İçeriğe geç

Y1.19·Solunum okuryazarlığı

Hareketle nefes eşleştirme seçenekleri

sıfırdan ileri1.987 kelime16 uygulama örneği≈ 13 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Eşlemenin üç işi vardır: tempo belirlemek, dikkati tutmak ve nefes durduğunda haber vermek.

Yaygın kuralın arkasında gerçek bir mekanik var; alışta gövdenin ön yüzü uzar, verişte kısalır ve bu bazı hareketleri kolaylaştırır.

Ama kural her hareketi kapsamıyor; dönme, yan eğilme ve dengede cevap vermiyor ve orada gerekçeni kendin kurarsın.

Serbest nefes geçerli bir seçenektir: yeni hareket öğrenirken, uzun tutuşlarda, yüksek eforda ve nefes tutma sorunu varken tercih edilir.

Eşleme bozulduğunda hareket nefese uyar; nefesi uzatmak yerine hareketi bölmek doğru uyarlamadır.

Açılış sahnesi

Bir yoga dersinde şu cümleyi kaç kez duydun: "Nefes al ve kollarını kaldır. Nefes ver ve öne katlan."

Kural gibi geliyor. Yukarı alış, aşağı veriş.

Şimdi bir deney. Ayağa kalk ve tersini yap. Nefes vererek kollarını kaldır, nefes alarak öne katlan.

Tuhaf geldi mi? Muhtemelen. Ama zor muydu? Hayır. Yapılabildi.

Şimdi asıl soru: neden tuhaf geldi?

Çünkü bir alışkanlığı bozdun, bir yasayı değil.

Bu ders o farkla ilgili. Eşleştirmenin nereden geldiğini, neden çoğu zaman mantıklı olduğunu ve ne zaman bırakılması gerektiğini konuşacağız.

Bu derste ne olacak

Önce eşleştirmenin ne işe yaradığını göreceksin; üç ayrı işi var. Sonra yaygın kuralın arkasındaki mekanik mantığı açacağız. Ardından o kuralın neden bir yasa olmadığını ve tersinin de kullanıldığını göreceksin. Sonra serbest nefesi bir seçenek olarak tanıyacağız; bazen en iyisi odur. Ardından en pratik soruya geleceğiz: eşleşme bozulduğunda hangisi diğerine uyar? On altı örnekle çalışacağız. Ders bittiğinde kendi pratiğinde hangi eşleşmeyi neden kullandığını söyleyebiliyor olacaksın.

Sıfır noktası

Nefesi hareketle eşleştirmek zorunlu değil. Yürürken eşleştirmiyorsun, merdiven çıkarken eşleştirmiyorsun ve ikisi de gayet iyi çalışıyor.

O hâlde neden yapılıyor?

Üç işi var ve üçü de gerçek.

Birinci iş tempo. Nefes bir saat gibi çalışıyor. Hareketi ona bağladığında tempo kendiliğinden belirlenir ve acele etmek zorlaşır.

İkinci iş dikkat. İki şeyi birbirine bağladığında zihnin gidebileceği yer azalır. Eşleme, dikkati pratiğin içinde tutmanın basit bir yolu.

Üçüncü iş geri bildirim. Önceki dersten biliyorsun; nefes durduğunda bir sınıra gelinmiştir. Eşleme kurulmuşsa o durma hemen fark edilir, çünkü ritim bozulur.

Üçü de kazanç. Ama üçü de eşlemenin belirli bir yönde olmasını gerektirmiyor.

Mekanizma

Yaygın kuralın mantığı

Kural şu: açılan hareketlerde nefes al, kapanan hareketlerde nefes ver.

Kollar yukarı, göğüs açılıyor, arkaya eğiliyorsun; alış. Öne katlanıyorsun, gövde kapanıyor, çömeliyorsun; veriş.

Bunun arkasında gerçek bir mekanik var.

Nefes aldığında göğüs kafesi genişler ve gövdenin ön yüzü uzar. Bu, açılan bir harekete eşlik ettiğinde iki şey aynı yöne çalışır.

Nefes verdiğinde ise kaburgalar geri gelir, gövdenin ön yüzü kısalır ve karın bölgesi biraz yer açar. Öne katlanmada bu, gövdenin uyluğa yaklaşmasını kolaylaştırır.

Yani kural keyfi değil. Hacim değişimi ile hareket yönü çakışıyor.

Buraya kadar sağlam. Şimdi sınırına gelelim.

Neden yasa değil

Üç sebeple.

