İçeriğe geç

Y1.46·Hamleler, savaşçılar ve denge

Duruş uzunluğu ve genişliği

sıfırdan ileri2.052 kelime16 uygulama örneği≈ 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bir hamlenin zorluğunu iki bağımsız sayı belirler: öne arkaya uzunluk ve yana genişlik; biri sagittal, diğeri frontal düzlemde çalışır.

Mat bir üretim ölçüsüdür, bir beden ölçüsü değil; mesafeler ayak boyu ve yumruk genişliği gibi beden birimleriyle ölçülür.

Kendi uzunluğunu tek dizde, kaval kemiği dikey olacak şekilde bulursun; o mesafe uzuv oranlarınla belirlenir.

Kendi genişliğini, yana kararlı durduğun ve gövdeni kalçayı zorlamadan çevirebildiğin nokta belirler.

Arka ayak açısı arka kalçadan istenen dönüşü belirler ve üç sayının üçüncüsüdür; yazılmayan bir duruş tekrarlanabilir değildir.

Açılış sahnesi

Bir yoga dersinde en sık duyulan yönergelerden biri şu:

"Sol ayağını geriye at."

Ne kadar geriye?

Söylenmiyor.

Ve insanlar ne yapıyor? Öndeki kişiye bakıp taklit ediyor. Ya da öğretmene bakıyor.

Öğretmenin duruşu ise öğretmenin bacak uzunluğuna göre. Onun uyluk kemiği, onun kaval kemiği, onun kalça yapısı.

Yani odadaki herkes, bir başkasının bacağına göre ayarlanmış bir mesafeyi kopyalıyor.

Şimdi asıl mesele.

Bir hamlenin ya da bir savaşçı pozunun zorluğunu belirleyen iki sayı var: ayaklar arasındaki öne arkaya mesafe ve yana mesafe.

Bu bölümdeki her poz o iki sayıya bağlı. Ve neredeyse hiç kimse onları seçmiyor; sadece taklit ediyor.

Bugün o iki sayıyı senin eline veriyoruz.

Bu derste ne olacak

Önce iki sayıyı tanımlayacağız ve her birinin neyi değiştirdiğini göreceksin; ikisi bağımsız ve iki farklı düzlemde çalışıyorlar. Sonra matın neden bir ölçü aleti olmadığını konuşacağız. Ardından kendi uzunluğunu bulmak için somut bir yöntem vereceğim. Sonra genişliği aynı şekilde bulacağız. Ardından üçüncü bir değişkene geleceğiz; arka ayağın açısı. En sonda bunları nasıl kaydedeceğini kuracağız. On altı örnekle çalışacağız. Ders bittiğinde bir hamleyi kendi bedenine göre kurup tekrarlanabilir hâle getirebiliyor olacaksın.

Sıfır noktası

Y1.08 ve Y1.09'dan düzlemleri hatırla. Sagittal ileri geri, frontal yana.

İki sayı, iki düzlem. Bu eşleşme dersin tamamını taşıyor.

Şimdi bir kavram daha gerekiyor.

Y1.24'te ayakta duruşu konuşurken bu alandan söz etmiştim ama adını koymamıştım. Şimdi koyuyoruz, çünkü bu bölümün geri kalanında sürekli kullanacağız.

Ve tek ayak denge pozlarına geldiğimizde bu alan bir ayağın tabanına kadar küçülecek.

Mekanizma

İki sayı ne yapıyor

Uzunluğu artırdığında üç şey oluyor.

Birincisi destek alanı öne arkaya uzuyor. Yani ileri geri yönde daha kararlı duruyorsun.

İkincisi arka bacağın kalçası daha çok ekstansiyona gidiyor. Yani arka kalçadan daha fazla aralık isteniyor.

Üçüncüsü ön bacağın dizi ve kalçası daha çok bükülüyor; yük artıyor.

Yani uzunluk hem kararlılık veriyor hem talep artırıyor. İki etki ters yönde ve bu yüzden "daha uzun daha iyi" diye bir kural yok.

Genişliği artırdığında ne oluyor?

Destek alanı yana genişliyor ve yan yönlü kararlılık artıyor.

Ve bir şey daha: kalçadan istenen dönüş miktarı değişiyor. Bunu birazdan ayrıntısıyla konuşacağız.

Kritik nokta: bu iki sayı bağımsız.

Ve çoğu kişi ikisini birden değiştiriyor. "Bu poz zor geldi" diyor ve duruşunu tamamen yeniden kuruyor. Sonra neyin işe yaradığını bilemiyor.

Y1.14'teki kural burada da geçerli: bir seferde bir sayı.

