İçeriğe geç

Y1.38·Omuz, eller ve temel kol desteği

Kürek kemiklerini her zaman geriye çekme miti

sıfırdan ileri1.994 kelime16 uygulama örneği≈ 13 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bu yönerge iki gerçek problemi çözmek için icat edildi: kol desteğinde çökme ve kol kaldırırken omuz silkme.

Kol baş üzerine çıktığı her yerde aynı yönerge geometriyi kapatır ve kişi sınırı kendi talimatıyla koyar.

Bir konum yönergesi hareket değiştiğinde geçersizleşir; bir eylem yönergesi hareketle birlikte kendini ayarlar.

En kullanışlı eylem cümlesi kol desteğinde şudur: yeri hafifçe kendinden uzağa it.

Mecaz yönergeler işe yarayabilir ama ölçütü olmadan kullanıldığında sadece bir yöne iter, sınır söylemez.

Açılış sahnesi

Yoga derslerinde en çok duyulan omuz yönergesi bu.

"Kürek kemiklerini geriye ve aşağı çek."

Bazen başka kelimelerle geliyor. "Kürek kemiklerini arka ceplerine sok." "Kalbini aç." "Omuzları geriye al."

Şimdi geçen dersten öğrendiğin şeyi yanına koy.

Kol yukarı çıkarken kürek kemiğinin yukarı gitmesi ve dönmesi gerekiyordu. Yuva kürek kemiğinin üzerindeydi ve dönmezse kol yuvanın kenarına dayanıyordu.

İki cümle birbiriyle çelişiyor.

Yani ya anatomi yanlış, ya yönerge olduğundan geniş bir alanda uygulanıyor.

Cevap ikincisi. Ve bu ders, o yönergeyi baştan sona sökmekle ilgili.

Bu derste ne olacak

Önce yönergenin nereden geldiğini ve hangi gerçek problemi çözmek için icat edildiğini göreceksin. Sonra gerçekten işe yaradığı yerleri sayacağız. Ardından geometriyi kapattığı yerleri konuşacağız. Sonra yönergenin aslında düzeltmek istediği üç şeyi ayıracağız ve her biri için daha iyi bir cümle kuracağız. Ardından bu bölümün en genel ilkesini koyacağız: konum yönergesi ile eylem yönergesi arasındaki fark. En sonda mecazlara geleceğiz. On altı örnekle çalışacağız. Ders bittiğinde bir omuz yönergesini duyduğunda kapsamını sınayabiliyor olacaksın.

Sıfır noktası

Y1.37'den üç şeyi taşıyoruz.

Kayan bağlantı: kürek kemiği kaburgalara bir eklemle bağlı değil, üzerinde kayıyor ve kaslarla tutuluyor.

Omuz–kürek eşliği: kol kaldırıldığında iki yer birlikte çalışıyor.

Ve dört yön: yukarı ve aşağı, orta hatta yaklaşma ve uzaklaşma, dönme, eğilme.

Şimdi bir kavram daha gerekiyor.

Bu ders böyle bir yönergenin hikâyesi.

Mekanizma

Yönerge nereden geliyor

Baştan söyleyeyim: bu yönerge kötü niyetle ya da bilgisizlikle icat edilmedi. İki gerçek problemi çözüyor.

Birinci problem çökme. Kol desteği gerektiren pozlarda, yani ellerin yere bastığı ve gövdenin kolların arasında durduğu pozlarda, bazı kişilerde kürek kemikleri öne kayıyor ve sırtın üst kısmı yuvarlanıyor. Gövde kolların arasına gömülüyor. Bu pozisyonda kol desteği verimsiz çalışıyor.

İkinci problem omuz silkme. Kolunu yukarı kaldırırken bazı kişilerde omuzlar gereğinden fazla kulaklara doğru gidiyor ve boyun çevresi gereksiz yere çalışıyor.

Bu iki problemin ikisinde de "kürek kemiklerini geriye ve aşağı" demek bir işe yarıyor. Kişi kemiği ters yöne götürüyor ve pozisyon düzeliyor.

Sonra ne oldu? Yönerge bağlamından koptu ve her poza uygulanmaya başladı.

Nerede gerçekten işe yarıyor

Üç yer var.

Birinci yer kol desteği pozları. Eller yerde ya da bir yüzeyde, gövde kolların arasında. Burada kürek kemiğinin çökmemesi gerekiyor ve yönerge o çökmeyi engelliyor.

İkinci yer oturur ve ayakta duran, kolun yukarı çıkmadığı pozlar. Gövde dik, kollar yanlarda. Yönerge burada zarar vermiyor çünkü kısıtladığı hareket zaten istenmiyor.

Üçüncü yer öğretim anı. Bir kişiye kürek kemiğinin hareket edebildiğini göstermek için yönerge kısa süreli kullanılabiliyor. Bir gösterim aracı olarak işlevli.

