İçeriğe geç

Y2.23·Ayak ve ayak bileği

Ayak kemerleri: yay gibi dinamik sistem

temelden ileri1.983 kelime15 uygulama örneği≈ 13 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Ayak aynı adımda iki iş yapıyor: yük binerken esniyor, itişte sertleşiyor. İkisi de doğru; hangisinin ne zaman gerektiği belirleyici.

Kemerin alçalması bir çökme değil, yayın işi.

Geçişi yapan mekanizmanın adı vinç mekanizması ve öğretmene bir eylem veriyor: kemeri kaldırmayı isteme, başparmağı yere bastırmayı iste.

En az konuşulan kemer öndeki enine kemer ve ayakta pozlarda basıncın öne dağılmasında en belirleyici olan o.

Ayak duruşu ile ağrı arasındaki ilişki zayıf. Doğru soru şekil değil kapasite; kapasiteyi yük yükseltiyor.

Ve ayak çoğu zaman bir sonucun görüldüğü yer; kaynağı yukarıda olabiliyor.

Açılış sahnesi

Bir sınıfta en sık verilen ayak yönergesi şudur: "kemerlerinizi kaldırın."

Bir öğrenci bunu yapıyor. Ayağının iç kenarını yerden kaldırıyor, ağırlığı dış kenara kaydırıyor ve baldırında bir kasılma hissediyor. Otuz saniye tutuyor, sonra bırakıyor.

Şimdi ona sor: bu ne işe yaradı?

Cevabı yok. Bir şey yaptı, bir yerde bir kasılma hissetti, sonra bıraktı ve hiçbir şey değişmedi.

Şimdi ikinci sahne. Aynı öğrenciye başka bir şey söyleniyor: "başparmağını yere bastır, sonra topuğunu geriye doğru uzat."

Aynı kemer yükseliyor. Öğrenci onu kaldırmaya çalışmıyor; başka bir şey yapıyor ve kemer kendiliğinden yükseliyor. Ve bu kez baldırında bir kasılma yok.

Aradaki fark bir mekanizma. Ayağın kemeri kaldırılan bir şey değil; belirli bir şey yapıldığında yükselen bir şey.

Y1.23 kemeri bir yay olarak tanımlamıştı: yük altında bir miktar çöküp yük kalkınca toparlanan yapı. Bu ders o yayın nasıl çalıştığını, ne zaman esneyip ne zaman sertleştiğini ve bu bilginin hangi yönergeyi ürettiğini veriyor.

Bu derste ne olacak

Önce ayağın iki ayrı davranışını ayıracağız — aynı yapı inişte esniyor, itişte sertleşiyor ve ikisi arasındaki geçiş bu dersin merkezi. Sonra o geçişi yapan mekanizmayı kuracağız; adı var ve bir yönerge veriyor. Ardından kemerlerin sayısına ve en çok atlanan üçüncüsüne bakacağız. Sonra "düz taban" konusunu dürüstçe ele alacağız; buradaki kanıt tablosu sanıldığından zayıf. Ardından şekilden kapasiteye geçeceğiz — ayakla ilgili doğru soru şekil sorusu değil. Usta katmanında ayakla ilgili yönergelerin nasıl kurulduğunu göreceğiz. On beş örnekle çalışacağız. Ders bittiğinde "kemerini kaldır" yönergesini bir daha kullanmayacaksın.

Sıfır noktası

Y1.23 basınç dağılımını ve üç nokta desteğini kurmuştu. Y2.07 dokuların uyum hızını verdi. Bu ders ikisini ayakta birleştiriyor.

Başlangıç noktası bir ayrım ve bu ayrım olmadan bütün ayak yönergeleri yanlış kuruluyor.

Bu ayrım şunu söylüyor: bir ayağın esnemesi bir kusur değil. Esnememesi de bir erdem değil. Sorun ancak biri gerektiği anda öteki oluyorsa var.

Geçişin bozulması iki yönde de görünüyor ve ikisi bambaşka tablolar veriyor.

Mekanizma

Geçişi yapan mekanizma

Ayak esnek hâlden sert hâle nasıl geçiyor? Bir mekanizma var ve adı bir yönerge veriyor.

Bu mekanizmanın öğretmen için değeri şu: kemeri hedef almayan bir yönerge veriyor. Kemer bir sonuç; başparmak bir eylem.

Y2.03'ün çeviri kuralı burada tam olarak işliyor. "Kemerini kaldır" bir sonucu emrediyor ve öğrenci onu üretmek için ne yapacağını bilmiyor. "Başparmağını yere bastır" bir eylem ve sonucu kendiliğinden getiriyor.

Kaç kemer var ve en çok atlanan hangisi

Geleneksel olarak üç kemer tarif ediliyor: içteki uzun kemer, dıştaki uzun kemer ve öndeki enine kemer.

Sayının kendisi bir modelleme kararı ve Y2.01'in diseksiyon ayrımı burada da geçerli. Ayakta üç ayrı kemer nesnesi durmuyor; birbirine bağlı kemiklerden oluşan tek bir kubbe var ve onu üç yönden tarif etmek öğretmeyi kolaylaştırıyor. Bu yüzden kaç kemer olduğunu tartışmak boş; hangi yönde basıncın nasıl dağıldığını sormak dolu.

Üçüncüsünün atlanması pratikte bir sonuç doğuruyor: öğretmenler basıncı hep iç ve dış kenar arasında düşünüyor, oysa ön bölgede içten dışa bir dağılım da var. Y1.23'ün üç nokta desteğindeki ön iç ve ön dış noktaları tam bu kemerin iki ucu.

"Düz taban" konusu

Şimdi dürüst olmak gereken yer.

Bu, Y2.22'nin duruş bahsinin ayaktaki hâli. Ölçülebilir bir şekil farkı bir kusur değil.