Mat neden ölçü aleti değil

İnsanların çoğu duruşunu mata göre kuruyor. Ayaklar matın kenarlarına hizalanıyor, uzunluk matın boyuna göre ayarlanıyor.

Ama mat bir üretim ölçüsü. Bir fabrikada, bir standarda göre kesilmiş.

Senin bacaklarına göre yapılmadı.

O hâlde neye göre ölçeceksin?

Bunun faydası şu: beden birimiyle yazılmış bir duruş, her bedende aynı geometriyi üretiyor. "Üç ayak boyu" cümlesi uzun bacaklı bir kişide de kısa bacaklı bir kişide de doğru mesafeyi veriyor.

Santimetre bunu yapmıyor. Mat da yapmıyor.

Kendi uzunluğunu bulmak

Şimdi somut yöntem. Bir dakika sürüyor.

Yere in ve tek dizin üzerine gel; arka dizin yerde, ön ayağın önde.

Şimdi ön ayağını, kaval kemiğin yaklaşık dikey olacak şekilde ayarla. Yani ön dizin ayak bileğinin hemen üzerinde.

Bu konumda arka dizin nerede duruyor? İşte oradaki mesafe senin doğal hamle uzunluğun.

Neden? Çünkü bu mesafeyi belirleyen şey uyluk kemiğinin ve kaval kemiğinin uzunluğu. Yani senin oranların; Y1.27'deki oran etkisi.

Şimdi bu mesafeyi ölç. Ayağını arka dizden ön topuğa doğru adım adım koy ve kaç ayak boyu olduğunu say.

Bu sayı senin başlangıç uzunluğun. Kaydet.

Ve şunu fark et: bu sayı büyük olasılıkla öğretmenin duruşundan farklı. Fark bir eksiklik değil; ölçünün senin olması.

Kendi genişliğini bulmak

Uzunluk hazır. Şimdi genişlik.

Bulduğun uzunlukta ayakta dur; ön ayak önde, arka ayak arkada, ikisi de aynı hat üzerinde.

Bu hâlde muhtemelen kararsız duruyorsun. Çünkü destek alanı yana doğru neredeyse yok; iki ayak tek bir çizgi üzerinde.

Şimdi arka ayağını yavaşça yana kaydır. Bir yumruk, iki yumruk.

Bir noktada iki şey birden oluyor: yana doğru kararlı duruyorsun ve kalçanı zorlamadan gövdeni öne çevirebiliyorsun.

Orada dur. Bu senin genişliğin.

Kaydetme yöntemi: "arka ayak, ön ayak hattının iki yumruk dışında."

Üçüncü değişken: arka ayak açısı

İki sayı dedim ama üçüncü bir değişken var ve bölümün en tartışmalı konusunun hazırlığı.

Arka ayağını ne kadar dışa çeviriyorsun?

Y1.12'deki eşzamanlı eylemi hatırla: ayağı dışa çevirdiğinde kalçayı da dış rotasyona götürüyorsun.

Yani arka ayak açısı, arka kalçadan istenen dönüş miktarını belirliyor.

Ayak öne dönükse arka kalça daha fazla iç rotasyonda kalıyor ve gövdeyi öne çevirmek zorlaşıyor. Ayak belirgin biçimde dışa dönükse kalça dış rotasyonda ve gövdenin öne dönmesi kolaylaşıyor ama kalçadan başka bir talep doğuyor.

Bu üçlü — uzunluk, genişlik, arka ayak açısı — bu bölümdeki her hamlenin kurulumunu tamamen belirliyor.

Ve arka ayak açısının en tartışmalı hâline Y1.48'de geleceğiz.

Kaydetmek

Bir duruş, yazılmadığı sürece tekrarlanabilir değil.

Üç sayı yazıyorsun.

Uzunluk: kaç ayak boyu.

Genişlik: arka ayak hattın kaç yumruk dışında.

Arka ayak açısı: kabaca ne kadar dışa dönük; öne yakın, yarı yolda ya da belirgin dışa.

Üç sayı, bir satır. Y1.34'teki oturma yüksekliğinin ayakta karşılığı.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Şimdi biraz inceltelim.

Birincisi: tek dizde bulduğun uzunluk bir başlangıç noktası, kalıcı bir değer değil. O ölçüm kaval kemiğinin dikey olduğu bir konumu varsayıyor ve bazı pozlarda ön diz bilerek daha ileri gidiyor. Yani ölçüm sana bir referans veriyor; poza göre ondan sapabilirsin. Önemli olan sapmanın bilinçli olması ve kayda yazılması.

