İçeriğe geç

Y2.122·Rotasyon ve yan eğilme

Sırtüstü dönüş

temelden ileri2.244 kelime20 uygulama örneği≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bu duruşta zemin bir ölçüm yüzeyi; dönüşün iki ucu da bir şeye değiyor ve zincirin payının nerede tükendiği doğrudan görünür hâle geliyor.

Kalkan omuz bir hata değil bir okuma; zemine bastırıldığında talep ortadan kalkmıyor, yalnızca zincirin daha dar bir bölgesine taşınıyor.

Dönüşü ilerleten kuvvet kişiden değil bacakların ağırlığından geliyor ve bu ağırlığın etkisi dizlerin gövdeye olan uzaklığıyla birlikte büyüyor.

Hareketin durduğu yer yüke bağlı; diz konumu yazılmadan alınan bir dönüş sayısı hangi koşulda ölçüldüğü bilinmeyen bir sayı.

Zemindeki hat düz değilse okunan şey saf bir dönüş değil, içine yan eğilme karışmış bir hareket.

Açılış sahnesi

Bir öğrenci sırtüstü yatıyor, dizleri bükülü ve iki dizi birden sağa bırakılmış; poz dışarıdan tamamlanmış görünüyor.

Öğretmen sol kürek kemiğinin altına elini kaydırıyor ve eli hiç zorlanmadan içeri giriyor. Omuz zeminden ayrılmış durumda ve öğrenci bunu kendisi hiç fark etmemiş.

Öğretmen tek kelime etmiyor; yalnızca öğrencinin dizlerini biraz daha göğse doğru yaklaştırıyor.

Omuz kendiliğinden zemine iniyor ve boşluk kapanıyor.

Kimse gevşe demedi, kimse omzunu bastır demedi ve öğrenci hiçbir şeyi farklı yapmadı. Değişen tek şey dizlerin gövdeye olan uzaklığıydı.

Aynı beden, aynı nefes ve iki ayrı dönüş.

İkisinin arasındaki farkı gösteren şey ise ne öğretmenin gözü ne de öğrencinin hissiydi; altında yatılan zemindi.

Bu derste ne olacak

Önce zeminin bu duruşta bir ölçüm yüzeyi olduğunu yazacağız; dönüşün iki ucu da bir yüzeye değiyor ve zincirin nerede tükendiği doğrudan görünüyor. Sonra dönüşü ilerleten kuvvetin kişiden değil bacakların ağırlığından geldiğini ve bu ağırlığın kaldıraç boyunun diz konumuyla belirlendiğini göstereceğiz. Ardından bunun sonucunu açacağız; dönüşün durduğu yer bir aralık değil, o yükteki aralık. Sonra bu duruşta yan eğilmenin dönüşe nasıl karıştığını ve zeminin onu nasıl ele verdiğini söyleyeceğiz. Kapanışa doğru bu sayının oturarak üretilen dönüşle neden aynı satıra yazılamadığını kuracağız. Anlatıyı yirmi örnek taşıyor. Dersin sonunda bir sırtüstü dönüşe bakınca ne kadar döndüğünü değil, hangi yükte o kadar döndüğünü soruyor olacaksın.

Sıfır noktası

Y1.58 bu hareket ailesini kurmuştu; sırtüstü rotasyon, ağırlık sürüklemesi, dönüş yerleşimi ve karşı sabitleme oradan geliyor, dört kurulum ve doz düğmesi de orada verilmişti. Bu ders o kurulumları yeniden anlatmayacak.

Y2.120 dönüşün bir zincir boyunca toplandığını ve payların hiç eşit olmadığını söylemişti; en cömert bölge göğüs, en dar bölge bel.

Y2.121 ise yan eğilme ile rotasyonu birbirinden ayırmış, eşlenik hareketi ve yer değiştiren hareket yanılgısını adlandırmıştı.

Şimdi bu üçü tek bir duruşta bir araya geliyor ve üstüne bu duruşa özgü bir şey ekleniyor: bedenin altında bir yüzey var ve o yüzey ölçüyor.

Mekanizma

Zemin bir ölçüm yüzeyi

Ayakta ya da oturarak yapılan bir dönüşte zincirin hangi bölgede tükendiğini dışarıdan okumak zor. Gövde havada ve her şey birbirine karışıyor.

Sırtüstünde durum başka.

Bu duruşta dönüşün iki ucu var. Bir uçta leğen kemiği ve dizler, öteki uçta omuz kuşağı.

