İçeriğe geç

S2-M10-D05·Fikri anlatma

Görsel düşünme

sıfırdan ileri2.063 kelime16 yaratıcı örnek2 karşı örnek≈ 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

İlişki çizimi, bir şeyin görünüşünü değil parçaları arasındaki ilişkiyi gösterir: sıra, bağlantı, düzen, oran. Çizim alfabesi, çizim becerisi gerektirmeyen birkaç basit biçimdir, kutu, ok, çizgi, nokta, daire, çöp adam, ve «çizmeyi bilmiyorum» bahanesini ortadan kaldırır. Canlı çizim, bir fikri dinleyicinin önünde konuşarak ve parça parça çizerek anlatmaktır; dinleyicinin gözünü sözle birlikte götürür ve kabalığı sayesinde onu düzeltmeye davet eder. Uzatılan kalem, çizimi dinleyicinin de değiştirebileceği ortak bir alana çevirir ve sözle söylenmemiş düşüncelerin çizimle masaya gelmesini sağlar. Çizim bir kesinlik izlenimi verebilir ve her fikir çizilmez; görmeyen bir dinleyici için aynı ilişkinin başka bir yolla anlatılması gerekir.

Açılış sahnesi

Kültür müdürü sergiyi anlamıştı, ama sergi alanını hâlâ göremiyordu. Komite başkanı anlattı: fotoğraf çiftleri salonun iki uzun duvarına dizilecek, eskiler solda, yeniler sağda; ziyaretçi kapıdan girip sokakları mahallenin haritasındaki sırayla gezecek; en sonda, salonun dibinde, mahallelilerin kendi albümlerinden getirdiği fotoğrafların asılacağı boş bir duvar olacaktı. Müdür dinledi, başını salladı ve sordu: «Yani ziyaretçi sola mı bakıyor, sağa mı?» Başkan aynı şeyi bir kez daha anlattı ve müdür bir kez daha başını salladı. Sonra başkan masadaki peçeteyi aldı, ortasına bir dikdörtgen çizdi, bir kenarına kapıyı, iki uzun kenarına kısa çizgilerle fotoğraf çiftlerini, dibine de bir kare koydu. Kapıdan içeri bir ok çizdi. Müdür peçeteye eğildi, parmağıyla okun yolunu izledi ve «ama o zaman çiftleri karşılıklı değil, yan yana koymanız gerekmez mi?» dedi. İki ay boyunca komitede kimsenin aklına bu soru gelmemişti.

Bu derste ne olacak

Benzetme, yabancı bir fikre bildik bir kapıdan girmenin yoluydu. Bazı şeyler ise ne benzetmeyle ne de sözcüklerle iyi anlatılır: bir mekânın düzeni, bir sürecin sırası, parçalar arasındaki bağlantılar. Prototip modülündeki eskiz dizisi, bir şeyin biçimini birçok kaba çizimle aramaktı. Bu derste çizim başka bir iş görüyor: bir fikri düşünmeye ve anlatmaya yardım etmek. Önce bir şeyin görünüşünü çizmek ile parçaları arasındaki ilişkiyi çizmek arasındaki farka ve çizim becerisi gerektirmeyen birkaç basit biçime bakacağız. Ardından bir çizimi dinleyicinin önünde, konuşarak çizmenin gücüne geçeceğiz. Dersin son bölümü kalemi dinleyiciye uzatmayı, yani çizimi ortak bir düşünme alanına çevirmeyi ele alıyor.

Aşağıdaki örnekler kurgudur.

Sıfır noktası — ilişki çizimi ve çizim alfabesi

Çoğu insan «görsel düşünme» denince güzel resimler yapmayı düşünür ve çizmekten çekinir. Oysa bir fikri düşünmek ve anlatmak için yapılan çizimlerin çoğu, bir şeyin nasıl göründüğünü değil, parçalarının birbirine nasıl bağlandığını gösterir.

Mekanizma — canlı çizim

Bir çizim iki biçimde gösterilebilir: önceden hazırlanmış, bitmiş bir çizim olarak ya da dinleyicinin önünde, konuşarak, adım adım çizilerek. Bitmiş çizim bir bakışta her şeyi gösterir ve dinleyici nereden bakmaya başlayacağını bilmez. Canlı çizim ise dinleyicinin gözünü anlatımla birlikte götürür.

