Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bu kurs bir pozu okumak için gereken soruları bölüm bölüm kurdu; bu ders yeni soru eklemiyor, soruların arasına çizilecek okların kuralını koyuyor.
Bir sıranın gerekli olup olmadığı kâğıt üstünde sınanıyor: iki sorunun yerini değiştir, cevaplar değişmiyorsa aralarında sıra yok.
Bir sıranın tek meşru kaynağı tek yönlü bağ; bir sorunun cevabı ötekini değiştiriyor ve tersi olmuyorsa ok çizilebiliyor.
İki soru birbirini karşılıklı etkiliyorsa sıralanamıyor; onlar bir dizi değil bir çift ve kurulumda yalnız bir değişken oynatılarak çalışılıyor.
Bağımlılık tek gerekçe değil; bedeli geri alınamayan bir adım, bağımsız olsa bile ucuz adımlardan sonraya bırakılıyor.
Gerekçesi yazılmamış her numara bir bağ olduğu izlenimi bırakıyor ve devralınan kâğıtlarda maddeler taşınırken gerekçeler düşüyor.
Bir kâğıdın uzunluğu sistematikliğini göstermiyor; ölçü madde sayısı değil, sınanmış ok sayısı.
Açılış sahnesi
Bir öğretmenin elinde numaralı bir analiz kâğıdı var. Maddeler alt alta dizili ve her birinin başında bir sayı duruyor.
Hiç tanımadığı bir kurulumun karşısına geçiyor ve kâğıdı baştan sona uyguluyor. Sonunda bir tablo çıkıyor.
Ertesi gün aynı kuruluma aynı kâğıtla bir kez daha bakıyor, ama bu kez sırayı karıştırıyor; acelesi var ve ortadaki maddeden başlıyor.
Tablo neredeyse aynı çıkıyor.
Neredeyse. Tek bir yerde başka. O tek yerde, dünkü cevap bugünkünü mümkün kılan şeymiş; bugün o cevabı elinde olmadan sorduğu için sorduğu soru bir şey ölçmemiş.
Öğretmen kâğıda dönüyor. Kâğıt maddeleri numaralandırmış ve hangi numaranın gerçekten gerekli olduğunu hiçbir yerde söylememiş.
Yani kâğıt on sıra iddiası taşıyor ve yalnız birini savunabiliyor.
Bu derste ne olacak
Bu ders bir madde listesi vermiyor ve bunun bir gerekçesi var: liste zaten var.
Bu kurs bir pozu okumak için gereken soruları bölüm bölüm kurdu. Bir kurulumun temas kümesi, bir bölgeye düşen payın nereden doğduğu, taleplerin hangi eksende arttığı, bir kısıtın göründüğü yer ile bulunduğu yer, bir denemenin hangi tavanda bittiği. Hepsi elinde.
Eksik olan şey soru değil, soruların arasındaki ilişki.
Önce bir sırayı sınamanın yolunu kuracağız; iki sorunun yerini değiştirip sonucun değişip değişmediğine bakan bir sınama. Sonra sıranın hangi durumda gerçekten zorunlu olduğunu soracağız ve cevabı bu kursun iki ayrı dersinde çoktan kullanılmış bulacağız; kullanılmış ama adı konmamış.
Ardından bir daraltma gelecek: bağımlılık tek gerekçe değil. Bir sıra, cevapların birbirine bağlı olmadığı yerde de zorunlu olabiliyor ve o zaman gerekçe başka bir yerden geliyor.
Dersin sonunda elinde numaralı bir kâğıt değil, hangi numaranın hak edilmiş olduğunu söyleyen bir sınama olacak.
Sıfır noktası
Bir önceki bölüm, bir pozu okumanın bir şekil meselesi olmadığını ve ölçülen şeyin alınabilir okumalar olduğunu yazdı.
O bölüm aynı zamanda bir yasak bıraktı. Birbirinden bağımsız satırlar arasında sıra yoktu ve bir haritanın satırlarını numaralamak, olmayan bir bağı bildirmek sayılıyordu.
Şimdi bu dersin adı numaralı bir algoritma vaat ediyor.
