İçeriğe geç

Y2.114·Arkaya eğilmeler

Uṣṭrāsana

temelden ileri1.970 kelime18 uygulama örneği≈ 13 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bir eklemin kilitlenmesi için iki tarafının da zemine sabitlenmesi gerekiyor; Uṣṭrāsana'da yalnız şin zeminde, uyluk serbest, bu yüzden kalça burada kilitli değil ve pozun birincil kaynağı.

Elin topuğa ulaşması bir hedef değil bir sonuç; erişimi önceleyip sırtı yuvarlamak ve başı geriye fırlatmak sahte basamağın bu pozdaki hâli.

Kalça dizlerin gerisine kaydığında pay bele gidiyor; kalça-diz hizası bu kaymayı önlemenin doğrudan yolu.

Eller topuklara ulaştığında bir kendinden gergi hattı kuruluyor; temas olarak bırakıldığında zararsız, kaldıraç olarak çekildiğinde üst sırt ve boyuna kalçadan gelmeyen bir talep bindiriyor.

Bu poz önceki basamakların doğal devamı değil; doğrudan ve birincil bir kalça ekstansiyonu istiyor ve bu, alçak kobra ya da köprünün hiç talep etmediği bir şey.

Açılış sahnesi

Bir öğrenci Uṣṭrāsana'da ellerini topuklarına ulaştırmaya çalışıyor.

Ulaşamıyor. Sırtını yuvarlıyor, göğsünü öne sarkıtıyor, başını geriye fırlatıyor. Bir santim daha uzanıyor ve nihayet dokunuyor.

Öğretmen bunu bir başarı sayıyor: "işte, tam poz."

Ama o anda kalçası dizlerinin gerisine kaymış, kalça ekleminde neredeyse hiç ekstansiyon yok ve bütün iş omurganın üst kısmıyla boyundan geliyor.

Bu üçlünün (Y2.110, Y2.111, Y2.113) mantığından bakınca beklenmedik bir manzarayla karşılaşıyoruz: burada hiçbir bölge zemine sabit değil. Diz ve ayak zeminde ama kalça, gövde ve omuz tamamen havada. Kilit çerçevesi burada farklı bir cevap veriyor.

Bu ders o cevabı kuruyor ve elin topuğa ulaşmasının neden bir hedef değil bir sonuç olması gerektiğini gösteriyor.

Bu derste ne olacak

Hangi bölgenin serbest, hangisinin hâlâ sınırlı kaldığını, önceki üç dersten devraldığımız kuralı bu poza sınayarak bulacağız. Sonra o kuralın burada neden beklediğimiz gibi çalışmadığını, bir düzeltmeyle birlikte göreceğiz. Ardından elin topuğa ulaşmasının bu bölümde gördüğümüz bir örüntünün, sahte basamağın, yeni bir örneği olduğunu göstereceğiz. Sonra kalçanın dizlerin gerisine kaymasının nereye gittiğini izleyeceğiz. Kapanışta ellerin kendi başına bir gergi hattı kurabileceğini ve bunun ne zaman yardımcı ne zaman zararlı olduğunu netleştireceğiz. On yedi durum bu adımları sırayla sınayacak. Ders bittiğinde bir Uṣṭrāsana'ya baktığında ellerin topuğa değip değmediğinden önce kalçanın nerede durduğuna bakıyor olacaksın.

Sıfır noktası

Y2.113'ün bıraktığı yerden başlıyoruz: sabit uç kural olarak kilitlenen bölgeyi belirliyordu. Burada sabit uç diz ve ayak sırtı; bu ikisi zeminde.

Kuralı uygulayalım: kilit hep sabit ucun bulunduğu yerin çevresinde çıkıyordu. En yakın eklem diz. Ama diz zaten bükülü bir taşıyıcı, bir katkı kaynağı değil; ekstansiyon tartışmasının dışında.

Bir sonraki eklem kalça. Ve kalça burada kilitli değil.

