İçeriğe geç

Y1.14·Beden yönleri ve temel hareket dili

Aynı pozda birden fazla eklem eylemi

sıfırdan ileri2.002 kelime16 uygulama örneği≈ 13 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bir poz tek hareket değil, aynı anda tutulan bir eylemler kümesidir; sökülünce "hepsi" cevabı bir çalışma listesine dönüşür.

Eylemlerin hepsi eşit değildir; taşıyıcı eylem pozun amacını gerçekleştirir ve uyarlamada korunacak tek şey odur.

Zincir etkisi yüzünden şikâyetin olduğu yer, kısıtlılığın olduğu yer olmayabilir; çömelmede bel şikâyeti ayak bileğinden gelebilir.

Uyarlamanın dört düğmesi vardır: destek, açı, aralık ve pozisyon; bir seferde biri çevrilir.

Söküm nereye bakacağını söyler, ne olduğunu söylemez; sınırın sebebi bir teşhis işidir ve bu dersin işi değildir.

Açılış sahnesi

Bir öğrenci öğretmene gidiyor ve diyor ki: "Bu pozu yapamıyorum."

Öğretmen soruyor: "Neresini yapamıyorsun?"

Öğrenci duraklıyor. Sonra "hepsini" diyor.

Bu cevap yanlış değil; sadece kullanılamaz. Çünkü "hepsi" üzerinde çalışılamaz. Bir pozun tamamı hedef alınamaz, parçaları alınabilir.

Şimdi aynı öğrenci bölümün bütün derslerini geçmiş olsun. Cevabı şöyle değişir: "Kalça fleksiyonuna kadar sorun yok, omuz fleksiyonunda kaburgalarım açılıyor ve ayak bileği dorsifleksiyonu topuğumu kaldırıyor."

Aynı poz, aynı zorluk, tamamen farklı bir konuşma. Birincisi bir şikâyet, ikincisi bir çalışma listesi.

Bu ders o dönüşümle ilgili.

Bu derste ne olacak

Önce bir pozu sökmeyi öğreneceğiz; eklem eklem, eylem eylem. Sonra taşıyıcı eylem kavramını kuracağız, çünkü bir pozdaki eylemlerin hepsi eşit önemde değil. Ardından zincir fikrini açacağız: bir eklemdeki kısıtlılığın komşularında nasıl göründüğünü. Sonra bunun en pratik sonucuna geleceğiz, yani bir pozu kendi bedenine uyarlamanın yöntemine. On altı örnekle bunu çalışacağız. Ders bittiğinde herhangi bir pozu sökebiliyor, seni sınırlayan eklemi bulabiliyor ve pozu amacını bozmadan değiştirebiliyor olacaksın.

Sıfır noktası

Önceki derste eylemleri tek tek yalıttın. Şimdi tersini yapıyoruz.

Bir yoga pozu, aynı anda tutulan bir eylemler kümesidir. Tek bir hareket değil; birçok eklemin belirli konumlarda birlikte durması.

Bir örnek üzerinden gidelim. Ayakta, öne uzanmış bir hamle düşün: bir bacak önde ve dizi bükülü, arka bacak uzanmış, kollar yukarıda.

Sökelim.

Ön bacakta kalça fleksiyonda, diz fleksiyonda, ayak bileği dorsifleksiyonda.

Arka bacakta kalça ekstansiyona yakın, diz nötre yakın, ayak bileği pozisyona göre değişiyor.

Gövdede omurga nötre yakın ya da hafif ekstansiyonda.

Kollarda omuz fleksiyonda, dirsek nötrde.

Bu liste dokuz satır. Ve bu dokuz satır, "bu pozu yapamıyorum" cümlesinin dokuz farklı sebebi olabileceğini gösteriyor.

Şimdi asıl fikir: bir pozda takılıyorsan, dokuz eylemin hepsinde takılmıyorsun. Bir ya da iki tanesinde takılıyorsun ve diğerleri onu telafi ediyor.

Mekanizma

Taşıyıcı eylem

Bir pozdaki eylemlerin hepsi eşit değil.

Yukarıdaki hamlede taşıyıcı eylem arka bacağın kalça ekstansiyonudur. Kolları indirsen poz hâlâ o işi yapar; ön dizi biraz düzeltsen yine yapar. Ama arka kalçayı öne getirirsen poz biter.

Bu ayrım neden önemli? Çünkü uyarlama yaparken neyi feda edebileceğini söyler.

Bir pozu değiştirmek zorunda kaldığında kural şu: taşıyıcı eylem korunur, diğerleri esnetilir.