Çelişki gerçek ve çözümü kursun kendi içinde duruyor; iki ayrı ders bir sıra kurdu ve ikisi de gerekçesini yazdı.
Y2.67 bileşim pozlarında kısıt ararken uzak zincirden yakına doğru gitti ve sebebini de koydu: kalça kısıtı beli bozuyor, ama bel kontrolü kalçayı açmıyor. Yani ilişki tek yönlü, ve ters sırada çalışmak görünen yerde ısrar etmek oluyor.
Y2.129 bir akışta bir durağın çıktısının bir sonraki durağın girdisi olduğunu yazdı ve buna devreden okuma dedi. Orada da sıra kendiliğinden doğuyor; ikinci durağın kurulumu birincinin cevabından geliyor.
İki ders bir kuralı iki kez uyguladı ve kural hiçbir yerde yazılmadı.
Bu dersin işi o kuralı yazmak ve numaraların hangisinin hak edildiğini ayırt eder hâle getirmek.
Mekanizma
Bir sıra gerçekten gerekli mi
Sınama basit ve kâğıt üstünde yapılıyor; kurulum kurmayı gerektirmiyor.
İki soruyu al, yerlerini değiştir ve ikinci sıralamayı uygula. Cevaplar değişmiyorsa o iki soru arasında sıra yok.
Sınamanın işe yaramasının sebebi, bir sıranın ancak bir şeyi bozduğunda görünmesi. Bozmuyorsa ortada kilitlenecek bir şey yok ve numara yalnız kâğıdın okunma kolaylığına hizmet ediyor.
Bu ayrım kâğıdı ikiye bölüyor ve bölünmüş bir kâğıt daha az şey iddia ediyor.
Açılıştaki öğretmenin kâğıdı bu ayrımı yapmadığı için on numara taşıyordu ve bir tanesi gerçekti. Kâğıt bu bilgiyi taşısaydı, aceleyle atlanan yerin hangisi olduğu baştan belliydi.
Sıra neden zorunlu oluyor
Şimdi bağımlı adımın içine bakalım, çünkü her bağlantı sıra üretmiyor.
İki soru birbirini hiç etkilemiyorsa aralarında sıra yok; bu açık.
Bir soru ötekinin cevabını değiştiriyor ve öteki bunu geri yapmıyorsa, ilişki tek yönlü ve sıra kendiliğinden çıkıyor. Y2.67'nin kalça ve bel örneği bunun tam hâli; bir uçtaki kısıt öteki uçta görünüyor ve ters yönde aynı şey olmuyor.
Geriye genellikle hiç sorulmayan bir durum kalıyor: iki soru birbirini karşılıklı etkiliyorsa ne oluyor.
Orada sıra kurmak bir işe yaramıyor, çünkü hangisinden başlarsan öteki cevabı bozuyor. Yapılacak şey sıralamak değil, ikisini bir arada açık tutup kurulumda yalnız birini oynatmak; bu kurs değişken bütçesini tam bunun için kurmuştu.
Buradan kâğıdın biçimi çıkıyor. Numaralı bir dizi, aralarında yalnız tek yönlü bağ bulunan sorular için doğru bir gösterim. Karşılıklı etkileşen sorular için yanlış; onlar bir dizi değil bir çift ve çift olarak çalışılıyor.
Yaygın yanlışBir analiz yönteminin adımları numaralandırılmışsa o sıra zorunludur.
Numara bir dizgi kararı da olabiliyor; hangisinin bağlayıcı olduğunu ancak yerlerini değiştirip sonucun değişip değişmediğine bakmak söylüyor. Gerekçesiz numara, olmayan bir bağı bildiren bir işaret.
Bağlantı yokken de sıra gerekebilir mi
Şimdiye kadar kurulan kural şöyle okunuyor: sıra bağımlılıktan doğar, bağımlılık yoksa sıra da yoktur.
Bu cümle olduğu gibi bırakılırsa eksik kalıyor.
