Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bu kurulumda ön bacak iki iş birden yapıyor: bedeni taşıyor ve bir kaldıracın dayandığı yer oluyor; iki iş aynı kaynaktan pay alıyor.
Kola verilen itiş yok olmuyor; ya diz hattından ya da ayaklar arası paydan ödeniyor ve iki ödeme de dışarıdan gövdeye bakan bir göze görünmüyor.
Bir temasın yere değmesi yük taşıdığı anlamına gelmiyor; arka topuk yerde dururken de boşalabiliyor.
Hazırlığı bitiren şey şeklin büyüklüğü değil bir eşik: eklenen talep tabanın kurduğunu bozmadan taşınabiliyorsa hazırlık tamamlanmıştır.
Aynı pozda duran iki öğrencinin işi birbirinin tersi olabiliyor; biri taşımayı, öteki dönmeyi çalışıyor ve tek bir yönerge ikisine birden uymuyor.
Açılış sahnesi
Bir öğrenci bölünmüş bir duruşta bekliyor. Ön dizi bükülü, arka bacağı düz, önkolu ön uyluğunun üzerinde ve gövdesi bir yöne çevrilmiş.
Öğretmen tek bir şey istiyor: arka ayağının dış kenarını yere geri getir.
Öğrenci kenarı yere indiriyor ve gövdesi kendiliğinden geri dönüyor.
Kimse daha az dön demedi, kimse omzuna dokunmadı.
Öğretmen bu kez tersini söylüyor: yeniden çevir. Gövde çevriliyor ve arka ayağın dış kenarı yeniden hafifliyor.
O öğrencide iki şey bir arada olmuyor.
Öğrencinin omurgası bu ileri geri gidişte hiç değişmedi. Değişen şey bir bacağın aynı anda iki işi birden yapamamasıydı.
Bu derste ne olacak
Bu dersin adında hazırlık sözcüğü var ve bu sözcük dersin kapsamını da belirliyor: burada tam biçimin nasıl kurulacağı değil, ona hangi koşulda geçilebileceği çalışılıyor.
Kaynak paketinde bu duruş ayakta çalışılanlar arasında geçiyor; orada çalışılan şey bacağın kuvveti ve gövdenin yan tarafı diye ayrılmış, olağan uyarlaması da önkolun uyluğa bırakılması olarak gösterilmiş. Dönüş ailesinin hedefleri ayrı bir yerde duruyor ve üç şey sayıyor: omurganın hangi bölgesinin ne kadar döndüğü, nefesin kendine açtığı alan ve zorlamadan yönelmek.
Bu ders o ikisinin kesiştiği yerde duruyor: dönüş talebi, yük taşıyan bir tabanın üstüne eklendiğinde ne oluyor?
Önce aynı bacağın iki iş birden üstlendiğini ve bu iki işin aynı kaynaktan pay aldığını kuracağız. Sonra kola verilen itişin karşılığını kimin ödediğini izleyeceğiz; hesap ayaklarda tutuluyor. Ardından bir hazırlığın ne zaman bittiğini bir şekle değil bir eşiğe bağlayacağız. Kapanışa yakın gözlemleri tek tek geçeceğiz ve her birinin seni hangi işe gönderdiğini yazacağız.
Anlatı boyunca on sekiz sınıf durumu geçiyor.
Sıfır noktası
Bu duruşun döndürülmemiş sürümü bu kursta zaten ölçülmüştü. Y2.80 yan açı pozunu çalışırken alt koldan geçen yüke destek payı adını vermiş ve o payın dışarıdan görünmediğini göstermişti; önkol uyluğa değiyordu ama üstüne ne kadar bırakıldığı fotoğrafta okunmuyordu.
Orada kolun işi dikeydi. Kol bir yük yolu kuruyor, gövdenin ağırlığının bir kısmını uyluğa indiriyordu.
Burada aynı temas başka bir iş yapıyor. Kol artık aşağı doğru bir yük indirmiyor; yana doğru bir itiş veriyor ve o itiş gövdeyi çevirmeye çalışıyor.
Kaldıraçla üretilen bir dönüşün ne ölçtüğünü bir önceki ders açmıştı: itişin gövdeye mi, dayanılan uzva mı, yoksa tabana mı gittiği bir yön sorusuydu. Orada dayanılan diz hiçbir şey taşımıyordu.
Ayakta bu böyle değil. Y2.120 ayakta bir dönüşte tabanın kalçanın dönüş payını sınırladığını yazmıştı; şimdi taban yalnız sınırlamıyor, aynı zamanda bedeni taşıyor.
Ve yeni olan şey tam burada başlıyor.
Mekanizma
Bir bacak, iki iş
Ön bacak bu kurulumda bir destek. Bükülü dizin ayak hattında kalması, gövdenin yüksekliğini koruması ve duruşun uzunluğunu taşıması onun işi.