Üçünde de ortak nokta şu: kol baş üzerine çıkmıyor.

Nerede geometriyi kapatıyor

Kol baş üzerine çıktığı her yerde.

Ūrdhva Hastāsana. Y1.25'te bunu zaten yaşadın; kürek kemiğini sabitlediğinde kol yarı yolda durdu.

Duvarda ya da yerde yapılan, kolların baş üzerinde uzandığı destek pozları. Bir sonraki derslerde bunlara geleceğiz.

Kolun yana ve yukarı açıldığı bütün hareketler.

Sonuç net: aynı yönerge bir pozda çözüm, başka bir pozda kısıt.

Ve kişi bunu bilmediğinde ne oluyor? Kolunu yukarı kaldıramıyor ve sebebini omzunun sıkı olmasına yazıyor. Oysa kendi verdiği talimat yolu kapatıyor.

Yönerge aslında neyi düzeltmek istiyor

Şimdi işin en kullanışlı kısmı.

Bu yönerge üç ayrı şeyi düzeltmek için söyleniyor ve üçünün de daha iyi bir cümlesi var.

Birinci şey omuz silkme. Kol yukarı çıkarken omuzların gereğinden fazla yükselmesi.

Daha iyi cümle: yükü ya da aralığı azalt. Y1.25'in cevabı buydu. Omuz silkme genellikle aralığın sonuna zorlanmaktan geliyor; kolu biraz daha az kaldırdığında kendiliğinden geçiyor. Bir tutma talimatı gerekmiyor.

İkinci şey kol desteğinde çökme. Gövdenin kolların arasına gömülmesi.

Daha iyi cümle: yeri hafifçe kendinden uzağa it. Bu bir eylem talimatı ve doğru kürek hareketini kendiliğinden üretiyor. Kişiye kemiğin nereye gitmesi gerektiğini anlatmıyorsun; ne yapması gerektiğini söylüyorsun ve kemik kendi yerini buluyor.

Üçüncü şey kaburga taşması. Kol yukarı çıkarken kaburgaların öne çıkması.

Daha iyi cümle: kaburganın öne taşmadığı noktada dur. Y1.25'ten. Bu da bir sınır talimatı, bir tutma talimatı değil.

Üç cümlenin ortak özelliğini fark ettin mi? Hiçbiri bir konum tutmayı istemiyor.

Konum yönergesi ve eylem yönergesi

Şimdi bu bölümün genel ilkesini koyuyoruz.

Bir konum yönergesi sana bir yerde durmanı söyler. "Kürek kemiklerini geriye ve aşağı çek" böyle bir cümle.

Bir eylem yönergesi sana bir şey yapmanı söyler. "Yeri kendinden uzağa it" böyle bir cümle.

İkisi arasındaki fark neden önemli?

Çünkü bir konum, hareket değiştiğinde geçersizleşiyor. Bir eylem ise hareketle birlikte kendini ayarlıyor.

Y1.24'te aynı şeyi ayakta duruş için söylemiştik. Tāḍāsana katı bir duruş değil bir gözlem zemini demiştik. Aynı mantık burada da geçerli ve bu tesadüf değil; kurs boyunca tekrarlanan bir ilke.

Mecazlar

"Kalbini aç." "Kürek kemiklerini arka ceplerine sok." "Göğsünü ışığa çevir."

Y1.16'da mecaz yönergeyi tanımlamıştık: gerçekte olanı tarif etmeyen ama istenen sonucu üretebilen talimat.

Bu cümleler mecaz. Ve mecaz olmaları bir kusur değil; bazı kişilerde anatomik bir tarifin yapamadığı şeyi yapıyorlar.

Sorun ne zaman başlıyor? Mecaz bir hedefe dönüştüğünde.

"Kalbini aç" bir yönergeyse ve sen onu duyup gövdeni belirgin biçimde geriye ittiysen, kaburgaların öne taşmış olabilir ve bunu kimse söylemedi. Mecaz sana ne yaptığını söylemiyor, sadece bir yöne itiyor.

Kural iki cümle. Mecazı kullan ama neyi hedeflediğini bil. Ve hedefe ulaşıp ulaşmadığını mecazla değil, ölçülebilir bir şeyle kontrol et.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Şimdi biraz inceltelim.

Birincisi: kol desteği pozlarında bile "geriye ve aşağı" tam olarak istenen şey değil. O pozlarda kürek kemiğinin kaburgalara sağlam biçimde oturması ve aşırı öne kaymaması isteniyor; bu, kemiği orta hatta doğru sıkıştırmakla aynı şey değil. İki kürek kemiğini birbirine yaklaştırmak, kol desteğinde omuzların aralığını daraltıyor ve genellikle istenmiyor. Yani yönerge işe yaradığı bağlamda bile kaba bir yaklaşım; eylem talimatı orada da daha iyi çalışıyor.