Bhujaṅgāsana'da leğen VE uyluk birlikte zemindeydi; kalça iki taraftan da sabitti. Burada yalnız şin (bacağın diz altı kısmı) zeminde; uyluk dikey ve serbest, leğen tamamen havada. Kalçanın iki tarafından yalnız biri sabit, öteki değil. Kilit oluşmuyor.

Mekanizma

Kalça bu bölümde ilk kez birincil

Y2.110'da kalça kilitliydi, katkı veremiyordu. Bir sonraki derste kalça pelvis kalkınca özgürleşmişti ama bu kez omuz zorunlu bir pay taşıyordu. Setu Bandha'da kalça serbestti ama sabit uçtan uzaktı, dolaylı bir katkıydı.

Burada kalça hem serbest hem de pozun taşıyıcı eylemi. Uyluk dikey kalırken gövde ve leğen ondan geriye açılıyor; bu doğrudan bir kalça ekstansiyonu.

Sahte basamağın yeni bir örneği

Kolları giderek düzleştirerek kobrayı Ūrdhva Mukha'ya benzetmeye çalışmak, gerçek talebi (leğeni kaldırmayı) hiç getirmeden yalnız görsel bir yakınlık üretiyordu.

Burada aynı yapı farklı bir kılıkta karşımıza çıkıyor.

Sırtı yuvarlayıp başı geriye fırlatarak ele ulaşmak, görüntüyü tamamlıyor ama kalça ekstansiyonunu hiç getirmiyor. Aksine, kalça genellikle bu sırada dizlerin gerisine kayıyor; talep tam da kaçınmak istediğimiz yere gidiyor.

Kalça kayması nereye gidiyor

Kalça dizlerin gerisine kaydığında, ekstansiyon talebinin bir kısmı artık kalçadan gelmiyor.

Nereye gidiyor? Y2.109'un sessiz alıcısı burada da aynı işi yapıyor. Kalça payını vermeyince, bel o payı üstleniyor.

Kendinden gergi hattı

Eller topuklara ulaştığında yeni bir şey oluyor: pozu derinleştirmek için çekmek mümkün hâle geliyor.

Y2.106'da kemerin iki ucu arasındaki hat, çeken uca göre bir kaldıraç ya da bir tutamak oluyordu. Burada da aynı ayrım geçerli: eller yalnızca temas kuruyorsa bir referans, çekiyorsa bir kaldıraç.

Kaldıraç olarak kullanıldığında bu hat kalça ekstansiyonunu artırmıyor; üst gövdeyi aşağı ve geriye çekerek üst sırt ve boyun bölgesine ek bir talep bindiriyor.

Erişemeyenler için

Elin topuğa ulaşamaması bir eksiklik değil; genellikle kalça kapasitesinin henüz o mesafeyi karşılamadığının dürüst bir göstergesi.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Bu ders, üç dersin kurduğu kuralı hem doğruluyor hem inceltiyor.

Sabit uç kuralı burada da geçerli ama sonucu farklı, çünkü kuralın kendisi bir eklemin iki tarafının da sabitlenmesini şart koşuyordu. Uṣṭrāsana'da yalnız bir taraf sabit; bu yüzden kalça kilitlenmiyor. Bu, kuralın yanlış olduğu anlamına gelmiyor; kuralın doğru uygulanmasının dikkat gerektirdiği anlamına geliyor.

İkincisi, sahte basamak kavramı burada yeni bir görünüm kazandı. Daha önce bir pozu görsel olarak başka bir hedefe benzetmeye çalışırken ortaya çıkmıştı; burada bir pozun içinde, o pozun kendi görsel hedefine (ele ulaşmak) ulaşırken ortaya çıktı. Aynı yapı, farklı bir ölçek. Bir görsel hedefin gerçek mekanik talebi taşıyıp taşımadığı sorusu, tek bir pozun kendi içinde de sorulabiliyor.

Üçüncüsü, kendinden gergi hattı, dışarıdan bir malzemeyle kurulan gergi hattından farklı bir risk taşıyor. Bir kemer bırakıldığında geriye hiçbir şey kalmıyor. Bedenin kendi kolu bir kaldıraca dönüştüğünde, o kaldıracı bırakmak da bir hareket gerektiriyor ve bu, çıkışı daha karmaşık hâle getirebiliyor. Bu yüzden çıkış her zaman ayrı bir dikkat konusu.