Bu kurs bir sıra daha kullandı ve o sıranın gerekçesi bağımlılık değildi. Tam poz denenmeden önce ön koşulların ayrı ayrı sınanması, testlerin birbirine bağlı olmasından gelmiyordu; testler birbirinden bağımsızdı ve her birinin kendi geçme çizgisi vardı. Sırayı doğuran şey tam pozu erken denemenin bedeliydi; o bedel geri alınmıyordu.
Demek ki sıranın iki ayrı kaynağı var. Biri bağın yönü, öteki bedelin geri alınamazlığı. İkisi karışmıyor ve karıştırıldığında iki ayrı hata çıkıyor.
Bağ sanılan bir bedel, kâğıda yanlış bir ok çizdiriyor; o ok ters yönde de denenmesi gereken bir şeyi denenemez gösteriyor. Bedel sanılan bir bağ ise daha pahalı: geri alınamaz bir adım, yalnız sırası keyfî sanıldığı için öne alınıyor.
Ölçüt buradan çıkıyor. Bir sıranın gerekçesi şu soruyla bulunuyor: bu adımı önce yaparsam ne kaybederim, bir okuma mı yoksa geri dönüş imkânı mı.
Ölçütün haritadan sildiği şey, gerekçesi yazılmamış her numara. Bir madde listesindeki sıra, iki cevaptan birine bağlanamıyorsa orada bir sıra yok ve numara okuyucuya olmayan bir şey söylüyor.
Ölçütün silmediği bir şey sınırını çiziyor: bir adımın ikisinden de geçmemesi, o adımın gereksiz olduğunu göstermiyor. Bağımsız ve ucuz bir soru hâlâ sorulacak bir sorudur; yalnız numarası yoktur.
Ölçütün beni aldatabileceği durum da belli. Bir adımın bedeli kişiye göre değişiyor ve aynı adım bir kişide geri alınamaz, bir başkasında ucuz olabiliyor. Ölçüt kâğıdı kuran kişinin kendi bedeline göre cevap veriyor; başka birinin kâğıdında aynı adımın numarası haklı olarak başka çıkabilir.
Yaygın yanlışBir analiz adımının sırası herkes için aynıdır.
Bağın yönü poz ailesine göre değişiyor ve bedelin büyüklüğü kişiye göre; iki gerekçe de sabit değil. Bir kâğıt devralındığında sınanması gereken şey maddeler değil, maddeler arasındaki oklar.
Yaygın yanlışNumarası olmayan bir adım gereksizdir.
Numara bir zorunluluk bildiriyor ve bir değer bildirmiyor; bağımsız ve ucuz bir soru sorulmaya devam ediyor, yalnız hangi anda sorulduğu kâğıda yazılmıyor.
Usta katmanı
Bir yöntemin verdiği her numara bir borç yaratıyor ve borcun adı gerekçe. Gerekçesi ödenmemiş bir numara, kâğıdı okuyan kişide bir bağ olduğu izlenimi bırakıyor ve o izlenim hiçbir yerde sınanmıyor.
Bunun görünür karşılığı devralınan kâğıtlarda. Bir analiz sırası öğretmenden öğretmene geçerken maddeler taşınıyor, gerekçeler taşınmıyor; çünkü maddeler yazılı, gerekçeler genellikle yazılı değil. Devralan kişi on bağ devraldığını sanıyor ve elindeki şey iki bağ ile sekiz alışkanlık.
Bunun bir de ters yönü var ve daha az konuşuluyor. Gerekçesi yazılmamış bir sıra yalnız fazla şey iddia etmiyor; bazen eksik de kalıyor. Kâğıtta hiç numara bulunmayan iki madde arasında gerçek bir tek yönlü bağ olabiliyor ve kimse onu aramadığı için o bağ her seferinde yeniden keşfediliyor.
Bu bölümün geri kalanı tek tek soruları açacak; hangi soruların hangi kurulumda ne ölçtüğünü. Bu dersin bıraktığı şey o soruların içeriği değil, aralarına çizilecek okların kuralı. Bir soru listesi devralınabilir; oklar devralınamıyor, her kâğıtta yeniden sınanıyor.
