Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Vinyāsa sözcüğü Krishnamacharya'da bir duruşa yaklaşan adımlar dizisi ya da bir duruşun aşamasıydı; Jois'te duruşları bağlayan tekrarlanan geçişe daraldı.
Singleton'a göre Jois'e öğretilen sabit dizi, Krishnamacharya'nın olağan yöntemi değil, acemi bir öğretmen için uygun görülmüş bir biçimdi; saraydaki öğretim ise öğrenciye göre değişen deneysel bir yaklaşımdı.
"Vinyasa flow" adının bir kurucusu, merkezi ya da onay düzeni yok; Birch, Kest ve Jivamukti gibi okullar bu adın çevresinde kendi kurumlarını kurdu.
Jivamukti şiddetsizliği ilkelerinin merkezine koydu; iki bin on altıda bir taciz davası ve gizlilik sözleşmeleri tartışmasıyla sınandı.
Açılış sahnesi
Bir şehirdeki yedi stüdyonun haftalık programı bir masaya yayılmış. Hepsinde aynı ad var: "Vinyasa Flow." Birinde ders her hafta aynı diziyle ilerliyor. Birinde öğretmen her derste yeni bir sıra kuruyor. Birinde ders müzikle, birinde sessizlikte yapılıyor. Birinde öğretmen önde duruşları gösteriyor, birinde hiç kıpırdamadan yalnızca sesle yönlendiriyor. Birinin sonunda bir Sanskritçe dua okunuyor, birinin sonunda yalnızca "teşekkürler" deniyor.
Programları karşılaştıran bir yoga öğrencisi şaşırıyor: "Bunların hepsi aynı ekol mü?" Aynı adı taşıyan yedi dersin ortak noktasını ararken yalnızca bir şey buluyor: hepsinde nefesle birlikte bir duruştan ötekine akan hareketler var.
Bu derste ne olacak
Iyengar ve Aṣṭāṅga derslerinde kullandığımız dört eksenli çerçeve, bir kurumu, bir kurucu metni ve bir yetki zinciri olan ekoller için kolay işliyordu. Bu dersin konusu ise çerçeveyi zorlayan bir durum: vinyāsa ya da akış yogası dediğimiz şeyin bir kurucusu, bir merkezi, bir onay düzeni yok. Önce "vinyāsa" sözcüğünün kendisinin nasıl anlam değiştirdiğine bakacağız. Sonra sabit bir diziden serbest akışa nasıl geçildiğini göreceğiz. Ardından bu geniş alanın içinde kendi markasını kuran birkaç okulu inceleyeceğiz. En sonda da merkezi bir otoritesi olmayan bir alanda etik sorumluluğun nerede durduğunu soracağız.
Sıfır noktası
Y4.102'de Krishnamacharya'nın nefesi hareketle birleştiren akıcı geçişlerin mimarı sayıldığını, Y4.111'de de bu geçişlerin Aṣṭāṅga'da sabit bir dizinin içinde yaşadığını gördük. Güç yogasının da orada, doksanlarda Aṣṭāṅga'dan türeyen markalar olarak tanımlandığını hatırla.
Bu derste bir sözcüğün peşine düşüyoruz. "Vinyāsa" bugün bir ders programında bir tarz adı olarak duruyor; ama bu sözcüğün kendi tarihi, onu kullanan her öğretmenin başka bir şey kastettiğini gösteriyor.
Mekanizma
Bir sözcüğün üç anlamı
Vinyāsa maddesi sözcüğü, modern duruş yogasının akışkan tarzlarında, özellikle hareket nefesle eşlendiğinde, duruşlar arasındaki yumuşak geçiş diye tanımlıyor. Ama madde bu anlamın tek anlam olmadığını da gösteriyor.
Maddeye göre Krishnamacharya "vinyāsa"yı en az iki ayrı biçimde kullandı. Geniş anlamda sözcük, belirli bir duruşa yaklaşmak için uygun biçimde kurulmuş bir adımlar dizisi demekti. Dar anlamda ise bir duruşun uygulanışındaki bir aşamayı adlandırıyordu. Madde bunun için Krishnamacharya'nın kitabından bir örnek veriyor: omuz duruşunun anlatımı, bu duruşun on iki vinyāsası olduğunu ve sekizinci vinyāsanın duruşun kendisi olduğunu söyleyerek başlıyor.