Dizler yana giderken zincir sırayla pay veriyor. Paylar bittiğinde hareket durmuyor; kalan talebi karşılamak için üst uç dönmeye başlıyor ve omuz zeminden kalkıyor.

Yani kalkan omuz bir hata değil, bir okuma.

Ne zaman kalktığı da ayrı bir bilgi. Dizler daha yolun başındayken kalkıyorsa zincirin payı erken bitmiş demektir.

Dönüşü sürükleyen kaldıraç

Şimdi kuvvetin nereden geldiği.

Bu duruşta kişi dönüşü üretmiyor. Bacakların ağırlığı onu aşağı çekiyor ve dönüş o çekişle ilerliyor; Y1.58 buna ağırlık sürüklemesi demişti.

Ama bu ağırlık her kurulumda aynı işi yapmıyor.

Y1.33 kaldıraç kolunu vermişti: bir yükün döndürme etkisi yarattığı noktaya olan dik uzaklık, uzadıkça talep büyüyor.

Dizler göğse yakınken kaldıraç kısa ve talep küçük. Dizler gövdeden uzaklaştıkça, bacaklar uzatılmaya yaklaştıkça kaldıraç uzuyor ve aynı bacaklar çok daha büyük bir dönüş talebi üretiyor.

Ve büyüyen talep zincirin en dar yerine iniyor. Y2.120 o yeri zaten söylemişti.

Bu yüzden bu duruşta diz konumu bir rahatlık ayrıntısı değil. Talebin büyüklüğünü belirleyen düğme o.

Durma noktası yüke bağlı

Buradan doğrudan bir sonuç çıkıyor ve bölümün ölçüm disiplinine bağlanıyor.

Bu kişinin dönüş aralığı diye bir tek sayı yok.

Kısa kaldıraçta bir sayı var, uzun kaldıraçta başka bir sayı var ve ikisi de o kişiye ait.

Bunun kayıt için karşılığı açık. Diz konumu yazılmadan alınan bir dönüş sayısı, hangi yükte alındığı bilinmeyen bir sayı.

Ve haftalar arasındaki fark çoğu zaman kişiden değil, o gün dizlerin nerede durduğundan geliyor.

Yan eğilme buraya da karışıyor

Y2.121 eşlenik hareketi vermişti; bir hareket istendiğinde eklem yüzeylerinin geometrisi yüzünden ötekinin de kendiliğinden bir parça devreye girmesi.

Sırtüstü dönüşte bu karışma çok sık oluyor ve zemin onu ele veriyor.

Dizler yana bırakılırken gövde de çoğu kişide hafifçe o yöne kayıyor. Bel bölgesinde bir yay oluşuyor ve bedenin zemindeki izi düz bir çizgi olmaktan çıkıyor.

Bakılacak yer basit. Sırtüstü yatan bir bedende omuzların ortası, göğüs kafesinin ortası ve leğen kemiğinin ortası aynı hat üzerinde mi.

Değilse okunan şey saf bir dönüş değil, içine yan eğilme karışmış bir hareket.

Y2.121'in yer değiştiren hareket yanılgısı burada tam karşılığını buluyor; beden istenen dönüşü üretmek yerine o an daha kolay olan yana eğilmeyi devreye sokuyor.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Birincisi, bu duruşun asıl armağanı altındaki zemin. Bölüm boyunca görünmeyen bir dağılımı dolaylı işaretlerden okumaya çalıştık; burada zincirin iki ucu da bir yüzeye değiyor ve payın nerede tükendiği doğrudan görünüyor. Bu yüzden sırtüstü dönüş yalnızca çalışılacak bir poz değil, aynı zamanda ötekiler hakkında bilgi veren bir okuma aracı.

İkincisi, kalkan omuz bir kusur değil bir cevap ve onu bastırmak soruyu ortadan kaldırmıyor. Bastırma yalnızca talebi zincirin başka bir bölgesine taşıyor, üstelik çoğu kişide daha dar olan bir bölgesine. Bir öğretmen omzu zemine indirdiğinde ne kazandığını değil, yükü nereye gönderdiğini bilmek zorunda.

Üçüncüsü, kaldıraç fikri buradan öğrendiklerimizin en kolay taşınanı ve bu duruşun sınırlarını çoktan aşıyor. Bacakların ağırlığı hiç değişmiyor; değişen tek şey o ağırlığı nereden astığın. Aynı mantık sırtüstü bacak kaldırmada, yan yatışta ve destekli her kurulumda geçerli, çünkü yükü büyütmek için ağırlık eklemek gerekmiyor, uzaklaştırmak yetiyor.