Kollar yukarıda duramıyorsan kolları indir. Ön diz rahatsızsa açıyı değiştir. Ama arka kalçanın ekstansiyonunu kaldırırsan artık başka bir poz yapıyorsundur ve bunu bilerek yapmalısın.

Zincir

Şimdi ikinci büyük fikir.

Eklemler birbirinden bağımsız değil. Bir pozda hepsi birbirine bağlı ve bir yerdeki kısıtlılık başka bir yerde görünür.

Y1.05'te buna telafi demiştik. Şimdi tek bir eklemde değil, bir zincirde bakıyoruz.

Ayak bileği dorsifleksiyonu kısıtlı bir kişi çömelmeye çalışsın. Ne olur?

Üç seçenek var. Topuk yerden kalkar. Ya da diz içe savrulur. Ya da gövde belirgin biçimde öne düşer.

Üçü de aynı kısıtlılığın farklı yerlerde görünen hâli. Ve kişinin şikâyeti genellikle ayak bileği değil; "belim öne düşüyor" ya da "dizim ağrıyor" der.

Bunun pratik sonucu şudur: şikâyetin olduğu yer, sorunun olduğu yer olmayabilir. Poz sökümü bu yüzden değerli; hangi eklemin gerçekten sınırda olduğunu bulmanı sağlar.

Nasıl bulunur? Tek tek yalıtarak. Y1.13'teki taramanın işe yaradığı yer tam olarak burası. Elinde her eklemin tek tek nerede durduğuna dair bir kayıt varsa, bir pozda takıldığında hangisinin sınırda olduğunu tahmin etmen gerekmez.

İkinci bir söküm

Yöntemin tek bir pozda çalıştığını gördün. Şimdi tamamen farklı bir pozda tekrarlayalım, çünkü asıl mesele yöntemin genellenmesi.

Oturuşta bir dönüş pozu düşün: bacaklar önde, bir diz bükülü ve karşıya geçmiş, gövde o tarafa dönmüş, bir kol arkada yerde.

Sökelim.

Bükülü bacakta kalça fleksiyonda ve addüksiyona yakın, diz fleksiyonda.

Uzanan bacakta kalça nötre yakın, diz nötrde, ayak bileği dorsifleksiyonda.

Gövdede omurga rotasyonda ve hafif ekstansiyonda; Y1.10'dan biliyorsun, o rotasyonun payı bölgeler arasında eşitsiz dağılıyor.

Arkadaki kolda omuz ekstansiyonda ve dış rotasyonda.

Taşıyıcı eylem hangisi? Omurga rotasyonu. Kolu yerden kaldırabilirsin, uzanan bacağı bükebilirsin, oturağın altına yükseklik koyabilirsin; poz hâlâ aynı işi yapar. Ama gövdenin dönüşünü kaldırırsan poz biter.

Bu ikinci söküm bir şeyi daha gösteriyor: yöntem poza bağlı değil. Sekiz satır, bir taşıyıcı, bir sınırlayan. Hangi pozla karşılaşırsan karşılaş sorular aynı.

Uyarlamanın dört düğmesi

Bir pozu değiştirmek gerektiğinde rastgele değiştirmezsin. Dört düğme var.

Birinci düğme destek. Bir prop koyarsın ve bir eklemin kat etmesi gereken mesafeyi kısaltırsın. Topuk altına destek, elin altına blok, oturağın altına yükseklik.

İkinci düğme açı. Bir eklemi farklı bir açıya getirirsin ve sınırlayan eylem değişir. Ayak açısını değiştirmek, kalça rotasyonunu değiştirir.

Üçüncü düğme aralık. Pozun derinliğini azaltırsın. En sık kullanılan ve genellikle ilk denenmesi gereken düğme.

Dördüncü düğme yer çekimi. Aynı eylemi farklı bir pozisyonda yaparsın. Ayakta yapılan bir kalça fleksiyonunu sırtüstü yaparsın; eylem aynı kalır, yük tamamen değişir.

Yani bir pozda ulaşamadığın bir eylem, başka bir pozisyonda ulaşılabilir olabilir. Bu bir hile değil; bedenin gerçek işleyişi.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Şimdi biraz inceltelim.

Sökümü temiz bir liste gibi anlattım. Gerçekte bir pozdaki eylemleri saymak bir yorum işidir ve iki kişi aynı pozu biraz farklı sökebilir. Bu bir sorun değil, çünkü sökümün amacı doğru listeyi üretmek değil, "hepsi" cevabını parçalara ayırmak. Kaba bir söküm, sökmemekten kıyaslanamayacak kadar iyidir.