Önkol uyluğa dayanıp yana ittiğinde bu bacağa ikinci bir iş biniyor: itişin karşılığını tutmak.
Bir uzva uygulanan kuvvetin karşılığı yok olmuyor; ya bacak onu tutuyor ya da bacak yer değiştiriyor.
Bacak tuttuğunda bunu kendi destek işinden alarak tutuyor. Yer değiştirdiğinde ise ilk kıpırdayan şey dizin hattı oluyor.
İtişin karşılığını kim ödüyor
Diz hattı yerinde kalıyorsa itiş yok olmuyor. Bir yere gidiyor ve gittiği yer aşağıda.
Önkol uyluğu ittiğinde beden bir tepki alıyor ve o tepki ağırlığı ön bacağa doğru taşıyor. Arka ayak hafifliyor.
Hafifleyen arka ayak, duruşun uzunluğunu tutan şeyin boşalması demek.
Bu yüzden ayaklar arası pay bu hazırlıkta bir rahatlık ayrıntısı değil, doğrudan ölçüm kalemi. Dönüş derinleşirken pay yer değiştiriyorsa, derinleşen şey bedava gelmemiş; taşıma işinden alınmış.
Y2.80 bunun bir başka yolunu zaten görmüştü: gövde yana gittikçe ağırlık ön bacağa kayıyor ve arka ayağın dış kenarı boşalıyordu. Orada kaymayı gövdenin eğimi üretiyordu. Burada üreten şey kolun itişi ve bu ikisi aynı anda da olabiliyor.
Hazırlık nerede biter
Bir hazırlığın bittiğini gösteren şey görüntü değil.
Bu tanımın iki sonucu var ve ikisi de sınıfta işe yarıyor.
Birincisi, tam görünen bir şekil hazırlığın bittiğini göstermiyor. Diz hattı bozulmuş ve arka ayak boşalmışken kurulan bir dönüş, tam biçime benzese de eşiğin altında duruyor.
İkincisi, küçük görünen bir dönüş hazırlığın sürdüğünü de göstermiyor. Duruşu bozmadan gelen küçük bir dönüş eşiğin üstünde olabiliyor ve o kişide ilerletilecek şey dönüş miktarı değil, taşıma kapasitesi.
Bu yüzden hazırlıkta çalışılacak şey iki ayrı yerde durabiliyor: kimi öğrencide itişi taşıyacak bacak, kimi öğrencide dönüşü üretecek gövde.
Hangi gözlem neyi eliyor
Her gözlemin iki tarafı var: neyi eliyor ve seni hangi işe gönderiyor.
Arka topuğun yerde olup olmadığı hiçbir şeyi elemiyor. Topuk yerde durup neredeyse hiç yük taşımıyor olabiliyor ve bu gözlem iki durumu birbirinden ayıramıyor. Seni hiçbir işe göndermiyor; bakılacak şey temasın varlığı değil altındaki yük.
Ayaklar arası payın dönüş boyunca değişmesi kaldıraç borcunu eliyor. Pay öne kayıyorsa itiş taşıma işinden almış demektir. Seni itişi azaltmaya gönderiyor, duruşu değiştirmeye değil. Beklenen cevabı da tek değil: arka topuğu bilerek kaldıran bir kurulumda pay zaten öndedir ve bakılacak yer ön ayağın kendi basınç dağılımına kayar.
Dizin ayak hattından ayrılması itişin bacağa yazıldığını eliyor. Diz kaydığı anda kuvvet gövdeyi çevirmeyi bırakmış, bacağı yerinden oynatmaya geçmiştir. Seni dize değil, iten kola gönderiyor.
Duruşun uzunluğunun kısalması tabanın kendi kurulumunun bozulduğunu eliyor. Bu gözlem, ötekilerin ikisiyle birlikte kıpırdıyor ve tek başına bir kaynak göstermiyor; seni önce ayaklar arası paya bakmaya gönderiyor.
Nefes altındaki kafesin biçimini hâlâ oynatabiliyor mu sorusu, dönüşün nereden geldiğini ayırıyor; kafes kımıldamıyorsa torakal bölge işin dışında kalmış. Ölçüt Y2.54'ün koyduğu ölçüt ve buraya olduğu gibi geliyor, çünkü duruşun taşıdığı yükle ilgisi yok. Seni dönüşün kaynağına gönderiyor, tabana değil.
Arka ayağın dış kenarını yere geri getirmenin gövdeyi geri döndürüp döndürmediği, dönüşün taşınıp taşınmadığını ayırıyor. Gövde geri dönüyorsa dönüş duruştan borç almıştı. Seni eşiğin altında çalışmaya gönderiyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışÖnkolu uyluğa dayayıp itmek dönüşü ilerletir.