Birinci sebep: her hareket açılan ya da kapanan diye ayrılmıyor. Dönme hareketleri hangisi? Yana eğilme hangisi? Tek ayak üstünde durmak hangisi? Kural bu hareketlerde bir cevap vermiyor ve zorlandığında keyfi hâle geliyor.

İkinci sebep: ters eşleme de kullanılır ve işe yarar. Bazı öğretim yaklaşımlarında bir hareket bilinçli olarak tersine eşlenir; amaç, hareketi kolaylaştırmak değil zorlaştırmak ya da dikkati başka bir yere çekmek olabilir.

Üçüncü sebep: eşleme her zaman mümkün değil. Bir pozda beş nefes kalıyorsan orada eşleme yok; giriş ve çıkışta var, arada nefes serbest akıyor.

Peki kuralın cevap vermediği hareketlerde ne yapılır?

Tek bir soru yeterli: bu hareket gövdenin hacmini daraltıyor mu?

Dönme, kaburgaların bir tarafını sıkıştırır ve alan daraltır; o hâlde verişle gitmek mekanik olarak daha uygun. Yan eğilme de bir tarafı kısaltır, aynı mantık işler. Denge pozlarında ise hacim değişmiyor; orada eşleme yerine serbest nefes daha iyi çalışıyor.

Bu bir kural değil, kuralı üreten mantık. Ezberlediğin şey liste olursa yeni bir hareketle karşılaştığında çaresiz kalırsın; mantık olursa kendi cevabını üretirsin.

Serbest nefes bir seçenek

Üçüncü bir yol daha var ve genellikle atlanıyor.

Ne zaman tercih edilir?

Yeni bir hareket öğrenirken. İki yeni şeyi aynı anda yönetmek zor; önce hareket öğrenilir, eşleme sonra eklenir.

Uzun tutulan pozlarda. Zaten eşlenecek bir hareket yok.

Efor yüksekken. Solunum talebi arttığında nefesi bir ritme zorlamak, bedenin ihtiyacının önüne geçer.

Ve nefes tutma sorunu varken. Önceki dersten biliyorsun; eşleme kurmaya çalışmak bazı kişilerde tutmayı artırıyor, çünkü bir kurala uyma çabası ekleniyor. Böyle bir durumda önce serbest nefes, sonra eşleme.

Nefesle saymak

Eşleme yalnız giriş ve çıkışta işe yaramıyor. Bir pozda kalırken de bir ölçü gerekiyor ve orada nefes bir sayaca dönüşüyor.

"Beş nefes kal" gibi bir yönerge duyduğunda olan şey bu.

Nefesle saymanın saniyeyle saymaya göre iki üstünlüğü var.

Birincisi kişiye uyarlanıyor. Beş nefes, hızlı nefes alan biri için kısa, yavaş alan biri için uzun sürer. İkisi de kendi kapasitesine göre uygun bir süre almış olur; oysa "otuz saniye" herkese aynı süreyi dayatır.

İkincisi kendi kendini denetliyor. Nefes sayıyorsan tutamıyorsun; sayı ancak nefes akarsa ilerler. Yani sayma, önceki dersin fark etme yöntemlerinden birinin poz içindeki hâli.

Bir uyarısı var. Sayıya kilitlenen bazı kişiler nefesi hızlandırarak sayıyı bitirmeye çalışır ve pozdan erken çıkar. Ölçüt sayı değil, o sayı boyunca nefesin akmış olması. Sayıyı bitirmek için nefes hızlandırılıyorsa poz o gün uzun demektir; sayıyı düşür.

Bozulduğunda hangisi uyar

Şimdi bu dersin en pratik sorusu.

Eşleme kurdun ve tutmuyor. Hareket bitmeden nefes bitiyor ya da nefes bitmeden hareket bitiyor.

Ne yapılır?

Kural şu: hareket nefese uyar, nefes harekete değil.

Yani hareketi yavaşlatırsın ya da hızlandırırsın; nefesi zorlamazsın.

Neden bu yön? Çünkü nefes bir ihtiyacı karşılıyor ve o ihtiyacı bir koreografiye göre ayarlamak sistemi tersine çalıştırmak olur. Hareket ise tamamen senin kontrolünde ve esnetilebilir.

Bunun somut sonucu şu: bir hareketi tamamlamak için nefesini uzatman gerekiyorsa, hareket senin için o an fazla uzun. Böl. İki nefeste yap.

Ve tersi: nefesin hareketten önce bitiyorsa hareketi biraz hızlandır ya da yine böl.

Bölmek bir başarısızlık değil, doğru uyarlamadır ve Y1.14'teki dört düğmeden birinin nefes tarafındaki karşılığı.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Şimdi biraz inceltelim.

