İçeriğe geç

Y1.33·Menteşe ve öne katlanma

Ardha Uttānāsana ve gövde kontrolü

sıfırdan ileri2.018 kelime16 uygulama örneği≈ 13 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Gövde yataya yaklaştıkça kaldıraç kolu uzar ve gövdeyi tutma talebi bu bölümdeki en yüksek düzeyine çıkar.

Bu pozun taşıyıcı eylemi gövdeyi yatayda, omurga nötre yakınken tutmaktır; yani menteşenin yük altında tutulan hâlidir.

"Sırtını düz tut" cümlesi düzlük istemez; alışılmış eğrileri koruyup üzerine fleksiyon eklememeyi ister.

El yüksekliği bu pozun doz düğmesidir ve ilerleme yüksekliği kademe kademe indirmekle ölçülür.

Süre ancak gövde çizgisi korunduğu sürece sayılır; çizgi bozulduktan sonraki saniyeler bir kazanç değildir.

Açılış sahnesi

Bir yoga dersinde bu poz genellikle üç saniye sürüyor.

Öğretmen "yarım kalk" diyor. Herkes ellerini baldırına koyup gövdesini yarıya kaldırıyor, bir an öyle duruyor ve hemen geri katlanıyor.

Üç saniye. Sonra unutuluyor.

Çünkü bu poz bir poz sayılmıyor; iki poz arasındaki bir uğrak sayılıyor.

Oysa bu bölümde gövdeni yer çekimine karşı yatayda tutman gereken tek yer burası.

Ayakta dururken gövden dikey; yer çekimi onu boyunca aşağı çekiyor ve fazla bir şey yapman gerekmiyor. Tam katlanmada gövden aşağı sarkıyor; yine boyunca çekiliyor.

Yatayda ise durum bambaşka. Yer çekimi gövdeni boyunca değil, ona dik olarak çekiyor.

Ve o farkı taşıyan şeyi bu bölümde ilk kez doğrudan çalıştıracaksın.

Bu derste ne olacak

Önce pozu sökeceğiz ve yatay gövdenin neden farklı bir talep ürettiğini göreceksin; kaldıraç kavramı burada devreye giriyor. Sonra "sırtını düz tut" cümlesinin gerçekte ne istediğini açacağız. Ardından el yüksekliğinin bu pozdaki doz düğmesi olduğunu göreceksin; beş basamaklı bir merdiven kuracağız. Sonra poza iki farklı yoldan girilebildiğini ve bu iki yolun aynı şeyi istemediğini göreceksin. Sonra boyun ve bakış meselesine geleceğiz; "yukarı bak" yönergesi tartışılacak. En sonda gövdeyi gerçekten tutup tutmadığını nasıl anlayacağını netleştireceğiz. On altı örnekle çalışacağız. Ders bittiğinde bu pozu üç saniyelik bir uğrak olarak değil, kendi başına bir çalışma olarak kullanabiliyor olacaksın.

Sıfır noktası

Sökelim.

Kalça fleksiyonda ama tam katlanmadakinden daha az.

Omurga nötre yakın; bu pozun tanımlayıcı özelliği.

Diz bükülü ya da mikro bükümde.

Kollar destek arıyor; nereye koyduğun pozun yükünü belirliyor.

Taşıyıcı eylem hangisi? Gövdeyi yatayda, omurga nötre yakınken tutmak.

Yani bu poz, Y1.30'da öğrendiğin menteşenin yük altında tutulan hâli. Menteşeyi öğrenmenin en net yolu olabilir; çünkü burada menteşeyi kaybettiğin an hemen görünüyor.

Mekanizma

Yatayda ne değişiyor

Şimdi bu kavramı pozla birleştir.

Gövden dikeyken ağırlık merkezi kalçanın hemen üzerinde. Kaldıraç kolu neredeyse sıfır ve döndürme talebi küçük.

Gövden yataya geldiğinde ağırlık merkezi kalçadan öne doğru uzaklaşıyor. Kaldıraç kolu en uzun hâline geliyor.

Sonuç: gövdeyi bu konumda tutmak, bu bölümdeki en yüksek gövde talebi.

Bu yüzden pozun üç saniye yapılması bir israf. Talep tam da orada.

"Sırtını düz tut" ne istiyor

Bu cümle her derste söyleniyor ve harfi harfine alındığında yanlış.

Omurga düz değil. Doğal eğrileri var ve o eğriler işlevsel; yükü dağıtıyorlar.

Peki cümle ne istiyor?

Alışılmış eğrilerini koru, üzerine fleksiyon ekleme.

Yani cümlenin gerçek karşılığı Y1.30'daki menteşe. "Sırtını düz tut" demek, "devir noktasının berisinde kal" demek.

Bu çizgiyi nasıl kontrol edersin? Sopa. Y1.30'daki üç temas testinin aynısı, bu sefer yatayda.

Bir kişi sopayı sırtına yaslayıp Ardha Uttānāsana'ya girdiğinde üç temas korunuyorsa gövde çizgisi duruyor demektir.