Dördüncüsü, yüke bağlı son nokta fikri bir aralık sayısının ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Bu kişinin dönüşü şu kadar cümlesi, hangi yükte ölçüldüğü söylenmediğinde hiçbir bilgi taşımıyor ve iki hafta yan yana konamıyor. Bölümün başından beri her ölçümün üstüne bir kurulum satırı yazmamızın nedeni tam olarak buydu.

Beşincisi, sırtüstü dönüşün sayısı oturarak üretilen bir dönüşle aynı satıra yazılamıyor. Biri yerçekiminin sürüklediği bir okuma, öteki kişinin kendi kasıyla ürettiği bir okuma ve ikisi iki ayrı kapasiteyi ölçüyor. İkisini tek satırda tutmak ilerlemeyi gizliyor; ayrı tutmak ise aralarındaki açıklığı görünür kılıyor ve o açıklık çoğu zaman çalışılacak yerin kendisi oluyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışKalkan omuz düzeltilmesi gereken bir hatadır.
Doğrusu

Omzun kalkması, dönüş zincirinin o uçta payını tükettiğini gösteren bir okuma. Omzu zemine bastırmak talebi yok etmiyor, yalnızca zincirin başka bir bölgesine taşıyor ve orası çoğu kişide daha dar.

Yaygın yanlışBacaklar ne kadar uzanırsa dönüş o kadar ileridir.
Doğrusu

Dizler gövdeden uzaklaştıkça kaldıraç uzuyor ve aynı bacak ağırlığı çok daha büyük bir talep üretiyor. Büyüyen talep, dönüş payının en küçük olduğu bölgeye iniyor; bu bir ilerleme değil bir yük artışı.

Yaygın yanlışBir kişinin dönüş aralığı tek bir sayıdır.
Doğrusu

Bu duruşta hareketin durduğu yer uygulanan yüke bağlı ve yükü diz konumu belirliyor. Diz konumu yazılmadan alınan bir sayı, hangi koşulda ölçüldüğü bilinmeyen bir sayı.

Yaygın yanlışDizlerin yere değmesi pozun tamamlandığını gösterir.
Doğrusu

Dizler, gövde yana kaydırılarak ya da bel bölgesinde bir yay oluşturularak da yere indirilebiliyor ve bu durumda okunan şey saf bir dönüş olmaktan çıkıyor. Bakılacak yer dizlerin nerede durduğu değil, zemindeki hattın düz kalıp kalmadığı.

Uygulama

Aklında kalsın

Bu duruşta zemin bir ölçüm yüzeyi; dönüşün iki ucu da bir şeye değiyor ve zincirin payının nerede tükendiği doğrudan görünür hâle geliyor.

Kalkan omuz bir hata değil bir okuma; zemine bastırıldığında talep ortadan kalkmıyor, yalnızca zincirin daha dar bir bölgesine taşınıyor.

Dönüşü ilerleten kuvvet kişiden değil bacakların ağırlığından geliyor ve bu ağırlığın etkisi dizlerin gövdeye olan uzaklığıyla birlikte büyüyor.

Hareketin durduğu yer yüke bağlı; diz konumu yazılmadan alınan bir dönüş sayısı hangi koşulda ölçüldüğü bilinmeyen bir sayı.

Zemindeki hat düz değilse okunan şey saf bir dönüş değil, içine yan eğilme karışmış bir hareket.

Sonraki derse köprü

Bu derste dönüşü kişi üretmedi. Bacakların ağırlığı sürükledi, zemin okudu ve biz yalnız yükü ayarladık.

Sıradaki derste kişi ayağa kalkmıyor ama oturuyor ve işi kendisi yapmaya başlıyor.

Bharadvājāsana varyasyonu, oturarak yapılan ve gövdenin kendi kasıyla çevrildiği bir dönüş.

Burada iki şey birden değişiyor. Yerçekimi artık dönüşü sürüklemiyor, dolayısıyla okunan aralık pasif değil aktif oluyor.

Ve leğen kemiği artık serbest değil; oturma yüzeyine oturmuş durumda ve zincirin alt ucu bir yere bağlanmış.

Yani soru şu olacak: alt uç sabitlendiğinde zincirin bütçesi nasıl değişiyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.