"Hareket nefese uyar" kuralını net koydum ve çoğu durumda doğru. Ama bir istisnası var: bilinçli olarak nefes kapasitesini geliştirmeyi hedefleyen çalışmalarda ilişki tersine çevrilebilir ve hareket sabit tutulup nefes esnetilebilir. Bu ayrı bir çalışma alanı, kendi ön koşulları var ve bu kursun kapsamında değil. Burada kural geçerli; hareket nefese uyar.

İkinci nüans: eşlemenin öğrettiği şey aslında eşleme değil. Bir hareketi nefese bağlamak, kişiyi hareketin süresini düşünmeye zorlar. Süreyi düşünen biri aceleyi fark eder. Yani eşlemenin en kalıcı kazanımı ritim değil, farkındalık; ve o farkındalık eşleme bırakıldıktan sonra da kalır.

Üçüncüsü, kuralın kapsamındaki boşluk aslında bir fırsat. Dönme, yan eğilme ve denge hareketlerinde yaygın kural cevap vermiyor. Bu, kendi gerekçeni kurman gereken yer demek. Bir eşleme seçip nedenini yazabiliyorsan kuralı anlamışsındır; kural ezberlenmiş olsaydı bu hareketlerde çaresiz kalırdın.

Dördüncüsü ve en incesi: eşleme, sakinleştirici etkisiyle sık sık anılıyor ve bu alanda dikkatli olmak gerekiyor.

Eşlemenin bu kursta savunulan gerekçesi ölçülmüş bir sağlık etkisi değil; tempo, dikkat ve geri bildirim. Üçü de gözlenebilir ve üçü de yeterli.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışBirinci yanlış: yanlış tarafta nefes alırsam hata yapmış olurum.
Doğrusu

Eşleme bir doğruluk sınavı değil, bir tempo aracı. Kaçırılan bir eşleşmenin bedeli yoktur; düzeltip devam edilir. Pratiği baştan başlatmak, aracı amaca çevirmektir ve genellikle pratiği bir performansa dönüştürür.

Yaygın yanlışİkinci yanlış: nefes hareketi takip etmelidir.
Doğrusu

Yön tersidir. Nefes bir ihtiyacı karşılar ve bir koreografiye göre ayarlanamaz; hareket ise tamamen kontrolündedir. Bir hareketi tamamlamak için nefesini uzatman gerekiyorsa hareket o an senin için uzundur ve bölünmelidir.

Yaygın yanlışÜçüncü yanlış: eşleme olmadan yoga olmaz.
Doğrusu

Serbest nefes geçerli bir seçenektir ve bazı durumlarda tercih edilendir: yeni bir hareket öğrenirken, uzun tutulan pozlarda, efor yüksekken ve nefes tutma sorunu varken. Eşlemeyi zorunlu saymak, öğrenmeyi zorlaştırdığı durumları görmezden gelir.

Yaygın yanlışDördüncü yanlış: grup dersinde herkes aynı anda nefes almalıdır.
Doğrusu

Nefes kapasitesi ve hızı kişiden kişiye belirgin biçimde değişir. Ortak sayım bir referans, bir zorunluluk değil; kendi ritminden sapıp gruba yetişmeye çalışmak eforu gereksiz yere artırır ve nefes tutmayı davet eder.

Uygulama

Aklında kalsın

Eşlemenin üç işi vardır: tempo belirlemek, dikkati tutmak ve nefes durduğunda haber vermek.

Yaygın kuralın arkasında gerçek bir mekanik var; alışta gövdenin ön yüzü uzar, verişte kısalır ve bu bazı hareketleri kolaylaştırır.

Ama kural her hareketi kapsamıyor; dönme, yan eğilme ve dengede cevap vermiyor ve orada gerekçeni kendin kurarsın.

Serbest nefes geçerli bir seçenektir: yeni hareket öğrenirken, uzun tutuşlarda, yüksek eforda ve nefes tutma sorunu varken tercih edilir.

Eşleme bozulduğunda hareket nefese uyar; nefesi uzatmak yerine hareketi bölmek doğru uyarlamadır.

Sonraki derse köprü

Bu bölümde nefesin nasıl çalıştığını, nerede durduğunu ve hareketle nasıl ilişkilendiğini gördün. Hepsi bilgi. Sıradaki ders uygulama: sekiz dakikalık yönlendirilmiş bir doğal nefes çalışması. Orada hiçbir şeyi değiştirmeyeceksin, hiçbir teknik uygulamayacaksın. Tek işin bu bölümde öğrendiğin her şeyi tek bir oturumda kendi bedeninde bulmak olacak.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.