İkincisi: bu yönergenin yaygınlığının bir sebebi de görünürlük. Kürek kemiklerini geriye çeken bir gövde, dışarıdan bakan biri için düzelmiş görünüyor. Y1.01'deki görünür ölçüt ve işlevsel ölçüt ayrımı burada yine karşımıza çıkıyor. Bir yönerge görünür bir değişiklik üretiyorsa hem öğretmen hem öğrenci için tatmin edici oluyor; işlevsel olarak ne yaptığı ise kimse bakmadığı için sorulmuyor.

Üçüncüsü: kalıcı düzeltme problemi omuza özgü değil. Bu kursta şimdiye kadar aynı kalıbı üç kez gördün. Y1.24'te ayakta duruşta, Y1.28'de dizde, şimdi omuzda. Kalıp her seferinde aynı: bir durumda işe yarayan bir düzeltme, sürekli tutulan bir konuma dönüşüyor ve kısıt hâline geliyor. Bu kalıbı tanıdığında, henüz duymadığın yönergeleri de sınayabiliyorsun.

Dördüncüsü ve en incesi: bu ders bir yönergeyi eleştiriyor ama yerine bir başka yönerge koymuyor. Yerine koyduğu şey bir soru: bu talimat hangi bağlamda geçerli? Bu, öğrenmesi en zor şey; çünkü kural taşımak sorudan kolay. Bir kural her durumda hazır cevap veriyor, bir soru her durumda yeniden düşünmeni istiyor. Ama omuz gibi bağlama duyarlı bir yerde soruyu taşımayan biri, elinde bir kuralla yanlış yerlerde doğru şeyi yapmaya çalışıyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışBirinci yanlış: kürek kemikleri her pozda geriye ve aşağı çekilmelidir.
Doğrusu

Kol baş üzerine çıkarken kürek kemiğinin yukarı dönmesi ve bir miktar yukarı kayması gerekir; kemiği aşağı sabitlemek bu hareketleri kısıtlar ve kol yüksekliğini azaltır. Yönerge belirli bağlamlarda işlevlidir, bir kural değildir.

Yaygın yanlışİkinci yanlış: yönerge yanlışsa tamamen atılmalıdır.
Doğrusu

Kol desteği pozlarında kürek kemiğinin çökmesi kol desteğini verimsiz kılar ve yönergenin çözdüğü problem gerçektir. Tamamen atmak da bir aşırı genelleme; doğru olan, bağlamı öğrenip iki durum arasında seçim yapabilmektir.

Yaygın yanlışÜçüncü yanlış: omuz silkme bastırılarak düzeltilir.
Doğrusu

Silkme çoğu zaman aralığın sonuna zorlanmaktan gelir ve kolu biraz daha az kaldırmak sorunu kendiliğinden çözer. Bastırma boyun çevresine sürekli bir tutma işi yükler ve kaynağı hiç ele almaz.

Yaygın yanlışDördüncü yanlış: mecaz yönergeler işe yaramaz ve terk edilmelidir.
Doğrusu

Bazı kişilerde mecaz, anatomik bir tarifin üretemediği hareketi üretir. Sorun mecazın kendisi değil, ölçütü olmaması; hedefe ulaşıp ulaşılmadığı mecazla değil ölçülebilir bir şeyle kontrol edilir.

Uygulama

Aklında kalsın

Bu yönerge iki gerçek problemi çözmek için icat edildi: kol desteğinde çökme ve kol kaldırırken omuz silkme.

Kol baş üzerine çıktığı her yerde aynı yönerge geometriyi kapatır ve kişi sınırı kendi talimatıyla koyar.

Bir konum yönergesi hareket değiştiğinde geçersizleşir; bir eylem yönergesi hareketle birlikte kendini ayarlar.

En kullanışlı eylem cümlesi kol desteğinde şudur: yeri hafifçe kendinden uzağa it.

Mecaz yönergeler işe yarayabilir ama ölçütü olmadan kullanıldığında sadece bir yöne iter, sınır söylemez.

Sonraki derse köprü

Bu bölümde bundan sonra elleri yere koyacaksın. Duvarda, dört ayakta, eğimli bir yüzeyde ve sonunda yerde.

Ve şimdiye kadar hiç konuşmadığımız bir şey işin içine girecek: bileğin.

Bilek, bu kursta ilk kez bir yük taşıyan eklem olarak karşına çıkıyor. Ayak yıllardır yük taşıyor ve buna alışkın; el ise çoğu kişide hiç taşımıyor.

Bir sonraki ders o hazırlığı yapıyor. Bileği yüke hazırlamadan kol desteğine geçmek, bu bölümdeki en yaygın atlama hatası.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.