Dördüncüsü, bu poz bir merdivenin son basamağı gibi öğretiliyor çoğu zaman: önce alçak kobra, sonra köprü, sonra deve. Ama bu ders boyunca gördüğümüz gibi, her poz kendi kilit yapısını taşıyor ve biri ötekinin doğal devamı değil. Deve, öncekilerin hiçbirinin istemediği bir şeyi — doğrudan ve birincil bir kalça ekstansiyonunu — talep ediyor; bir önceki basamakta iyi olmak burada hazır olmayı göstermiyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışBirinci yanlış: elin topuğa ulaşması bu pozun tamamlandığının göstergesidir.
Doğrusu

Erişim kalça-diz ilişkisi doğru kurulduğunda kendiliğinden gelen bir sonuç. Erişimi önceleyip sırtı yuvarlamak ve başı geriye fırlatmak, kalça ekstansiyonunu hiç getirmeden görüntüyü tamamlıyor.

Yaygın yanlışİkinci yanlış: kalça bu pozda da kilitli bir bölgedir, çünkü diz zeminde.
Doğrusu

Kilit, bir eklemin iki tarafının da zemine sabitlenmesini gerektiriyor. Uyluk zeminle temas etmediği için kalça burada serbest ve pozun birincil kaynağı.

Yaygın yanlışÜçüncü yanlış: eller topuklara ulaştığında pozu derinleştirmek için çekmek güvenlidir.
Doğrusu

Bu bir kaldıraca dönüşüp üst sırt ve boyuna kalçadan gelmeyen bir talep bindiriyor. Eller bir temas noktası olarak bırakıldığında aynı derinlik daha az ek yükle korunuyor.

Yaygın yanlışDördüncü yanlış: bu poz önceki basamakların doğal devamıdır ve onları iyi yapan biri buna hazırdır.
Doğrusu

Deve, doğrudan ve birincil bir kalça ekstansiyonu istiyor; bu, alçak kobra ya da köprünün hiç talep etmediği bir şey. Bir basamakta iyi olmak burada hazır olmayı göstermiyor.

Uygulama

Aklında kalsın

Bir eklemin kilitlenmesi için iki tarafının da zemine sabitlenmesi gerekiyor; Uṣṭrāsana'da yalnız şin zeminde, uyluk serbest, bu yüzden kalça burada kilitli değil ve pozun birincil kaynağı.

Elin topuğa ulaşması bir hedef değil bir sonuç; erişimi önceleyip sırtı yuvarlamak ve başı geriye fırlatmak sahte basamağın bu pozdaki hâli.

Kalça dizlerin gerisine kaydığında pay bele gidiyor; kalça-diz hizası bu kaymayı önlemenin doğrudan yolu.

Eller topuklara ulaştığında bir kendinden gergi hattı kuruluyor; temas olarak bırakıldığında zararsız, kaldıraç olarak çekildiğinde üst sırt ve boyuna kalçadan gelmeyen bir talep bindiriyor.

Bu poz önceki basamakların doğal devamı değil; doğrudan ve birincil bir kalça ekstansiyonu istiyor ve bu, alçak kobra ya da köprünün hiç talep etmediği bir şey.

Sonraki derse köprü

Dört ders boyunca aynı soruyu farklı pozlara sorduk ve bu poz o sorunun en ince cevabını verdi: sabit temas tek başına yetmiyor, iki taraf da sabit olmalı.

Bu ipliği bir adım daha ileri götüren poz Dhanurāsana. Eller ayak bileklerini tutuyor ve gövde hem öne hem arkaya aynı anda açık bir zincir kuruyor; ne yalnız yüzüstü ailenin ne yalnız dizler üzerindeki ailenin kurallarıyla tam örtüşen bir kurulum bu. Bir dahaki ders bu karma temas düzenini çözüp hangi bölgenin gerçekten serbest, hangisinin yalnızca öyle göründüğünü ortaya çıkarıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.