Canlı çizimin bir gücü daha vardır: dinleyici çizimin oluştuğunu gördükçe onun kesin ve bitmiş olmadığını da görür. Bitmiş, temiz bir çizim bir karar gibi durur ve itiraz etmeyi zorlaştırır. Kaba ve göz önünde çizilen bir çizim ise bir taslak gibi durur ve dinleyiciyi düzeltmeye, eklemeye, soru sormaya davet eder. Bu yüzden canlı çizim yalnız anlatmak için değil, birlikte düşünmek için de bir araçtır.

Usta katmanı — uzatılan kalem

Canlı çizim anlatanın elinde kaldığında bir anlatım aracıdır. Kalem dinleyiciye uzatıldığında çizim ortak bir düşünme alanına dönüşür: dinleyici yalnız bakmaz, düzeltir, ekler, sorusunu çizerek sorar.

Yöntemin bir sınırı var. Çizim bir ilişkiyi gösterir, ama bir kesinlik izlenimi de verebilir: kâğıda çizilmiş bir ok, gerçekte belirsiz olan bir bağlantıyı kesin gibi gösterebilir. Çizimdeki kutular ve oklar bir tahmini temsil ediyorsa bunu söylemek gerekir. Bir de her fikir çizilmez; soyut değerler, duygular ve bazı tartışmalar çizime döküldüğünde basitleşir ve anlamını yitirebilir. Görme engelli bir dinleyici için ise çizim hiçbir şey anlatmaz ve aynı ilişkinin sözle ya da dokunarak anlatılması gerekir.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Görsel düşünme için iyi çizmek gerekir."
Doğrusu

Bir fikri düşünmek ve anlatmak için yapılan çizimlerin çoğu bir şeyin görünüşünü değil ilişkilerini gösterir. Kutu, ok, çizgi, daire ve çöp adam bunun için yeter ve bunları çizemeyen kimse yoktur.

Yaygın yanlış"Hazırlanmış, temiz bir çizim her zaman daha iyidir."
Doğrusu

Bitmiş bir çizim bir bakışta her şeyi gösterir ve dinleyici nereden bakmaya başlayacağını bilmez; temizliği de onu bir karar gibi gösterir ve itirazı zorlaştırır. Dinleyicinin önünde adım adım çizilen kaba bir çizim hem izlenmesi hem de düzeltilmesi daha kolay bir taslaktır.

Yaygın yanlış"Çizim anlatanın aracıdır."
Doğrusu

Kalem dinleyiciye uzatıldığında çizim ortak bir düşünme alanına dönüşür. Dinleyici sözle anlatmakta zorlanacağı bir düşünceyi çizerek söyleyebilir.

Yaygın yanlış"Çizilen bir şey kesindir."
Doğrusu

Bir ok gerçekte belirsiz olan bir bağlantıyı kesin gibi gösterebilir. Çizimdeki bir parça bir tahmini temsil ediyorsa bunu söylemek gerekir.

Aklında kalsın

İlişki çizimi, bir şeyin görünüşünü değil parçaları arasındaki ilişkiyi gösterir: sıra, bağlantı, düzen, oran. Çizim alfabesi, çizim becerisi gerektirmeyen birkaç basit biçimdir, kutu, ok, çizgi, nokta, daire, çöp adam, ve «çizmeyi bilmiyorum» bahanesini ortadan kaldırır. Canlı çizim, bir fikri dinleyicinin önünde konuşarak ve parça parça çizerek anlatmaktır; dinleyicinin gözünü sözle birlikte götürür ve kabalığı sayesinde onu düzeltmeye davet eder. Uzatılan kalem, çizimi dinleyicinin de değiştirebileceği ortak bir alana çevirir ve sözle söylenmemiş düşüncelerin çizimle masaya gelmesini sağlar. Çizim bir kesinlik izlenimi verebilir ve her fikir çizilmez; görmeyen bir dinleyici için aynı ilişkinin başka bir yolla anlatılması gerekir.

Sonraki derse köprü

Kutular, oklar ve uzatılan bir kalem artık komitenin elindeydi. Peçetedeki salon, kültür müdürüne sergiyi bir mekân olarak gösterdi ve müdür onu sahiplendi. Ama müdür bir şey daha istedi: sergi, gelecek ay belediye meclisinin bütçe oturumunda, öteki bütün projelerle birlikte, üç dakikada anlatılacaktı. Meclis üyeleri yorgun olacak, önlerinde on beş proje olacak ve kimse peçeteye eğilmeyecekti. Komitenin elinde artık bir cümle, bir anlatı, bir benzetme ve bir çizim vardı; ama üç dakika bunların hepsine yetmiyordu. Kısa bir sunumda neyi tutar, neyi bırakırız?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.