisi de doğru. Kayıt tek satırın değerini değil, o değerin hangi kurulumda alındığını taşıyor.
Üçüncüsü, bu bölümde bir satırın sıfıra gitmesi ilk kez bir zorlaşma üretti. Sıfır ayar bir başlangıç değeriydi ve Y2.71 onun bir hedef olmadığını söylemişti. Şimdi bir adım daha eklendi: sıfıra yaklaşmak kolaylaşmak da değil. Bir eksende sıfır, o eksenin işini komşusuna devretmek anlamına gelebiliyor.
Dördüncüsü, bu poz üç ayrı kaçağı aynı anda ödüllendiriyor ve üçünün de sebebi tek: kalça payının bitmesi. Bu, sınıfta tek bir hamlenin neden üç belirtiyi birden kapattığını açıklıyor. Diz bir parmak yumuşadığında öne katlanma, dönme ve kalça kayması aynı anda azalıyor; üç yönerge yerine bir ayar iş görüyor.
Beşincisi, elin yeri bir okuma olduğu için bu pozda ilerleme yavaş görünüyor ve bu doğru. Aralık türü talepler haftalarla değil aylarla hareket ediyor. Bir öğrenciye bunu önceden söylemek, altı hafta sonra elini zorla yere indirmesini engelleyen tek şey olabiliyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışElin yere inmesi bu pozda bir ilerleme ölçütüdür.
Elin yeri gövdenin değil ön bacağın ve kalçanın raporu; ön dizi bir parmak bükmek eli bir anda aşağı indiriyor ve hiçbir şey esnemiş olmuyor. Ölçüt elin yeri değil, o yerin hangi kurulumda ve hangi temizlikte alındığı.
Yaygın yanlışÖn diz bükülü çalışmak pozun kolay sürümüdür.
Diz büküldüğünde aralık talebi azalıyor ama tutma talebi geri geliyor. İki kurulum iki ayrı iş; biri bacağın uzunluğunu, öteki bacağın taşımasını sınıyor ve hangisinin zor olduğu kişiye göre değişiyor.
Yaygın yanlışBelde çekilme varsa bel çalışılmalıdır.
Bu pozda belin aldığı pay, kalçanın eğilme payı bittiğinde kalan açının oraya kaymasından geliyor. Hamle bele değil, sınırı koyan yere yazılıyor: dizde yumuşama, blok yüksekliği ya da duruş genişliği.
Yaygın yanlışBlok pozun kolaylaştırılmış sürümü için verilir.
Blok burada bir destek değil bir cetvel; elin havada kalmasına izin veriyor ve gövdenin frontal düzlemde kalmasını mümkün kılıyor. En yüksek ayar bir başlangıç seviyesi değil, çoğu bedende doğru kurulum.
Uygulama
Aklında kalsın
Ön diz düzeldiğinde büküm satırı boşalıyor ama poz kolaylaşmıyor; tutma işi çıkıyor ve yerine aralık işi giriyor.
Yan eğilmeyi durduran yapı gövdede değil ön bacakta ve kalçada; pay bittiğinde kalan açı bele kayıyor ya da gövde öne dönüyor.
Alt elin yeri bir ayar değil bir okuma; doğrudan aşağı zorlandığında poz gelişmiyor, yalnız ölçüm bozuluyor ve blok burada bir cetvel işi görüyor.
Bir satırın değeri başka bir satırın kadranına tavan koyuyor; yan eğilme kapasitesi düz bacakla ölçülürse ölçülen şey bacak oluyor.
Düz ve yüklü bacakta diz açıklığın ucuna itilebiliyor; bir parmak yumuşama hem sınırı gevşetiyor hem yükü kasa geri veriyor.
Sonraki derse köprü
Bu derste gövde yana gitti ve ön bacağın arkası onu durdurdu.
Sıradaki derste aynı sınır başka bir yönde karşına çıkıyor.
Pārśvottānāsana ayaklar önde arkada dururken gövdenin ön bacağın üzerine öne katlandığı duruş. Kaynak paketin tablosu bunu bölünmüş duruşta menteşe olarak tarif ediyor ve elleri bloğa, duruşu kısaltılmış hâline yönlendiriyor.
Yani düzlem değişiyor. Yan eğilme çıkıyor, öne katlanma giriyor ve dönme satırı da yeniden yazılıyor; gövde bu kez ayak çizgisine değil ön ayağa dönüyor.
Sınır ise aynı yerde kalıyor. Ön bacağın arkası ve kalçanın menteşe payı, bu kez öne doğru ölçülecek. Ve aynı soru ikinci kez sorulacak: eller nereye iniyor ve bu bir tercih mi, bir okuma mı.