İkinci nüans: taşıyıcı eylem her zaman tek değildir ve bazen pozun kendisinden değil, o günkü amacından gelir. Aynı hamle bir gün kalça ekstansiyonu için, başka bir gün denge için yapılabilir. Amaç değiştiğinde taşıyıcı eylem de değişir ve uyarlama kararları onunla birlikte değişir. Bu yüzden "bu pozun amacı nedir" sorusu, "bu poz nasıl yapılır" sorusundan önce gelir.

Üçüncüsü, zincirin iki yönlü çalışması. Kısıtlılığın yukarı taşındığını konuştuk ama aşağı da taşınır; omuz kısıtlılığı olan biri aşağı bakan köpekte gövdesini farklı yerleştirir ve yük alt gövdede değişir. Zinciri yalnız bir yönde aramak, aramanın yarısını atlamaktır.

Dördüncüsü ve en incesi: söküm bir teşhis aracı değil. Bir pozda hangi eylemin sınırda olduğunu bulmak, o sınırın neden var olduğunu söylemez. Sebep kemik uyumu olabilir, yumuşak doku olabilir, sinir sistemi kaynaklı olabilir, geçmiş bir yaralanmayla ilgili olabilir. Söküm sana nereye bakacağını söyler; ne olduğunu söylemez. Ağrı, uyuşma ya da açıklanamayan bir kısıtlılık söz konusuysa bakılacak yer bir ders değil, uygun bir profesyoneldir.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışBirinci yanlış: bir pozu yapamıyorsam esnekliğim yetmiyordur.
Doğrusu

Bir pozda takılmanın çok sayıda sebebi olabilir ve aralık bunlardan yalnız biri. Kontrol yetmiyor olabilir, dayanıklılık yetmiyor olabilir, kombinasyonu tutmak zor olabilir, ya da tek bir komşu eklem zinciri kilitliyor olabilir. Söküm yapılmadan verilen "esnekliğim yok" teşhisi, çalışmayı çoğu zaman yanlış yere gönderir.

Yaygın yanlışİkinci yanlış: uyarlama, pozun kolay hâlidir.
Doğrusu

Uyarlama pozun amacını koruyup şeklini değiştirmektir. İyi bir uyarlama, taşıyıcı eylemi genellikle tam sürümden daha iyi çalıştırır; çünkü tam sürümde o eylem başka bir kısıtlılık yüzünden zaten yapılamıyordur. Kolaylaşan şey poz değil, amacın önündeki engel.

Yaygın yanlışÜçüncü yanlış: şikâyetin olduğu yer çalışılacak yerdir.
Doğrusu

Zincir etkisi yüzünden kısıtlılık ile belirti çoğu zaman farklı yerlerde görünür; çömelmede bel şikâyeti ayak bileğinden geliyor olabilir. Şikâyet nereye bakılacağının başlangıcıdır, sonucu değil.

Yaygın yanlışDördüncü yanlış: aynı anda birkaç değişiklik yaparsam daha hızlı çözerim.
Doğrusu

Dört düğmeyi birden çevirdiğinde poz rahatlayabilir ama hangisinin işe yaradığını öğrenemezsin ve bir sonraki pozda yeniden sıfırdan başlarsın. Bir seferde tek düğme, hem bilgi hem zaman kazandırır.

Uygulama

Aklında kalsın

Bir poz tek hareket değil, aynı anda tutulan bir eylemler kümesidir; sökülünce "hepsi" cevabı bir çalışma listesine dönüşür.

Eylemlerin hepsi eşit değildir; taşıyıcı eylem pozun amacını gerçekleştirir ve uyarlamada korunacak tek şey odur.

Zincir etkisi yüzünden şikâyetin olduğu yer, kısıtlılığın olduğu yer olmayabilir; çömelmede bel şikâyeti ayak bileğinden gelebilir.

Uyarlamanın dört düğmesi vardır: destek, açı, aralık ve pozisyon; bir seferde biri çevrilir.

Söküm nereye bakacağını söyler, ne olduğunu söylemez; sınırın sebebi bir teşhis işidir ve bu dersin işi değildir.

Sonraki derse köprü

Bu bölümü tamamladın. Artık nerede hareket ettiğini, ne yaptığını ve bir pozun içinde bunların nasıl birleştiğini adlandırabiliyorsun. Bir şey hariç: bütün bu eylemler boyunca nefesin ne yaptığını hiç konuşmadık. Oysa bu bölümde defalarca karşımıza çıktı; nefesin durduğu nokta sınırın habercisiydi, dönmede kaburgalar sıkışıyordu, öne katlanmada alan daralıyordu. Sonraki bölüm tamamen buna ayrılmış. Solunumun nasıl çalıştığını, "karına nefes almak" gibi ifadelerin gerçekte neyi tarif ettiğini ve nefesi zorlamadan nasıl gözlemleyeceğini öğreneceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.