Maddeye göre Pattabhi Jois ise sözcüğü daha dar bir anlamda, Aṣṭāṅga'daki duruşlar arasında tekrarlanan bağlayıcı hareketler için kullandı. Torunu Sharath Jois ise vinyāsayı bir nefes ve hareket sistemi olarak tanımladı.
Yaygın yanlışVinyāsa sözcüğü her zaman duruşlar arasındaki nefesle eşlenmiş kısa geçişi anlatmıştır.
Vinyāsa maddesine göre Krishnamacharya sözcüğü hem bir duruşa yaklaşan adımlar dizisi hem de bir duruşun aşaması anlamında kullandı; duruşlar arasında tekrarlanan bağlayıcı hareket anlamı Jois'e ait dar bir kullanım.
Sabit diziden serbest akışa
Madde bir tarih ayrıntısını daha aktarıyor. Mark Singleton'a göre Krishnamacharya, bin dokuz yüz otuz üçte Jois'i bir Sanskrit okulunda duruş çalışması öğretmekle görevlendirdi; Iyengar'ın kaydına göre de Jois, Krishnamacharya'nın aynı yıl kurulan yoga salonunun düzenli bir öğrencisi hiç olmadı. Singleton bu yüzden, Jois'in duruşların arasına geçişler koyduğu sistemin Krishnamacharya'nın olağan yöntemi olmadığını öne sürüyor. Onun yorumuna göre bu, Krishnamacharya'nın "acemi bir öğretmen için" uygun gördüğü, değişmeyen bir sırayla ve sayılarak yapılan, özelleşmiş bir uygulama yöntemiydi.
Madde bunun karşısına Krishnamacharya'nın saraydaki kendi öğretimini koyuyor: bu öğretim sürekli değişiyordu; öğrencilerin yaşına, bünyesine, uğraşına, gücüne ve yoluna göre uyarlanıyordu; madde bu yaklaşımı "deneysel" diye niteliyor.
Yaygın yanlışSerbest akış dersleri, Aṣṭāṅga'nın katı dizisinin bozulmuş bir biçimidir.
Vinyāsa maddesine göre Krishnamacharya'nın kendi saray öğretimi sürekli değişen ve öğrenciye göre uyarlanan deneysel bir yaklaşımdı; sabit dizi, Singleton'ın yorumuna göre yalnızca acemi bir öğretmen için uygun görülmüş bir biçimdi.
Otorite: markalar ve okullar
Vinyāsa maddesi, bu akışkan tarzın çevresinde kurulmuş okulları bir liste olarak veriyor: Aṣṭāṅga ve ondan türeyen güç yogası, ayrıca Baptiste Yoga, Jivamukti Yoga ve adında "vinyasa" ya da "flow" geçen başka biçimler. Bunların bir kısmı kendi kurucusunu, kendi enstitüsünü ve kendi öğretmen eğitimini kurdu; ama "vinyasa flow" adının kendisi kimsenin denetiminde değil.
Güç yogası maddesi bu okulların birbirinden ayrı kurumlar olduğunu vurguluyor: her biri kendi güç yogasını öğreten birkaç ayrı enstitü var. Beryl Bender Birch maddesine göre Birch, kendi markasında Aṣṭāṅga duruş dizisini kullanmayı sürdürdüğünü söyledi ve bin dokuz yüz seksen birde New York'ta bir koşucular kulübünde Aṣṭāṅga öğretmeye başladı. Bryan Kest maddesine göre ise Kest, bin dokuz yüz seksen üçte Mysore'da Jois'le bir yıl çalıştı, doksan beşte Santa Monica'da kendi okulunu kurdu ve Amerika'da bağışla katılınan yoga derslerinin öncüsü sayılıyor; madde bu yaklaşımın kısmen Vipassanā meditasyonunun ilkelerine dayandığını yazıyor.
Kültürel etik: tescilli bir yöntem ve bir dava
Jivamukti Yoga maddesi, bu alanda kendi kimliğini en belirgin biçimde kuran okullardan birini anlatıyor. Madde Jivamukti'yi David Life ve Sharon Gannon'ın bin dokuz yüz seksen dörtte New York'ta kurduğu tescilli bir yoga tarzı olarak tanımlıyor: canlı, vinyāsa temelli bir duruş çalışmasını beş temel ilkeyle, yani kutsal metin, bağlılık, şiddetsizlik, müzik ve meditasyonla birleştiriyor; hayvan hakları, veganlık, çevrecilik ve toplumsal eylemi de vurguluyor. Madde bu okulun bir ayrıntısını da aktarıyor: Jivamukti öğretmenleri ders verirken genellikle duruşları kendileri yapmıyor, öğrencilerin izleyerek değil dinleyerek öğrenmesini istiyor.