Ve son olarak kâğıdın kendisi bir araç, bir yeterlilik belgesi değil. Daha önce görülmemiş bir kurulumun karşısına geçen kişinin elinde bir sıra bulunması, o kurulumu okuyabildiğini göstermiyor; yalnız hangi soruyu ne zaman soracağını bildiğini gösteriyor. Soruların cevabı hâlâ kurulumdan geliyor ve kurulum her seferinde yeni.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışSistematik analiz, sabit bir sırayı her poza uygulamak demektir.
Bağın yönü poz ailesine göre değişiyor; sabit bir sıra bir ailede doğru, başka bir ailede görünen yerde ısrar etmek oluyor. Sistematik olan şey sıra değil, sırayı sınama alışkanlığı.
Yaygın yanlışİki analiz sorusu birbirini etkiliyorsa hangisinin önce geleceğine karar verilir.
Karşılıklı etkileşen iki soru sıralanamıyor; hangisinden başlanırsa öteki cevabı bozuyor. Onlar bir dizi değil bir çift ve kurulumda yalnız bir değişken oynatılarak çalışılıyor.
Yaygın yanlışDaha önce görmediğin bir pozun karşısına geçerken önce pozu tanımak gerekir.
Tanımak bir cevap değil bir izlenim; elindeki soruların hangisinin bu kurulumda bir şey ölçtüğü ancak sorulunca belli oluyor. Kurulumu tanımaya çalışmak, sorular sorulmadan önce bir sonuç üretme denemesi.
Yaygın yanlışBir analiz kâğıdı ne kadar uzunsa o kadar sistematiktir.
Uzunluk madde sayısını artırıyor ve bağların sayısını artırmıyor; sınanmamış maddelerle uzayan bir kâğıt daha çok zaman harcıyor ve aynı tabloyu üretiyor.
Uygulama
Aklında kalsın
Bu kurs bir pozu okumak için gereken soruları bölüm bölüm kurdu; bu ders yeni soru eklemiyor, soruların arasına çizilecek okların kuralını koyuyor.
Bir sıranın gerekli olup olmadığı kâğıt üstünde sınanıyor: iki sorunun yerini değiştir, cevaplar değişmiyorsa aralarında sıra yok.
Bir sıranın tek meşru kaynağı tek yönlü bağ; bir sorunun cevabı ötekini değiştiriyor ve tersi olmuyorsa ok çizilebiliyor.
İki soru birbirini karşılıklı etkiliyorsa sıralanamıyor; onlar bir dizi değil bir çift ve kurulumda yalnız bir değişken oynatılarak çalışılıyor.
Bağımlılık tek gerekçe değil; bedeli geri alınamayan bir adım, bağımsız olsa bile ucuz adımlardan sonraya bırakılıyor.
Gerekçesi yazılmamış her numara bir bağ olduğu izlenimi bırakıyor ve devralınan kâğıtlarda maddeler taşınırken gerekçeler düşüyor.
Bir kâğıdın uzunluğu sistematikliğini göstermiyor; ölçü madde sayısı değil, sınanmış ok sayısı.
Sonraki derse köprü
Bu ders sorular arasındaki okları konu etti ve soruların kendisine hiç girmedi.
Sıradaki ders kâğıdın en başındaki soruyu açıyor.
Bu bölümün kaynaktan gelen çıktısı, daha önce görülmemiş bir pozun sistematik analiz edilip üç öğrenciye uyarlanmasını istiyor. Uyarlamanın bu kursta bir şartı var ve Y0.10'da yazılı: bir seçenek ancak belirtiyi azaltırken pozun öğrenme hedefini de koruyorsa geçerli sayılıyor.
Yani uyarlama yapabilmek için önce o hedefin ne olduğunu bilmek gerekiyor. Ve hedef, kurulumun görüntüsünden okunmuyor; bir önceki bölüm ustalığın da bir şekil olmadığını yazarken aynı ayrımın kıyısındaydı.
Bir pozun ne için orada olduğu neye bakılarak bulunuyor? Ve iki poz aynı şekli üretirken başka hedeflere hizmet edebiliyorsa, şekil analizin neresinde duruyor?