Şekilden kapasiteye

Ayakla ilgili doğru soru şekil sorusu değil. Y2.02'nin eksenleri buraya doğrudan uyguluyor: kemerin yüksekliği bir yapı bilgisi ve en yavaş değişen eksen. Değişen eksen kapasite.

Bunun pratikteki sonucu şu: bir ayağı geliştirmek onu düzeltmek değil, ona yük vermek. Ve yük vermenin yolları Y2.11'in düğmeleri.

Ayakta geçirilen süre, çıplak ayakla çalışma, tek ayak üzerinde geçirilen zaman, parmak ucunda yükselmeler, farklı yüzeyler. Hepsi kemer kapasitesine yük veriyor ve hiçbiri kemerin şeklini hedeflemiyor.

Örneklerden okuma

Örneklerin tamamında aynı hareket var: hedef kemerin şeklinden ayağın işine kayıyor.

Şekil hedeflendiğinde iki şey oluyor. Birincisi, öğrenci ne yapacağını bilmiyor ve genellikle yanlış bir şey yapıyor — dış kenara kaçmak en yaygını. İkincisi, kemer sürekli kasılı tutuluyor ve bu yayın işini engelliyor.

İkinci örüntü: en işe yarayan yönergeler kemerden hiç söz etmiyor. Başparmak basıncı, topuk uzatması, küçük parmak tabanı, tek ayak süresi. Hepsi eylem ve hepsi kemeri sonuç olarak üretiyor.

Üçüncüsü: ayak, bu kursun bütün genel araçlarının somut bir örneği. Şekil-kapasite ayrımı Y2.02'den, uyum hızı Y2.07'den, geçiş hızı Y2.10'dan, duruş yanılgısı Y2.22'den geliyor. Bölgeye özgü hiçbir yeni kural gerekmedi.

Usta katmanı

Ustanın ayakla ilgili kurduğu yönergelerin üç özelliği var.

Birincisi hepsi bir temas noktası adlandırıyor. "Başparmak", "küçük parmak tabanı", "topuğun dış kenarı". Temas noktası doğrulanabilir bir yönerge — öğrenci yerde bir basınç hissediyor ya da hissetmiyor. Y2.03'ün doğrulanabilirlik ölçütü ayakta en kolay karşılanıyor.

İkincisi hiçbiri kemerin yüksekliğini istemiyor. Kemer bir sonuç olarak anılıyor ve yalnız açıklama anında.

Üçüncüsü ayakkabıyla ilgili tavsiye vermiyor. Bu bir kapsam kararı: ayakkabı seçimi bir yoga öğretmeninin alanı değil. Yapabileceği şey pratikte çıplak ayakla kademeli çalışmayı kurmak.

Ustanın son inceliği bir gözlem sırası: ayağa bakmadan önce ayağın üstüne bakıyor. Ayakta bir basınç dağılımı bozukluğunun kaynağı çoğu zaman ayakta değil; kalçadaki bir kontrol ya da bir denge stratejisi ayağa yansıyor. Ayak, çoğu zaman bir sonucun görüldüğü yer.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Kemer yükseğe kaldırılıp orada tutulmalı."
Doğrusu

Kemer bir yay ve yayın işi esnemek. Sürekli kasılı tutulan bir kemer enerji depolamıyor ve baldırda gereksiz yorgunluk üretiyor.

Yaygın yanlış"Kemerin alçalması bir çökmedir."
Doğrusu

Yük altında alçalma kemerin çalışma biçimi. Sorun ancak ayak, itiş gerektiğinde sertleşemiyorsa var.

Yaygın yanlış"Düz taban bir sorundur."
Doğrusu

Ayak duruşu ile ağrı arasındaki ilişki zayıf ve tutarsız. Düşük kemerli pek çok kişide hiç şikâyet olmuyor.

Yaygın yanlış"Ayağı geliştirmek onu düzeltmektir."
Doğrusu

Değişen eksen kapasite. Yük vermek geliştiriyor; şekli hedeflemek bir eylem üretmiyor.

Yaygın yanlış"Ayak şikâyetinin kaynağı ayaktadır."
Doğrusu

Basınç dağılımı bozuklukları sık sık kalçadaki bir kontrolün sonucu. Ayak, sonucun görüldüğü yer olabiliyor.

Uygulama

Aklında kalsın

Ayak aynı adımda iki iş yapıyor: yük binerken esniyor, itişte sertleşiyor. İkisi de doğru; hangisinin ne zaman gerektiği belirleyici.

Kemerin alçalması bir çökme değil, yayın işi.

Geçişi yapan mekanizmanın adı vinç mekanizması ve öğretmene bir eylem veriyor: kemeri kaldırmayı isteme, başparmağı yere bastırmayı iste.

En az konuşulan kemer öndeki enine kemer ve ayakta pozlarda basıncın öne dağılmasında en belirleyici olan o.

Ayak duruşu ile ağrı arasındaki ilişki zayıf. Doğru soru şekil değil kapasite; kapasiteyi yük yükseltiyor.

Ve ayak çoğu zaman bir sonucun görüldüğü yer; kaynağı yukarıda olabiliyor.

Sonraki derse köprü

Bu derste üç temas noktasından söz ettim ve üçünü Y1.23'ten devraldım: topuk, ön iç, ön dış.

Ama bir şeyi hiç açmadım: o üç noktaya binen basınç eşit olmak zorunda mı? Ve bir poz içinde o dağılım değiştiğinde ne olur?

Sonraki ders üç noktayı ayrı ayrı ele alıyor ve her birinin hangi pozda ne kadar yük taşıdığını kuruyor. Çünkü "ayağına eşit bas" yönergesi, çoğu pozda yanlış bir yönerge.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.