İtiş dönüşü büyütebiliyor ama karşılığını duruş ödüyor. Büyüyen görüntünün altında boşalmış bir arka ayak ya da hattından çıkmış bir diz bulunabiliyor ve o dönüş kişinin taşıdığı dönüş olmuyor.
Yaygın yanlışArka topuk yerdeyse taban sağlamdır.
Değmek yük taşımak değil. Bir temas noktası yüklenmediğinde destek alanını büyütmüyor ve bu duruşta topuk yerde dururken de boşalabiliyor.
Yaygın yanlışHazırlık, tam biçimin küçültülmüş hâlidir.
Hazırlığı bitiren şey şeklin büyüklüğü değil, eklenen talebin tabanı bozmadan taşınabilmesi. Tam biçime benzeyen bir şekil eşiğin altında, küçük görünen bir dönüş ise eşiğin üstünde olabiliyor.
Yaygın yanlışDiz hattan çıkıyorsa ayarlanacak yer dizdir.
Hattı bozan kuvvet kolun itişi olabiliyor ve bu durumda dize verilen yönerge, itiş yerinde dururken tutmuyor. Önce kuvvetin kaynağına, sonra hatta bakılıyor.
Usta katmanı
Oturuşta dayanılan uzuv boştaydı; bu hazırlıkta dayanılan uzuv çalışıyor ve ders esas olarak bu farkın üstüne kurulu. Bir kaldıraç, dayandığı yer boş olduğunda yalnız yönünü sorduruyor. Dayandığı yer bir iş yapıyorsa ikinci bir soru daha açılıyor: o iş kesintiye uğradı mı? Dayanmanın bir şeyi kesintiye uğratıp uğratmadığı sorusu her destekli kurulumda duruyor; ayakta duruşlarda sorulmamasının nedeni ise kesintinin bakılan yerde belirmemesi. Göz gövdededir, kesinti ayaklardadır.
Eşik fikri bu bölümün ölçüm diline yeni bir şey katıyor. Bölüm boyunca bir sayının hangi koşulda alındığını yazdık; burada bir adım öteye geçiyoruz ve sayının alınmaya değer olup olmadığını soruyoruz. Eşiğin altında alınan bir dönüş sayısı yanlış bir sayı değil, başka bir şeyin sayısı: duruşun ne kadar borç verebildiğinin.
Son olarak, bu hazırlıkta iki öğrencinin işi birbirinin tersi olabiliyor ve ikisi aynı pozda durur. Biri dönüşü üretebiliyor ama taşıyamıyor; onun işi itişi azaltıp duruşu çalışmak. Öteki duruşu koruyor ama dönüş az geliyor; onun işi aynı taban altında gövdenin kendi dönüşünü büyütmek. Aynı sınıfta aynı yönerge bu ikisine verildiğinde biri ilerliyor, öteki geriliyor ve öğretmen ikisini de aynı sayıyla okuduğu sürece bunu göremiyor.
Uygulama
Aklında kalsın
Bu kurulumda ön bacak iki iş birden yapıyor: bedeni taşıyor ve bir kaldıracın dayandığı yer oluyor; iki iş aynı kaynaktan pay alıyor.
Kola verilen itiş yok olmuyor; ya diz hattından ya da ayaklar arası paydan ödeniyor ve iki ödeme de dışarıdan gövdeye bakan bir göze görünmüyor.
Bir temasın yere değmesi yük taşıdığı anlamına gelmiyor; arka topuk yerde dururken de boşalabiliyor.
Hazırlığı bitiren şey şeklin büyüklüğü değil bir eşik: eklenen talep tabanın kurduğunu bozmadan taşınabiliyorsa hazırlık tamamlanmıştır.
Aynı pozda duran iki öğrencinin işi birbirinin tersi olabiliyor; biri taşımayı, öteki dönmeyi çalışıyor ve tek bir yönerge ikisine birden uymuyor.
Sonraki derse köprü
Bu derste borcu ödeyen şey bir bacaktı ve borcu doğuran düğme elinin altındaydı; itişi azalttığında hesap kapanıyordu.
Sıradaki derste dayanak bedenin dışına çıkıyor.
Trikoṇāsana kaynakta hem ayakta hem yan eğilme başlığı altında geçiyor; orada çalışılan iki şey sayılmış, bacağın verdiği destek ve gövdenin yöneldiği yer, uyarlama olarak da alt elin bir bloğa indirilmesi gösterilmiş.
Alt el bir bloğa bastığında dayanılan yer artık çalışan bir uzuv değil, zemine bağlı bir nesne. Borç ortadan kalkmıyor ama hesabın tutulduğu yer değişiyor: karşılığı taşıyan bacak değil, bloğa basan el ödüyor.
Ve orada sorulacak şey bu dersin sorusunun tersi olacak: gövde gerçekten yana yöneliyor mu, yoksa yalnız bir dayanağın üstünde mi duruyor?