El yüksekliği doz düğmesidir

Şimdi dersin en kullanışlı kısmı.

Elini nereye koyduğun, gövdenin ne kadar yük taşıdığını belirliyor. Dört seçenek var ve ağırdan hafife sıralıyorum.

Birinci seçenek eller baldırda. Gövde en yataya yakın, kaldıraç kolu en uzun, talep en yüksek. Ellerin bir miktar yük alıyor ama az.

İkinci seçenek eller blokta. Bloklar önünde, yerden yükselmiş. Eller daha fazla yük alıyor, gövde biraz dikleşiyor.

Üçüncü seçenek eller sandalye oturağında. Gövde belirgin biçimde dikleşiyor ve kaldıraç kolu kısalıyor.

Dördüncü seçenek eller duvarda, kalça hizasında. En hafif sürüm; gövde neredeyse yataya yakın duruyor ama kolların büyük kısmını taşıyor.

Bir sonucu var ve önemli: bu pozda ilerleme, el yüksekliğini kademe kademe indirmektir. Diz açısı değil, derinlik değil. El yüksekliği.

Bu, bölümde ilk kez elinde net ve sayılabilir bir kademelendirme aracı olduğu anlamına geliyor.

Eller ne yapıyor

Bir şeyi netleştirmek gerekiyor. Eller o yüzeye sadece konmuyor.

Yüzeye hafifçe bastırdığında ne oluyor? Gövdenin bir kısmı kollar üzerinden desteğe aktarılıyor ve talep gerçekten azalıyor. Elini sadece değdirip bırakırsan bu aktarım olmuyor ve sürümler arasındaki fark kayboluyor.

Bu yüzden kademeler arasındaki fark el yüksekliği kadar el basıncına da bağlı. İkisini birlikte düşün: yükseklik kaba ayar, basınç ince ayar.

Ve merdivenin bir basamağı daha var; onu saymadım.

En ağır sürümde eller hiçbir yere değmiyor. Elleri kalçana koyuyorsun ya da yanlarda serbest bırakıyorsun ve gövdeyi tamamen kendin taşıyorsun.

Bu, pozun en saf hâli. Kollar hiç yardım etmiyor, kaldıraç kolu en uzun, talep en yüksek.

Bir uyarı: bu basamağa, eller baldırda beş nefesi çizgi bozulmadan tamamlayabildikten sonra geçilir. Erken geçildiğinde olan şey belli; gövde çizgisi ilk nefeste bozuluyor ve poz sessizce başka bir poza dönüşüyor.

İki giriş yolu

Bu poza iki yoldan girilebiliyor ve ikisi aynı şeyi istemiyor.

Birinci yol yukarıdan. Ayaktan başlayıp menteşeyle yataya kadar iniyorsun. Bu bir indirme işi; gövde kontrollü biçimde aşağı bırakılıyor.

İkinci yol aşağıdan. Tam katlanmadayken gövdeyi yataya kaldırıyorsun. Derslerde duyduğun "yarım kalk" bu.

İkincisi belirgin biçimde daha zor. Çünkü hareketi, kaldıraç kolunun uzamaya başladığı en dezavantajlı noktadan başlatıyorsun ve gövdeyi yukarı taşıyorsun.

Öğrenirken birinci yolu kullan. Yukarıdan inerken çizgiyi tutmak daha kolay ve nerede bozulduğunu görmek daha net.

İkinci yol bir kademe. Birinci yolda beş nefesi temiz tamamladıktan sonra denenir.

Boyun ve bakış

Bu pozda çok duyulan bir yönerge var: "yukarı bak" ya da "ileri bak".

Ne oluyor? Gövde yataydayken başını kaldırdığında boyun ekstansiyona giriyor ve bunu yer çekimine karşı yapıyor.

Tehlikeli mi? Hayır. Ama iki şey söylemek gerekiyor.

Birincisi, bu ayrı bir taleptir ve pozun asıl işiyle ilgisi yoktur. Gövde çizgisini tutmayı öğrenmeye çalışan biri için ek bir yük.

İkincisi, boyun gövde çizgisinin bir parçası. Başı kaldırdığında çizgiyi kırıyorsun.

Tuttuğunu nasıl anlarsın

Dört gösterge var ve dördü de bu kurstan tanıdık.

Birincisi nefes. Y1.18. Nefes duruyorsa yük fazla.

İkincisi çizgi. Sopa ya da el; üç temas korunuyor mu?

Üçüncüsü çıkış. Pozdan kontrollü çıkabiliyor musun, yoksa bırakıp mı düşüyorsun? Kontrolsüz çıkış, pozun zaten sınırın ötesinde olduğunu söylüyor.

Dördüncüsü kalite eğrisi. Y1.26'daki yorulma noktası. Beş nefes tutabiliyorsan ama son ikisinde çizgi bozuluyorsa, senin süren üç nefes.

Bu dördü bir arada, sana el yüksekliğini nereye koyacağını söylüyor.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Şimdi biraz inceltelim.