Aynı madde bu okulun ekonomik büyümesini de anlatıyor: bin dokuz yüz doksan sekizde merkezin dört yüz kadar üyesi vardı ve yıllık üyelik bir spor salonundan hayli pahalıydı. Gazeteci Stefanie Syman bu "şaşırtıcı biçimde kârlı" işi, açık maneviyatın, ilahilerin, tanrı imgelerinin ve kutsal müziğin canlı duruş dersleriyle birleşmesine bağlıyor.
Madde ardından bir tartışmayı aktarıyor. İki bin on altıda okulun en kıdemli öğretmenlerinden birine karşı bir kadın öğrencisi cinsel taciz suçlamasını kamuoyuna açtı; dava açıklanmayan bir tutarla uzlaşmayla sonuçlandı. Aynı yıl yazar ve yoga öğretmeni Matthew Remski, eski çalışanlarla yaptığı görüşmelere dayanarak okulun kurum kültürünün konuşulmasını önlemek için gizlilik sözleşmeleri ve nakit ödemeler kullandığını bildirdi.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Önceki iki derste ekoller bir kurum, bir kurucu metin, bir soy taşıyıcı ya da bir onay düzeni etrafında toplanıyordu. Vinyāsa ya da akış yogası ise dört eksenli çerçeveyi zorluyor: burada bir ekolden çok, birçok okulun ortak olarak kullandığı bir teknik ve bir sözcük var. Bu yüzden çözümleme iki katmanda yapılmalı. Birinci katmanda, "vinyāsa flow" adının kendisi: bir kurucusu yok, bir merkezi yok, kimse onu denetlemiyor. İkinci katmanda, bu adı kullanan ve kendi kurumunu kuran okullar: Birch'in enstitüsü, Kest'in bağış esaslı okulu, Jivamukti'nin tescilli tarzı. Bunların her biri dört soruya ayrı ayrı yanıt veriyor.
Bu ayrım bir öğretmen için pratik bir sonuç taşıyor. Bir öğrenci "vinyasa" dersine geldiğinde, hangi okulun hangi kurallarıyla karşılaşacağını bilemez. Merkezi bir otoritenin yokluğu özgürlük getiriyor; ama aynı yokluk, bir sorun çıktığında başvurulacak ortak bir kapının da olmadığı anlamına geliyor. Bu boşluğu doldurmak, stüdyoların ve öğretmenlerin kendi yazılı kurallarına kalıyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Vinyasa Flow" adıyla verilen bütün dersler aynı ekolün, aynı kurallara bağlı dersleridir.
Vinyāsa ve güç yogası maddelerine göre bu ad birçok ayrı okul ve marka tarafından kullanılıyor; her biri kendi kurumunu, eğitimini ve ilkelerini ayrı ayrı kuruyor.
Uygulama
Aklında kalsın
Vinyāsa sözcüğü Krishnamacharya'da bir duruşa yaklaşan adımlar dizisi ya da bir duruşun aşamasıydı; Jois'te duruşları bağlayan tekrarlanan geçişe daraldı.
Singleton'a göre Jois'e öğretilen sabit dizi, Krishnamacharya'nın olağan yöntemi değil, acemi bir öğretmen için uygun görülmüş bir biçimdi; saraydaki öğretim ise öğrenciye göre değişen deneysel bir yaklaşımdı.
"Vinyasa flow" adının bir kurucusu, merkezi ya da onay düzeni yok; Birch, Kest ve Jivamukti gibi okullar bu adın çevresinde kendi kurumlarını kurdu.
Jivamukti şiddetsizliği ilkelerinin merkezine koydu; iki bin on altıda bir taciz davası ve gizlilik sözleşmeleri tartışmasıyla sınandı.
Sonraki derse köprü
Bu derste Krishnamacharya'nın saray öğretiminin öğrencinin yaşına, bünyesine, uğraşına ve gücüne göre uyarlandığını gördük. Bu uyarlanma fikri, Krishnamacharya'nın oğlu Desikachar'ın çevresinde bir yöntemin adı oldu; Y4.106'da o adın nasıl konduğunu ve sonra nasıl bırakıldığını izledik.
Sıradaki ders Viniyoga ekolünü ele alıyor.
Soru şu: Bir yöntemin özü "herkese ayrı bir uygulama" ise, o yöntem ekol olarak neyi korur, kimin elinde ve nasıl bir otoriteyle?