İkincisi: genişlik ile kalça rotasyonu arasındaki ilişki kişiden kişiye belirgin biçimde değişiyor. Kalça ekleminin yapısı, Y1.27'deki kemik uyumu, burada da devrede. Bazı kişilerde iki yumruk genişlik gövdeyi öne çevirmek için yeterli; bazılarında dört yumruk gerekiyor ve bu bir esneklik eksikliği değil. Bu yüzden genişliği bir sayı olarak veremem; bulma yöntemini verebilirim.

Üçüncüsü: bu üç sayı bir pozun zorluğunu belirliyor ama tek belirleyici değil. Ön dizin ne kadar bükülü olduğu, gövdenin nerede durduğu ve kolların ne yaptığı da yükü değiştiriyor. Yani üç sayı kurulumun iskeleti; bölümün geri kalanı o iskeletin üzerine oturuyor. Kurulumu sabitlemeden pozun içindeki değişkenleri denemek, yine iki şeyi birden oynatmak olur.

Dördüncüsü ve en incesi: bu ders bir taklit alışkanlığını kırıyor ve bu, yoga öğrenmenin en yaygın yolu olduğu için zor. Bir grup dersinde etrafına bakmak doğal bir davranış; kimse yanlış yapmak istemiyor. Ama bakıp kopyaladığın şey bir başkasının uzuv oranlarına göre ayarlanmış bir geometri. Kendi üç sayını bildiğinde odaya bakma ihtiyacın kalkıyor ve bu, grup dersinde bile kendi pratiğini yürütebilmenin ilk koşulu.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışBirinci yanlış: duruş uzunluğu mata ya da öğretmenin duruşuna göre ayarlanır.
Doğrusu

Duruşun boyutları uyluk ve kaval kemiği uzunluklarına bağlıdır ve bu oranlar kişiye özgüdür. Bir başkasının mesafesini kopyalamak, o kişinin oranlarına göre kurulmuş bir geometriyi taşımaya çalışmaktır.

Yaygın yanlışİkinci yanlış: duruş ne kadar uzun olursa poz o kadar iyidir.
Doğrusu

Uzunluk artışı destek alanını öne arkaya genişletirken arka kalçadan istenen ekstansiyonu ve ön bacağın yükünü de artırır. İki etki ters yönde çalışır; uzunluk bir kalite ölçütü değil bir ayar değişkenidir.

Yaygın yanlışÜçüncü yanlış: genişlik yalnız denge içindir, artırmanın bir maliyeti yoktur.
Doğrusu

Genişlik yan kararlılığı artırırken kalçadan istenen dönüş miktarını da değiştirir ve belirli bir noktadan sonra bazı kişilerde kalçada sıkışma üretir. Doğru genişlik ölçülerek bulunur, artırılarak değil.

Yaygın yanlışDördüncü yanlış: mesafeler santimetreyle ölçülür.
Doğrusu

Santimetre bedenler arasında taşınmaz; ayak boyu ve yumruk genişliği taşınır. Beden birimiyle yazılmış bir duruş her bedende aynı geometriyi üretir, santimetreyle yazılmış bir duruş üretmez.

Uygulama

Aklında kalsın

Bir hamlenin zorluğunu iki bağımsız sayı belirler: öne arkaya uzunluk ve yana genişlik; biri sagittal, diğeri frontal düzlemde çalışır.

Mat bir üretim ölçüsüdür, bir beden ölçüsü değil; mesafeler ayak boyu ve yumruk genişliği gibi beden birimleriyle ölçülür.

Kendi uzunluğunu tek dizde, kaval kemiği dikey olacak şekilde bulursun; o mesafe uzuv oranlarınla belirlenir.

Kendi genişliğini, yana kararlı durduğun ve gövdeni kalçayı zorlamadan çevirebildiğin nokta belirler.

Arka ayak açısı arka kalçadan istenen dönüşü belirler ve üç sayının üçüncüsüdür; yazılmayan bir duruş tekrarlanabilir değildir.

Sonraki derse köprü

Üç sayın hazır. Şimdi ilk pozu kuruyoruz.

Añjaneyāsana, yani alçak hamle, bu ailenin en temel üyesi ve arka dizin yerde olduğu sürüm.

Arka dizin yerde olması iki şey getiriyor. Denge yükü belirgin biçimde azalıyor; bu iyi haber.

Ama bir de kötü haber var ve Y1.43'te aynısını yaşadın: diz artık bir temas noktası.

Bir sonraki derste hem o pozu hem de altına ne koyacağını kuracağız. Ve ellerin nereye gideceği sorusunun, sandığından çok daha belirleyici olduğunu göreceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.