Birincisi: bu poz bir geçiş olarak da kullanılabilir ve bu yanlış değil. Selamlama dizilerinde iki poz arasında bir an olarak geçer ve orada işlevi farklıdır. Ayırt edilmesi gereken şey şu: geçiş olarak yapılan bir Ardha Uttānāsana ile çalışma olarak yapılan bir Ardha Uttānāsana aynı şey değil. Birincisi bir saniyedir ve gövde talebi düşüktür; ikincisi tutulur ve talep gerçekleşir. Programda ikisinin ayrı yerleri olmalı.

İkincisi: el yüksekliği doz düğmesi ama tek düğme değil. Diz açısı da çalışıyor. Dizi daha çok bükmek, devir noktasını ileri kaydırdığı için gövdeyi yatayda tutmayı kolaylaştırıyor. İki düğmeyi aynı anda değiştirirsen hangisinin işe yaradığını bilemezsin; Y1.14'teki kural burada da geçerli, bir seferde bir düğme.

Üçüncüsü: bu pozdaki zorlanma iki farklı yerden gelebilir ve ayırt etmek gerekiyor. Gövdenin ortasında ya da sırt boyunca yaygın bir çalışma hissi, pozun kendisi. Arka bacakta baskın bir gerilme hissi ise pozun konusu değil; menteşe aralığın yetmediğini söylüyor ve diz açısıyla çözülüyor. Birinci hissi kovalayacaksın, ikincisini ayarlayacaksın.

Dördüncüsü ve en incesi: bu ders bölümde bir dönüm noktası. Buraya kadar öne katlanmada hep aralık konuştuk; ne kadar gidebiliyorsun, ne seni durduruyor. Bu ders ilk kez kuvvet ve dayanıklılıktan söz ediyor. Y1.01'deki üç aile burada tamamlanıyor: yapabilirlik aralıkla ölçülüyordu, tekrarlanabilirlik ve toparlanma ise tam olarak bu tür bir tutma çalışmasıyla geliyor. Öne katlanmayı sadece esneklik meselesi sayan biri, bu pozu atladığı için işin yarısını hiç görmüyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışBirinci yanlış: bu poz tam katlanmanın yarı yoludur, kendi başına bir çalışma değildir.
Doğrusu

Gövde yataya yaklaştıkça kaldıraç kolu uzar ve gövde talebi bu bölümdeki en yüksek düzeyine çıkar. Yarı yolda olmak, işin yarısı anlamına gelmiyor; talep bakımından bu poz tam katlanmadan ağır.

Yaygın yanlışİkinci yanlış: "sırtını düz tut" harfi harfine uygulanmalıdır.
Doğrusu

Omurganın doğal eğrileri vardır ve işlevseldir; düzleştirilmeleri hedef değildir. Cümlenin gerçek karşılığı, alışılmış eğrileri koruyup üzerine fleksiyon eklememektir; yani devir noktasının berisinde kalmaktır.

Yaygın yanlışÜçüncü yanlış: bu pozda yukarı bakmak gerekir.
Doğrusu

Baş kaldırıldığında boyun gövde çizgisinden ayrılır ve yer çekimine karşı ayrı bir talep üstlenir. Bu tehlikeli değildir ama pozun taşıyıcı eylemine katkı vermez. Öğrenme aşamasında başın çizgide kalması hem daha az yorucu hem daha öğreticidir.

Yaygın yanlışDördüncü yanlış: pozda daha uzun kalmak daha iyi bir çalışmadır.
Doğrusu

Süre, ancak gövde çizgisi korunduğu sürece anlamlıdır. Çizginin bozulduğu andan sonra geçen saniyeler bir dayanıklılık kazancı değil, başka bir pozun tekrarıdır. Ölçü süre değil, kalitenin bozulmadan geçen süredir.

Uygulama

Aklında kalsın

Gövde yataya yaklaştıkça kaldıraç kolu uzar ve gövdeyi tutma talebi bu bölümdeki en yüksek düzeyine çıkar.

Bu pozun taşıyıcı eylemi gövdeyi yatayda, omurga nötre yakınken tutmaktır; yani menteşenin yük altında tutulan hâlidir.

"Sırtını düz tut" cümlesi düzlük istemez; alışılmış eğrileri koruyup üzerine fleksiyon eklememeyi ister.

El yüksekliği bu pozun doz düğmesidir ve ilerleme yüksekliği kademe kademe indirmekle ölçülür.

Süre ancak gövde çizgisi korunduğu sürece sayılır; çizgi bozulduktan sonraki saniyeler bir kazanç değildir.

Sonraki derse köprü

Buraya kadar her şeyi ayakta yaptık. Ayakta yaparken bir şey seni sürekli meşgul etti: denge.

Şimdi oturacağız ve denge yükü ortadan kalkacak. Ama beklenmedik bir şey olacak: pek çok kişi için oturarak öne katlanmak ayakta yapmaktan daha zor.

Bir sonraki derste bunun neden böyle olduğunu göreceksin ve oturma yüksekliğinin, ayaktaki blok kadar belirleyici bir değişken olduğunu keşfedeceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.